
23-12-2014, 00:50
|
 |
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 22 Sep 2014
Mesajlar: 4.348
|
|
Tanrıya inanmak mutlu eder mi?
Carl Sagan der ki ''Güven verici bir yalan yerine, zor bir gerçeği kucaklamak gerekir''
Burada tanrıya inanmayı güven verici bir yalan olarak nitelendirmiş.
Genelde böyle bir anlayış var.
İnsanlar kendini huzurlu hissetmek için bir tanrıya inanırlar.Bazıları da ölümden sonra hayat olduğuna inanarak kendilerini teselli ederler.
Ben bu anlayışa karşıyım.Tam tersi tanrıya inanmak insanı daha fazla rahatsız edici bir durum.
Çünkü tanrıyı kabul ettiğimizde kendimizi çok aciz hissedebiliyoruz.Güçlü bir varlık var ve ona bağımlıyız.
Ama tanrıyı kabul etmediğimizde evrende bilinen en güçlü varlık haline geliyoruz.Bize hakim olan başka güç kalmıyor.
Bu yüzden inananlar kendini tatmin etmek için inanıyor cümlesi yerine tam tersi inanmayanlar kendini tatmin etmek için inanmıyor dersek daha doğru olur.
Çünkü inançsızlık daha fazla egomuzu tatmin eder.Şahsen tanrıya inanan birisi olarak, inanmasaydım daha mutlu olurdum.
Amaç mutlu olmak değil, gerçeği bilmek.
|

23-12-2014, 01:23
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Konu ego degil, bilinc ve farkindfalik alisilagelmislik, korku suru psikolojisi ve ihtiyactir.
Inanan inancini sorgulamayi bilmedigi icin inanir.
Inanmayan ise, inancini sorguladigi ve inanmayi gereksiz buldugu icin inanmaz.
Bu temelde rahatsizlik sadece olandan rahatsiz olmak demektir. Inancli olan rahatsiz olmadigindan sorgulamaz.
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

23-12-2014, 01:30
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 20 Dec 2014
Mesajlar: 212
|
|
Gerçek çoğu insanı mutlu etmeyecekdir. İnkar etmek da bundan ötürüdür zaten. Bazı insanlara tanrının olmadıgını söylemek cocugunun öldüğünü söylemek gibidir. Bu gerçeği kabul etmek istemez kişi. Şu yeryüzünde herkezin hayattan arzuları istekleri var ve bunları asla elde edemeyeceğini bilen yüzmilyonlarca hatta milyarları aşan sayıda insan yaşamakta dünyada. Hayatını asgari ücret ile geçindirmeye çalışan ya da bir maden ocağında günlüğü bir dolarına sabahtan akşama kadar çalışan hayattan hiç bir zevk alamayan tek mutlulugu aradıgı huzuru ve zenginliği kendisine diğer dünyada vaat eden bir tanrıya inanmak insana o kadar mutluluk verir ki inanamazsınız! Muhammed cennetin çogunlugunu fakirler oluşturacak derken çok haklıydı. En başından doğru kesime hitap ediyordu. Kimisi güzel bir kadınla olmak istedi muhammed diğer dünya da bunu vaat etti kimisi zenginler gibi köşkler de yaşamak istedi muhammed bunu vaat etti kimisi hayatı boyunca hizmetçi olmak değil hizmet görmek istedi muhammed bunu da vaat etti kimisi mücevver-altın-para istedi muhammed bunu da vaat etti.
Bu dünya da elde edemeyeceğin şeyleri sana diğer dünyada vaat eden bir inanç gerçekten insanı mutlu eder. Onu bırakmak insanı öylesine acı gerçeklerle yüzleştirir ki insan kendisini sudan çıkmış balık misali hisseder. Tek kelimeyle acizdir ancak aciz bırakıldıgı için acizdir. işte bu yüzden gerçeği bilmek çogu insanı mutlu etmez.
|

23-12-2014, 01:37
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
|
|
zfr87´isimli üyeden Alıntı
Ben bu anlayışa karşıyım.Tam tersi tanrıya inanmak insanı daha fazla rahatsız edici bir durum.
Çünkü tanrıyı kabul ettiğimizde kendimizi çok aciz hissedebiliyoruz.Güçlü bir varlık var ve ona bağımlıyız.
|
Güçlü bir varlık olsun ya da olmasın, insan kendini her zaman ACİZ hissetmelidir, ne zaman ki GÜÇLÜ hissetti, TARİH bunun milyonlarca örneğiyle doludur.
Başka değişle de kendimize çok bir faydamız yokken, bari çevremize zarar vermeyelim.
Tabi bu benim düşüncem, güçlü olacağım diye başka bir şey olacaksam, hiç olmayayım daha iyidir.
Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
|

23-12-2014, 01:53
|
 |
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 22 Sep 2014
Mesajlar: 4.348
|
|
Felâsife´isimli üyeden Alıntı
Güçlü bir varlık olsun ya da olmasın, insan kendini her zaman ACİZ hissetmelidir, ne zaman ki GÜÇLÜ hissetti, TARİH bunun milyonlarca örneğiyle doludur.
Başka değişle de kendimize çok bir faydamız yokken, bari çevremize zarar vermeyelim.
Tabi bu benim düşüncem, güçlü olacağım diye başka bir şey olacaksam, hiç olmayayım daha iyidir.
|
Kesinlikle doğru.
Her durumda aciziz aslında.
Evrende hiçiz.
Aciz olmamıza rağmen bu acizliğin boyutu iki durumda farklı farklı gelişiyor.Yazıda kısmen belirttiğim gibi.
|

23-12-2014, 02:00
|
 |
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 22 Sep 2014
Mesajlar: 4.348
|
|
Lep´isimli üyeden Alıntı
Gerçek çoğu insanı mutlu etmeyecekdir. İnkar etmek da bundan ötürüdür zaten. Bazı insanlara tanrının olmadıgını söylemek cocugunun öldüğünü söylemek gibidir. Bu gerçeği kabul etmek istemez kişi. Şu yeryüzünde herkezin hayattan arzuları istekleri var ve bunları asla elde edemeyeceğini bilen yüzmilyonlarca hatta milyarları aşan sayıda insan yaşamakta dünyada. Hayatını asgari ücret ile geçindirmeye çalışan ya da bir maden ocağında günlüğü bir dolarına sabahtan akşama kadar çalışan hayattan hiç bir zevk alamayan tek mutlulugu aradıgı huzuru ve zenginliği kendisine diğer dünyada vaat eden bir tanrıya inanmak insana o kadar mutluluk verir ki inanamazsınız! Muhammed cennetin çogunlugunu fakirler oluşturacak derken çok haklıydı. En başından doğru kesime hitap ediyordu. Kimisi güzel bir kadınla olmak istedi muhammed diğer dünya da bunu vaat etti kimisi zenginler gibi köşkler de yaşamak istedi muhammed bunu vaat etti kimisi hayatı boyunca hizmetçi olmak değil hizmet görmek istedi muhammed bunu da vaat etti kimisi mücevver-altın-para istedi muhammed bunu da vaat etti.
Bu dünya da elde edemeyeceğin şeyleri sana diğer dünyada vaat eden bir inanç gerçekten insanı mutlu eder. Onu bırakmak insanı öylesine acı gerçeklerle yüzleştirir ki insan kendisini sudan çıkmış balık misali hisseder. Tek kelimeyle acizdir ancak aciz bırakıldıgı için acizdir. işte bu yüzden gerçeği bilmek çogu insanı mutlu etmez.
|
Bütün insanları genellemeden konuştuğun için katılabilirim.
Fakat şahsen bana tanrının olmadığını söyleseler hiç rahatsız olmam hatta kendimi özgür hissederim.Mutsuzluk yerine mutluluk verebilir.
Bu yüzden gerçeği kabullenmek derken hangi gerçeği kabullenmek daha zordur sorusunu sormak lazım öncelikle.
|

23-12-2014, 02:01
|
 |
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 22 Sep 2014
Mesajlar: 4.348
|
|
evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı
Konu ego degil, bilinc ve farkindfalik alisilagelmislik, korku suru psikolojisi ve ihtiyactir.
Inanan inancini sorgulamayi bilmedigi icin inanir.
Inanmayan ise, inancini sorguladigi ve inanmayi gereksiz buldugu icin inanmaz.
Bu temelde rahatsizlik sadece olandan rahatsiz olmak demektir. Inancli olan rahatsiz olmadigindan sorgulamaz.
|
Her inanan, inancını sorgulamadan mı inanır?
hayır tabiki sorgulayıp seçip karar verip inananlar da çok.
|

23-12-2014, 02:06
|
 |
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 15 Jul 2014
Mesajlar: 1.765
|
|
zfr87´isimli üyeden Alıntı
Her inanan, inancını sorgulamadan mı inanır?
hayır tabiki sorgulayıp seçip karar verip inananlar da çok.
|
Doğar doğmaz nüfus cüzdanına İslam yazılan, daha nöronlarının sinaps oluşturma aşamasında beyinlerine günah, sevap, Allah, ahiret, cennet, cehennem fikirleri sokulmaya başlanan, sünni islam öğretileri ile yetiştirilen çocukların olduğu bir toplumda "inanmak kolay olandır". Zor olan "inanmak"tan vazgeçmektir.
Örneğin sen mesela. O kadar şey okuyorsun ama ısrarla her konuyu getirip getirip Tanrıya bağlıyorsun. Şu da olabilir, böyle de olabilir vs vs. Kuranda, kitapta yazmayan bilgileri, ispatlanmamış teorileri, kendi hayal gücünü işin içine katıp kendi inancını haklı çıkarma peşindesin. Örneğin bu açtığın başlık dahi, sırf kendi inanışına psikolojik nedenler çıkarmak amacında.
Sorgulama değil ispatlama çabası inananların yapmaya çalıştıkları. Başka bir başlıkta dediğim gibi Thinker-Prover ilişkisi yani...
Bizler dünyanın şarkı söyleyip dans eden çöpleriyiz.
|

23-12-2014, 02:14
|
 |
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 22 Sep 2014
Mesajlar: 4.348
|
|
Dialectics´isimli üyeden Alıntı
Doğar doğmaz nüfus cüzdanına İslam yazılan, daha nöronlarının sinaps oluşturma aşamasında beyinlerine günah, sevap, Allah, ahiret, cennet, cehennem fikirleri sokulmaya başlanan, sünni islam öğretileri ile yetiştirilen çocukların olduğu bir toplumda "inanmak kolay olandır". Zor olan "inanmak"tan vazgeçmektir.
Örneğin sen mesela. O kadar şey okuyorsun ama ısrarla her konuyu getirip getirip Tanrıya bağlıyorsun. Şu da olabilir, böyle de olabilir vs vs. Kuranda, kitapta yazmayan bilgileri, ispatlanmamış teorileri, kendi hayal gücünü işin içine katıp kendi inancını haklı çıkarma peşindesin. Örneğin bu açtığın başlık dahi, sırf kendi inanışına psikolojik nedenler çıkarmak amacında.
Sorgulama değil ispatlama çabası inananların yapmaya çalıştıkları. Başka bir başlıkta dediğim gibi Thinker-Prover ilişkisi yani...
|
Doğar doğmaz insanlara ne aktarıldığı değil, insanın ileride aklını kullanıp yaptığı seçimler onun görüşünü belirler.
Hiç sorgulamadan doğduğu topluma göre inancını belirlemişse zaten sorun var.
Keşke herkes doğumuna göre değil de mesela 20 yaşında düşünüp bir seçim yapsa...Böyle olmasını isterdim.
|

23-12-2014, 02:16
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
|
|
zfr87´isimli üyeden Alıntı
Kesinlikle doğru.
Her durumda aciziz aslında.
Evrende hiçiz.
|
Eyvallah.
zfr87´isimli üyeden Alıntı
Aciz olmamıza rağmen bu acizliğin boyutu iki durumda farklı farklı gelişiyor.Yazıda kısmen belirttiğim gibi.
|
Farklı gelişse de insanın önüde sonuda aciz, başkalarına muhtaç, GÜÇ dediğimiz şeyde adeta bir emanet gibi, o da el değiştiriyor, kalıcı değil.
Komutan askere, zengin fakire, şöhretli şöhretsize, kadın erkeğe, erkek kadına, her ikisi çocuğa, çocuk her ikisine, hepsi doymak için yemeğe, içmek için suya vs. vs. vs. herşeye muhtaç olan insanın, Tanrı inancı ile kendini GÜÇLÜ görüyorsa, Mal ile GÜÇLÜ görüyorsa, Şöhret ile GÜÇLÜ görüyorsa, vs.ler ile kendini GÜÇLÜ görüyorsa vah ki ne vah...
O ACİZLİĞİ İLE HİÇ YÜZLEŞMEMİŞ, KAÇMIŞ DEMEKTİR.
Aslında yüzleşmekte yetmiyor, yaşamakta gerekiyor.
Aciz doğ, aciz öl...aciz yaşama!... bu olacak şey değildir.
Neyse bir gün yüzleşir belki, o zaman görülür, mutlu mu değil mi?
Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:19 .
|