evet arkadaslar hepimizinde bildiği gibi ,islamiyette cok yoğun bi şekilde kadın karsıtlığı kadın düşmanlığı vardır ,merak ediyorum sizce bu düşmalık muhammeddenmi yoksa ,onun taklit ettği ibrahimi olsun ,olmasın diğer dinlerdenmi kaynaklanıyor ,eğer muhammedense neden muhammed bukadar kadın düşmanı
Konu frodo tarafından (02-12-2008 Saat 21:38 ) değiştirilmiştir.
Olayı Muhammed'e bağlamanın doğru olacağını sanmıyorum. Sonuçta onu ve getirdiği dini ortaya çıkaran toplumsal koşullar var yani Muhammed sadece sebep değil ama aynı zamanda bir sonuçtur da. Çok kadınla evlilik kadın dövme vs. Muhammed'den önce de vardı. Asıl mesele toplumsal altyapı.
herseyi toplumsal altyapıya yüklemeyelim ,işin aslı astarı nedir bu düşmanlığın kökünde hangi ideoloji yada karakteristik özellik vardır ve dahada ötesi buna neden olan etken yada etkenler nedir ,bakıyorum mezopotamya haricindeki dinlere onlarda bu denli kadın düşmalığı yok bu cok önemli bir tespit
Ben yine fikirlerimi açıklayayım isteyen katılır isteyen reddeder. Tabii farklı şeyleri de görüp okumak beni de sevindirecektir.
İktisadın ahlaki yapıya etkisine şöyle bir örnek vereyim Trobriand takımadalarında şefin birden çok karısı olabilirdi. Bu ayrıcalığa sadece kabile şefi (ya da diğer adıyla sopbaşı) sahip olabilirdi. Neden? Çünkü evlenilen her bir kadının babası ya da biraderi enişteye drahoma (para yoktur drahoma iaşedir örneğin birkaç sepet patates ya da kurutulmuş balık vb.) verir. Sopbaşı bu evlilik ahlakıyla diğerlerinden güçlü ve zengindir.
Muhammed'e gelirsek açıp Kuran'a baktığımızda görürüz ki mehir ödemeden beleş nikahlanmak sadece muhammede has bir keyfiyettir. Egemen olan erk olan maddi olarak da diğerlerinden güçlü olacaktır. Ananeleri de kendi çıkarına göre inşa eder.
Yine iktisat ve ahlak arasında bir ilişkiyi Trobriand'dan örnekleyelim. Sopbaşının oğlu genellikle hala kızıyla evlendirilir bu gelenektir böylece sopbaşı eniştesine verdiği drahomayı geri alır. mezopotamya haricindeki dinlere onlarda bu denli kadın düşmalığı yok bu cok önemli bir tespit
Bu doğru bir tespit Semitik dinlerde nispeten fazla kadın düşmanlığı var. Bu yüzdendir ki bugünkü ataerkil toplumun yapısına uygun inanç sistemleri olup dünyada bu denli yayılıp kabul görmüşlerdir.
Mülkiyetin olmadığı toplumlarda bu şekilde bireysel evlilik olmadığı çünkü miras hukuku ve varis gibi şeylerin de olmadığı ise herkesin malumudur.
Bu, kendi icinde celiski tasimiyor mu? Sonucta, dogumu yapan cinsi ortadan kaldirirsan; insanoglu, nasil ureyecek? Bu, Nasrettin Hoca'nin; bindigi dali kesmesine benziyor. Ustelik; erkek eger kadini "kullaniyorsa" kullandigini, "yok etmeye" yonelirse; burjuvazi; isci sinifi olmadan "yasayabilirmi". Yani, insanoglu-erkek-; kadinsiz, yasayabilirmi?
Sn evrensel insan,
Erkek çocuk patlaması, Çinlilerin kürtaj ile kız çocuklarını öldürerek ulaştıkları bir sonuç
Doğu toplumları kız çocuklarını sevmezler. Buna örnek olarak vermiştim.
Tabi bu akıl dışı aynı zamanda inanç ve kabullerden kaynaklanan durum insanlığı zor duruma sokuyor.
arapların kültüründeki bu olay,muhammet sayesinde türkiye topraklarına da girebilmiştir.ortaasyadaki türklerdeki kadının yerine bakın,bir de müslüman türklere..
Başhekime kadınlardan tepki
SİBEL BAHÇETEPE Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli bayan doktor Dilek Argon Beyazıt’ı işe geç geldiği gerekçesiyle döven Başhekim Prof. Dr. Yusuf Özertürk’e tepki gösteren kadın kuruluşları, yaşananları “çağdışılılık ve rezalet” diye nitelendirdi. AKP’nin 74 kişilik kurucular kurulunda adı geçen Özertürk’ün daha önce başhekimi olduğu Haydarpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde çalışanlara “uyarı, kınama, maaş kesme, sürgün gibi cezalarla” baskı uyguladığı ortaya çıktı. Aynı dönemde hastanelerdeki yoğunluğu haberleştirmek isteyen muhabirimiz Şule Köktürk de Haydarpaşa Hastanesi’nde özel güvenlik görevlilerince darp edilmiş, Özertürk’ün güvenliğe, “Fotoğrafı silmesi lazım” talimatı verdiğine tanık olmuştu. İstanbul Tabip Odası ve Sağlık Emekçileri Sendikası, doktor Dilek Argon Beyazıt’ın dövülmesi üzerine inceleme başlattı. Cumhuriyet Kadınları Derneği Başkanı Şenal Sarıhan, “Eğer eğitimli, üniversite mezunu biri sorunlarını şiddet yoluyla çözüyorsa, onun aydın biri olduğu tartışılır” dedi. Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği Başkanı Hülya Gülbahar “Devletin tüm kademelerinin ve toplumun soruna kayıtsız kalması, kadına yönelik şiddeti kışkırtıcı etki yapıyor” diye konuştu.
Haber Cumhuriyet Gazetesinden.
Saygılarımla
Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...