Alchindus´isimli üyeden Alıntı
upuaut, kelam ettiğini gördüğüm her meselede olduğu gibi bu meselede de gerçeklerden nasibin çok az! Müslüman Türkün ilme katkısı diğer müslüman kavimler yanında malesef çok azdır, hele tefekkür bahsinde bizden büyük mütefekkir çıkmamıştır diyebiliriz!
Bu konuları bilmiyorsun ama ahkam kesiyor, halin garip!
|
Hayır, biliyoruz. Türk ilim adamları daha çok akli (pozitif) bilimlerde üstündüler ve sayıca İslam adamları içinde epey yer tutarlar. Senin sözüne ettiğin bilim, "Nakli (Hayırlı) Bilim"dir.
İmdi "İstanbul Kanatlarımın Altında" filmine gelince ki, bu söz Hazerfen Ahmet Çelebi tarafından tarihsel uçuş sırasında boğaz üzerindeyken söylenmiştir. Herhalde bu söz de filmin yönetmeni tarafından uydurulmuştur.
Neyse, filmde bazı abartmalar ve gerçekdışı olaylara yer verilmiştir. Buna birşey demiyorum. Ama bu olayın Osmanlı Devleti'nde ve Avrupa'da büyük yankı bulması üzerine, dönemin padişahı 4. Murat tarafından beğenildi. Topkapı Sarayı'ndaki elbiselerinden dev cüsseli olduğu anlaşılan 4. Murat, bu olayla çok yakından ilgilendi ve bu tarihsel uçuşu aynen filmde geçtiği gibi Sarayburnu'ndaki Sinan Paşa Köşkü'nden izledi. Evliya Çelebi'ye göre, Sultan 4. Murat
Hazerfen Ahmet Çelebi'yi "bir kese de altınla" sevindirmiş, ancak bu derece bilgili ve becerikli birisinin tehlikeli olabileceğini düşünüp, "Bu adem pek havf edilecek bir ademdir, her ne murad ederse elinden gelir, böyle kimselerin bekaası caiz değil" diyerek onu Cezayir'e sürgün etmiştir.
İşte filmde anlatılanlar bunlardı. Ama senarist iyi bir hikaye çıkarabilmek için bazı gerçekdışı olaylara yer vermiş olabilir. Örneğin Hezarfenin kölesi ve sonra da yavuklusunun İtalyan kaptanın dilsiz kızı Francesca (Beatriz Rico) olması gibi.
|
Alchindus Diyor ki
Hezarfen ile lagari hasanın çalışmaları içün elimizdeki en muhim kaynak evliya çelebinin seyahatnamesidir ve evliya çelebi hezarfen veyahut lagari hasanın çalışmaları sebebi ile idam edildiklerinden bahis etmemektedir!
|
Mesajlarımı iyi oku. Ben yalnızca filmde verilen bilgileri buraya aldım. Yani
Hazerfen Ahmet Çelebi ile
Lagari Hasan Çelebi'nin idam edildiklerini değil, sürgüne yollandıklarını söylemiştim. Buna rağmen inanmıyorsan, isimler üzerindeki linklerden gerekli bilgileri alabilirsin.
Güzel, ama sen bu kaynaklara bakarken ben buraya bir özet geçmekte yarar görüyorum.
Sultan 4. Murat, "Bu adem pek havf edilecek bir ademdir, her ne murad ederse elinden gelir, böyle kimselerin bakaası caiz değil" diyerek Hazerfen Ahmet Çelebi'yi Cezayir'e sürülürken, Sultan tarafından ilk önceleri desteklenen ama daha sonra ulemânın baskısı ile yargılanan Lagari Hasan Çelebi de Kırım'a sürgüne gönderilmiştir.
Eeee, senarist de filmde bunları aktardı zaten. Fakat bütün bu bilgilere rağmen bir hata varsa söyle lütfen!
Not: "Muallimlikten talebeliğe gerilemenin nedenleri" adlı mesajımda Atatürk'ün “Biz ilhamlarımızı gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz. Bizim yolumuzu çizen; içinde yaşadığımız yurt, bağrından çıktığımız Türk milleti ve bir de milletler tarihinin binbir facia ve ızdırap kaydeden yapraklarından çıkardığımız neticedir” sözünün kesin bir dönüşü gösterdiğini söylemiştim. Ve bu söz Atatürk'ün onlarca sözünden biriydi.
Ama gelin görün ki gerçek bu iken, yani Atatürk'e neresinden bakarsanız bakın, her haliyle kesin dönüş yapmış bir insanın tasviri iken, Youtube'da bu söz Atatürk'ün mason olduğunu gösteriyormuş. Buna ilişkin video konulmuş oraya!
Demek ki Atatürk'ü tanımasak bize bu yalancı dolmayı yutturacaklar.