ateizm, deizm, panteizm henüz organize olmamış kişisel inanç şekilleridir.. ama gelinen teknoloji ve medeniyet sayesinde teizm artık insanları pek tatmin etmemektedir.. sorgulayanların sayısı her geçen gün artmaktadır.. ve önümüzdeki yüzyıllarda bu kişisel inançların organize olma şansı oldukça yüksek görünüyor..
bu kişisel inançlar egoyla süperego(yalancıbenikle vicdan) arasında yaşayan insanlığın %99u gibi teizm inancından çok farklıdır.. piramitin o ezici çoğunluğunu oluşturan tabanından kopma başlamış bilinç özgürleşme yoluna girmiştir.. bilinç düzeyi olarak ulaşılacak nokta piramitin zirvesidir..
ama bu zirveye giden yolculukta bilincinizin açıklığı henüz tam özgür değildir.. çünkü insanoğlunda
duygulanım denen bir parametre vardır.. bilinç düzeyinizdeki açıklığının derecesine paralel giden sorgulama düzeyiniz arasındaki altın oran sizin
mutluluk huzur dediğimiz durumunuzu belirler..
huzurunuzun yettiği yere kadar sorgular, huzurunuz mutluluğunuz bozulmaya başladığında sorgulama biter ve bilinç stan-by konumuna girer.. kaldığınız yerde siz de gerçeği buldum sanırsınız.. bu yüzden dünyadaki tüm organize/kişisel inanç sahipleri inancından adı gibi çok emindir..
nasıl farklı dinlere inanan insanlar birbirini anlamaz ise teistler de bu ateist deist panteist tayfasını bir türlü algılayamaz anlayamazlar.. onların huzursuz mutsuz olduklarını düşünürler.. halbuki oranının tutturmuş bir ateist deist panteist bir teistten çok daha mutlu ve keyiflidir, çünkü özgürlüğe açılan o kalın zincirleri parçalamıştır..
oysa bu dünyada hiç kimse inanacağı din ya da kişisel inancını kendi özgür iradesiyle belirlemez.. belirleyemez.. yani ben artık müslüman olmak istiyorum, ben ateist olmak istiyorum demekle bu işlerin olması
imkansızdır..
teizm düzeyindeki organize inancınızı size zihin giydiren
toplum belirler.. klasik olarak hangi toplumda dünyaya geldiyseniz o inancı kabuletmek zorundasınızdır zaten..ondan sonraki kişisel inançlarınız artık size aittir.. ama nereye kadar.. sorgulama/duygulanım arasındaki oran huzurunuzu kaçırmadığı sürece.. huzurunuzun kaçtığı yerde sorgulama biter bincinizi kapatırsınız.. huzursuzluk devam ederse bir önceki inancınıza geri dönmek zorunda kalırsınız.. ateistin teizme geri dönmesi gibi..
insan evrende zavallı aciz bir piyondur aslında.. ama bunun farkında değildir..
neye kime inanacağına kendisinin karar vermediğinin bile farkında değildir.. sonra da kalkar inancı doğrultusunda bu dünyanın bir imtihan dünyası olduğunu iddia eder.. insanlık bilinç düzeyi açıklığı açısından henüz acınacak durumdadır ve alacağı yol daha çook vardır da bunun farkedilmesi yüzyılar binyıllar alacaktır sanırım..
duygulanımınızın müsaade ettiği bilinç açıklığınız yükseldikçe bu dünyanın yaşamın evrenin koca bir bilmece bulmaca ve gizem olduğunu görürsünüz.. artık bir inanç sahibi değilsinizdir.. bilinmeyen/bilinen arasındaki o kalın duvara toslarsınız.. duvara tosladığınız yerlerde
bilmiyorum dersiniz rahatça.. bu bilinmezlik sizi rahatsız etmez artık.. daha önceleri inanç dünyasında yaşarken bu duvar buharlaşıp kaybolmuştur.. inandığınız kavramı bildiğiniz aldanması içindesinizdir..
egoda(yalancıbenlik) bencillik özdeki(özbenlik) bencilliğin yanında solda sıfır kalır..
yukarıda ve bu sitede bilgilerin sentezinden yazdığım
çıkarımları dünyanın hiçbir kitabında literatüründe bulamazsınız.. çünkü bunlar düşünerek değil yapılan meditasyonlar sonucunda algı/sezgi sonucu oluşan kavramlardır.. vahiy demiyorum yanlış anlaşılmasın
bencilliğe güzel bir örnek değilmi

..
yapacak bir şey yok.. varoluş geni bencil kılmıştır..
ben de varoluşun aciz bir ürünüyüm sadece..
