Demek ki öyle bir şey yok. Diyip, bu bahsi kapamak gerek.
Bir şeyleri tam açıklayacak beyin kapasitemiz ve bilgimiz veya verimiz yok diye felsefeye başvurmanın manası yok...
Böyle cümlelerle kendini sınırlama
Beyin kapasitesi subjektif. İlgi ve yoğunlaşma kapasiteden önce geliyor..
Bir şeyin açılıp kapatılması gerektiğine karar veriyoruz. Açık olan açılamaz kapalı olan kapatılamaz..
Burada gruba ya da bireylere spesifik bir eleştiri verilmiyor, amacım kimseyi yıldırmak değil, genel yazıyorum.
Bırakında tarihin ortasına bırakıyım, şerh düşeyim, kendi şerhlerimi..
İlgili bulmuyorsanız?
Belki bir gün ilgilileri çıkar
Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
Felsefeden çıkamayacağımız doğru çünkü bir şebekeyi çökertirken yapılan operasyonlar da ucunun uzanması gibi ;bilgi özgürlüğü ya da dinlerden özgürlüğe giden yolda; din bilim işbirliği yolsuzluğu ve en son da ideoloji ve felsefe işbirliği kolu/kolları bulduk
Burada bir temizeller harekatı yürütmek için tek savcı yetersiz
Grup ekip dayanışması gerekecek
Yani tek başıma çıkmayacağım doğrudur
Benim çıkışım yanlış değil
Dine arka sağlıyorsunuz. Dini dogmaya örtük sahip çıkıyorsunuz. Arkadan arkaya gizlice kolluyorsunuz Bu sınıflı kölelik ve çıkar ilişkileriyle ilgili..
Bu kollama şöyle yapılıyor.
Dinden diyelim bir çıkış kapısı var. Kapı çıkışında bekleniyor ve orada "Bilim" ve "İdeoloji-Felsefe" adında iki bodyguard ya da iki ayrı yeni yol ve sınırlama paradigması var. Tam bir özgürlüğe çıkışın geçişin önü engelleniyor.
Bunlar neredeyse din gibi sınırlanmış denetlenmiş sınırı çizilmiş alanlar.
Bilim kampına gel bunu verelim
İdeoloji felsefe kampına gel bunu verelim.
Olmadı mı x türüden alternatif gizemcilik kampımız var. O da bizim kontrolümüzde; grubumuza katıl yazıl, arkadan destekleriz, mış gibi yaparız..
Yeter ki tam özgür ve serbest düşünme/olma..
Hepsi bu..
Yahu yani resmen utanmasa dogma benim alt devremin dogması, özgür bilgi yayma, tutsağı belli aşamalara testlere sokmadan özgürleştirme diyecek!
Yahu yani resmen utanmasa dogma benim alt devremin dogması, özgür bilgi yayma, tutsağı belli aşamalara testlere sokmadan özgürleştirme (bırakta önce biz anlayalım, işleyelim sonra ) diyecek!
"sana ne benim kölemin (köle alt sınıfın) (alt devremin) dogması", tasması denecek utanılmasa.
Nasıl olsa bilgi almak ya da etkileşim ve yeni bir sosyal gruba dahil olmak için gelmek zorunda o halde ideolojik temelde oynarım, dalgamı geçerim, üzerinde hakimiyet kurarım, (sen özgürleştirme! ya da bırakta biz bildiğimiz yoldan denetleyelim ve özgürleştirelim!) deniyor .
Bir tür devrecilik . gizli kastçılık. Kastta önceden yükselmiş yer almışlara saygı bekleniyor.
Bilginin kendi ondan önce değil
Özgürleşme sınıf ilişkisiyle, devre ilişkisiyle yapılıyor, sınıf tabanlı.
Alt devreye (bir an da) bilgi vermeyeceksin gibi. Gizli kastların ,tasavvuf tarikatlarının bilgi sistemi gibi bir eğlence denetleme sistemi var..
Özgür bilgi kontrolünüzü zayıflatıyor özgür bilgiye saldırı var. Anlamadığınız şeyden korkuyorsunuz. O halde anlamalısınız, anlamaya çalışmalısınız başka yapacak bir şey yok.
Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
Burada temel bir kaç sorun ya da çatışma olduğunu düşünüyorum
Turan Dursun on vaizi dinsizleştirdim diyor
İçtenlik'in görüşme ve yazışma kayıtlarıyla ya da belki birebir etkileşimle bu anlamda dinsizleşen birini ele alalım.
Bilim dininin gösterdiği yeni mucize ve ayetlere kapılıp bilim dinine geçiş yapmayacak. Bilim dinine atanmış oradan vahyeden Dawkins, Hawking, Darwin vb. peygamberlerin yolundan gitmeyecek.
Belirli türden ideolojik felsefi kabul ve sınırlamalara dayalı "sınırlanmış ideolojik felsefe" dinine geçiş yapmayacak. Yani Herakleitos ve Nietzsche ve Marks ,varoluşçuluk gibi diğer peygamberleri de tanımayacak.
Belirli türden içerikle sınırlanmış gizemci paranormalci new ageci bir kültürde de bocalamayacak. Simulasyon tuzağına düşmeyecek. Işık sevgi tuzağına düşmeyecek,
Uzakdoğu non-dualizmi , kuantum teorisi kadar katıksız başı boş bir alandan tam bir özgürleşme ve tam bir dinsel düşünsel özgürlükle dinsizleşme yaşayacak
Tam anarşist, otoritesiz, başsız, kendi başına buyruk bir kültürle dinsizleşme özgürleşme yaşayacak.
Eğer bunu yaparsa; dönüp tek bir dinle değil, organize ağların hepsiyle savaşırsa savaşacak . Savaşmazsa da tüm bunlara dair farkındalığı olacak.
Kendi kuramını örgütleyecek, bağımsız kuram ve bilgi örgütleyecek gücü ve kendine inancı olacak, özgür irade kuşanmış determinizm çöpünü atmış, nedensellik tuzağını satmış olacak
Zorunuza giden ya da çatışılan budur. Belirli alanları denetleyemiyorsunuz. Yüzleşilmek istenirse olgu yükü...
Ben içtenlik ben kendimden başka kuramcı tanımam ;özgür doğa da özgür söyleşi ve eşdostluk bilirim, eşarkadaşlık, eşinsanlık bilirim ve eşzögürlük bilirim
Hiçbir kuramcıyı başıma buyruk etmem
Hiç kimsenin üstün düşünebileceğini kabul etmem
Çözebilirsem çözer çözemezsem çözebilene kadar çözmeye çalışır düşünürüm; itaat etmem
Ben çağımda yaşadım ve bildiğim ülkenin bildiğim diliyle bildiğim inceleme kayıtlarına dayaranak söylüyorum, bildiğim kadarıyla kendi okuduğum bildiğim en iyi ontoloji dökümünü ve kaydını ürettim
Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
Varolan tüm her şey tümüyle olduğu gibi sonsuz ve öncesiz olarak var ve sonsuz .
Bu varolma sonsuzdan ve ilksizden beri tam şu an olduğu gibidir, hiçbir zaman değişmedi
Varlık; öylece (Kendinden) öncesiz ve sonsuz olarak var,
Hiçbir zaman doğmadı: Hiç bir zaman değişik değildi.
Tümüyle geçmişten beri ve bu yana varolarak var.
Tabi ki; filozof adayı, düşünür yada özgürleşme istencindeki birey her kimse ontoloji problemini bir kez çözümlemeli ve sonra sosyal olgulara koşmalı ve el atmaldır
İnsana dair herşeye, biz tersini söylemedik
Sosyal hukuk tabanı, hak adalet tabanı, hak hukuk adalet zemini kavgaya koşmalıdır
Özgürlüğün istencine birleşik
Sonsuza kadar ontoloji üzerinde debelenemez ve debelenmemelidir
Çözülmemiş ontolojiyle yol alamazsın,
Bu bazılarımıza ille yanlış ontoloji tabanı kullandığı için sunuldu ve al bunu kullan denmedi . Bir bak sına dendi.
Kendi sınamın tek ilke rehber. Mantık ve kendi mantığın
Kendi mantığının sınamını geç ve kendi mantığının sınamına verilen yargıyı tabi tut/koy sına. Sınamadan bilemeyeceksin.
Tartışmaya sokulmadı
Önermeler üzerinden geç göreceksin dedim
Bakmak görmek ya da bakmak ve ele bile almamak senin sorunun.
Farkı deneyimlememek kendi sorunun
"Yanlış ontoloji tabanıyla doğru özgürlük üretmezsin"
Yanlış ontoloji tabanı yanlış bilgi üretir
Yanlış ontoloji tabanı yanlış düşük bilgi sentezler
Çelişki ve elimine yaşarsın tartışma sürdüremezsin
Ontoloji tabanınız hurafe besliyor
Madde ezeli diyemezsin
Madde özne öz töz bunları kaldır at birleştir herşeyi
Madde özne zincirini kır at
Fark ve ayrımsama yaratma, dualleşeme dualleştirme. İki taraflı tanık olmak zoruna değilsin
Ne maddenin, ne öznenin hiçbir şeyin belirlemediği oluş.
Bunlar insanların taktığı adlar ,dualleştirme ,,
Dual değil
Ne maddenin ne öznenin; "bir şeyin" başlangıç olduğunu olacağını reddedin ve kokünden atın
Bölümlemeyin varlık varlıktır bu kadardır
Varlık tümüyle başlamamıştır: ve sonradan bir tekten (doüarak) çoğalarak (artarak ve gelişerek) meydana gelmemiştir. Asıl sorun bu.
Varlık kendinin nedenidir; başlangıçtaki tüm varlıktır ,tümdür. Taa başlangıçta tümdür. Ki yumurtlanmadı. hiç bir zaman yok değildi, tek değildi ya da ilk madde forumda değildi .
olduğu gibi olduğuydu.
Başlangıçta bir tekil, madde tekilliği, ilk tekilliği yok.
Başlangıca madde indirgemeyin.
Madde ezeli diyemezsin. Bu yanlış bilgi sentezler.
Varolan tüm her şey tümüyle olduğu gibi sonsuz ve öncesiz olarak sonsuz .
İlk maddeden doğamadı. Hiç bir yer ve hiçbir şeyden doğmadı.
Kendinden öncesiz ve sonsuz olarak var, var kalacak ve doğmayacak ve batmayacak ve sönmeyecek
Tümüyle geçmişten beri ve bu yana varolarak var.
Başlangıcın ne kayıp öznesi ne kayıp nesnesi ve başlangıç nedeni yok.
İlk diye bir şey yok. Önce diye bir yer yok. Doğma yok. Başlama yok.
Varlık maddeye inip önkoşul olarak maddeyle başlamıyor. Bir maddeden çoğalmıyor.
Zaman madde hiç bir şey yok başlamıyor. Sonsuz olarak sonsuz, ilksiz olarak ilksiz. Doğmamış ve başlamış olarak sonsuz varlık .Tekillik yok
Sonradan oluşmadı ve gelişmedi. Zamanla gelişmedi. Evrimlenerek belirmedi. Maddeden doğmadı. Bir indirgemeden ve tekten, özden özden, tözden tözütten gelmedi ve çoğalmadı ve çoğalmayacak ve çoğalmıyor.
Sonsuz olarak her zaman çoksa çok. İlk doğmamış hali neyse o:
"Varlık şu an, bugün ilk doğmamış haliyle neyse o"
Ontoloji budur
Hurafeyi aradan kaldırın eriştikle savaş ve tartışma vermeyin önermeyi sınayın
Bu ontoloji bilgisidir. Sınarsın karşı çıkmazsın sınarsın
Bu doğru. Doğrusu doğru özgürlük tabanını üretecek
Bilgi tabanı bozuksa yol alamazsın
Doğru ontoloji bilgisi kuşanmalısın. Bu kabullerle olacak iş değil.
Önermelerin üzerinde ve içinden geç ve çık. Akılını kullan cüret et..
Madde töz indirmesi ve özne zıtlığının koşulu
Varlık geçmişte maddeye inmiş binmiş sığmış değildi. Bugün şu an neyse en geçmiş zaman diye bir yer bulsan yine de aynı o var. Tam bugünkü durumu var.
Geçmişte maddede öz bekletmedi ve (geçmişte madde de) doğma beklemedi. Özden tözden doğmadı gelmedi.
İlk anıyla şu an arasında hiç bir fark yok.
Bunu anla sosyal politika yazacağım
Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
Sayı Çemberi ve Küre ; Tüm yeryüzünü kaplayabilen masa
Doğru Bükme; Bükülmüş Doğru ve Doğru Bükücülük
Bakın sayı doğrumuz var
Kronoloji dediğimiz bir şey var
Çocukluğumda okulumun duvarında eski çağlardan bu yana zamanı temsil eden bir akış çizelgesi vardı.
Ben şunu öneriyorum
Bu size komik gelebilir.
Doğruyu elinize alın. Bir çubuk gibi ve bakın ona. Boşlukta kendinizi görürsünüz. Koca bir boşluk. Elinizde bir doğru.
Doğruyu evrende kullanmayı deneyin. Onu güneşle ay arasına, yıldızlar arasına, dış uzaya bir yerlere götürün.
Sığmaz ve hiç bir yere uymaz. Bir şeyi ölçmez. Bozuk gibidir yani bir işe yaramaz. Her şey küredir. Her şey döner ve hareket eder. Bir doğruyla hiç bir şeyi ölçemezsin.
Bu yine size komik gelebilir.
Sayı Çemberi ya da Sayı Küresi
Tıpkı bir doğru gibi bölerek bir çemberde sayılar işaretlemeyi ya da sayıları ucu açık doğru değil de bir çember de temsil etmeyi deneyelim. Kabaca bir sonsuzluk oluştu. Bunun başlangıcı ve sonu yok ve sayısal işaretleme alabiliyoruz.
Doğrusalllık ve doğrusal düşüncenin iki uçlu (lineer) doğrusal algının biraz esnetilmesini öneriyorum
Bir küreyle sayı saymayı ve işaretlemeyi deneyin, İçini ve dışını ya da tam kendini kullanın.
Mesela evrene boşluğa bir nokta koyun. Bir küredir.
Üç boyutlu doğru bir konidir.
Doğrular daire yüzeyinde sonsuz uzanımda ya bir çember oluşturur ya da sonsuz bir spiral çizer.
Bir masanın yüzeyi düzlemdir. Tüm yeryüzünü kaplayabilen bir masa yapabilseydim küre olurdu. Onu sadece uzaydan küre olarak görebilirdim.
İnsanın en büyük hatası. Bir şeylerin bir yerlerde başlayıp bir yerlerde bittiğini ve sürekli uzayıp gittiğini düşünmesi. İşaretlemesini düzlemsel başlangıç son arasına sıkıştırması ve herşeyi iki ucu ayırarak ikiye bölmesi. Sağ ve sol. A ve B gibi. A dan değilsen C olasılık/seçenek değil B olarak sınıflandın. Siyah beyaz ,biraz da gri.
Dindar değilsen ateistsin. Ateistsen aynı zamanda maddeci materyalist Nihilist komünist uzayan bir şablon var. Bu tartışmayı çok yaptım. C ve D yok. Dine inanmıyorsan bilim yolundasın. Üçüncü yol yok. Sonsuz özgür yol yok.
Sayı sistemini de uzay zamanı da böyle förmülize ediyor. Evreni böyle algılamaya çalışıyor. Bir geçmiş var. Bir başlangıç var. Bir sıfır var. Sabit sıfır noktası oradan oluştuk başladık. İyi de bunu kim söyledi_?
Bir dairenin merkezine bir ışın demeti (ya da ışık kaynağı) koyalım. Işık hangi yöne gitmeyi seçer. Işık küresel dalgalarla yayılır her yöne aynı anda gider ve dairenin tüm iç yüzeyine eşit anı an da ulaşır.
Işık böyle yayılır.
Işık sağa sola uzayan bir doğru değil. Seste. Titreşimler ve dalgalar. Hep bunlar küre. Dalgalar.
Bakın şunu önereyim. Bu başlık sanırım benim benzer yazımdan sanırım gelişti o halde
Hiçbir şey (herşey) yoktan var ve vardan yok olamaz ve (her şey) şu an vardır.
Ne kadar zamandan beri varolduğunu ve bir başlangıcı (öncesi/evveli) olup olmadığını (kesin) bilmiyoruz.
(O hal de belki hep vardır. Hiç yok ya da başka form da değildi. Kesin bilmiyoruz)
O halde herşey ya hep varolmalıdır (ezeli/sonsuz) ya da bilmiyoruz ve gerisi hipotez olarak tutulmalı
Yani evren için aranan başlangıç varlığın başlangıcı için öne sürülmemeli ve dayatılmamalı.
Ben şunu düşünüyorum başlangıç olmadığını farketmek zaman üzerine diğer problemleri çözüyor. Zamanın nasıl olduğunu belki de algılamamız gerekmiyor.
Bu ontoloji açısından bize pek çok kolaylık sağlar.
Determinizm ve nedenselliği terkederiz. Determinizm ve nedensellik saçmalığında kurtuluruz. Hem de bir an da olur.
Tanrı arayışını terkederiz. Hem de görerek ve farkederek bunun ayırdına vararak bilerek
Suç yüklemeyi bırakırız. Varoluşa koşullara tanrıya ve bilinmeyenlere, determinizme ve maddeye herşeye suç yüklemeyi bırakırız.
Bizim dışımızda koşulların bizi oluşturması saçmalığını buna geçit vermeyiz
ve pek çok daha fazlası
Özgür bir yazar olarak yazdığım bu ve anlaşılmıyorum. İlinti kuramıyorlar. İlinti Evreka da!
Bizi kimse ve hiç bir şey oluşturmadıysa? Sadece kendi olanın bölümlemeleri (parçaları) yiz. (yız.)
Ölüm ve son kavramlarını insan için bir sınır ama ders olarak görüyorum.
Sonsuzluk ve bütünlüğe dair bir imgelem de/kavrayışta içte bir yer/şey/lerin özgürleştiğini söyleyebilirim, kısmen.
Not: Doğru bükücülük: Bu yazının benzer kopyaları geçmişte de üretildi ve bu forumda da paylaştık ve sanırım orada ışından bir doğruyu elde bükme ve uçlarını birleştirme onu çemberleştirme imgelemesi önermiştik)
-son doğru bükücü-
.
Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
Hiçbir şey (herşey) yoktan var ve vardan yok olamaz ve (her şey) şu an vardır.
Ne kadar zamandan beri varolduğunu ve bir başlangıcı (öncesi/evveli) olup olmadığını (kesin) bilmiyoruz.
(O hal de belki hep vardır. Hiç yok ya da başka form da değildi. Kesin bilmiyoruz)
O halde herşey ya hep varolmalıdır (ezeli/sonsuz) ya da bilmiyoruz ve gerisi hipotez olarak tutulma
Yok oluşa ne kadar var? 2035 yılı küçük kıyamet mi? - Ceviz Kabuğu (4 Ekim 2019) - YouTube
14.' dk dan itibaren 10-15 dk izlerseniz. Buradan bir "tanrı" figürünün peydah olamayacağını anlarsınız, sanırım!.
"Başı ve sonu yok evren hep vardı.(...) Evren hiç doğmadı yaratılmadı." diyorsunuz. (H. Cevizoğlu) Evren hiç doğmadı yaratılmadı.
Yoktan var/vardan yok olmak/olmamak
Ezeli-ebedi olmak/olmamak
Sebep-sonuç, nedensellik, determinizm
Tüm bu kavramların tarihi var.
İdealizmin gölgesinde ortaya çıktılar
Ontoloji bile, yöntem olarak idealizme ait olan ŞEMA/takson içinde yalıtılmış bir alandır.
Kavram nedir ne işe yarar insan neden ancak kavramla düşünür diye düşünmeden
Bizzat düşünme eylemi üzerine düşünmeden
Bu kavramlar kendine sunuluyorsa o halde düşünme kapasitesi de bu kavramlar üzerinden
belirleniyor olabilir mi diye düşünmeden
Gelip burda "evraka" ben ontoloji buldum ve bu ontoloji özgürlüğün olmazsa olmazıdır diye ciyaklamak
Tarihde ilk kez felsefeyi egemenin elinden alıp ona doğrultmayı becererek gerçekten işe yaramış adamlara "peygamber" o adamların tespitlerinden kendi mücadelesine cephane edinenleri ise "mürit" diyenler