Peygamberler neyin delilidir?
Dostlar,
Bir yüce Allah düşünün ki sonsuz güç sahibi olarak Kuranda gösterilmektedir.
Ancak bu yüce güç sahibi, konu insanlarla iletişim kurmaya geldiğinde, birden bire bir insan gibi güçsüzleşmekte ve aracılara ihtiyaç duymaktadır. yani elçilere...Bu bir acizleşme değil midir?
Bu da yetmemekte, kızdığı insanlara küçültücü isimler takarak, onlara beddualar edebilmektedir. Abdül Uzza gibi iki defa Muhammed peygamberin dünürü olan ve önceleri Muhammed peygamberin iki kızını bu adamın iki oğluna verdiği, yani son derecede saygı duyduğu bu kişi Muhammed peygambere inanmayınca, araya ALLAH girmekte ve bu adamın önce ismini küçülterek ateşin babası yani, EBU LEHEB demekte ve de sonra bu adamın ellerinin kuruması için yüce Allah beddualar etmektedir. Daha yaşarken bu adam ve de karısı cehennemlik ilan edilince, Allah'ın rahmanlığı da böylece ortadan kalkmış olmaktadır. Çünkü adam yaşamaktadır. Bir yanlışı varsa belki de tövbe edecek ama nerde! Adam yaşarken cehennemlik ilan edilince, rahman da kendiliğinden yok olmuyor mu?
Ve ne garip bir olgudur ki aradan 1450 yıl geçmiş ve Abdül Uzza'nın elleri kurumamış olacakki Müslümanlar bugün dahi bu adama namazlarında beddua ederek cennete girmeyi düşlemektedirler. Demek ki Allah bu adamın ellerini bir türlü bütün beddualara karşın kurutamamıştır.
Pekiyi, Müslüman olabilmenin şartı nedir? Bunun şartı da 1450 yıl önceki bir olaya bugün şahit olduğunuzu söylemekten geçer. Yani yalancı şahit olmadan Müslüman olamazsınız.
Allah maskesi takanlar elçiyim diye ortaya çıkınca, ateist dinlerin önderlerine saygı duymamak imkanı var mı? Onlar bir ilaha dayanmaksızın, yani bir ilahi maske takmadan kendi düşünceleriyle din kurmuş dürüst kişiler olmaktadır.
Farkındalık / Farkındalık / Farkındalık
|