Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam > Önerdiğimiz Başlıklar

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #891  
Alt 03-02-2010, 08:16
ulpian - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ulpian ulpian isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Jul 2009
Mesajlar: 4.880

Başarı Ödülü 

Standart

kral´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
kuranda matematiksel hata yoktur.2 den fazla kiza 2/3,,ana babaya verilen miktardaki cocuk sayisi tek yani mirasin yarisi.bunu anlamak bu kadar zormu.dikkatli oku avliye diye bir sey yok..avliyeyi hangi kaynaklardan okudun.niye daha once avliye diye bir sey yoktuda bilmiyordukta hata oldugu ileri surulunce avliye ortaya cikti..miras hukukunda avliyeye zaten ihtiyac yoktur..

Yahu kral... Ne olur, ahkam kestiğin konuları daha önce bir araştırsan?... Böyle savunulmaz ki din.

Ne demek ''avliye yoktur, yeni uydurulmuştur'' filan?

Defalarca söylendiği gibi avliye ilk olarak Halife Ömer tarafından uygulanmıştır ve odur budur da (yani 1400 yıldır!) sünni İslam hukukunun bir parçasıdır.

Herhangi bir İslam fıkhı eserinin miras hukuku (feraiz) ile ilgili bölümünü aç oku. Ne olursun, oku...

birkaç örnek:
el-Mavsili, el-İhtiyar, çeviren: Mehmet Keskin, Ümit Yayınları, Feraiz Bölümü, Avl Başlığı

Celal Yıldırım
, Kaynaklarıyla İslam Fıkhı, Uysal Kitabevi, 3. Cilt, VIII. Bölüm: İslam Miras Hukuku (Feraiz) S. 284-296

Camisab Özbek
, Dört Mezhebe Göre İslam Fıkhı, Ravza Yayınları, 4. Cilt, 69. Bölüm: Feraiz.



Ama dediğim gibi bu kaynaklara bakman şart değil. Sünni İslam Miras Hukukunu işleyen HERHANGİ bir fıkıh kitabını aç, aynı şeyi göreceksin.

saygılarımla
Alıntı ile Cevapla
  #892  
Alt 04-02-2010, 02:37
kral kral isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 28 Jul 2009
Mesajlar: 87
Standart

11. Allah size, çocuklarınız hakkında, erkeğe, kadının payının iki misli (miras vermenizi) emreder. (Çocuklar) ikiden fazla kadın iseler, ölünün bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer yalnız bir kadınsa yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, ana-babasından her birinin mirastan altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da ana-babası ona vâris olmuş ise, anasına üçte bir (düşer). Eğer ölenin kardeşleri varsa, anasına altıda bir (düşer. Bütün bu paylar ölenin) yapacağı vasiyetten ve borçtan sonradır. Babalarınız ve oğullarınızdan hangisinin size, fayda bakımından daha yakın olduğunu bilemezsiniz. Bunlar Allah tarafından konmuş farzlardır (paylardır). Şüphesiz Allah ilim ve hikmet sahibidir.

İslam’ın miras hukukunda, paylar ile mükellefiyetler arasında dengeleme yolu tutulmuş, daha çok harcama yapmak mecburiyetinde olanlara çok, daha az harcama durumunda olanlara az hisse verilmiştir. İslam aile hukukuna göre evlenirken mehir verecek, düğün masrafı yapacak olan erkektir. Evlendikten sonra da gerek muhtaç olan yakın akrabasına ve gerekse eş ve çocuklarına bakacak, onlara yiyecek, giyecek, mesken gibi asgari ihtiyaçları temin edecek yine erkektir. İşte bu sebepledir ki, genellikle mirasta erkeklerin payı, kadınlarınkinin iki misli olmuştur.

12. Yapacakları vasiyetten ve borçtan sonra eşlerinizin, eğer çocukları yoksa, bıraktıklarının yarısı sizindir. Çocukları varsa bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Çocuğunuz yoksa, sizin de, yapacağınız vasiyetten ve borçtan sonra, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır (zevcelerinizindir). Çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. Eğer bir erkek veya kadının, anababası ve çocukları bulunmadığı halde (kelâle şeklinde) malı mirasçılara kalırsa ve bir erkek yahut bir kızkardeşi varsa, her birine altıda bir düşer. Bundan fazla iseler üçte bire ortaktırlar. (Bu taksim) yapılacak vasiyetten ve borçtan sonra, kimse zarara uğramaksızın (yapılacak)tır. Bunlar Allah'tan size vasiyettir. Allah her şeyi hakkıyle bilendir, halîmdir.

Kelale şeklinde, malı yan hısımlarına kalan kimselerin paylarını açıklayan kısımda geçen erkek kardeş ve kız kardeşten maksat, ana bir kardeşlerdir. Öz kardeşlerin durumu surenin sonunda açıklanacaktır.

176. Senden fetva isterler. De ki: "Allah, babası ve çocuğu olmayan kimsenin mirası hakkındaki hükmü şöyle açıklıyor: Eğer çocuğu olmayan bir kimse ölür de onun bir kızkardeşi bulunursa, bıraktığının yarısı bunundur. Kızkardeş ölüp çocuğu olmazsa erkek kardeş de ona vâris olur. Kızkardeşler iki tane olursa (erkek kardeşlerinin) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer erkekli kadınlı daha fazla kardeş mevcut ise erkeğin hakkı, iki kadın payı kadardır. Şaşırmamanız için Allah size açıklama yapıyor. Allah her şeyi bilmektedir.

Surenin başlarında 12. ayette geçen kardeşler ana bir kardeşler idi. Buradaki kardeşler ise ana-baba bir ve baba bir kardeşlerdir.




bu ayetleri buraya yazdim ilizyon nerde yapilmis onuda buldum..ecliye olayina sebep olan olayida buldum..tefsirleri hadis kitaplarindaki miras hukukunu arstirdim evliye diye bir olay hic gecmiyor..

ilizyon surda olan bir kadin denmis ana,koca,iki tane oz kiz kardes ama mirasi paylastirirken 176.suredeki 2/3 teki kisinin erkek oldugu anlasilamamis.cunki isin icinde ilizyon var.

islam miras hukukunda evliye diye bir olay yok..saglam kaynaklardan bunu gosteremessiniz..hz.omer meseleside tamamen uydurulmus bir meseledir..cocuk ve cocuklar ayrimine dikkat edilmelidir..

Konu kral tarafından (04-02-2010 Saat 02:43 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #893  
Alt 04-02-2010, 03:22
ulpian - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ulpian ulpian isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Jul 2009
Mesajlar: 4.880

Başarı Ödülü 

Standart

kral´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

islam miras hukukunda evliye diye bir olay yok..saglam kaynaklardan bunu gosteremessiniz..
evliye diye birşey değil de avliye diye birşey var İslam Miras Hukukunda sayın kral...


Feteva-i Hindiyye, Akçağ Yayınları, Miras Bölümü, Başık ''13-Avliyye'.
Farîza-i Aile (= Avliyye): Bu da, ashab-ı ferâizin hisselerinin, mes'elenin nıuhrecinden büyük (çok) olmasıdır.

Yani» vârislerin sehimleri toplanınca, bu, kendileri için yapılan meselenin mahrecinden fazla olur ve mahreç bunları tam olarak içine alamaz.

Meselâ: bir mîras meselesinin mahreci 6 olduğu hâlde, sehimlerinin toplamı 8'e ulaşabilir.

Bu durumda, bu mîras mes'elesinin mahrecini, o sehimlerin toplamı teşkil eder. Yani, vâhid-i kıyâsî (= birim) kabul edilen terike, bu ikinci mahrece eşit kısımlara ayrılır ve vârislerin sehimleri bundan verilir. Böylece, her vârisin sehmi aynı nisbet dâhilinde azalmış ve aralarındaki adalet korunmuş olur.

Meselâ: Ölen bir şahsın, geride mirasçı olarak karısı, iki tane ana-baba bir kız kardeşi ve anası kalırsa veya ölen kimsenin kocası, ana-baba bir kız kardeşi ve anası kalırsa; bu durumlarda, sahâbîle-rin ekserisine göre avliye olur.

Hz. Ömer (R.A.), Hz. Osman (R.A.), Hz. Ali (R.A.) ve Hz. Ibn-i Mes'ûd (R.A.)'un görüşleri de budur.

Bu, fukahânın yoludur. Mebsût'ta da böyledir.

Avl diye, farz olan sehimlerin üzerine ziyâde olan sayıya derler, mes'eie, farz olan sehimler karşısında yükselir ve sehimlere, — herkesin hissesi nisbetinde— noksanlık gelir.

Bu, bazı vârislerin ba'zılarma tercih edilmediği zamanda böyle olur. Borçlar ve terekeye izafe edilen vasiyetler gibi... bu durumda, herkesin nasipleri kadar taksim edilir ve hepsinin nasibinde de azalma olur.
el-Mavsili, el-İhtiyar, çeviren: Mehmet Keskin, Ümit Yayınları, Feraiz Bölümü, Avl Başlığı

Avl; farz sahiplerine verilen hisselerin toplamının mes'eleyi teşkil eden sayıdan fazla olmasıdır ki, farz sahiplerinin hisselerine göre haklarında bir noksanlaşma olur: Zira vasiyyet ve borçlarda olduğu gibi, farz sahiplerinin bazısını bazısına tercih etme imkânı bulunmamaktadır. Tereke hepsinin hisselerini karşılamaya yetmediği takdirde, hakları nisbtinde onlara taksim edilir ve aynı nisbette hepsinin haklarında bir eksilme meydana gelir. Allah (cc) bu hisseleri bir malda topladığına ve bu mal da o hisselerin tamamına yetmediğine göre, cem'in mutlaklığı ile amel ederek bu noksanlığın bütün hisselere yansıtılmasının kastedildiğini anlamış olduk.

(...)
Ölen kimse geride koca, ana ve ana baba bir olan bir kız kardeş bırakırsa; bu mes'ele altı üzerine kurulur ama sekize avleder: Kocaya üç, anaya iki, kız kardeşe ise üç hisse verilir. İslâm tarihinde avleden ilk mes'ele budur. Böyle bir mes'ele Hz. Ömer (ra) in hilafeti zamanında ortaya çıkmış, o da bunun halli için sahabeyle istişare etmiş, İbn Abbâs (ra) da ona bu mes'eledeki hissedarların hisseleri miktarınca onlara taksimat yapmasını teklif etmiş ve böylece mes'ele altıdan sekize çıkmıştı.
Alıntı ile Cevapla
  #894  
Alt 04-02-2010, 20:34
Alchindus Alchindus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Denetimdeki Üye
 
Üyelik tarihi: 27 Jul 2009
Mesajlar: 702
Standart

upuaut´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Demek ki Turan Dursun araştırmış ve matematiksel olarak hatalı bir kombinasyon bulmuş.
Muhterem sana daha evvelde söyledik, bu batıl iddia ile turan dursunun bir münasebeti yoktur!

Bu batıl iddia evvela jochen katzın internette tefrika ettiği bir husustur ve oda sanmaktayımki bir tetkik veyahut söylediğin gibi bir kombinasyon tasavvur edip bu işi yapmamıştır!

İslam ve fıkıh tarihini anlatır eserlerde halife ömer devrinde cereyan etmiş burada da zikredilen miras taksimi anlatılmaktadır!

Bunlarda bu kitaplardaki bu bilgiden hareket ile "bu bir hata" demekteler! Zati bu zat hıristiyanlığı islama karşı müdaafaa eden ve müslümanların hıristiyanlık bahsindeki suallerine cevap verme iddiasında olan bir sitede mesai sahibi misyonerdir!

Bu batıl iddia ile turan dursunun münasebeti bahsinde aksini iddia eden var ise, turan dursunun hangi yazısı veyahut kitabında bu misali getirdiğini zikretmelidir!

upuaut´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
İmdi, Kur'an- Kerim'de bununla ilgili ayetlere yani Nisa Suresi'nin 11., 12. ve 176. ayetlerine baktığımızda, sonradan konulan bu yönteme ilişkin hiçbir açıklamanın olmadığını görüyoruz. Ayrıca peygamber efendimiz de hiçbir açıklamada bulunmamış!
Dediğin olsa içtihada gerek kalmaz idi!

Yani halife ömer ve Hz. Muhammedin diğer arkadaşları böyle bir varis tablosunda varislerin paylarının ne olacağı hususunda kuran ve sünnette kesinleşmiş paylar olmadığını düşündüklerinden içtihadda bulunmuşlardır!

Mesele içün nass olsa yani kuranda veyahut sünnette bu hal içün neyin tatbik edileceği zikredilmiş olsa içtihada gerek kalmaz!

Benim burada yakın zamanda zikrettiğim abdülaziz bayındır hocanın tefsirini nazara alır isende o cihetten ona göre zati nassda tatbik edilmesi icab eden paylaşma şekli zahirdir, bunun farkedilmemiş olması bir eksikliktir!

upuaut´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Aşağıda bir İslami siteden aldığım bu konuda kısa bir açıklama vardır.

Halife Ömer'in Hataya Karşı Avl Yöntemi:
Bu ifade islami site diye tesmiye ettiğin kevseret.comun değil buranın ifadesidir ve kevseret.com burada zikrolunan suale cevap sadedinde suali iktibas etmiştir!

http://www.turandursun.com/biliyormu...07_articleid/2

Eksik noksan şeyler yazmamaya gayret etmelisin!

upuaut´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Peki bütün bunları niye anlattım? Alchindus'un dediği gibi, Avrupa'nın kaşifleri olarak görev yapan oryentallar, matematikteki gibi üç dört asırdır Kur'an-ı Kerim'i araştırmışlar ama bütün çabalarına rağmen anlayamamışlar. Üzerinde temellendirme dahi kuramamışlar. Yoksa, eğer bu inanılmaz çaba başarılı olsaydı, şimdi İslamın esaslarını, matematikteki gibi, biz onlardan öğreniyor olacaktık!
Evvela zikredeyimki son vakitlerde bir başlıkta başlık mevzusu ile münasebetsiz yazma hususunda senin bir muadilini görmedim doğrusu

Kuranın zamanımıza sıhhatle gelmesinin tetkik adresi youtube değildir sözüne cevap sadedinde matematik tarihine girmenin hikmeti içün zikrettiğin rabıta batıldır ve sadre şifa değildir!

Bir başka husus ben orientaller kuranı tetkik ettiler amma anlayamadılar demiyorum, bunca zamandır bütün tetkiklere rağmen orientaller kuranın zamanımıza kadar sıhhatle geldiği hakikatini çürütebilecek bir şey ortaya koyamamış, böyle batıl bir iddiayı temellendirememiştir diyorum!

Yine bir başka husus zikretmeliyimki sen bir müslüman isen, islamın esaslarını öğrenmek içün orientallere muhtaciyet izhar etmen bir müslüman olarak beni üzmüştür!

İslam ümmeti ne dün ne bugün dinini öğrenmek içün gayz ile dolu orientallere muhtaç olmamıştır muhtaç da değildir ve zati orientaller eliyle islamın sıhhatle öğrenilmesi mümkünde değildir!

Bu forumu gezer isen bu sözün nasıl bir hakikat olduğunu görebilirsin!

Matematiğe ve diğer ilimlere vakti zamanında müslümanların pek azim katkıları olmuştur ve garplı müslümanlardan bu manada istifade etmiştir!

İlmi sayi terk eden müslümanlar bu sebep ile muallimlikten talebeliğe gerilemiştir!

Bu derdin çaresi orientallere yapışmak değil ilmi sayde azimdir sebattır!

Dinini kamilen öğrenmek bahside aynı şekilde ilmi azim ve say meselesidir, müslümanların sadre şifa kaynakları mevcuttur ve iman ettikleri kitap sıhhat ile ellerindedir!

İmdi sözlerimi nihayetlendirir iken bakıyorum senin yazdıklarına sonra birde benim bunlara cevaplarıma ve "bu başlık ile ne gibi bir münasebeti var bu mevzuların" diyerek tezekkür ediyorum!

Zikrettiğim gibi son vakitlerde bir başlıkta başlık mevzusu ile münasebetsiz yazma hususunda senin bir muadilini daha görmedim!

Gerçeğe sadakat şart!
Alıntı ile Cevapla
  #895  
Alt 08-02-2010, 22:36
EZ_TuDu EZ_TuDu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 20 Jun 2006
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 105
Standart hatırlatma için teşekkürler

exclusive´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu konu nasıl olduysa silinmiş.. Bence önemli bir konu olduğu için ve henüz tatmin edici bir cevap alınamadığı için tekrar açmayı uygun buldum...

Nisa Suresi(4)11. Allah size, çocuklarınız hakkında, erkeğe, kadının payının iki misli (miras vermenizi) emreder. (Çocuklar) ikiden fazla kadın iseler, ölünün bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer yalnız bir kadınsa yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, ana-babasından her birinin mirastan altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da ana-babası ona vâris olmuş ise, anasına üçte bir (düşer). Eğer ölenin kardeşleri varsa, anasına altıda bir (düşer. Bütün bu paylar ölenin) yapacağı vasiyetten ve borçtan sonradır. Babalarınız ve oğullarınızdan hangisinin size, fayda bakımından daha yakın olduğunu bilemezsiniz. Bunlar Allah tarafından konmuş farzlardır (paylardır). Şüphesiz Allah ilim ve hikmet sahibidir.

Nisa Suresi(4)12. Yapacakları vasiyetten ve borçtan sonra eşlerinizin, eğer çocukları yoksa, bıraktıklarının yarısı sizindir. Çocukları varsa bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Çocuğunuz yoksa, sizin de, yapacağınız vasiyetten ve borçtan sonra, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır (zevcelerinizindir). Çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır (zevcelerinizindir). Eğer bir erkek veya kadının, anababası ve çocukları bulunmadığı halde (kelâle şeklinde) malı mirasçılara kalırsa ve bir erkek yahut bir kızkardeşi varsa, her birine altıda bir düşer. Bundan fazla iseler üçte bire ortaktırlar. (Bu taksim) yapılacak vasiyetten ve borçtan sonra, kimse zarara uğramaksızın (yapılacak)tır. Bunlar Allah'tan size vasiyettir. Allah her şeyi hakkıyle bilendir, halîmdir.

Varsayalim ki, bir adam öldü ve geride üç kiz evlat, bir ana, bir baba ve eşini birakti.. Yukaridaki ayetlere göre miras paylaşimi şöyle olacaktir:

Üç kiz evlata mirasin 2/3'ü, ana ve babanin her birine 1/6, karisina 1/8 kalacaktir.

Bu durumda, matematik yapalim:

(2/3)+(1/6)+(1/6)+(1/8 )= 27/24 = 1,125 bulunur! (1,0 olmasi gerekirdi!..)

www.islamiyetgercekleri.org sitesinden alıntıdır.

Bu sonuç oranların hatalı olduğunu göstermektedir çünkü mirasın %112,5 i mirasçılara dağıtılır. Böyle %100'ün üstünde bir dağıtım yapmak imkansızdır.


Bu hatayı düzeltmek için ömer "avl", "avliye" olarak adlandırılan basit bir yöntem geliştirdi. Bu yöntem allahın verdiği oranlardan yola çıkıp bir noktada ufak bir değişiklik yaparak oranların tümünü değiştiren ve toplamı %100 olacak yeni oranlar elde eden bir yöntemdir... Günümüzde islam hukuku miras konusunda bu yöntemi esas alır...



Böylece bizim örneğimiz için yeni oranlar:
üç kızın toplam payı= 48/81
annenin payı= 12/81
babanın payı= 12/81
zevcenin payı= 9/81
olacak şekilde değiştirilmiş olur.

Tabi elde edilen bu oranlar ayetlerde ifade edilenlerden farklıdır. Ayetlere baktığımızda bu oranları göremeyiz. Bu oranların sadeleştirilmiş şekillerine de bakalım....



Görüldüğü gibi yeni oranlar şu şekildedir:
üç kızın toplam payı= 1/1,6875 ........... oysa allah 2/3 (yani 1/1,5) demişti
babanın payı= 1/6,75 ....................... oysa allah 1/6 demişti
annenin payı= 1/6,75 ....................... allah 1/6 demişti
zevcenin payı= 1/9 ........................... allah 1/8 demişti

Görüldüğü gibi ayetlerde belirtilen oranların kullanımı mümkün olmadığı için bu oranlar değiştirilir ve başka oranlar kullanılır.

Böyle basit bir dört işlem hatasını gözden kaçırmak, allah gibi kusursuz bir varlığın işi olmasa gerek. Belli ki bu ayetleri muhammed kafadan uydurmuştur...
Arkadaşım esc. bu konunun daha önce işlendiğini bende iyi hatırlıyorum.. ama yinede silindiği için hatırlatma bulunmuş olman gerçekten yararlı olacaktır.. konuyu bilmeyen arkadaşların ilgisini çekeceğine emenim.. emeğine sağlık...

YARATICIYA KİMİN ÜFÜRDÜĞÜNÜ VE ONUN KİMİN HEYKELİ OLDUĞUNU ÇÖZEMEDEN, ORTADA DOLANIP DURMAYA BAŞLAMIŞ.
Alıntı ile Cevapla
  #896  
Alt 09-02-2010, 04:06
mAReDux mAReDux isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Feb 2010
Mesajlar: 13
Standart

Sırf şuna cevap vermek için üye oldum.

Öncelikle şunu söyleyeyim, bir kafirin sorup da bir mümin'in kendi adına cevaplayamayacağı hiçbir soru yoktur. Bakın, din varlığını bilmek için değil inanmak için vardır. Yani "Şunun bunun cevabı yok, o yüzden Allah yoktur" diye bi olay yoktur, eğer bi yerden sonrasını inancınızla tamamlayamıyorsanız zaten siz inanmış, bir diğer deyişle islamı kabullenmiş olmassınız. Din kanıt ve mutlak doğrularla gelseydi o zaman herkes inanırdı ve fani hayat Kur-an'da belirtilen amaca hizmet edemezdi, dolayısıyla Kur-an'la esas çelişen size A'dan Z'ye herşeyin mükemmel gelmesidir zira o halde olan herkes zaten Allah'a ibadet ederdi.

Bunun üzerine bazılarınızın "veee vüüü böööö" seslerini duyar gibiyim, lakin farkına varmadığınız kimsenin sizi Allah'a inandırmaya çalışmadığı. Yani benim için İslam bişeyleri gördükten sonra inanmaktır, zaten dinin istediği budur. Eğer ki bu sizler için yeterli değilse bunu müminlerin sorun edineceğini sanıyorsanız fena halde yanılıyorsunuz, çünkü dinimize göre sizin inanmamanızın cezasını inananlar çekmeyecek, ne yazık ki aksi bir bakış açınız var. Sanki inanmayarak, veya inanmamanıza sebepler bularak İslam alemine zarar verdiğinizi zannediyorsunuz, halbuki kendinizi hiçbir kazancınız olmayacağı bir yola iterken inananlardan toz tanesi alıp götüremiyorsunuz.

Unutmayınız ki ! Bulunduğunuz yolun sonunda, haklı olmanız halinde zerre kadar çıkarınız olmayacak, hatta kendinizi fani bir dünyaya inandırarak strese sokacaksınız, haksız olmanız halinde sonsuz bir azaba mağdur kalacaksınız. Yani anlayacağınız, siz her koşul ve her ihtimalde bu işten zararlı çıkacaksınız, ne olursa olsun. En azından bizler, Rabbin varlığına inanmanın huzuru altında, ölüm başta hayatın bize sunacağı her kötülüğe anlam veriyor ve kısacık bir yaşamın sonunda sonsuz bir mutluluğa inanıyoruz. Haksız olmamız halinde yaşadığımız huzurla kalacağız, haklı olmamız halinde ise ebedi ödüllerle yaşayacağız.

Gelelim bahsettiğiniz ayete :

Öncelikle söylediğiniz doğru, fazla çıkıyor ayetteki hesaplara göre. Yalnız bu sebepsiz nefretiniz sizi o kadar kör etmiş ki matematiğin hiçbir hesabının miras konusunda hatasız olmayacağını göremiyorsunuz. Yani olabilecek her matematik hesabı bir hataya uğrar. Burada hatasız bir hesap varolmadığını görmezden gelerek, olmayan birşeyi yazmadığı için Kur-an'ı yalanlıyorsunuz, yazık size.

Herşeyin sonunda ben hesaplamadım, denemedim ama adım kadar eminim ki bundan daha iyi oranlar yazılamazdı. Eğer at gözlüklerinizi biraz araladıysanız bunu bir araştırın, belki de bu denli karışık bir durumu anlatan bir ayette daha doğru bir hesabın yapılamayacağını görmeniz durumunda İslam'ı kötülemeye değil, ona farklı bir gözle bakmayı ve olumsuz eleştirmek için değil, inancınızı bulmak için okumayı öğrenebilirsiniz. Herşeyin başında medeni kanuna bir bakınız, 3 çocuğu varsa bir adamın, çocuklar arasında paylaştırılamıyor miras çünkü 100 ; 3'e bölünmüyor. Bu kadar basit bir durumda dahi matematik yeterli olmazken Kur-an'da ne görmeyi bekliyordunuz bunu kendinize bir sorunuz. Yani bahsi geçen 35-40 tane belki de durum var ayette, 10 lirayı 3 çocuğa paylaştırmaktan aciz matematikle ne görmeyi umuyordunuz Kur-an'da, ne gibi bir hesap bekliyordunuz ki kusursuz olacaktı ? Kaldı ki bu insanoğlunu sonsuz çıkmaza sokan bir durum değil, paydayı paya eşitleyerek çok basit bir şekilde olay hallediliyor. Bu 7. yüzyılda çözülmüşken merak ederim 21. yüzyıl insanı neden buna kaos yaratıyormuş gibi yaklaşıyor. Yani takıldık kaldık, "ne yapacağız şimdi Allah'ım yardım et, yürüyün dükkanları yağmalayıp ülkeyi ateşe verelim"'lik bişey değil ki bu.

Lafımı sonlandırıyorum. Bakınız ben İstanbul Atatürk Fen Lisesi mezunu Bilkent Üniversitesi öğrencisiyim, benim bütün yaşamım ilimle geçti. Atatürk'ün izinden sapmayan bir Türk milliyetçisiyim. Dini manipüle edenlerden nefret ederim, dini kullanan siyasi görüşlere sonuna kadar karşı laik bir Türk genciyim. Hayatımda ne şeriat gördüm, ne bu tür insanlarla arkadaşlık yaptım. Bundan 7 sene önce fanatizm derecesinde bir ateisttim ve beni bu noktaya sürükleyen sadece tarafsız bir şekilde okumak, yorumlamak oldu.

Sizlerden tek bir ricam var, farkındayım ki dünya üzerinde bazı insanları dinden soğutan görüş ve insanlar var. Bazınızın bulunduğu ruh halini gayet iyi biliyorum ancak önemli olan buna izin verilmemesidir. Din onların değildir ki sizi soğutabilsinler, gözlerinizi kör bir nefretle doldurabilsinler. Unutmayın sizlerin günahlarınızdan onlar sorumlu olmayacaklardır.

Son bir hikayeyle lafımı sonlandıracağım.

Hz. Musa ile firavun bir gün yanyana gelirler. Firavun der ki : "Eğer sen Allah'ın elçisisen şu nil nehrini tersten akıt". Hz Musa cevap verir : "Bu mümkün değildir" der. Firavun "Ben istesem akıtırım" diye cevap verir. Hz. Musa güler geçer.

Hz. Musa evine gider, gece uyur ve sabah kalktığında nil nehrinin tersten aktığını görür ve Allah'a sorar : "Allah'ım bu nasıl olabilir ?". Allahü teala cevap verir : "Sen bütün gece uyurken o bana dua etti. Ben sadece senin değil, onun da Allah'ıyım."

O yüzden unutmayınız, o sadece başkalarının değil, onların olduğu kadar sizin de Allah'ınız.

Kalın sağlıcakla siteyi tekrar ziyaret etmiycem.
Alıntı ile Cevapla
  #897  
Alt 09-02-2010, 09:40
İvan Karamazov İvan Karamazov isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 19 Jun 2009
Bulunduğu yer: Bermuda Allah Üçgeni
Mesajlar: 910
Standart

mAReDux´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Unutmayınız ki ! Bulunduğunuz yolun sonunda, haklı olmanız halinde zerre kadar çıkarınız olmayacak, hatta kendinizi fani bir dünyaya inandırarak strese sokacaksınız, haksız olmanız halinde sonsuz bir azaba mağdur kalacaksınız.
hay şu müslüman tripleri... peki ya ikimiz de yanılıyorsak: ya thor varsa, ya manitu varsa, ya uçan spagetti canavarı varsa, ya kirişna varsa... eyvah eyvah... ne yapacağız o zaman? hadi gel anu'ya inanalım; ya varsa?
Alıntı ile Cevapla
  #898  
Alt 09-02-2010, 16:31
mAReDux mAReDux isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Feb 2010
Mesajlar: 13
Standart

İvan Karamazov´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
hay şu müslüman tripleri... peki ya ikimiz de yanılıyorsak: ya thor varsa, ya manitu varsa, ya uçan spagetti canavarı varsa, ya kirişna varsa... eyvah eyvah... ne yapacağız o zaman? hadi gel anu'ya inanalım; ya varsa?
Bu da klasik mantıksız ateist tripleridir. Biraz düşünülmez söylenmeden önce. "Uçan spagetti canavarı varsa." İslam nedir ? Bir dindir, yaratılıştan tutun insanın neden nasıl yaratıldığını, neler yapması gerektiğini, ne yaparsa ne olacağını baştan sona açıklamışdır ve İslam zaten vardır, eğer yalansa dahi bunu ben üretmemişimdir. Öte yandan saydıkların sadece insanın ortaya attığı isimlerdir, hiçbişey açıklamazlar sadece isimleri, en iyi ihtimalle ufak çaplı hikayeleri vardır. Varlıkları hiçbir noktada mantıkla uyuşmaz çünkü onların hiçbiri "Neden ve Nasıl" sorularına cevap verememiştir, yani onlara inanmak için bir sebep yoktur. İslamiyete inanmayanlar ise ya bilgi eksikliğinden ya da inanmak istememektendir. Ateistlerin büyük kısmının fanatizmi ise inanmak istememeye kanıttır. Yani inanmamakla inanmadığın şeyi her fırsatta karalamaya çalışmak arasında fark vardır. İnsanın var olmadığını düşündüğü şeye hakaret etmesi cesareti ve zekayı değil tamı tamına fanatizmi gösterir.


Ayrıca verdiğin cevabı aynen Richard Dawkins'den almışsın. O da aynı soruya aynı cevabı vermişti, hani orjinal sendenmiş gibi davranmaya çalışmışsın da kopya bi cevap aslında. O niye o cevabı verdi ? Asıl cevaptan kaçmak için. Soruya soruyla cevap vermek kaçak güreşmektir, ilk sorunun cevabından kaçmaktır. Ufak bir örnek veriyim daha iyi açıklansın :

-Bunu neden çaldın ?
+Sen zamanında neden çaldın ?

Şeklinde bir konuşmada ilk soru kendisine sorulan insan aslında kendi sorumluluğundaki olaydan kaçmaktadır çünkü kendi sorduğu sorunun cevabı ona sorulan sorunun cevabının haklı çıkarılmasına yardımcı olmaz. Birebir uyuşmamakla beraber olayın mantığının bir noktasını açıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #899  
Alt 09-02-2010, 16:50
İvan Karamazov İvan Karamazov isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 19 Jun 2009
Bulunduğu yer: Bermuda Allah Üçgeni
Mesajlar: 910
Standart

mAReDux´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu da klasik mantıksız ateist tripleridir.
kendimi ateist olarak etiketlemiyorum ne yazık ki...

mAReDux´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Öte yandan saydıkların sadece insanın ortaya attığı isimlerdir, hiçbişey açıklamazlar sadece isimleri, en iyi ihtimalle ufak çaplı hikayeleri vardır.
şu ufak çaplı hikaye dışında islamiyetin de onlardan geri kalan yanı yoktur.

mAReDux´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Varlıkları hiçbir noktada mantıkla uyuşmaz çünkü onların hiçbiri "Neden ve Nasıl" sorularına cevap verememiştir, yani onlara inanmak için bir sebep yoktur.
mAReDux´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
İnsanın var olmadığını düşündüğü şeye hakaret etmesi cesareti ve zekayı değil tamı tamına fanatizmi gösterir.
bu ne perhiz bu ne lahana turşusu... bugün kirişnaya inanan bir sürü hindu yaşıyor dünyada ne hakla mantıkla uyuşmadığını iddia edip de o adamlara hakaret ediyorsun? bir örnek teşkil etsen keşke...

mAReDux´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
İslamiyete inanmayanlar ise ya bilgi eksikliğinden ya da inanmak istememektendir. Ateistlerin büyük kısmının fanatizmi ise inanmak istememeye kanıttır. Yani inanmamakla inanmadığın şeyi her fırsatta karalamaya çalışmak arasında fark vardır.
sadece ateistler değil; hristiyanlar da yahudiler de islamiyete inanmamaktadır. bu dinler müslümanlığa göre değişmiş olduğundan dünyada milyarlarca kafir vardır. zaten herkes yanılıyor bir müslümanlar haklı! niyeyse bir hindu da bir budist de bir hristiyan da vs. vs. aynı şeyi düşünüyor: onlar bilgisiz ya da inkarcı!

mAReDux´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ayrıca verdiğin cevabı aynen Richard Dawkins'den almışsın.
yok gerek yok R.D. yazmama... bu sitedeki dinlerden özgür herkes biliyordur zaten o videoyu
Alıntı ile Cevapla
  #900  
Alt 09-02-2010, 17:22
mAReDux mAReDux isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Feb 2010
Mesajlar: 13
Standart

İvan Karamazov, öncelikle mantıkla değil cümlelerle tartışabilmek için yazıyı parçalara bölmeni eğlendirici bulduğumu belirteyim.

Şu ufak hikaye dediğin koskoca bir kitap ve milyarlarca varis.

Krishna'nın "neden ve nasıl" sorusuna cevap vermez dediğime karşı çıkmışsın. Krishna'nın köyün kızlarını baştan çıkarma ve onlarla birlikte olma hikayesi olan bir tanrı olduğunu bilmiyor musun, bilmezden mi geliyorsun ? Krishna'ya "of ne kız götürüyodur bu" diye mi inanıcam ? Bu mu mantıksız dememe kızma sebebin ?

Evet diğer din mensupları da o mesajda belirttiğim "bilgi eksikliği" kısmına giriyorlar. Çok basit bişey söyliyim, hristiyanların en az %95'i bizim aslında aynı tanrıya inandığımız farkında bile değil. Bunu geçen ingilizce bir forumda söyledim, adamlar şok oldu. Hrıstiyan tanrısıyla Allah'ı farklı iki tanrı olarak biliyorlarmış.

Adamların kitaplarının 500 farklı versiyonu var bunu kendileri de bilip kabul ediyor, her papaz başka yorumluyor dini hepsinin günahları sevapları farklı. Yahudiler yahudiliğin ancak doğumda veraset yoluyla geçeceğine inanıyorlar. Kafana göre yahudi olamıyorsun, gidip bir hahamı uzun uğraşlar sonunda ikna etmen gerekiyor, yani tanrıya inanmanın iznini kuldan alman gerekiyor, bu vakit bile çocuğusu senin yahudiliğini kabul etmiyor. Ayrıca bana afra tafra yapıyosun da gayet iyi biliyorum ki sana da bir din varsa hangisidir diye sorulsa islamiyet dersin. Ben hepsini okudum, budizmi filan islamiyetle karşılaştırmak çok saçma.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Etiket
algoritma, allah, hadis, hatası, islam, kuran, matematik, muhammed


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Allahın matematik hatası... exclusive İslam 51 31-01-2019 01:34
Kur'an'da Matematik Hatası aydoe Multimedya 45 21-01-2019 05:08
Kuran'da Matematik Hatası İddiası ulpian Önerdiğimiz Başlıklar 30 03-11-2009 17:09

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:16 .