Benimsenmiş bir takım savları her türlü eleştiri ve kuşkunun üstünde tutan, bu savların (yeniden) sorgulanmasına hiçbir şekilde açık olmayan, eleştiriye karşı bağışıklık kazanmış bir anlayışa 'dogmacılık' diyebiliriz sanırım. Oysa hiç birimiz kendi şahsımız için, dünya görüşünümüzü, felsefemizi veya varsa ideolojimizi ya da dinimizi katı dogmacı bir anlayışla kabul ettiğimizi düşünmeyiz. Hepimiz, şu anki görüşümüzü belli bir sorgulama, eleştirme, kıyaslama, 'tefekkür' sürecinin en makûl sonucu olarak benimsediğimiz kanaatindeyizdir. Farklı açı, argüman ve eleştirilere kapalı olduğumuzdan ötürü değil de, karşı tarafın sunduğu bu farklı açı, argüman ve eleştirilerin haksız olduğundan dolayı kendi kanaatimizi değiştirmeye gerek olmadığını varsayarız. Yine de biliriz ki, hemen hemen hepimiz en azından bir başka kişi veya kesim hakkında 'dogmacı' yargısına sahibizdir. Peki kimdir aslında dogmacı?