
26-09-2008, 02:08
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Laik-Sekuler Farki
Saygideger arkadaslar;
Kavram kargasasinin hakim surdugu, dunyada ve Turkiye' de; laik-sekuler ikiliside nasibini almaktadir.
Gecenlerde, richarddawkins.com' da; Turkiye ile ilgili, yorumlari okuyordum. Genelde, bir sey dikkatimi cekti. Yabancilarin cogu, Turkiye' deki ordudan bahsederken, sekuler kavramini-laik degil-kullaniyorlar.
Bilindigi, gibu; bu iki kavramda, Fransa Ihtilali'nden sonra yayilmis ve toplumlarca, benimsenmis ve kullanilmistir. Iki terimin, kavram icerikli anlamlari farklidir.
Laiklik, genelde; din islerinin ve konularinin, devlet isleri ile karistirilmamasini, yani; devletin bir dini gorusu olmamasini ifade eden bir kavramdir.Laik, bir duzeni savunan kisi; pekala, dini inanci olan bir kisi olabilir. Dini inanc ve ibadet ve dini yasam ve iliski acisindan, laiklik, kisiye hic bir kisitlama getirmez.
Sekuler ise, tamamen dini temele yonelik bir kavram olup; dunyevi anlamini ifade etmektedir. Genelde, dini mentalitenin kokeni, yasam yerine; olume ve olum (olmek) sonrasina-ruh, cennet, cehennem, azrail, dirilis v.s.-dayandigindan; sekuler tamamen dini distalayan ve dini olmayan ve dini icermeyen bir yasam ifadesi, icerigi tasir. Hatta, gunumuzde, din disilik, dini icermeme, dini olmayan v.s. temelli ifadeleri de, en iyi ifade eden kavram sekulerdir. Ateistler, ancak sekuler olurlarsa ateist olurlar.
Turkiye' deki 1923 kurulusunu ve Ataturk'un getirdigi yenilikleri ve devrimleri hatirlarsak; burada; vurgulanan kavram laiklik, yani devlet yapisinin, dini bir taraf veya gorusu olamayacagi, ve dini kurumlarin, devletten ayri yapilanacagi vurgulanmaktadir. Iste "TC, laik bir devlettir" in ifadesi budur.
Bu temelde, ordu; laik olabilir, yani; dusunce ve davranis olarak; devletin, dini kuruluslarindan ayri yapilanmasi gerektigini savunabilir. Fakat, bu dusunce ve davranis; orduyu kurum olarak sekuler yapmaz.
Bugun, diyanet islerinin oldugu, istiklal marsinda, dini icerikli misralari bulunan ve genelde, %99' u musluman-ki tartisilir-oldugu soylenen toplumun; ve dogustan itibaren, sorulmadan TC vatandasliginin yanina, ve dini hanesi bulunan yerine; islam yazilan bir nufus kagidina sahip olan bir toplumun ve onun her turlu kurum ve kuruluslarinin; tum devlet ve egitim, saglik ve bilimum siyasal ve sosyal yapinin; ve osmanli gibi muslumanligi, her zaman one cikarmis bir imparatorlugunun varisi TC'nin; vatandaslarinin sekuler oldugunu kim soyleyebilir? Sekuler olmak, bir bilinc ve kendi degerlerini sorgulama-nedenleme gerektiren bir icerige sahiptir. Ustelik, sekulerlik; dini icermeyen, din disi ve dini olmayan bir kavram olarak; kisiseldir. Her turlu kurum ve kurulusun icinde, sekuler dunya gorusune sahip, kisiler olabilir. Bu kisiler, ordu yapisinda da bulunabilir. Ama bu orduyu ve ya herhangibir kurum ve kurulusu sekuler yapmaz. Ustelik ordu laikte olamaz. Ancak, ordunun ilkesi olarak laik bir duzenden yana taraf olabilir.
Dolayisiyle, bilhassa Turkiye'de bu iki kavram karismaktadir.
KISI VEYA HERHANGIBIR KURUM VEYA KURULUS LAIK OLAMAZ, ANCAK DUNYA
GORUSU OLARAK; LAIK BIR DUZENI SAVUNABILIR.
SEKULER DUNYA GORUSU ISE; TAMAMEN KISISELDIR VE KISININ HER TURLU DUSUNCE VE DAVRANIS OLARAK DININ DISINDA, DINI OLMAYAN VE DINI ICERMEYEN-YANI DUNYEVI- BIR YASAMI VARDIR.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

26-09-2008, 02:58
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jun 2008
Mesajlar: 3.591
|
|
Gerçi burada Laik ve seküler kavramlarının farklılığı üzerinde durmuşsun ama benim de kafama takılan bir şey var. Laik devlet düzeninden yanayım ama aynı zamanda Müslümanım olabilir mi? Mesela Kuran'da gayrımüslimlerle savaşıp Müslüman oluncaya kadar onlardan cizye tahsil etmek emrediliyor ama Laik bir devlette cizye alınmaz.
"Kendilerine kitap verilenlerden, Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah'ın ve Resûlü'nün haram kıldığını haram tanımayan ve hak dini (İslam'ı) din edinmeyenlerle, küçük düşürülüp cizyeyi kendi elleriyle verinceye kadar savaşın. (Tevbe/29)"
SAPERE AUDE!
"Cehennemliklerin en hafifi azaplısı ayaklarına ateşten iki nalın giydirilmiş olan kimsedir. Bu nalınlar o kimsenin beynini tıpkı bir kazan gibi kaynatırlar. Kulakları kor, azı dişleri kor ve kirpikleri yalazdır. Karın boşluğundaki iç organları eriyip ayaklarından akar. Bu kişi en hafif azaplı cehennemliklerden biri olduğu halde en ağır cehennem azabını çekenlerden biri olduğunu zanneder." (Müttefekün Aleyh)
"Onların derileri pişip yandıkça azabı duymaları için onlara yeni cilt giydiririz." (Nisa; 56) Hasan-ı Basri şöyle demiştir: "Onların derileri günde yetmiş bin kere yanar ve yenilenir."
Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyurmuştur: "Cehennem ehlinin alt çeneleri göğüsleri üzerine iner, üst çeneleri de alınlarına kadar çıkar. Bundan sonra sırıtan bir kelle halinde kalırlar." (Tirmizi)
Allah işkence edenlerin en hayırlısıdır.
http://kloroben.blogspot.com/
http://blog.radikal.com.tr/Bloglar/malumat-i-siddik
|

26-09-2008, 03:02
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger titanas;
Cevabimi, yazimdan bir alintiyla iletiyorum.
Laiklik, genelde; din islerinin ve konularinin, devlet isleri ile karistirilmamasini, yani; devletin bir dini gorusu olmamasini ifade eden bir kavramdir. Laik, bir duzeni savunan kisi; pekala, dini inanci olan bir kisi olabilir. Dini inanc ve ibadet ve dini yasam ve iliski acisindan, laiklik, kisiye hic bir kisitlama getirmez.
Yani, kisinin musluman olmasi ile; laik duzeni savunmasi celismez.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

26-09-2008, 06:35
|
|
Denetimdeki Üye
|
|
Üyelik tarihi: 28 Jun 2008
Bulunduğu yer: Gavuristan
Mesajlar: 1.359
|
|
sn. titanatlas....
......hem (örgütlü ) laik'im, hemde müslüman......
|

26-09-2008, 12:01
|
 |
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 22 Sep 2008
Mesajlar: 567
|
|
Dindar bir müslüman için laiklik ve sekülerlik söz konusu değildir. Müslümanlık bizzat devlet yönetimini hedefler, devlet işlerinde dini karıştırmamak bir yana en küçük devlet işinde dahi dine bakmadan (fetva) adım atmaz. Bunun aksi dahi düşünülemez. Yapabilecekleri en büyük esneme çok hukukluluktur. O da sadece tek tanrılı dinler için. Yoksa ben ateistim (sıkıysa bunu söyleyin) bizim görüşümüze göre miras şöyle olur ... anlatırsınız kadıya
Bu sebeple müslüman çoğunluğun olduğu bir ülkeye laiklik bol gelmektedir. Daha katı bir dine bakış anlayışı bu gidişle kaçınılmaz olacak. Eğer demokrasi devam edecekse tabii. Bu söylediklerim tüm dünya ve dinler için geçerli aslında.
insanlar yağmurdan kaçar
ama su dolu küvetlerde
otururlar. C.Bukowski
Konu serüvenci tarafından (26-09-2008 Saat 14:17 ) değiştirilmiştir.
|

26-09-2008, 13:17
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger kafasikarisik;
Yazi, basliginiz "siz kimleri kandiriyorsunuz?". Bizim, sizi kandirdigimizi, hangi cumle ve yaziya dayanarak soylediniz. Aciklarsaniz sevinirim.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

26-09-2008, 13:57
|
 |
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 22 Sep 2008
Mesajlar: 567
|
|
Siz kimi kandırıyorsunuz2
@evrensel-insan,
Laiklik ile müslümanlık gül gibi geçinir sözü koskoca bir yalandır. En azından müslümanlar açısından. Laikler kendi kendini kandırmasın. Müslümanlık dibine kadar tüm dünya işlerinde son kararı ben veririm diyen ve dünyayı yönetmek iddasında olan bir dindir. Aksi durum açık Kur'an hükümlerini inkar etmek olur. Zamanında kilisenin yaptığı gibi, bu iddadan vazgeçmedikleri sürece (bu da islami reform demektir) laiklik ile din bir arada olamaz. Sizce bu iddadan vazgeçilmesi yakın gelecekte olası görünüyor mu ?
Bu arada Klisenin dünya işlerini yönetme iddasından vaz geçmesi Kıta Avrupası'nda Britanya daki kadar kolay olmamıştır.
insanlar yağmurdan kaçar
ama su dolu küvetlerde
otururlar. C.Bukowski
|

26-09-2008, 15:05
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger kafasikarisik;
Laiklik, genelde; din islerinin ve konularinin, devlet isleri ile karistirilmamasini, yani; devletin bir dini gorusu olmamasini ifade eden bir kavramdir.-e.i.
Laiklik bir duzendir. Bu duzeni de herkes isteyebilir. Tabi ki, seriat duzenini isteyenler haric. Senin arzuladigin duzen, seriat duzeni mi?
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

26-09-2008, 15:35
|
 |
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 22 Sep 2008
Mesajlar: 567
|
|
Hımm bir yanlış anlaşılma var. Önceleri kendimi laik-müslüman olarak tanımlıyordum. Ancak derine girip inceleyince bu iki terimin bir arada olmasının pek mümkün olmadığını gördüm. En azından şimdiki islam anlayışı ve uygulamasında. Laik-müslüman tanımlamasında sağ tarafta yer alan "müslüman" tanımını kaldırmış durumdayım Ancak özellikle son yıllarda tek başına laik olmanın bir anlam ifade etmeyeceğini gördüm. Bu sebeple laiklik anca üsteki mesajımda söylemiş olduğum gibi hakim dinin dünya meselelerinden elini çekmesi tahhahütünü verdiği an anlamlı olur. Laiklik bir nevi sen benim işime burnunu sokma, ben de senin işine burnumu sokmayayım antlaşmasıdır. Karşı taraf antlaşma yapmamakta direniyorsa kendi kendine ben antlaştım din ve devlet işleri birbirinden ayrılacak demenin anlamı yok.
örnek mi buyrun;
|
Turan Dursun Sitesi Tüzüğü Diyor ki
Turan Dursun Sitesi aydın ve cesur insan Turan Dursun anısına oluşturulmuş bağımsız bir internet sitesidir. Sitemiz, ateizm, deizm, panteizm, panenteizm ve agnostizm gibi din karşıtı felsefeleri benimsemiş olan bireyleri bir araya getirerek bireysel-toplumsal gelişime katkıda bulunma ve ortak amaçlar doğrultusunda dayanışma amacı gütmektedir.
Ancak sitenin bu amaçla kurulmuş olması dinsel inancını ve düşüncesini savunmak isteyen kişilerin üye olmalarına ve bu sayede düşüncelerini ilgili forumlarda serbestçe ifade etmelerine engel teşkil etmemektedir.
|
|
islami forum kuralları Diyor ki
1-) İslamiForum kendine özgü kuralları olan, sınırsız özgürlük vaat etmeyen, akla her gelenin söylenmesinin ve isteyenin dilediği gibi davranmasının söz konusu olmadığı bir ortamdır. Üyeler buraya kendi özgür iradeleriyle geldiklerine göre site kurallarına uymak durumdadırlar. O yüzden bu çerçeve dahilinde hareket etmeyi kabul eden üyelerimize saygılarımızı, sevgilerimizi sunuyoruz. Aksini düşünenlere de elimizden yolunuz açık olsun demekten başka bir şey gelmemektedir. İslamiForum belirlenmiş olan kurallara uymayı reddeden kullanıcılara hizmet vermek zorunda değildir.
2-) İslami Forumda , kur'an-ı kerimin "Allah'ın ipine sımsıkı sarılın, parçalanıp ayrılmayın (3/103) " emrine ve "mü'minler ancak kardeştir (49/10) " ilkesine hassasiyetle bağlılık gözetilmekte olup, bu nass-ı kur'ana açıkça muhalefet anlamına gelen hizipçilik yasaklanmıştır.
|
2. alıntıdaki düşüncede olan bir zihniyet ile "laiklik antlaşması" yapabilirmisiniz? Her iki alıntıdaki fikir farkı yanında uslüp ve seviye farkınada bakınız lütfen.
insanlar yağmurdan kaçar
ama su dolu küvetlerde
otururlar. C.Bukowski
|

27-09-2008, 06:28
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jun 2008
Mesajlar: 3.591
|
|
Elbette istiyorsan hem Laik hem de Müslüman'ım dersin Invi ben ille de olmaz demedim yanılıyor olabilirim olmayadabilirim. Dediğim gibi kafamda "olabilir mi" sorusu var. Sadece bir soru sordum ve üzerinde tartışılması fena da olmaz. İstersen ihtiyaçlarına Laikliğin neden daha uygun olduğunu Laik bir ortamı tercih edişinin nedenlerini de anlatıp konuyu zenginleştir. Mesela bir forum üyemiz de (yanılmıyorsam muslim nickinin yanında bir de rakam var) Laiklikten rahatsız olduğunu yazmıştı.
Kuran der ki:
Rabbinizden size indirilene uyun, O'ndan başka velilere uymayın. Ne az öğüt alıyorsunuz? (A'raf / 3)
Şu halde bu kitapta emredilene uyma yükümlülüğü var. Yani şunlara uyulacak:
Hırsız erkek ve hırsız kadının, (çalıp) kazandıklarına bir karşılık, Allah'tan, 'tekrarı önleyen kesin bir ceza' olmak üzere ellerini kesin. Allah üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir. (Maide/ 38)
Zina eden kadın ve zina eden erkeğin her birine yüzer değnek (celde) vurun. Eğer Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsanız, onlara Allah'ın dini(ni uygulama) konusunda sizi bir acıma tutmasın; onlara uygulanan cezaya mü'minlerden bir grup da şahit bulunsun.(Nur/ 2)
Zina eden erkek, zina eden ya da müşrik olan bir kadından başkasını nikahlayamaz; zina eden kadını da zina eden ya da müşrik olan bir erkekten başkası nikahlayamaz. Bu, mü'minlere haram kılınmıştır. (Nur/ 3)
Korunan (iffetli) kadınlara (zina suçu) atan, sonra dört şahid getirmeyenlere de seksen değnek vurun ve onların şahidliklerini ebedi olarak kabul etmeyin. Onlar fasık olanlardır. (Nur / 4)
Laik bir ülkede hırsızlık yapanın eli kesilmez. İki bekar insanın (ikisi de reşitse)cinsel ilişkisi suç değildir. Laik bir ülkede evlilik öncesi cinsel iilişkiye giren birinin evleneceği kişinin de bunu yapmış ya da gayrımüslim olması şart koşulamaz. İftiranın cezası hapis ya da tazminattır değnek değildir. Ama Kuran "Rabbinizden size indirilene uyun, O'ndan başka velilere uymayın." diyor. İşte anlatmaya çalıştığım bu. Buna rağmen kesin bir şekilde olmaz öyle şey demiyorum ama hem Laik düzen taraftarı hem de Müslüman olmak biraz zor gibi.
SAPERE AUDE!
"Cehennemliklerin en hafifi azaplısı ayaklarına ateşten iki nalın giydirilmiş olan kimsedir. Bu nalınlar o kimsenin beynini tıpkı bir kazan gibi kaynatırlar. Kulakları kor, azı dişleri kor ve kirpikleri yalazdır. Karın boşluğundaki iç organları eriyip ayaklarından akar. Bu kişi en hafif azaplı cehennemliklerden biri olduğu halde en ağır cehennem azabını çekenlerden biri olduğunu zanneder." (Müttefekün Aleyh)
"Onların derileri pişip yandıkça azabı duymaları için onlara yeni cilt giydiririz." (Nisa; 56) Hasan-ı Basri şöyle demiştir: "Onların derileri günde yetmiş bin kere yanar ve yenilenir."
Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyurmuştur: "Cehennem ehlinin alt çeneleri göğüsleri üzerine iner, üst çeneleri de alınlarına kadar çıkar. Bundan sonra sırıtan bir kelle halinde kalırlar." (Tirmizi)
Allah işkence edenlerin en hayırlısıdır.
http://kloroben.blogspot.com/
http://blog.radikal.com.tr/Bloglar/malumat-i-siddik
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:20 .
|