Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #301  
Alt 14-03-2011, 18:28
berguzar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
berguzar berguzar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Feb 2009
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 196
Standart

web´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Hocam ben birşey anlatmak için debeleniyorum da kimse anlamıyor. Mesele bir iki çeviri de takılmak değil. Bir Türk'ün Kur'anı çözmesi o kadar zor ki. Hele de biz Arapça bile bilmiyorkan Kuran'a has bir dil varsa, art niyetli birileri yanlış çevirmişse, başka birileri yanlış tefsir etmişse vs... Kılavuzu anlayabilmek büyük bir dert. Anlamadan kılavuz takip edilir mi? İncili değil de Kur'anı takip etmemizi gerektiren sebep ne olacak? Önce anlayacağız doğru söyleyip söylemediğini ve iman edeceğiz, sonra bizden Allah'ın neler istediğini bileceğiz, ona göre imtihana gireceğiz.

Ama bu haliyle o kadar zor ki. Kolayca anlamamızı engelleyen birçok faktör var benim bu tür topiclerden anladığım. Bence en büyük çelişki de budur. Hayattan önce bir Kur'an imtihanı açılması lazım. Kur'an'ı anlamayı başaranlar sonra ikinci bir imtihana (hayat imtihanına) girmeli
Ben size kısacık birşeyler demek istiyorum.

Eğer patalojik bir sebebi yoksa, bir insan bir insanın kafasına haksız yere bir taş atarsa, bu yaptığı eylem sonucu vicdan dediğimiz yerde bir takım haller zuhur eder. Yani bu insan bu yaptığı eylem sonucu en yalın tabir ile bu yaptığından rahatsızlık duyar. Ve bu dünyanın neresine giderseniz gidin böyledir. Dediğim gibi eğer patalojik bir sebebi yok ise ve haksız yere...

Dolayısı ile kuranı anlamak için çok insan üstü bir çabaya gerek yok. İnsanın dna sına kodlanan gerçek ile kuran birebir örtüşür.

Ve bundan dolayı sürekli adalet adalet diye çırpınan bir Tanrının erkeklere cennette tabiri caiz ise filancahanedeki bir pozisyonu yaratacağına iman etmek bile başlı başına bir faciadır. (Başlık konusuna mahsusen yazılmıştır.)

Siz gerçekten kuranı anlamak istiyorsanız, önce evreni okuyun, insanı okuyun. Bunlar okunmadan kuran okumak bir işe yaramıyor çünkü.

Selamlar...

Bİ SEN EKSİKTİN AYIŞIĞI! GÜMÜŞ BİR TÜY DİKMEK İÇİN MANZARAYA.
Alıntı ile Cevapla
  #302  
Alt 14-03-2011, 18:41
allame
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

web´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Hocam ben birşey anlatmak için debeleniyorum da kimse anlamıyor. Mesele bir iki çeviri de takılmak değil. Bir Türk'ün Kur'anı çözmesi o kadar zor ki. Hele de biz Arapça bile bilmiyorkan Kuran'a has bir dil varsa, art niyetli birileri yanlış çevirmişse, başka birileri yanlış tefsir etmişse vs... Kılavuzu anlayabilmek büyük bir dert. Anlamadan kılavuz takip edilir mi? İncili değil de Kur'anı takip etmemizi gerektiren sebep ne olacak? Önce anlayacağız doğru söyleyip söylemediğini ve iman edeceğiz, sonra bizden Allah'ın neler istediğini bileceğiz, ona göre imtihana gireceğiz.

Ama bu haliyle o kadar zor ki. Kolayca anlamamızı engelleyen birçok faktör var benim bu tür topiclerden anladığım. Bence en büyük çelişki de budur. Hayattan önce bir Kur'an imtihanı açılması lazım. Kur'an'ı anlamayı başaranlar sonra ikinci bir imtihana (hayat imtihanına) girmeli
Ayetlerde de çeviri önemlidir ve kişiler kendi inanışına göre çevirmektedir. Bunun için evet, aslında Arapçayı bilip bunu insanın kendisinin okuması daha sağlıklıdır.

Eskiler böyle sorunlardan pek etkilenmezlerdi, çünkü Arapça bilen sayısı bu güne kıyasla çok daha fazlaydı, haliyle meal diye bir kitap yazılması da gerekmiyordu, çünkü halkın içinden kendi tanıdıkları zaten bu bilgiye vakıf olup gerekenleri açıklıyordu . Ancak meallerin Türkçe yazılma kültüründen itibaren bir çok kişilik hastalığı ayetlerin içine bulaşmıştır. Benim gibi burada bir çok müslüman kardeşimiz, belki dikat etmişsinizdir, çevirilerde sürekli parantezleri silmekle uğraşıyoruz; çünkü parantezi koyan kendi dünya görüşünü oraya yapıştırmıştır. Aynı şekilde meali de kendi anladığı -inandığı- şekilde yazmakta.

Kelimelerin dahi zamanla bozulup bozulmadığından emin olamayız. Bir kelimeye baktığınızda Arapça "kitap" der, aynı zamanda "gök" manasına da gelebilir. Belki eskiden "gök" manasındaydı, zamanla değişerek kitap haline geldi.

Bu biraz da diller tarihinden anlamayı gerektirir.

ben ancak şu kadarını yapabiliyorum: Bir ayeti okuduğumda bana mantıklı geliyorsa, üzerinde tartışma dönmüyorsa, diyorum ki bu ayetin manası doğrudur; ancak bir ayette çelişkiler varsa, üzerinde tartışmalar dönüyorsa, şu nedenlerden dolayı olabilir:

- ya ayetin manası zaman içinde değişmiştir ve başka bir manaya dönüşmüştür: bu durumda o yeni manayı yakalamak lazım.

- ya da ayette kastedilen şey tam olarak anlaşılamamıştır.

Bu çözümlerin hiç birisinde -Acaba Allah kelamı olmayabilir mi- sorgusunu yapmaya gerek yoktur, çünkü öyle olduğunu -ben biliyorum-, bilmesem aynı sorguyu benim de yapmam gerekirdi. Bu nedenle bu iki sorgulama benim açımdan yeterlidir. Arapçam kısıtlı bile olsa ben anlarım ki "bu ayette bir çeviri hatası olabilir", o zaman ayetteki kelimelerin karşılıklarını ya translate.google 'dan bakarım, ya kuran'da kullanım yerine göre karşılığına bakarım, öylece kelime kelime kendim çözerim. Buradaki müslüman arkadaşlarımızın çoğunluğu zaten bu şekilde çalışıyorlar. Doğrusu da budur.

Çünkü ayetler gerçektir. Çünkü hiç kimse Allah'ın ismini kullanarak "bu sözler Allah'tan gelmedir" diye ortaya atılıp kendi kafasından ayet üretemez, öyle olsaydı Allah onu yakalardı ve doğrudan çeker alırdı, çünküşahsına karşı suçlarda son derece kuralcıdır. İnsanlar da Allah'a karşı gelmekten korktukları için ayetleri değiştiremezler. Hiç bir insan ne kadar bağnaz olursa ne kadar -psikopat- bile olsa bir ayeti kendi eliyle değiştiremez, buna gücü yetmez, kendi içinden dirençle karşılaşır, bu olanaksızdır.

Bu açıdan yaklaşmak gerekir.

saygılarımla.
Alıntı ile Cevapla
  #303  
Alt 14-03-2011, 19:27
flipper flipper isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 29 Aug 2009
Mesajlar: 378
Standart

Mesela Taberi de vakı a suresindeki ayetten kadınlar diye sözetmiştir. Sizler Taberiden dahamı hakimsiniz Arapçaya.
Alıntı ile Cevapla
  #304  
Alt 14-03-2011, 19:31
zapzero zapzero isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 14 Jan 2011
Mesajlar: 95
Standart al cevap

aliyarasfal´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Verdim, sen anlamıyorsun.

1.yâ eyyuhâ: ey 2.ellezîne: o kimseler, onlar

.ve beşşir: ve müjdele2.ellezîne âmenû: âmenû olanlar, Allah'a ulaşmayı dileyenler, îmân edenler

Kuranda nerdeyse her surede bu tür genel seslenme ile seslenilir. Ayrıca haksız olmak gibi kaygım olduğu senin kuruntun. Benim bilmediğim senin bildiğin varsa buyur ben nasıl açıklamalarıyla yazdıysam sende kanıtlarıyla sun.
İnceleyelim ve görelim.

Yukardaki mesajımda yanlışlayabileceğin bir yer var mı? yok değil mi?

Evet olsa idi sunabileceğin bir kanıt sunardın. Yoksa bu gereksiz demogojik mesajların hikaye be dostum.

Ben sana diyorum, kanıtla doğruysa kabul ederim. Hocanın yaptığı gibi masal üretme, buyur yanlış varsa düzelt.

Bakın tüm sır şu iki kelimede(zamir) hunne(onlar-kadınlar ) hum(erkekler-onlar)

Dikkat edin şimdi ayete.



Rahman 56

1.fî hinne: orada2.kâsirâtu: bakışlarını yalnız eşlerine hasreten 3.et tarfi: bakışlar 4.lem yatmis-hunne: onlara, kendilerine temas etmemiştir, dokunmamıştır 5.insun: insan(lar) 6.kable-hum: onlardan önce 7.ve lâ: ve olmaz 8.cânnun: cinler


Hum ile cennette kime ödül vaad edildiği belirtiliyor. Kadın varmı bu cennetlikler içinde. Direk erkeğe vaad ediliyor. Erkeğe sesleniliyor. Bu bir.

Rahman 56

1.fî hinne: orada2.kâsirâtu: bakışlarını yalnız eşlerine hasreten 3.et tarfi: bakışlar 4.lem yatmis-hunne: onlara, kendilerine temas etmemiştir, dokunmamıştır 5.insun: insan(lar) 6.kable-hum: onlardan önce 7.ve lâ: ve olmaz 8.cânnun: cinler


Şimdi vaad edilen ne?Eldeğmemiş (bakire kadınlar) .Kime vaad ediliyor üstte kırmızı ,erkeklere, ne vaad (kadın)ediliyor altta mavi. işte bu kadar basit.

gidin diğer ayetlerede bakın, hurin direk isim(bakire kız) olduğu için hunne kullanılmaz, ancak hum zamiri ile vaad edilen her şeyin erkeğe vaad edildiğini görürsünüz.


Tur 20

1.muttekiîne: yaslanmış olanlar 2.alâ sururin: tahtlar üzerine 3.masfûfetin: sıralanmış (özenle dizilmiş) 4.ve zevvecnâ-hum: biz onları evlendirdik 5.bi hûrin: hurilerle 6.înin: güzel gözlü

Yine burdada bak vaad kime ediliyor eşler olarak, erkeklere ne vaad ediliyor, bakire kız anlamına gelen huri.

Bir. Cennette her şey erkeklere vaad edilir.İki cennette erkeklere kadın vaad edilir.

İki kurandaki tüm seslenmeler genel sanılsada kadın sadece erkek vasiyetinde mümine sıfatından öteye taşmamış, cinsel objelikten kurtulamamış, köle, erkekten bir derece altta mal konumundadır.

Bu nedenle cennet erkeğe vaadlerle ve özellikle kadın vaadiyle kuranda yazar.

Kuran insan ürünü, erkek egemen bakışın yansıması bir kültürün ürünüdür.


O hum ve hunne zamirleri var oldukça ve silinmedikçe hiç kimse bu ayetlerin anlamını bile değiştirse bu gerçeği kurtaramaz.
Şimdilik saygımla gittim...
kendin çalıyorsun kendin söylüyorsun.kimin ne dediği senin için önemli değil.kurandaki erkek ifade ile verilenlerin hepsi seninde kabul ettiğin üzere erkek kadın hepsini kapsar.kadınlarada huri mi verilecek meselesine gelince hurilerin bir cinsiyet belirtmediğini daha önce açıkladım.bakire kız anlamını sen hiristiyanlıktan almış olmalısın malesef bizimi ulema geçinenlerde senin gibi çok alıntı yapıyor hiristiyanlıktan.onun için kadınada erkeğede verilebilir.ayrıca hasan beyin yaptığı açıklamada çok akli ve destekli bir açıklama bunun içinde tşk ederim kendisine.erkeğin 1 derece altında falan değil buna cevap verdim neden anlamıyorsun.orda kadına talak veren koca kadının tekrar evlenmesi ile ilgili talak tamamlanmadıysa diğer evleneceği erkeklere göre 1 derece üstündür yani öncelik tam olarak boşanmamış erkeğindir. üstünlük diğer erkeklere göredir. kadından üstün değil.
müsade etde senin inanmadığın anlamaktada zorlandığın kuranı bizlerin senden daha iyi anlaması mümkin olsun zaten durduğumuz yerdende belli olmuyormu.sen kimin biz kimin yanındayız
bunları anlasaydın orda olmaz sende yanımızda olurdun.bak birde kuranın geçmişteki anlaşılması ve bugün daha iyi anlaşılmasına bir örnek vereyim.
kuranda kiramen katibin isimli meleklerden bahsedilir ve anlayışa göre insanın iki omzunda iki melek elinde divit okka iyiliği ve kötülüğü yazıp dururlar ama bu gün bilmin ışığında ben anlıyorumki bu bahsedilen yazıcılar insanın sağ ve sol beyinloblarıdır.bunu çağdaş müfessirlerde böyle anlıyor.hala sağımızda solumuzda melekler olduğunu iddia etmek pek akıılcı olmaz .işte kuran Allahın yasalarının anlaşılmasıyla daha iyi anlaşılıyor bu güzel bir örnektir mesela müslümanlar için.
Alıntı ile Cevapla
  #305  
Alt 14-03-2011, 19:47
Estiva Estiva isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 26 Aug 2010
Mesajlar: 295
Standart

Sayın ExUlul
Sonuç paragrafınızdan islamla ilgili birşey çıkartamıyorum. Dediğiniz yöntemle iyi bir budist de olunur? Nirvana'ya ulaşırım hatta?

Doğru dini takip etmek için o dinin kılavuzunu doğru anlamak şarttır. Çünkü tanrıdan geldiğini iddia eden başka dinler ve kitaplar da vardır. Hatta mitolojiler vardır. Siz müslüman ailede doğmuşsunuz, dini sorunsuzca kabul etmişsiniz de, Londra'da doğsaydınız ne olacaktı? İyi bir hristiyan mı olacaktınız? Teslis inancınız mı olacaktı? Demek ki öyle ya da böyle kılavuzun doğruluğunu önce kafamızda test etmeli ve iman etmeliyiz. Sizin bahsettikleriniz sonraki aşama.

İşte bütün problem burada başlıyor. Bakınız bu topic'e. Daha bir ayeti tam anlayamadık. Farklı görüşler var. Arapçamız yok, olsa bile sizin dediğiniz de doğru, bir de üstüne eski Arapça'ya da vakıf olmak lazım, hatta belki de gerçekten Kur'an'a özel yapılar da vardır? Bir Türk hangi ara bunları çözüp, ortalarda gezen onca din ve kılavuzdan doğrusunu test edip seçecek de, iman edecek de imtihana başlayacak?

Bir müslüman olarak düşünmeyin, Türk filmlerindeki gibi bir ormanda kurtlar tarafından beslenip büyütüldünüz. Hangi kılavuzu takip edeceksiniz? Okuyup tam olarak anlamanız gerekmez mi? Kitaba gerek yok, börtü böceğin kendiliğinden varolamayacağı bellidir, isteyen Allah'ı bulur diyorsanız, doğrudur, ama iyi bir müslüman değil, iyi bir deist olursunuz.

Bakınız, kılavuzun Arapça olması, anlamak da bu kadar güçlük çekiyor olmamız, birilerinin mealleri, tefsirleri bu kadar kolay manipüle edebiliyor olması, üstünde düşünülmesi gereken konulardır. Bu koşullarda imtihan adil midir? Kur'an gerçekten Allah'tan mı gelmiştir? Bu sorular ateist soruları değil, aklı başında her insanın, sorgusuz koşulsuz iman etmeden önce sorması gereken sorulardır. Hayata bir kere geliyoruz. Unutmayınız ki milyarlarca insan yanlış şeylere iman edip öldüler. Hayatı boyunca ateşi tanrı sanıp, ölüp giden var. Onlar yanlış şeylere inanıp hayatlarını ona göre sistemize edip, berbat bir hayat yaşarken, birileri bu dünyada kendilerine cennet yarattı. Ben yanılanlardan biri olmamak için uğraşıyorum. Bu sorduğum sorulara cevap bulduktan, kılavuzu anladıktan sonrası kolaydır. Kılavuzu açar okurum, yaradanın benden ne beklentisi olduğunu açık açık görür, emrettiklerini yapar, yasakladıklarından sakınırım vs.

Ama daha dakka bir gol bir. Kılavuzu anlamıyoruz. Doğru anlamamıza engel olan tonla faktör var. Bakın Hasan hoca, bu ayette geçen huri değil, döşektir diyor. Basit bir mevzu mu? Huri kelimesi bazı insanları Kur'anın uydurma olabileceği sonucuna götürebilir. Şimdi bir daha düşünelim. Kur'an'ı tam ve doğru anlamak basit mevzu mu? Tek yanlış kelime de patt çıktı birileri dinden!

berguzar´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Dolayısı ile kuranı anlamak için çok insan üstü bir çabaya gerek yok.
Kur'an Arapça yerine dilimizde gelmiş olsaydı, manipüle edilmediğinden emin olsaydık, biz de kolayca anlardık. Kur'an karmaşık olmamalıdır diyorum zaten ısrarla ama onu karmaşıklaştıran Arapça gelmiş olması, dilimize doğru çevrilmediği iddiaları.

berguzar´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Siz gerçekten kuranı anlamak istiyorsanız, önce evreni okuyun, insanı okuyun. Bunlar okunmadan kuran okumak bir işe yaramıyor çünkü.
Selamlar...
Bütün dindar kardeşlerim de aynı hatayı görüyorum. Bakın 5 dakikalığına müslümanlıktan çıkıp ya da en azından dışından bakarak düşünün.

Evreni, insanı çok güzel okudunuz, anladınız. Bir tanrı yaratmış dediniz, mükemmel bir varlık dediniz, sebepsiz yaratmamıştır dediniz vs.

Sonra önünüze incil, Kur'an, Tevrat, Yunan mitolojisinden, budizmden bahseden vb. yığınla kitap geldi. Hepsi bir ya da birkaç yaratıcıdan bahsediyor.

Evreni istediğiniz kadar güzel okuyun. Bu kitaplardan ve temsilcisi oldukları dinlerden hangisini seçeceğinize nasıl karar vereceksiniz? Hepsini okumanız gerekmez mi? Sizin her okuduğunuz kitap kendisinin doğru, geriye kalanların hepsinin yanlış olduğunu iddia ediyor. O zaman öncelikle kendi dilinizde (!) gelmiş olması gereken (ki doğru anlayabilesiniz ne yazdığını ve çevirilerinin manipüle edilmemiş olduğundan emin olasınız) kılavuzları incelersiniz. Bu bir imtihandır, herkes de kendi seçiminden mesuldur. Aklınıza yatan kılavuzu seçer, o dine girer yolunuza devam edersiniz. Hiçbiri mantıklı gelmezse ateist olmayı tercih edersiniz. Ancak yukarıda uzun uzun yazdığım gibi biz, diğer dinlerden zaten vazgeçtik de, çeşitli sebeplerden dolayı Kur'an'ı anlayamıyor, doğru mu uydurma mı daha onu test edemiyoruz. Kusura bakmayın, ben sizin gibi sırf babam müslüman diye, müslüman olmayı reddediyorum. Bu durumda Amerika'da doğsaydınız, 10 numara hristiyan olurdunuz. Neyse Hasan Hoca haklı ise, varın siz düşünün bu kitabın daha nerelerinin yanlış çevrilmiş olabileceğini.

Ben kılavuzumu öncelikle doğru okuyabilmeliyim, ne kadarını anlayacağım benim problemim. Anladığım kadarıyla iman edip etmeyeceğime karar vermeliyim. Doğru imtihan da bu şekilde başlayabilir. Aç gözlü, bencil insanlarla dolu bir dünyada, dinlerin de bazı ideolojiler gibi insanları sömürme, kontrol altına alma gayeleriyle uydurulmuş olma ihtimali dağ gibi kaya gibi karşımızda dururken, hiç sorgulamadan, anlamadan, kimse bir insanın bir kılavuza inanmasını beklememeli.
Alıntı ile Cevapla
  #306  
Alt 14-03-2011, 19:59
allame
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

sayın flipper, şimdi çıkmam gerektiği için detaylı bakamadım. araştırmadan bir yorum yapmak da şık olmaz. ancak taberi bu devirde yaşasaydı öyle yorumlamazdı, çünkü ayetlerin anlamları zaman içinde farklı manalara tahvil olduğundan, taberi şimdi yaşasaydı muhtemeldir ki çok daha farklı yorumlar getirirdi. sonra devam edeceğim lütfen burdan alıp , alıp başınızı gitmeyin
Alıntı ile Cevapla
  #307  
Alt 14-03-2011, 20:56
yeşilmürekkep yeşilmürekkep isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 04 Mar 2011
Mesajlar: 71
Standart

Saygı değer Değerli İnanan ve Ateist arkadaşlar.

Bir Dini, Bİr Ülkeyi, Bir Topluluğu, Bİr Irkı Ve Bir Zümre yada İnsanı veya Bir İnanınışı iyide olsa kötüde olsa. Karalamak yada Karalamaya teşebbüs çok basit bir iştir.

Basitlik dediysem İki dudak LEB e dayanan bir basitliktir. İnsan Dili Ve Dudağı ile İstediğini yapabilir buna yanlızca KEndi eşeştirisel mantığı ve YanlızKalbi izin vermez. Kalp kelimesi burda polemikliğe sebep oluyor bunu geçelim.

Arkadaşlarım Ünlü Ateistlerin başı Darwin Hayatı boyunca İnannın ne İslamı, Ne Hristiyanlığı nede Yahudilik yada diğer dinleri hedef almıştır. Hayatı boyunca Sadece KEndi Evrim teorisini kabullendirmeye uğraşmıştır. Aksini İdda eden Darwini araştırsın iyice.

Ben size İnternetten yok sorgulamayın yok bakmayın araştırmayın diyemem. Zati desemde fayda etmez. İngiltere Kralı Lloyd un güzel bir lafı var. "Bir İnsan Beyazı Siyah olarak görüyorsa ona beyazı kanıtlayamazsınız fakat ikisinin ortasını kabullendirebilirsiniz."

Bakın Biz Müslümanlar Yok Huri Yok Nuri, Yok Aişenin yaşı yok Turo demekle bi adım dahi ileleyemeyiz. Yada Siz Ateist arkadaşlar Sizde Aynen bir adım ilerleyemezsiniz. Fakat şu var her iki tarafta sadece kendi hayal dünyasıyla alay eder durur.

Açıkcası Ben Size saygı duymak istiyorum. Değerlerinize, Zevklerinize hatta Lider gördüğünüz şahıslara. Çünkü Benim sizi karalamam ne benim işime nede sizin bir işinize yarar.

Sizde Rİcam Eğer bir savınız varsa hay hay gelin tartışalım fakat hakaret etmeden küfretmeden yada değerlerimize dil uzatmadan. Eğer Benimde bir hatam olduysa ki olmuştur gerçekten Özür dilerim.
Alıntı ile Cevapla
  #308  
Alt 14-03-2011, 21:08
zapzero zapzero isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 14 Jan 2011
Mesajlar: 95
Standart el cevap

web´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sayın ExUlul
Sonuç paragrafınızdan islamla ilgili birşey çıkartamıyorum. Dediğiniz yöntemle iyi bir budist de olunur? Nirvana'ya ulaşırım hatta?

Doğru dini takip etmek için o dinin kılavuzunu doğru anlamak şarttır. Çünkü tanrıdan geldiğini iddia eden başka dinler ve kitaplar da vardır. Hatta mitolojiler vardır. Siz müslüman ailede doğmuşsunuz, dini sorunsuzca kabul etmişsiniz de, Londra'da doğsaydınız ne olacaktı? İyi bir hristiyan mı olacaktınız? Teslis inancınız mı olacaktı? Demek ki öyle ya da böyle kılavuzun doğruluğunu önce kafamızda test etmeli ve iman etmeliyiz. Sizin bahsettikleriniz sonraki aşama.

İşte bütün problem burada başlıyor. Bakınız bu topic'e. Daha bir ayeti tam anlayamadık. Farklı görüşler var. Arapçamız yok, olsa bile sizin dediğiniz de doğru, bir de üstüne eski Arapça'ya da vakıf olmak lazım, hatta belki de gerçekten Kur'an'a özel yapılar da vardır? Bir Türk hangi ara bunları çözüp, ortalarda gezen onca din ve kılavuzdan doğrusunu test edip seçecek de, iman edecek de imtihana başlayacak?

Bir müslüman olarak düşünmeyin, Türk filmlerindeki gibi bir ormanda kurtlar tarafından beslenip büyütüldünüz. Hangi kılavuzu takip edeceksiniz? Okuyup tam olarak anlamanız gerekmez mi? Kitaba gerek yok, börtü böceğin kendiliğinden varolamayacağı bellidir, isteyen Allah'ı bulur diyorsanız, doğrudur, ama iyi bir müslüman değil, iyi bir deist olursunuz.

Bakınız, kılavuzun Arapça olması, anlamak da bu kadar güçlük çekiyor olmamız, birilerinin mealleri, tefsirleri bu kadar kolay manipüle edebiliyor olması, üstünde düşünülmesi gereken konulardır. Bu koşullarda imtihan adil midir? Kur'an gerçekten Allah'tan mı gelmiştir? Bu sorular ateist soruları değil, aklı başında her insanın, sorgusuz koşulsuz iman etmeden önce sorması gereken sorulardır. Hayata bir kere geliyoruz. Unutmayınız ki milyarlarca insan yanlış şeylere iman edip öldüler. Hayatı boyunca ateşi tanrı sanıp, ölüp giden var. Onlar yanlış şeylere inanıp hayatlarını ona göre sistemize edip, berbat bir hayat yaşarken, birileri bu dünyada kendilerine cennet yarattı. Ben yanılanlardan biri olmamak için uğraşıyorum. Bu sorduğum sorulara cevap bulduktan, kılavuzu anladıktan sonrası kolaydır. Kılavuzu açar okurum, yaradanın benden ne beklentisi olduğunu açık açık görür, emrettiklerini yapar, yasakladıklarından sakınırım vs.

Ama daha dakka bir gol bir. Kılavuzu anlamıyoruz. Doğru anlamamıza engel olan tonla faktör var. Bakın Hasan hoca, bu ayette geçen huri değil, döşektir diyor. Basit bir mevzu mu? Huri kelimesi bazı insanları Kur'anın uydurma olabileceği sonucuna götürebilir. Şimdi bir daha düşünelim. Kur'an'ı tam ve doğru anlamak basit mevzu mu? Tek yanlış kelime de patt çıktı birileri dinden!


Kur'an Arapça yerine dilimizde gelmiş olsaydı, manipüle edilmediğinden emin olsaydık, biz de kolayca anlardık. Kur'an karmaşık olmamalıdır diyorum zaten ısrarla ama onu karmaşıklaştıran Arapça gelmiş olması, dilimize doğru çevrilmediği iddiaları.



Bütün dindar kardeşlerim de aynı hatayı görüyorum. Bakın 5 dakikalığına müslümanlıktan çıkıp ya da en azından dışından bakarak düşünün.

Evreni, insanı çok güzel okudunuz, anladınız. Bir tanrı yaratmış dediniz, mükemmel bir varlık dediniz, sebepsiz yaratmamıştır dediniz vs.

Sonra önünüze incil, Kur'an, Tevrat, Yunan mitolojisinden, budizmden bahseden vb. yığınla kitap geldi. Hepsi bir ya da birkaç yaratıcıdan bahsediyor.

Evreni istediğiniz kadar güzel okuyun. Bu kitaplardan ve temsilcisi oldukları dinlerden hangisini seçeceğinize nasıl karar vereceksiniz? Hepsini okumanız gerekmez mi? Sizin her okuduğunuz kitap kendisinin doğru, geriye kalanların hepsinin yanlış olduğunu iddia ediyor. O zaman öncelikle kendi dilinizde (!) gelmiş olması gereken (ki doğru anlayabilesiniz ne yazdığını ve çevirilerinin manipüle edilmemiş olduğundan emin olasınız) kılavuzları incelersiniz. Bu bir imtihandır, herkes de kendi seçiminden mesuldur. Aklınıza yatan kılavuzu seçer, o dine girer yolunuza devam edersiniz. Hiçbiri mantıklı gelmezse ateist olmayı tercih edersiniz. Ancak yukarıda uzun uzun yazdığım gibi biz, diğer dinlerden zaten vazgeçtik de, çeşitli sebeplerden dolayı Kur'an'ı anlayamıyor, doğru mu uydurma mı daha onu test edemiyoruz. Kusura bakmayın, ben sizin gibi sırf babam müslüman diye, müslüman olmayı reddediyorum. Bu durumda Amerika'da doğsaydınız, 10 numara hristiyan olurdunuz. Neyse Hasan Hoca haklı ise, varın siz düşünün bu kitabın daha nerelerinin yanlış çevrilmiş olabileceğini.

Ben kılavuzumu öncelikle doğru okuyabilmeliyim, ne kadarını anlayacağım benim problemim. Anladığım kadarıyla iman edip etmeyeceğime karar vermeliyim. Doğru imtihan da bu şekilde başlayabilir. Aç gözlü, bencil insanlarla dolu bir dünyada, dinlerin de bazı ideolojiler gibi insanları sömürme, kontrol altına alma gayeleriyle uydurulmuş olma ihtimali dağ gibi kaya gibi karşımızda dururken, hiç sorgulamadan, anlamadan, kimse bir insanın bir kılavuza inanmasını beklememeli.
birincisi ateist arkadaşlarında müslümanlarında yaşadığı bu çelişkinin baş bence tek nedeni rivayet kültürü ve israiliyattan bu rivayet kültürünün aşırı etkilenmesidir.zira ateistlerinde müslümanlarında itiraz noktalarını falanca alim filanca hadis diye zikretmeleri apaçık kuran ayetinin birilerinin rivayet etkisinde anlamlara yaptığı bindirmeleri malesef temizlemek bu kadar zor oluyor.aslında mealler yazılırken muhtelif anlamların içinde rivayete uygun olan seçildiği için bu yanlışlıklar meydana geliyor.hiristiyanlıktaki huri anlayışı melek anlayışı cennet cehennem anlayışı ruh anlayışı cin anlayışı büyü sihir anlayışı günahkarların cehennemde yanıp sonra cennete gidecekleri anlayışı kabir azabı anlayışı bunların tümüne hiristiyanlık etkisinde kalmış (ama bilerek ama bilmeden yutturularak)anlayışlar etki etmiş hepside malesef yanlış anlaşılmıştır.rivayetler devre dışı kalınca kuranın kendini tefsir etme kabiliyeti ile bunlar çok basit ve net olrak anlaşılabiliniyor.bahsini ettiğim konuların hepsi kuranın geneline aykırı biçimde tefsir edilmişlerdir.bunlar ilk dönem selef alimleri tarafından doğru anlaşılmışlar ama emevi ve abbasilerin baskıcı caydırıcı tavırları bunların azalmalarına hatta yokolmalarına sebeb olmuştur.bu baskılara hala günümüz müslümanları geçmiş dönem rivayetçi alimlerin tesirleriyle acımasızca maruz kalıyorlar.aynı şeyi ne gariptirki ateistlerde yapıyor.bu bir genetik kodlamamıdır yoksa bilinçlimi yapıyorlar kaderin bir cilvesi galiba (kadare bu anlamda inanmıyorum)merak edenlere açıklarım.
Alıntı ile Cevapla
  #309  
Alt 14-03-2011, 21:12
aliyarasfal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
aliyarasfal aliyarasfal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 May 2010
Mesajlar: 2.935
Standart

zapzero´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
kendin çalıyorsun kendin söylüyorsun.kimin ne dediği senin için önemli değil.kurandaki erkek ifade ile verilenlerin hepsi seninde kabul ettiğin üzere erkek kadın hepsini kapsar.kadınlarada huri mi verilecek meselesine gelince hurilerin bir cinsiyet belirtmediğini daha önce açıkladım.bakire kız anlamını sen hiristiyanlıktan almış olmalısın malesef bizimi ulema geçinenlerde senin gibi çok alıntı yapıyor hiristiyanlıktan.onun için kadınada erkeğede verilebilir.ayrıca hasan beyin yaptığı açıklamada çok akli ve destekli bir açıklama bunun içinde tşk ederim kendisine.erkeğin 1 derece altında falan değil buna cevap verdim neden anlamıyorsun.orda kadına talak veren koca kadının tekrar evlenmesi ile ilgili talak tamamlanmadıysa diğer evleneceği erkeklere göre 1 derece üstündür yani öncelik tam olarak boşanmamış erkeğindir. üstünlük diğer erkeklere göredir. kadından üstün değil.
müsade etde senin inanmadığın anlamaktada zorlandığın kuranı bizlerin senden daha iyi anlaması mümkin olsun zaten durduğumuz yerdende belli olmuyormu.sen kimin biz kimin yanındayız
bunları anlasaydın orda olmaz sende yanımızda olurdun.bak birde kuranın geçmişteki anlaşılması ve bugün daha iyi anlaşılmasına bir örnek vereyim.
kuranda kiramen katibin isimli meleklerden bahsedilir ve anlayışa göre insanın iki omzunda iki melek elinde divit okka iyiliği ve kötülüğü yazıp dururlar ama bu gün bilmin ışığında ben anlıyorumki bu bahsedilen yazıcılar insanın sağ ve sol beyinloblarıdır.bunu çağdaş müfessirlerde böyle anlıyor.hala sağımızda solumuzda melekler olduğunu iddia etmek pek akıılcı olmaz .işte kuran Allahın yasalarının anlaşılmasıyla daha iyi anlaşılıyor bu güzel bir örnektir mesela müslümanlar için.

Ben gayet net doğruları aktardım. Siz insanlara demogoji ile kendinizi doğru gösterme gayretindesiniz ancak hiç bir bilgi sunamıyorsunuz. Ben hocayıda seninde gayet güzel yalan yanlış iddialar ile inancınızı inkar ettiğinizi kanıtladım.

Ben bu boş vaazlardan etkilenmem.

Sizin işiniz neden zor biliyormusunuz, bir yanlışı savunmaya çalışıyorsunuz. Yanlış savunulamaz. Çünkü gerçekler onları daima yokeder.

Burda gerçeği ortaya koyan biziz. Siz ise bilgiyi dahi çarpıtıp sunmaya çalışıyorsunuz.

Ben bıkmam doğrulardan.

Henüz doğru sunmadınız. Yalanlara ve vaazlarada ihtiyacı olanlar inansın.
Geniş bir cevap konuyla ilişkili daima vereceğim. Doğru bilgiden şaşmadan.Çünkü düştüğünüz şu durum komik.

Biriniz huri yok diyor, diğeri erkeğe huri kadına nuri var diyor.

Doğrusu ise sadece erkeğe kadın vaad edildiği.

Hunne ve hum bitirir sizi ki, bittiniz.


Gayet eğlenceli bir yalanı savunmak uğruna her türlü yola başvurmanız. Ancak benim umrumda değil. Gerçek neyse o.

Devam edeceğiz.

Sorular sormuyorsan ya ölüsün ya da köle...
Alıntı ile Cevapla
  #310  
Alt 14-03-2011, 21:38
Estiva Estiva isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 26 Aug 2010
Mesajlar: 295
Standart

zapzero´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
birincisi ateist arkadaşlarında müslümanlarında yaşadığı bu çelişkinin baş bence tek nedeni rivayet kültürü ve israiliyattan bu rivayet kültürünün aşırı etkilenmesidir.zira ateistlerinde müslümanlarında itiraz noktalarını falanca alim filanca hadis diye zikretmeleri apaçık kuran ayetinin birilerinin rivayet etkisinde anlamlara yaptığı bindirmeleri malesef temizlemek bu kadar zor oluyor.aslında mealler yazılırken muhtelif anlamların içinde rivayete uygun olan seçildiği için bu yanlışlıklar meydana geliyor.hiristiyanlıktaki huri anlayışı melek anlayışı cennet cehennem anlayışı ruh anlayışı cin anlayışı büyü sihir anlayışı günahkarların cehennemde yanıp sonra cennete gidecekleri anlayışı kabir azabı anlayışı bunların tümüne hiristiyanlık etkisinde kalmış (ama bilerek ama bilmeden yutturularak)anlayışlar etki etmiş hepside malesef yanlış anlaşılmıştır.rivayetler devre dışı kalınca kuranın kendini tefsir etme kabiliyeti ile bunlar çok basit ve net olrak anlaşılabiliniyor.bahsini ettiğim konuların hepsi kuranın geneline aykırı biçimde tefsir edilmişlerdir.bunlar ilk dönem selef alimleri tarafından doğru anlaşılmışlar ama emevi ve abbasilerin baskıcı caydırıcı tavırları bunların azalmalarına hatta yokolmalarına sebeb olmuştur.bu baskılara hala günümüz müslümanları geçmiş dönem rivayetçi alimlerin tesirleriyle acımasızca maruz kalıyorlar.aynı şeyi ne gariptirki ateistlerde yapıyor.bu bir genetik kodlamamıdır yoksa bilinçlimi yapıyorlar kaderin bir cilvesi galiba (kadare bu anlamda inanmıyorum)merak edenlere açıklarım.
Hocam ben artık hadislerden, rivayetlerden, tefsirlerden tamamen vazgeçtim. 1400 yıl içinde resmen yeni bir din yaratıldı bu saydığım şeylerle. Yüzyıllarca kimbilir, kimler kendi çıkarlarına alet etmeye çalıştı dini. Bu yüzden hadis madis gibi şeylere hiçbir itibarım yok. Kur'an'ı okuyup, kendi çapımda anlamak istiyorum, herhangi bir tefsir filan da istemiyorum. Başkalarının aklıyla niye düşüneyim.

Şöyle herkesin doğrudur diyebileceği, güvenilir bire bir tercüme bulabilirsem, çok mutlu olacağım. Ama en basitinden bu başlığa bakın. Huri var mı, yok mu, cinsiyeti kadın mı, cinsiyetsiz mi? Daha bir kelimede anlaşamadık ki. Bu alim malimlerin derdi ne anlayamıyorum. Kur'anı gönderen Allah ise, onun apaçık olduğunu da söylediğine göre, neden çevirmenler meallere bile parantezler içinde birşeyler yazarak kendi varsayımlarını ekliyorlar. Üstüne üstlük doğru çevirmedikleri iddiası var. Bakın tefsir değil, meal ya. Kardeşim, sen birebir çevir adam gibi, bırak herkesin imtihanı kendine, herkes anladığı kadarıyla uygulasın. 21. yüzyıldayız arkadaşlar, (orijinal) inen Kur'an'ı okumak istiyorum, yazanları kafamda değerlendirmek istiyorum. Şu anki okuduğum çevirilerde birçok çelişki olduğunu hissediyorum açıkcası. Çevirenlerden kaynaklanan bir sorun mu onu anlayamadım. Güvenilir bir meal bulmam şart.

Bu arada Hasan Hoca bilir (iletişim bilgilerini göndermiştim), okpa rumuzlu Mısırlı şahsa tekrar açık bir şekilde sordum, erkeğe huri mi var diye, cevabı geldi az önce.

hoora deficiencies are princesses who are only for men
Women have ornaments and decorations
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Etiket
allah, cehennem, din, huri, tanrı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
İnançlı veya İnançsız olarak insan olarak düşünceye saygı onur İslam 7 07-02-2017 12:26

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:05 .