
24-09-2006, 17:54
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 27 Jan 2006
Mesajlar: 808
|
|
Re: Allahın Yokluğunun İspat Edilmesi üzerine
al sana sümer inancı
Sumer dini çoktanrılı bir dindi. Dünyada, evrende, doğada görülen, hissedilen her nesnenin bir Tanrısı vardı. Tanrılar insan görünümünde, fakat insanüstü güçleri olan ölümsüz varlıklardı. İnsanlar gibi, onlann da çocuklan ve eşlerinden oluşan aileleri bulunuyordu. Bu aileler kral gibi bir Baştanrı altında toplanmışlardı. Tanrılar da insanlar gibi sever, üzülür, kızar, kıskanır, kavga eder, kötülük yapar, hastalanır, hatta yaralanabilirlerdi. Yer, Gök, Hava, Su Tanrılan yaratıcı, diğerleri yönetici ve koruyucu Tanrılardı.
Her şehrin bir koruyucu Tanrısı vardı. O Tanrı, şehrinin iyi yaşam sürmesinden sorumlu idi. Onun gücü, şehrinin iyi veya fena olduğuna göre değişirdi. Bunlara aym zamanda diğer şehirlerde de tapılırdı. Bu şehir Tanrıları, evrenin yönetimini aralannda bölüşmüşlerdi. Tanrılara ait listelerde 1500 kadar Tanrı adı bulunması, Sumerlilerin ne kadar çok Tanrı yarattığını göstermektedir.
bide sana sümerlilerin tanrılarını yazam tamam olsun
An,Anşar,Annunaki'ler,AralluAruru,Boğa,Ea,Enkidu,E nlil,Ereşkigal,Kingu,Kişar,Lakmu,Lilitu,Moummou,Na na,Ningirsu,Ninhur Sag,Ninlil,Pazuzu,Sin,Şullat,Tiamat,Temmuz,Utu
bunlar sümerlilerin tanrı(cık)ları
ayrıcaaaa o meksikada bahsettiğin tek tanrılı din tarihin ilk tek tanrılı dini olan mu dini ise ordan sana ekmek çıkmaz çünkü onlar güneşin tanrı olduğuna inanırlardı
hindistan dini diye bahsettiğin din Sihizm ise Sri Guru Nanak Dev Ji (1469-1539) tarafından kurulmuştur
İslam 'ın Tanrı inanışını, Hinduizmin Maya ve Nirvana tasavvurlarını ve tenasüh (ruh göçü) fikrini kabul etmiş olmasına rağmen Avatarlara inanmayı reddetmiştir.
yok bu değil Sahaja Yoga’cılığık diyosan
Sahaja Yoga’cılığın kurucusu Shri Mataji Nirmala Devi, 21 Mart 1923’de Hindistan’ın Maharashtra Eyaleti’nde doğmuştur
Sahaja Yoga’cılar dini Gerçek'le, Özben'le, veya Tanrı'yla -diliniz ne olursa olsun-- bağlantı tanımı kapsamında kendilerini ayrı bir din olarak kabul ederler. Sahaja Yoga organize bir din değildir, ancak o sübtil olanın, tanrısal gerçeğin doğrudan algılanması ile bütün dinlerin özünü birleştirir. Sahaja Yoga spiritüelliği dogma boyutundan çıkartıp bireysel deney boyutuna getirmiştir. Bu bir uygulamadır, merkezi sinir sistemimiz üzerinde hissedilen direkt bir deneydir ve ispatlanması için inanmaya ihtiyaç yoktur.
şahsen ben senin bahsettiğin gibi bir din bulamadım ne hint dinlerinde ne sümerlerde nede meksikalılarda
Gelenek ve Gelecek 'Ne Yapmalı'cılarındır
|

24-09-2006, 17:55
|
|
|
Re: Allahın Yokluğunun İspat Edilmesi üzerine
Panteidar'ın düşüncelerine genel olarak katılıyorum. Dünya bu evrenin merkezi değil, ve herşey bizim için yaratımammış veya var olmamış. Hepimiz bir enerjinin çeşitli formlarıyız. Akıl ve mantığın bize sunduğu yegane bilgi. Biz bir enerjiden geliyoruz. Ama bu enerji var sayıldığı gibi tasarlayan bir tanrı mı değil mi bunu bilemeyiz. Böyle olduğunu varsaymak da exclusive ve diğer arkadaşlarımın da belirttiği gibi mantıksız olmakta. Sanırım bu enerjiyi tanrı olarak adlandırmak biraz insan egosunu tatmini kolaylaştırmakta. Çünkü tanrının var olduguna inanmak, bizi tasarlayarak yarattığına inanmak, bize dinler gönderdiğine inanmak, insanoğlunu evrenin var olma nedeni yapmakta ki, bu bize bu dünyayı ve evreni istediğimiz gibi sömürme hakkını veriyor.
Bir şeyin yokluğu arkadaşlarımın da belirttiği gibi ispatlanamaz. Birşeyin yokluğunun ispatlanabilmesi için bize bir örnek gerekmektedir. Tanrıyı bilmek gerekir ki ona yok işte diyebilelim kesin. Peki tanrının yoklugunu kanıtlayamamak onun var oldugunu gösterir mi? Ex'in mantık önermerlerine yanlış diyemeyiz.
Peki elimizde ne var? Hiç bir şey!
Dolayısı ile, tanrının olduğuna inanmıyorum diyen arkadaşlarımız kesinlikle mantıklı bir çıkarım yapıyorlar. Tanrı'nın olmadıgına inanıyorum diyen arkadaşalrımıza ise aynı şekilde hak veremiyorum, tanrının yoklugunu kanıtlayamadıgımız için.
Benim düşünceme göre ise bilinçli bir tanrının varlığı ispatlanana kadar (sanırım bu mumkun değil) tanrı bir bilinemezdir. Herşey bir enerjinin değişik formlarıdır. Bence insanoğlu kendini çok abartıyor.
|

24-09-2006, 18:48
|
|
|
Re: Allahın Yokluğunun İspat Edilmesi üzerine
Bence tanrı var mı yok mu yerine insanların tanrıya gereksinimi var mı? Eğer bunu somut olarak ortaya koyabilirsek daha mantıklı olur diye düşünüyorum. Tanrı hangi gereksinimden kaynaklanarak yaratıldı. Bu gereksinim bir çözüm olabildi mi?
Nedir bu gereksinim? Doğa olayları karşısındaki insanlığın çaresizliği. İnsanın ölümsüzlük egosu. Peki tüm bunlara tanrı tarafından bir çözüm getirilmiş mi? Kesinlikle hayır diyorum. Ne olmuş? Zadece psikolojik bir sığınma. Peki bu psikolojik sığınma insanı rahatlatmış mıdır? Bence geçici bir rahatlama sağlamıştır ama yetersiz kalmıştır. Doğa yine bildiğini okumuş ve acımasızca insanı yok etmeye devam etmiş. Doğa yok ettikçe çaresiz bir şekilde doğaüstü güce sığınmaya devam etmişiz. Kendimizi aldatarak. Bir çözüm olmadığını bile bile...Sadece bir züğürt tesellisi olarak...
İşte bu noktada insanlık aklı devreye girmiştir. İnsanın kendi öz gücü devreye girmiştir. İşte bu akıl ve güç sayesinde doğayla var olma mücadelesi başlatılmış. Ve biz insanlar var olduğumuz sürece bu mücadeleye de devam edilmiş. Bu mücadelede akıl ve bilim sayesinde büyük bir yol alındığı da gözlemlenmiştir.
Şimdi *evrenin yaratılışı *bilinmiyor diye bir tanrıya dayandırmak basit bir yaklaşımdır. Kolaycılığa kaçmaktır. Bu konu dipsiz bir kuyuya benzer. Bence bu bizi fazlaca ilgilendirmemeli. Tüm olup biten her şeyin temelinde insan olgusu varsa insan temel alınmalıdır. Çünkü biz insanlar olmazsak evrenin de bir anlamı olmayacaktır. Anlamlaştıran biz insanlarız. Bundan dolayı da bu evrenin merkezinde insan vardır. Asıl yoğunlaşmamız gereken husus bu olmalıdır.
Bu düşünceden hareketle bence bizim bir tanrıya gereksimimiz yoktur. İnsan olarak kendi gücümüze niye inanmıyoruz da tanrının gücüne inanıyoruz. Bunu tartışmak gerekir. Diyorum ki insan olarak kendi gücümüze inanalım, kendimize güvenelim. Tanrı olayı sığınaktan öteye bir görev yapmamıştır. Sorunlarımıza çözüm olamamıştır. Çözüm yerine tam tersine çözümsüzlük üretmiştir. İnsanları uyuşturmuştur ve kaderciliğe zorlamıştır. İnsanları kamplara bölmüştür. Tüm bunları göre göre niye halen tanrı diyoruz. Bu kendi gücümüze güvenmemek kendimize inanmamak değil midir?
İşte onun için diyorum ki biz insanlar kendi gücümüzün farkında değiliz. Eğer bu gücümüzü akıllı bir şekilde kullanırsak tanrıya gereksinim kalmayacaktır. Otuz yıldır gereksinim duymadığım gibi...
|

24-09-2006, 18:54
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Dec 2005
Mesajlar: 1.123
|
|
Re: Allahın Yokluğunun İspat Edilmesi üzerine
Merwe, "tanrının olduğuna inanmıyorum" diyen mantıklı, "tanrının olmadığına inanıyorum" diyen haksız... Ben anlayamadım yanlış mı yazdın? Bunların ikisi de aynı anlama gelmiyor mu?
Ayrıca benim yürüttüğüm mantık ne kadar doğrudur bilmem ama bu mantık sadece ateizme imkan tanıyor, agnostizme, deizme vs. değil.
Biz "tanrı bir bilinmezdir" dediğimiz vakit bunu "varlığı da, yokluğu da ispatlanamıyor" durumuna dayandırıp söylüyoruz ve bu durumda hiç bir şey için "yoktur" diyemez hale geliyoruz. Bu benim canımı sıkıyo. "Bir şey ya vardır ya da bilinmezdir" gibi bir durum oluşuyo ve ben insan aklının bu kadar aciz olduğunu sanmıyorum.
m.kara
|

24-09-2006, 18:57
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.614
|
|
Re: Allahın Yokluğunun İspat Edilmesi üzerine
Ezkamo'nun hislerine tamamiyle katiliyorum, ben 50'ye yakin yildir bu dusuncedeyim.
Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
|

24-09-2006, 19:27
|
|
|
Re: Allahın Yokluğunun İspat Edilmesi üzerine
"Merwe, "tanrının olduğuna inanmıyorum" diyen mantıklı, "tanrının olmadığına inanıyorum" diyen haksız... Ben anlayamadım yanlış mı yazdın? Bunların ikisi de aynı anlama gelmiyor mu? "
Pratikte aynı anlama gelebilir ex, ama aslında bu ikisi farklı. Tanrının olmadıgına inanmak demek tanrının olmadığını bilmek demektir. tanrının olduguna inanmamak ise tanrının varlıgını bilmemekten kaynaklanır.
"Ayrıca benim yürüttüğüm mantık ne kadar doğrudur bilmem ama bu mantık sadece ateizme imkan tanıyor, agnostizme, deizme vs. değil."
Ben senin mantık önermelerinin çoguna katılıyorum, ama bu önermeler beni ateizme götürmüyor. Sadece cevaplayamacağımız bir soru oldugunu gösteriyor bana. Bilemiyorum belki bakış açılarımız farklı.
Hukuk sistemi ile örnek verdiniz ya ben de öyle devam edeyim, bir insan zehirlenerek ölüyor diyelim, savcı ve halk iddia ediyor ki bu kişi falanca tarafından zehirleniyor. Ancak hukuk sistemi bir kanıt bulamıyor. Dolayısı ile, sistem ve jüri sanık hakkında delil olmadıgı için (zehirlenmenin asıl sebebini bulamıyorlar ama elde suc var veya yok hiçbir kanıt yok)onu suçsuz buluyor. Eger ki bu durumu tanımlayacak cumle bu kişinin suclu oduguna inanmıyorum, buna hak verebilirim. Ama bu kişinin suçlu olmadıgına inanıyorum, bu bence pek de makul değildir. Bilmiyorum ben mi pek hassas bakıyorum. Belki de o kadar önemli değil bu fark, ama bakış açıları farklı bence olaya.
Benim düşüncem ise böyle bir durumda, kişinin suçluluğu bilinemezdir.
|

24-09-2006, 19:37
|
|
|
Re: Allahın Yokluğunun İspat Edilmesi üzerine
"Biz "tanrı bir bilinmezdir" dediğimiz vakit bunu "varlığı da, yokluğu da ispatlanamıyor" durumuna dayandırıp söylüyoruz ve bu durumda hiç bir şey için "yoktur" diyemez hale geliyoruz. Bu benim canımı sıkıyo. "Bir şey ya vardır ya da bilinmezdir" gibi bir durum oluşuyo ve ben insan aklının bu kadar aciz olduğunu sanmıyorum."
Sevgili ex, insan aklı maalesef aciz. Bence hiçbir sey için yok diyemeyiz. Varlığı kanıtlanamamıştır diyebiliriz sadece. İnsan aklı maalesef hiç tecrube etmediği görmediği nesnelerin var olmadıgına götürecek önermelere götüremiyor bizi, sadece yoktur demek, vardır demekten daha mantıklı görünüyor o kadar.
Ben ise aklımın acziyetini kabul ediyorum sadece.
|

24-09-2006, 20:12
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
|
|
Re: Allahın Yokluğunun İspat Edilmesi üzerine
Ex, neden canın sıkılsın ki ? Tanrı'nın varlığı ve yokluğu bilinemez. Ve biz bir şey bilinemediği için de ona "yok" diyemeyiz. Burada "agnostic" duruş bence en dürüst duruştur.
Eğer "Tanrı yok" diyorsan kesin bir yargıda bulunuyorsundur. Peki bu kadar kesin bir yargıda bulunacak kadar bilgi sahibi misin ? Aynı şekilde Tanrı var demekte başlı başına ispat gerektiren bir şey ve bunu söyleyenler aynı bir "taşın varlığını" ispatlar gibi ispatlamak zorundalar. Ama yokluk ispatlanmaz bu kesin. Aslında Tanrı var derken yaptığımız şey bir "uslamlama", "mantık yürütme" ve hiçte yabana atılır bir önerme değildir felsefi düzlemde.
Zaten genel anlamda metafizik felsefenin oldukça ilgisini çeker ve bir felsefeci için fazla garip bir kavram değildir. Ama felsefi anlamda kastedilen metafizik ile dinsel metafiziği birbirinden ayırmak şartıyla mükündür böylesine "uslamlamalar."
Örneğin Platon'un "ide-ler öğretisi" önemli bir açılımdır. Bu açıdan "Tanrı yoktur" veya "vardır" gibi köşeli düşüncelere felsefede pek değer verilmez.
Eğer bir filozof edası ile düşünmek istiyorsanız öncelikle "ön-kabuller"inizi ortadan kaldırmak zorundasınız. Yoksa hayat boyu hep aynı nakaratları tekrarlar durursunuz.
|

24-09-2006, 21:20
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Re: Allahın Yokluğunun İspat Edilmesi üzerine
Pozitif ateizm, Tanrının varlığını asla mümkün görmez. Bundan dolayı "Tanrı yoktur, olamaz" der.
Negatif ateizm ise Tanrının varlığının kanıtı olmadığı için Tanrı fikrini kabul etmez.
Agnostizm, bilinemezcidir. Tanrının varlığı ve yokluğu hakkında kesin bir hüküm verilemeyeceğini, sahip olunan bilgi ve kanıtların bir hüküm için yetersiz olduğunu savunur.
Bilim de agnostik davranmaktadır. Bu konuda kesin hüküm vermez. Kimi bilimciler ateist olabilir. Teist olan bilimciler de mevcuttur. Ancak bilim, kanıtlayamadığını reddetmez. Bilinmeyenleri bilimsel bir açıklama getirene kadar araştırmayı sürdürür.
Yazdığın gibi, bilim telepatiyi reddetmez. Telepati iddiasını araştırır. Onu kabul edecek ya da çürütecek kanıtları elde etmeye çalışır. Henüz elde edememesi telepatinin gerçek dışı olması demek değildir. Örneğin ikizlerin çok uzaklarda dahi olsa birbirlerinden etkilenmeleri çözülememiştir.
Bilim elbette bugün açıklayamadığı bilinmeyenlere gelecekte açıklık getirme şansına sahiptir.
Herşeyi açıklayabilecek midir? Hapsolduğumuz bu muazzam büyüklükteki Samanyolu galaksisinin küçücük gezegeninden çıkamadan, diğer milyarlarca galaksiyi yakından inceleyemeden mümkün olabileceğini sanmıyorum.
Bilimin gücü, geldiği aşama agnostik olmayı gerektirdiğinden Tanrı konusunda zorunlu olarak inanç bazında görüş sunabiliyoruz. Sıradan bir insan dahi " Ben inanıyorum" ya da "İnanmıyorum" diyor. Ama hiç kimse "Dünyanın yuvarlak olduğuna inanmıyorum" ya da "İnanmıyorum" demiyor. Yani, bilimsel olan, kanıtlanmış olan hakkında inançlar devreden çıkıyor artık.
Agnostizm'in de ateizm gibi iki tür bakış açısı var. Ama inanç bazında. Agnostizmin ateist yanı var ki bu negatif ateizme yakın bakıyor. "Bilinemez ama kanıt olmadığı için yokluğuna inanmalıyız." diyor.
Agnostizmin Fideist yanı ise " Bilinemez ama akıl yoluyla da reddedilemez. Yokluğu kanıtlanamadığı için varlığına inanılmalıdır." diyor.
Sonuç olarak dinlerle ilgili bilimsel açıklamalar getirebiliriz. Ama Tanrı konusunda kim ne söylüyorsa inancını söylüyordur. İnancını bilime dayandırma çabası ise Harun Yahya benzeri propaganda amaçlıdır.
Benim düşüncelerimi biliyorsunuz. Agnostizmin Fideist bakış açısından yola çıkarak panenteist ağırlıklı Diyalektik Tasavvuf inançtayım. Bu ben de bir saplantı da değil. Daha doğrusunu bulduğumda inancım değişebilir.
Ezkamo Hoca'ma katılıyorum. Keşke bir Tanrıya gereksinimimiz olmasaydı...
|

24-09-2006, 23:44
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 25 Aug 2006
Bulunduğu yer: siirt
Mesajlar: 27
|
|
Re: Allahın Yokluğunun İspat Edilmesi üzerine
ordu arşivleri yalancı çıktı *  ops:
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:43 .
|