Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Konu-dışı

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 10-10-2005, 23:49
PanterYakup PanterYakup isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 12 Aug 2005
Mesajlar: 11
Standart Ana Sayfa daki Nazım Hikmet in Sözü Nazım Hikmet Ateistmiydi

Ben yanmasam,
Sen yanmasan,
Biz yanmasak,
Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa.

Nazım Hikmet


Beyler ben bu kıta nın burda ne işi olduğunu anlamadım da anlatacak
arkadaşları bekliyorum...

Nazım Hikmet in Ateist olduguna dağir bilimsel kanıt yoksa hiç nazım hikmet ateist demeyin...

Sözüm Ki Bir Tek Sana Geçmez Celladımsın Ey ZAMAN
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 12-10-2005, 21:41
licnako licnako isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 18 Aug 2005
Mesajlar: 35
Standart

Ben yanmasam,
Sen yanmasan,
Biz yanmasak,
Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa.

Nazım Hikmet


Nazım burada -benim anladığım kadarıyla- aydınlık düşüncelere / günlere ulaşılması için, birilerinin bedel ödemesi lazım, diyor. Bedelini ödemeden hiçbir şeye kavuşamazsın. Bu bedeli sen ödemezsen, ben ödemezsen; istediğimiz "şey"lere nasıl kavuşabiliriz, demek istiyor...

Ayrıca Nazım'ın ya da herhengi bir insanın ateist olduğuna dair bilimsel bir kanıt olmaz. Bu yazdığın geröekten ilginç!!!
Nazım ateistti / komünistti!!!
Bunu da yazdıklarından, dahası yaşamından rahatlıkla anlayabiliriz...
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 13-10-2005, 00:19
Mutezile - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mutezile Mutezile isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 May 2005
Mesajlar: 2.806
Standart

''Beyler ben bu kıta nın burda ne işi olduğunu anlamadım da anlatacak
arkadaşları bekliyorum...'' Panter

Nazım ozanımızın güzel dörtlüğü:

Ben yanmasam,
Sen yanmasan,
Biz yanmasak,
Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa.

Sevgili Turan Dursunun duruşu bakışını çok güzel anlatan dizelerdir gerçek
tende. Katledildiği güne kadar tehditler alan, bir gün bir suikaste kurban gideceğinin bilinci içinde insanları, toplumu aydınlatmayı görev telakki eden Turan Dursun Giardano Bruno misalinde olduğu gibi hayatını bir dava
ya feda etmiştir. Aydınlığın insanlara ulaşması için bazı kurbanların verilme
si ne acıdır ki bir hakikattır. Sevgili Turan Dursun'un kendi elyazısı ile Din Bu -I- in birinci sayfasında dizelerini de çok severim:


ÖLÜRSEM

O zaman anlarsın.

Ölünce bir.

Pazar kışır

İkiyüz olur hemen yüzler

Hemen

Dersin <<neymiş meğer>>!

Ben de ölürsem eğer.

Ey ''aydın cemaat''!

Lütfen öldürme beni!

Lütfen!
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 13-10-2005, 09:44
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

Licnako ve Mutezile soruya gayet doyurucu bir yanıt vermişler bence. Benim bir şey eklememe gerek yok.

Sevgili Mutezile,
Giardano Bruno hakkında aydınlatır mısın bizi?
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 13-10-2005, 11:02
Mutezile - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mutezile Mutezile isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 May 2005
Mesajlar: 2.806
Standart

Cem kardeş;


İlhan Arsel Hoca'nın Aydın ve 'Aydın' adlı önemli eserinden -kısaltmadan- akatarıyorum:


''On altinci yüzyilin en önemli simalarindan biri de, her insan'da "ilahiligin" özünü bulan ve aklin sinirsiz gelisirligine inanan, ve toplum yasamlarindaki esitsizliklerin ve kötülüklerin "insan varligina güven ve sevgi" yolu ile giderilebilecegini savunan Giardano Bruno (1548-1600)' dur. Gençliginde Napoli'de St. Dominic Klise'sinde rahib'lik yaparken eski Yunan felsefesiyle mesgul oldu. Aristo' nun yapitlarini okudu. Bu sayede kendisine "insan varligi'nin kutsalligi" sorununu konu edindi; amaci insan aklinin gelismesini engelleyen zincirleri koparmakti. Ona göre düsünme gücüne sahip her insan için "Tanri" demek "iyiligin" ve "gerçegin" tâ kendisi demektir, ve bu sekliyle "Tanri" her insanda kendisini gosterir: yeter ki aklin özgürlügü saglanmis olsun Bundan dolayidir ki akil rehberliginden hareketle her seyi "süphe" ile karsilamak, her gelenegi ve her otorite'yi kenara atmak ve hiç bir zaman "mutlak gerçege" erisilmis kanisina kapilmamak gerekir. [160] Bruno bu düsüncelerini özellikle dinsel dogma'lara uygulamak isterdi. "Kutsal" diye bilinen din kitap'alrinin insanalri zeka bakimindan gerilettigini, ahlaken çökerttigini söylerdi. Gelisme kanunlarindan söz eder ve Doga'nin devamli bir gelisme halinde bulundugunu belirtirdi. Tüm yayinlarinda genel olarak savundugu su olmustur ki "iman" yolu ile ilim yapmak mümkün degildir; bilimsel arastirmalara baslarken o alanda "gerçek" diye bilinen ne varsa her seyi süphe ile karsilayip tekrar ele alip elestirmek, ve Tanri sözleri diye öne sürülen seyleri bile akil eleginden geçirmek gerekir. Ve iste bundan dolayidir ki Klise halki : "Eger kurtulusa ulasmak ve Cennet'lere kavusmak istiyorsaniz iman sahibi olun, imani her seyin üstünde tutun" seklindeki beyin yikamalariyle yetistirirken, Bruno aksini savunur ve : "Iman yolu ile degil fakat ancak süphecilik (akilcilik) sayesinde gerçeklere ulasabilirsiniz" formülünü salik verirdi [161]. Klise yer yüzü esitsizliklerini ve yoksulluklarini kader isi gibi gösterirken Bruno, tüm esitsizligin beserî düzen'in bozuklugundan, yani insanlarin kendinden gelme oldugunu ve ancak insan eliyle giderilebilecegini, ve insanlarin ancak bu sayede insanlik haysiyetine yarasir bir yasam düzenine çikabileceklerini belirtirdi. Bu tür görüsleri yüzünden basta Klise olmak üzere çevresi'nin hismina ugradi. 1576 tarihinde Klise tarafindan zindiklikla süçlandi ve isinden atildi. Canini kurtarmak için Fransa'ya kaçti, Toulouse ve Paris üniversitelerinde ve daha sonra Ingiltere'de Oxford üniversitesinde ders verdi ve özellikle Aristo '' nun fikirlerini okuttu. Fakat her gittigi yerde gericilerin saldirilarina ugradi. Almanya'ya geçmek istedi, izin alamadi. Ömrünün 16 yilini bir ülke'den bir digerine göç ederek geçirdi. Venedikli zengin bir tüccarin daveti üzerine Italya'ya döndü, fakat görüslerini paylasmayanlarin sikayeti üzerine yargilandi ve hapse atildi; sonunda odun atesinde yakilma cezasina mahkum kilindi. [162] . Mahkumiyet kararini dinlerken bile insan haysiyetine yarasir bir cesaretle yargiçlara söyle haykirdi: "Bu karari veren siz'ler, karari dinleyen ben'den daha fazla korku içerisindesiniz". Odun atesinde yakilmaga götürüldügü sirada söyle diyordu: "Iztirab duymaktan kaçinmayan kisi, faziletli ve hikmet sahibi olan kisi'dir; her seye akilci açidan bakan kisi , mutlu olan kisidir...". Ölüm cezasindan kurtulmak için dahi olsa görüslerini degistirmeyecegini bildirmesi, ve ateste yakilirken dudaklarini bile kipirdatmadan kendisini ölüme terketmesi , onun cesareti ve üstün karakteri hakkinda bilgi vermeye yeterlidir. Fakat emsalsiz karakteri ile, daha sonraki yüzyillarda insanligin yazgisini degistiren büyük düsünürlerin yetismesine vesile olacak, onlara örnek teskil edecektir ki bunlar arasinda Descartes, Leibnitz, Kant , Hegel gibi dev düsünürler ve onlarin araciligiyle Goethe ve Emerson dibi ünlüler yer alacaktir. Sadece fikirsel gelisme alaninda degil ve fakat insan karakterinin ve ahlakiliginin gelismesi bakimindan da insanliga en büyük hizmetlerde bulunmustur.''

Aydın ve ''Aydın''; İlhan Arsel. S.126-127-128 Kaynak yayınları.
Bu çok önemli kitabın İnsanlık Düşünce tarihinin gelişimine az çok ilgi duyan herkes tarafından okunmasının şart olduğunu düşünüyorum. (mutezile)
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 13-10-2005, 15:32
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

Çok teşekkürler Mutezile.
İnsanlık sadece biyolojik evrim değil, düşünsel, kültürel evrim de geçiriyor. Ancak bu kültürel evrim oldukça yavaş ve zahmetli, ağır faturalarla gerçekleşebiliyor anlaşılan. Giardano Bruno'da bu ağır faturaları ödeyenler arasında.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:13 .