Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Felsefe > Dil, Mantık & Zihin Felsefesi

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #51  
Alt 16-10-2014, 05:13
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.677

Onur Üyeliği 

Standart

Dialectics´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Matematiğin bir sembol olduğundan, maddi süreçlerin ifadesinde tıpkı diller gibi soyut bir araç olduğunu ifade etmişsiniz. Ancak matematiğin diğer bazı insan tarafindan turetilmis soyut sembollerden farkı vardır. Verdiğim linkte şu tip bir şeyden bahsedilmekte: Bir matematikçi kafasına göre "iki farklı sayının kareleri toplamına eşit bir asal sayi vardır" diyemez. 13 gerçekten 2 ve 3un kareleri toplamına eşittir.

Ya da x2-y2=(x-y)*(x+y) şeklinde bir önerme dillerde kelime seçer gibi sececegimiz bir şey değildir. Sayılar, bu halleriyle bizler tarafindan rastgele belirlenen değil, belli kurallarla ifade edilen nesneler gibi görünürler. 1 sayısını ister a harfi ile gösterin, ister alpha, omega tek degistirdiginiz o sayının sembolizasyonudur. Semboller değişse dahi sayılar arasındaki ilişkiler değişmez...
Matematik bilim değildir, ne kadar karmaşık ve formüller öne sürersek sürelim bunlar gözlemlemlenemez, zira karmaşıklık, başını, sonunu hesaplayabilirlik vb tümüde mantık ve zihin çerçevesindedir. Gözlemleneceğine dair söylemlerde gerçek dışıdır, realiteye aykırıdır.

Matematik ile superman arasındaki fark, birincisinin mantık ölçeğinde ikincisinin hayal ölçeğinde oluşudur. Birincisi anlamlandırılmış semboller, soyutlamalar, işaretlerle yapılan formüller, işlemler içerirken ikincisi de hayal ürünü eylemleri gerçekleştirir(eylemler superman şahsında soyutlama değildir). İkincisi gözlemlenebiliyorsa ancak birincisi de gözleme açıktır. Yani demem o ki aynı yerin ürünüdürler, farklı yapı ve kullanım amacıyla.

iddianızı basitleştirisek, insan araç olarak mikroskopuda kullanır hemde en çok kullanım alanı bilimdir, bu aracı, amaç haline getirmez, ölçüm araçları vardır mikron cinsi veriler sunar vs bunlarda arçtır, ne kadar karmaşık olursa olsunlar vb... Matematik konusunda Kuhn incelenebilir.
Bırakın sayıyı sembolü, Thomas Kuhn çok daha farklı nokradan matematiğin bilim olamayacağını ifade ve izah etmiştir. Ne demiştir;
Ardışık olarak birbirini takip eden süreçler bilim olamaz.
Çünkü bilime gerek kalmaz masa başında oturup hesaplarsınız, o derece ki imkansız iken 100 yıl sonrayı bile kesin bir ifadeyle açıklayabilirsiniz Bilim bunun neresinde? Bilim incelemeden, gözlemlemeden, deneylemeden hiç bir ifade ve yourmda bulunmaz, bilim gözlemleyip yorumladıkça da matematik bir ifade dili, bir hesaplama aracı olarak ardından gelir.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu

Konu spartacus tarafından (16-10-2014 Saat 05:25 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #52  
Alt 16-10-2014, 08:07
dindarateist dindarateist isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 06 Jun 2014
Mesajlar: 344
Standart

Eskiden bir matematik hocam vardı, bana takmıştı. O da böyle sulardan, çukurlardan falan bahsederdi. Şimdi aklıma o geldi. Yaşıyorsa Allah (cc) uzun ömür versin, Öldüyse Allah (cc) rahmet eylesin.
Alıntı ile Cevapla
  #53  
Alt 16-10-2014, 14:04
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Matematik bilim değildir, ne kadar karmaşık ve formüller öne sürersek sürelim bunlar gözlemlemlenemez, zira karmaşıklık, başını, sonunu hesaplayabilirlik vb tümüde mantık ve zihin çerçevesindedir. Gözlemleneceğine dair söylemlerde gerçek dışıdır, realiteye aykırıdır.

Matematik ile superman arasındaki fark, birincisinin mantık ölçeğinde ikincisinin hayal ölçeğinde oluşudur. Birincisi anlamlandırılmış semboller, soyutlamalar, işaretlerle yapılan formüller, işlemler içerirken ikincisi de hayal ürünü eylemleri gerçekleştirir(eylemler superman şahsında soyutlama değildir). İkincisi gözlemlenebiliyorsa ancak birincisi de gözleme açıktır. Yani demem o ki aynı yerin ürünüdürler, farklı yapı ve kullanım amacıyla.

iddianızı basitleştirisek, insan araç olarak mikroskopuda kullanır hemde en çok kullanım alanı bilimdir, bu aracı, amaç haline getirmez, ölçüm araçları vardır mikron cinsi veriler sunar vs bunlarda arçtır, ne kadar karmaşık olursa olsunlar vb... Matematik konusunda Kuhn incelenebilir.
Bırakın sayıyı sembolü, Thomas Kuhn çok daha farklı nokradan matematiğin bilim olamayacağını ifade ve izah etmiştir. Ne demiştir;
Ardışık olarak birbirini takip eden süreçler bilim olamaz.
Çünkü bilime gerek kalmaz masa başında oturup hesaplarsınız, o derece ki imkansız iken 100 yıl sonrayı bile kesin bir ifadeyle açıklayabilirsiniz Bilim bunun neresinde? Bilim incelemeden, gözlemlemeden, deneylemeden hiç bir ifade ve yourmda bulunmaz, bilim gözlemleyip yorumladıkça da matematik bir ifade dili, bir hesaplama aracı olarak ardından gelir.
Hayat matematiktir gibi sözler, Matrix gibi filmler, Ortak bilinç gibi yapılar, zaman tarih gibi kavramlar olduğu sürece, böyle güzel yazılar her zaman GÖLGEDE kalacaktır.
Ama onun gölgede kalması içinde ki ışığı da saklayamayacaktır, aksine gecenin içinde parıldayan yıldızlar gibi parlayacaktır.

Özetle bu parıltılar saçan yazı için teşekkürler.

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #54  
Alt 16-10-2014, 15:22
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.677

Onur Üyeliği 

Standart

Felâsife´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Hayat matematiktir gibi sözler, Matrix gibi filmler, Ortak bilinç gibi yapılar, zaman tarih gibi kavramlar olduğu sürece, böyle güzel yazılar her zaman GÖLGEDE kalacaktır.
Ama onun gölgede kalması içinde ki ışığı da saklayamayacaktır, aksine gecenin içinde parıldayan yıldızlar gibi parlayacaktır.

Özetle bu parıltılar saçan yazı için teşekkürler.
Teşekkürler sevgili Felâsife

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #55  
Alt 16-10-2014, 22:17
Dialectics - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dialectics Dialectics isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 15 Jul 2014
Mesajlar: 1.765
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Matematik bilim değildir, ne kadar karmaşık ve formüller öne sürersek sürelim bunlar gözlemlemlenemez, zira karmaşıklık, başını, sonunu hesaplayabilirlik vb tümüde mantık ve zihin çerçevesindedir. Gözlemleneceğine dair söylemlerde gerçek dışıdır, realiteye aykırıdır.

Matematik ile superman arasındaki fark, birincisinin mantık ölçeğinde ikincisinin hayal ölçeğinde oluşudur. Birincisi anlamlandırılmış semboller, soyutlamalar, işaretlerle yapılan formüller, işlemler içerirken ikincisi de hayal ürünü eylemleri gerçekleştirir(eylemler superman şahsında soyutlama değildir). İkincisi gözlemlenebiliyorsa ancak birincisi de gözleme açıktır. Yani demem o ki aynı yerin ürünüdürler, farklı yapı ve kullanım amacıyla.

iddianızı basitleştirisek, insan araç olarak mikroskopuda kullanır hemde en çok kullanım alanı bilimdir, bu aracı, amaç haline getirmez, ölçüm araçları vardır mikron cinsi veriler sunar vs bunlarda arçtır, ne kadar karmaşık olursa olsunlar vb... Matematik konusunda Kuhn incelenebilir.
Bırakın sayıyı sembolü, Thomas Kuhn çok daha farklı nokradan matematiğin bilim olamayacağını ifade ve izah etmiştir. Ne demiştir;
Ardışık olarak birbirini takip eden süreçler bilim olamaz.
Çünkü bilime gerek kalmaz masa başında oturup hesaplarsınız, o derece ki imkansız iken 100 yıl sonrayı bile kesin bir ifadeyle açıklayabilirsiniz Bilim bunun neresinde? Bilim incelemeden, gözlemlemeden, deneylemeden hiç bir ifade ve yourmda bulunmaz, bilim gözlemleyip yorumladıkça da matematik bir ifade dili, bir hesaplama aracı olarak ardından gelir.
Matematiği salt bir sembol sistemi olarak ya da insanlarca "anlamlandırılmış" bir mikroskop türü araç olarak betimlemek fikri işin doğrusu benim içime çok sinmiyor. Örneğin 7 sayısı, keyfi olarak sembolize edilip anlam verilmiş bir sayı değildir. 7 sayısı bir zorunluluktur. 7 sayısını bir şekilde ifade etmediğiniz hiç bir matematiksel sembolizasyon sistemi kuramazsınız. Ve tıpkı diğer sayılar gibi bu sayıda keşfedilmiştir, yani bir mikroskop gibi geliştirilmiş değil, keşfedilmiştir...

Örneğin 1729 sayısı iki farklı çift sayının küpü olarak yazılabilen en küçük rakamdır

1729 = 10³ + 9³ = 12³ + 1³.

ve bu geliştirilmiş, anlamlandırılmış, sembolize edilmiş vs. değildir, keşfedilmiştir. 10 luk sistemi değil de 2 lik sistemi kullanıyor olsaydınız da, romen rakamlarını kullanıyor olsaydınız da bu sayı ile ilgili gerçek değişmeyecektir, basitçe bu böyledir.

Matematikçiler halâ yeni yeni matematiksel bilgiler keşfetmeye devam etmektedir. Matematiğin, bilimin ardından geldiği söylenmiş, ancak bilim adamları kâinatımızda gerçekleşen olayları açıklamak için matematikçiler tarafından keşfedilmiş bilgileri kullanırlar. Örneğin elektrikteki manyetik alanın ve diğer alanlar ile ilişkilerinin bilimciler tarafından formülize edilebilmesi için matematikteki türev ve integral fonksiyonlarının keşfedilmiş olması gerekliydi... Yani belki de ifadenizin tam tersine bilim matematiğin ardından gelmektedir.


Matematik, sadece gerçekliğin zorunlu ifadesi midir yoksa gerçekliğin kısıtları mı?

Örneğin elektrikteki en temel formül, Gerilim = Akım x Direnç (V = I.R)
İç direnci 100 ohm olan bir ısıtıcıya 220V bir gerilim uyguladığınızda, bu direnç üzerinden bir akım akmaya başlar, o akımın miktarı da her zaman 2,2 Amperdir. Akım, birim zamanda birim alandan geçen yük miktarıdır. Örneğin bu şartlarda her zaman ısıtıcısının kablosunun 1 santimetrakaresinden, 1 saniyede 2,2 birim yük geçecektir... Bu bir fizik yasasıdır, o kablodaki elektronlar buna tabiidirler, farklı davranamazlar.

Bu bir fizik yasasıdır ve bu yasa neden böyledir , o da başka bir muammadır? Ama elektronların adedi matematikteki çarpım ve bölme işlemlerinin zorunlu sonucudur. Bu şartlar altında hiçbir kablonun 1 santimetrekaresinden 2,2 değil de 3 elektron geçemez. Çarpım işlemi bunu imkânsız kılmıştır...

Bizler dünyanın şarkı söyleyip dans eden çöpleriyiz.
Alıntı ile Cevapla
  #56  
Alt 16-10-2014, 23:09
aliyarasfal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
aliyarasfal aliyarasfal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 May 2010
Mesajlar: 2.935
Standart

Cahilliğime verin, 3 elektron geçememesinin nedeni maddenin kendi atom dizilimi, özelliği ve elektrik atomlarıyla etkileşiminin (fiziksel-kimyasal) sonucu mudur yoksa çarpım işlemi diye somut bir olayın mı sonucudur?

o elektronların tek tek numaraları mı var, yoksa birbiriyle etki-tepki olayıyla ilişkili bir etkileşim ve algı olayının sonucu mudur?

Matematik var olan madde ve özelliklerine ait bilgiyi tanımlamada kullandığımız ölçme, tanımlama aracı-yolu diye düşünmekteyim. Bilim olduğunu düşünmüyorum. Çünkü matematiği değil, matematiği kullanarak varlığı ve kanunları anlamlandırıyoruz. Deney tüpleri ne kadar bilimdir?


Şimdilik saygımla gittim...

Sorular sormuyorsan ya ölüsün ya da köle...
Alıntı ile Cevapla
  #57  
Alt 16-10-2014, 23:38
Dialectics - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dialectics Dialectics isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 15 Jul 2014
Mesajlar: 1.765
Standart

aliyarasfal´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Cahilliğime verin, 3 elektron geçememesinin nedeni maddenin kendi atom dizilimi, özelliği ve elektrik atomlarıyla etkileşiminin (fiziksel-kimyasal) sonucu mudur yoksa çarpım işlemi diye somut bir olayın mı sonucudur?

o elektronların tek tek numaraları mı var, yoksa birbiriyle etki-tepki olayıyla ilişkili bir etkileşim ve algı olayının sonucu mudur?

Matematik var olan madde ve özelliklerine ait bilgiyi tanımlamada kullandığımız ölçme, tanımlama aracı-yolu diye düşünmekteyim. Bilim olduğunu düşünmüyorum. Çünkü matematiği değil, matematiği kullanarak varlığı ve kanunları anlamlandırıyoruz. Deney tüpleri ne kadar bilimdir?


Şimdilik saygımla gittim...
Bahsettiğiniz kimyasal fiziksel etkilesiimlerde yine matematiksel bir denkleme tabi olacaktır. Bu etkilesimler neden o denklemdeki gibidir? Yeter neden ilkesine göre, her şeyin neden öyle olması gerektiğini açıklayan bir nedeni olmalıdır... Bu en temel neden de belki sayılardir.

Bizler dünyanın şarkı söyleyip dans eden çöpleriyiz.
Alıntı ile Cevapla
  #58  
Alt 16-10-2014, 23:50
aliyarasfal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
aliyarasfal aliyarasfal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 May 2010
Mesajlar: 2.935
Standart

Dialectics´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bahsettiğiniz kimyasal fiziksel etkilesiimlerde yine matematiksel bir denkleme tabi olacaktır. Bu etkilesimler neden o denklemdeki gibidir? Yeter neden ilkesine göre, her şeyin neden öyle olması gerektiğini açıklayan bir nedeni olmalıdır... Bu en temel neden de belki sayılardir.
Dostum çok bilgili değilim ama düşünmeyi sever ve çalışırım.

Bakın, en küçük kuarklardan başlayarak, bildiğim iki temel hareket vardır enerjide, kendi ekseninde dönme ve diğer kuarklarla etkileşerek ya iterek uzaklaşma, ya çekerek bir birliktelik oluşturma ki bunu yine ısı, radyasyon gibi kendine has özelliklerle fiziksel ve kimyasal olarak gerçekleştirir.

Bunlardan yola çıkarak atomlara, elementlere, gezegenlere, galaksilere kadar aynı basitlikte etki-tepki ve algı ile oluşumlar oluşmuyor mu? Yani matematiksel dizilim olduğu için değil, sayılar uysun diye değil, matematik maddenin umrunda olduğu için değil, kendi arasındaki bu etki-tepki-özellik ve şartların gereği biz matematikle algılayıp tanımlıyoruz kendimize, yanlışmıdır?

diyeceğim kısaca, matematiksel dizilimi maddenin özellik ve hareketleri belirliyor, yani burdan bilim değil, bilimde kullanılacak o nedeni bize açıklayacak bir yoldur, araçtır matematik.

Yanlışsa anlattığım veya anlayamamışsam boş ver gitsin

Şimdilik saygımla gitttim...

Sorular sormuyorsan ya ölüsün ya da köle...
Alıntı ile Cevapla
  #59  
Alt 20-10-2014, 08:44
Dialectics - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dialectics Dialectics isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 15 Jul 2014
Mesajlar: 1.765
Standart

aliyarasfal´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Dostum çok bilgili değilim ama düşünmeyi sever ve çalışırım.

Bakın, en küçük kuarklardan başlayarak, bildiğim iki temel hareket vardır enerjide, kendi ekseninde dönme ve diğer kuarklarla etkileşerek ya iterek uzaklaşma, ya çekerek bir birliktelik oluşturma ki bunu yine ısı, radyasyon gibi kendine has özelliklerle fiziksel ve kimyasal olarak gerçekleştirir.

Bunlardan yola çıkarak atomlara, elementlere, gezegenlere, galaksilere kadar aynı basitlikte etki-tepki ve algı ile oluşumlar oluşmuyor mu? Yani matematiksel dizilim olduğu için değil, sayılar uysun diye değil, matematik maddenin umrunda olduğu için değil, kendi arasındaki bu etki-tepki-özellik ve şartların gereği biz matematikle algılayıp tanımlıyoruz kendimize, yanlışmıdır?

diyeceğim kısaca, matematiksel dizilimi maddenin özellik ve hareketleri belirliyor, yani burdan bilim değil, bilimde kullanılacak o nedeni bize açıklayacak bir yoldur, araçtır matematik.

Yanlışsa anlattığım veya anlayamamışsam boş ver gitsin

Şimdilik saygımla gitttim...
Elbetteki yaklaşımınız kulağa çok daha mantıklı geliyor. Ancak benim takıldığım nokta, üstteki cevaplarımda da değindiğim gibi matematiğin zorunluluğu... Bu matematiğin zorundalığının da varlık ya da realiteyle ilişkisinde bir rolü olabilir mi şüphesi doğuyor bende... Yani daha önce ifade ettiğim gibi 2 sayısı rastgele seçilmiş bir sembol müdür, yoksa varlığı keşfedilmiş bir şey midir?

Benzer şeyi kelimeler için düşünelim. "Ağaç" kelimesi bir semboldür, realite de var olan bir "ağaç"ı temsil etmek için kullandığımız. Ancak buradan şu yorum da yapılabilir: zaten biz herhangi bir isim vermesek de "ağaç" dediğimiz nesne vardır, bir gerçektir, bu nesnenin varlığını keşfetmişizdir ve biz bunu türkçede "ağaç", ingilizcede "tree" vs. vs. şeklinde ifade etmişizdir.

Aynı yaklaşım matematik için de yapılabilir. Bu mantıktan hareketle de "2" diye adlandırdığımız bir rakam vardır. "II", "2", beta vb. şeklinde bunu temsilen ifade edebiliriz ama tıpkı "ağaç" nesnesi gibi bu da keşfedilmiş bir şeydir. Dolayısıyla sayılar da birer nesne olabilir mi? Varlığı keşfedilmiş herşeyi nesne olarak tanımlamasak dahi matematiksel bulgular, olan bir şeyin ifadesidir. Bizim türetmemiz değil, keşfimizdir.

1729 = 10³ + 9³ = 12³ + 1³

Örneğin 1729 sayısının iki farklı çift sayının küpleri toplamına eşit en küçük sayı olması bir keşiftir. Ki bunun da mutlaka realitede bir karşılığı vardır, yani atıyorum kübik bir şekilde olmasını istediğiniz iki çeşit depo yapmak isteseniz ve yeri geldiğinde bu depoların ölçülerini değiştirebilme imkânınız olsa, bu depolarda saklayabileceğiniz en küçük miktarın 1729 m3 olacağını keşfedeceksinizdir.

Dediğiniz gibi bu maddenin bir özelliği olabilir, madde dediğimiz şey nasıl ki ağırlığı ile orantılı olarak yer çekimine tabii ise, maddenin bir özelliği de üstteki depo problemine söz konusu olduğunda 1729 m3'den daha küçük bir hacme sığamıyor oluşudur...

Gerçi bu nokta da sayın Spartacus'un daha önce ifade ettiği tartışmaya götürüyor bizi, matematik de maddenin tabii olduğu bir takım özellikleri açıkladığı için bir bilim midir tartışmasına...

Bizler dünyanın şarkı söyleyip dans eden çöpleriyiz.
Alıntı ile Cevapla
  #60  
Alt 20-10-2014, 09:55
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Matematik maddeden ziyade mantik ile baglantilidir.

Burada herhangibir seyin olabilme olasiliginin;

olmuslugu ya da olabilirligi soz konusudur.

Matematigin temeli aritmetige yani sayiya yani nicelige dayanir.

Niteligini de mantik verir.

Mustakil var olan bir varligin, 1 olmasi onun niceligidir.

Dolayisi ile matematik mantigin ozdeslestirme aracidir.

Herhangi bir fizik ya da kimya matematigin degerleri ya da formulleri olmadan dusunulebilir mi?

Matematik bir yerde, bir seyi ortaya koyma da bas rolu ve mantigi verir.

Burada matematigi bulan mantiktir.

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Çin matematik olimpiyatları Olimpiyat Dil, Mantık & Zihin Felsefesi 13 19-05-2011 22:50
Bir Matematik Problemi Sangre Konu-dışı 11 13-04-2011 03:46
Bir Matematik Sorusu ? Lynx Konu-dışı 25 25-02-2011 00:52

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:44 .