Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Felsefe > Dil, Mantık & Zihin Felsefesi

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #91  
Alt 31-03-2025, 23:15
Andrew - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Andrew Andrew isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 17 May 2023
Bulunduğu yer: amerika birlesik devletleri
Mesajlar: 1.072
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Tanrı nedir?

Ortada olmayandır, bilgisi yoktur, bildiğimiz insan uydurması, masal olmasıdır...
Aslinda dikkat cekici bir celiski var burada. Eger gercekten Tanri'nin olmadigini ve yalnizca insan uydurmasi bir masal oldugunu dusunuyorsan, bu kadar zamanini, enerjini ve dusuncelerini ‘olmayan' bir sey uzerine harcamak mantikli mi? Eger Tanri gercekten yoksa, yani nesnel olarak var olmadigina eminsen--ki zaten tanri meselesi nesnel bir konu degil, ruhsal bir iddia--, onun uzerine surekli yazmak, curutmeye calismak veya tartismalar yurutmek neden bu kadar onem tasiyor?

Buna benzer bir durumu, Pinokyo'nun gercek olmadigini bildigimiz halde surekli onun gercekten var olmadigini ispatlamaya calismaya benzetebiliriz. Oysa, gercekten var olmadigina eminsen, bu kadar efor sarf etmek ve zaman harcamak oldukca anlamsiz ve gereksiz gorunur. Peki o zaman neden bu kadar uzerine dusuyorsun?

Bu durum, belki de iddia ettigin gibi Tanri'nin yoklugunu degil, kendi zihin yapin icinde bu konuyu kapatamadigini veya bu meseleyle ilgili derin bir psikolojik catisma yasadigini gosteriyor olabilir. Eger gercekten yok olduguna bu kadar eminsen, onun var olmadigini ispatlamak veya baskalarini buna ikna etmek icin neden bu kadar caba sarf ediyorsun?

Bir seyin gercek olmadigini iddia eden birinin, o sey hakkinda bu denli yogunlasmasi ve enerjisini buna harcamasi, ironik bir sekilde, onun kendi zihin dunyasinda ne kadar onemli bir yer kapladigini da gosteriyor. Eger bu kadar uzerinde duruyorsan, belki de dusundugunden cok daha fazlasi anlamina geliyordur.
Alıntı ile Cevapla
  #92  
Alt 01-04-2025, 01:08
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.677

Onur Üyeliği 

Standart

Andrew´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Aslinda dikkat cekici bir celiski var burada. Eger gercekten Tanri'nin olmadigini ve yalnizca insan uydurmasi bir masal oldugunu dusunuyorsan, bu kadar zamanini, enerjini ve dusuncelerini ‘olmayan' bir sey uzerine harcamak mantikli mi? Eger Tanri gercekten yoksa, yani nesnel olarak var olmadigina eminsen--ki zaten tanri meselesi nesnel bir konu degil, ruhsal bir iddia--, onun uzerine surekli yazmak, curutmeye calismak veya tartismalar yurutmek neden bu kadar onem tasiyor?
Öncelikle düzeltelim, ruhsal iddia değil, insan uydurması, değilse aksini göster kabulüm... "Ruhsal iddia" ise senin kabulun olabilir, benim için olamaz, ruh da insan uydurması, metafizik... Görüşünü paylaşmak, başlığa yazmak, aydınlanmaya dahil olmak, soyal, toplumsal bir sorumluluk... Özellikle kendimle ilgisi yok ve mesele benimle ilgili değil, seninle de ilgili değil ve bağlayıcılığı olmadığı gibi kriter de edilemez, ilgisi de yok(alakasız ililişkilendirme hatası). Yaşadığımız hayat ve ülke, toplum ve getiri, götürülerini görmek, istismar ve sonuçları, uğradığımız baskı vb..... yeterli bir cevap olmalı.
Andrew´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Buna benzer bir durumu, Pinokyo'nun gercek olmadigini bildigimiz halde surekli onun gercekten var olmadigini ispatlamaya calismaya benzetebiliriz. Oysa, gercekten var olmadigina eminsen, bu kadar efor sarf etmek ve zaman harcamak oldukca anlamsiz ve gereksiz gorunur. Peki o zaman neden bu kadar uzerine dusuyorsun?
Çünkü sen Pinokyaya inanıyorsun ve benim de inanmam için baskı kuruyorsun, yakmakla tehdit ediyorsun, şantaj olarak kullanıyorsun, hayatı, doğayı, dünyayı zindan, bana da zindan ediyorsun, kendi ibadetini dayatıyorsun ve yapmazsam ya ötekileşitiyor, ya iteliyor, horluyor, aşağılıyorsun, hem duruşumu ortaya koymak zorundayımdır hem de aydınlanma sürecine dahil olmaya zorlanıyorum, ifade etmesem, başlığa dahil olmasam görüşümü nasıl ortaya koyabilirim? İkincisi ise bu bir var olma, kendini var edebilme mücadelesidir de, ama bu ifademin başlıkla ilgisi yok, ancak koşulların dayatımıdır. METEFOR :bu sorun, neden AKP'ye oy vermiyorsun sorusu gibi bir soru, AKP'ye oy ver rahat et diyorsun, sen verebilirsin tabi, ben vermem ve nedenini de işte böyle konusu olduğunda açıklar ifade ederim, menfaati için kendini satıp huzur bulduğunu sanmaktansa, mücade ederim huzuru orada bulurum daha iyi ve senin değerine gelince, sen kendini işportaya satmış olursun...
Andrew´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu durum, belki de iddia ettigin gibi Tanri'nin yoklugunu degil, kendi zihin yapin icinde bu konuyu kapatamadigini veya bu meseleyle ilgili derin bir psikolojik catisma yasadigini gosteriyor olabilir. Eger gercekten yok olduguna bu kadar eminsen, onun var olmadigini ispatlamak veya baskalarini buna ikna etmek icin neden bu kadar caba sarf ediyorsun?
Yine safsata yapıyorsun, benimle ilgisi yok, senin yaklaşımına göre insanlar ağızlarına bant çekmeli, göz ve kulaklarını tıkamalı, hiç bir konuda görüş veya düşünceleri olmamalı. Ben başlığa yazıyorum.
Andrew´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bir seyin gercek olmadigini iddia eden birinin, o sey hakkinda bu denli yogunlasmasi ve enerjisini buna harcamasi, ironik bir sekilde, onun kendi zihin dunyasinda ne kadar onemli bir yer kapladigini da gosteriyor. Eger bu kadar uzerinde duruyorsan, belki de dusundugunden cok daha fazlasi anlamina geliyordur.
Yine safsata yapmışsın, enerjimi ne buraya harcıyorum nede salt buna yoğunlaşıyorum, hangi konuda yazıp, yazamayacağım meselesi de seni ilgilendirmez. Bu tarz tahlillerin akıl, mantık, bilim dışı safsatalar oluyor... Elbette yaşadığım dünya ve coğrafyada yaşadığım baskı, aydınlanma istencim, bilgiye ve paylaşıma olan istenç, egemen ve hakim görüşlerle olan çelişki ve uzlaşmazlıklarım, kullanabildiğim ölçüde görüş ve düşüncelerimi ifade etme uğraşım ve emeğim, benim konularda adı geçen şu ya da buna dair KİŞİSEL takıntı veya psikolojimle ilgili değil, böyle okuyorsan kendini örnek almış olabilirsin "kişi kendinden bilir işi" bunu da doğal karşılıyorum...

Tembellik bir haktır, bu hakka saygım var.
Aymazlık da bir tercihtir, ama buna saygım yok...
Sitenin sloganı "dinlerden özgürlüktür, özgürlüğüm için mücadele ediyorum ve bir ayağının da burası oluşturuyor ve özgür olmanın gereklerinden birisi de fikirlerin paylaşımıdır", keşke böyle olmasaydı, ama ne yazık ki irademizde değil ve sitedeki yazılar 5 dakika hesabıyla, 50-100 kişiyle(ziyaretçilerin 2/3 oranı bot olsada kalanı insan, ortalama 50-100 arası insan) okunuyor!...

Eğer bir insan Kur'an'dan bir ayet başlığına yazarsa bu o kişinin, Kur'an ile oturup kalktığı ve kafaya taktığı veya bütün enerjisini burada harcadığı anlamına gelmez, o bir başlıktır kişi de görüşünü yazmıştır sadece... Her durumda böyle kişiler ancak saplantılı olduğu şeyi yazdığı-olduğunu sanıyorsan takıntılarının olabileceğinin işaretleri olabilir, sanırım sen insanalrın işi gücü yok tanrı vs. kafaya taktığını sanıyorsun ve tersidnen de bu durumu takıntı ediyorsun, rahat ol, öyle bir durum söz konusu değil, gündelik hayatımda bu tür masallar aklıma bile gelmez, yer de kaplamaz, ama dünya SEN'DEN veya BEN'den ibaret değil... İnsanları kendi özgülünde anlamak istiyorsan onlar gibi, onalrın hayatına dokunman, onların gözünden bakabilmen gerekir, bu imkanın yoksa tahlillerin farazi olur, kendini aldatırsın...

Peki -insanı da dışta tutarak, sadece veri, gözlemle, objektif olarak- sence tanrı nedir ve nasıl tanımladın?

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu

Konu spartacus tarafından (01-04-2025 Saat 02:01 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #93  
Alt 11-05-2025, 15:50
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.677

Onur Üyeliği 

Standart

Andrew´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Aslinda dikkat cekici bir celiski var burada. Eger gercekten Tanri'nin olmadigini ve yalnizca insan uydurmasi bir masal oldugunu dusunuyorsan, bu kadar zamanini, enerjini ve dusuncelerini ‘olmayan' bir sey uzerine harcamak mantikli mi?
Buradan devam etmek istiyorum, bu bir polemik değildir ve muhataba karşı da bir cevap olmayacak, eğer böyle bir soru soruluyorsa, aslında hiç sorulmasa dahi cevap gerekir. (polemik olmadan)

Öncelikle Tanrı üzerine yazmam ifademle çelişki oluşturmuyor, mantıksız da olmuyor aksine en mantıklı olanı bu oluyor, çünkü tanrının insan uydurması olduğunu söylüyorum, öyleyse benim muhatabım insandır ve elbette nedir sorusuna da yanıt bulmam, sorgulamam gerekir. Tahlil şart olur. Ve burada çoğunlukla yaşadığımız gibi; bu konuya tanrı namına dahil olanlar, benim analiz, tespit türünde ifadelerim üzerinden ya bana yöneldiler(objektif değil tamamen subjektif, beni merkeze koyarak, ben' faktörünü tartıştırarak, sanki konu şu ya da kişiymiş gibi), ya da şahsi meseleymiş gibi ele aldılar, -elbette her türlü akıl, mantık, bilim, bilinç esaslı konuları çarpıtarak kişiselleştiren, minvalinden saptıran, basit safsatalarla cümleleri başkalaştıran, raydan çıkartan trolün de(DMN) payı büyük. Oysa "Tanrı Nedir" sorusuna, subjektif gerekçelerle benimle uğraşmak yerine, geçerli, objektif bir cevap vermeleri gerekirdi, var mı böyle bir cevap? Yok? Peki konu başlığı neydi?.. Ben de insan olduğuma ve doğada insanlarla birlikte yaşadığıma ve ortada bir sistem vb. ve üzerine dinlerin belirgin etkisi olduğuna göre, ifadem çelişmiyor, çünkü muhatap insan oluyor burada. Yani işim, gücüm tanrı ile uğraşmak değil, bu saçma olurdu. Nasıl ki bir çok konuda görüiş belirtiyor veya uğraşıyorsak, bu konuda yine aynı politik, ideolojik, görüş eksenli olarak insanla ilgilidir ve görüşlerimiz, duruşumuz hatta mücadelemiz olabilir.

Öncesinde dile getimişim ancak, genel geçer ifadeyle bizim bu konularla uğraşmamız bir tercih değil, yaşadığımız çağlar ve günümüz açısından da zaruriyet olmuştur. Eğer Avrupa veya insanlık geçen 500 yıl boyunca dinleri, etkisi, ortaçağı gündem edip, sorgulamasaydı insanlık ileri gidebilir miydi? ya da giderdi, ama ne kadar gidebilirdi? Beşeri hukuk olabilir miydi? Bilim ve sanat da, insan iradesi ve özgürlük konularında bu denli ilerleme olabilir miydi?

Demek ki burada mesele, birilerinin hayal mahsulleriyle uğraşmak değil, mesele şu ya da bu konuda, her ne olursa olsun bir görüş, hatta ilgili hayal mahsulünün politik kullanım açısından da duruş temsilidir(Teizmin hakim olduğu veya hakimiyet kurmaya çalıştığı coğrafyalarda başka çare yoktur, çünkü dayatır, çünkü ya canın, ya malın ya da boyun eğeceksin diye dayatır).. Tanrı nedir?. Eğer ifadem eleştirilecekse tanrı budur diye ortaya konmalıdır, konmuyorsa, polemiğin anlamı yok.
spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Tanrı nedir?
Ortada olmayandır, bilgisi yoktur, bildiğimiz insan uydurması, masal olmasıdır...
Ve asıl mesele de bu değildir. Nasıl kullanıldığı, hangi politik, ideolojik çerçevede kullanıldığıdır ve nihayetinde, önce temelde olanın ne olduğu, neye dayandığı, irdelenmesi, bilinmesi gerekir, değil mi? Burada uydurma söylemi ile kastedilen de aslında neolotik çağda gelişen şeflik, krallık, beylik esaslı bir öykünme, uyarlamadır... Yani hiç yoktan öne sürülmüyor, uyduruluyor, üfürük dediğimiz ise, tanrının yaratması, çeşitli masallar, sözde olaylar, sıfatları, mitolojisi vs. ile ilgili...

Bunun dışında Tanrı nedir sorusuna verilecek nesnel bir yanıt olamaz, sıfat da yüklenemez, yaratmıştır da denemez, bu tür söylemler ve tanımlar akıl, mantık, bilim dışıdır(birisi çıkıp derse ki peki A uzaylısı Dünya'ya gelip, ortamı oluşturmuşsa, genetikle oynamışsa vs. tanrı olmuyor mu? Komplo teorisi, spekülatif oluyor, ama hayır, tanrı olmuyor, bu ayrı bir konu ve eldeki veriler,, bulgulara bakılır, buna dair bir emare bulunmuyor, bulunsa da yine tanrı olmuyorlar... İnsan da doğaya müdahale edebiliyor, ama bu onu, METAFİZİK tanrı yapmıyor, fiziğin de tanrısı olmuyor, anlamsızdır. İnsan müdahale ediyorsa, müdahale eden tanrı değil, insandır, metafizik, doğa, fizik dışı masal uydurmaya gerek yok, müdahale eden insan ise, bu onu insan olmaktan çıkartıp, metafizik, farazi bir ürüne dönüştürmüyor)... Neye göre, hangi gözlemlenmiş fiile, biçime, forma vb. göre bu sıfatlar verildi, bunun verisi, dayanağı, cevabı yok, öyleyse, bu minvalde tanımı da yok, tanım olduğu iddia edilenler de tanım değil, uyduruk safsatalar... Masal, mitoloji, krallıklar, saray eşrafları(panteon) uyarlama, uydurmaları. Lakin siyasi, ticari, güç olma ve hakim kılma, kullanım değeri bakımından etkili bir araçtır denebilir. Örneğin A kişisi kendi eşrafı veya iktidarının çıakrına yasalar yapıyorsa, kendi çıkarları doğrultusunda oluşturduğu her bir yasanın, tanrı buyruğu olduğunu öne sürmesi, karşı çıkanın kafir olacağı, kafirlere de ne yapılacağı yine buyruklarla hükme bağlandığı(öldürün, asın, hapsedin, gaspedin vs.) yönünde hukuk dışılığın hukukunu rahatlıkla hakim kılabilir, sıkıysa insan olarak itiraz edin. Sonra insan düşünemez ancak tanrı düşnür, insan bilmez, ancak tanrı bilir denirse, kim neyi sorgulayıp, bilebilir ki? Bilen bazı ayrıcalıklı kişiler vardır o da kral, yaver ruhbanlar ve eşrafıdır ve onlar da zaten, masala göre tanrının temsilcileridir vs... Tanrı bir diğer tarafıyla da budur, hakim olanın, kralın, ağanın, baronun, egemen kastın, sınıfın vb., kullaştırılmış kitleler üzerinde hakimiyet, cehalet, güdüm, sorgulamama, isyan etmeme garantisi, biatı, kanıksatılmış bağımlı hale getirilmişliği, öldükten sonra cennetler müjdelenen hayali çobanı, sopası...

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #94  
Alt 11-05-2025, 17:33
Khaos Khaos isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 12 Jun 2009
Mesajlar: 5.575
Standart

Andrew malı demiş ki
Enerjini olmayan birşeye neden harcıyorsun

Ulan mal

Cahilliğin hayatımı etkiliyor olabilr mı

Yoksa sikmişim a**** da i**** da m***** da

Nasıl da küçük akıllı ****lersiniz

Konu spartacus tarafından (11-05-2025 Saat 20:52 ) değiştirilmiştir. Sebep: tarihi isimler sansürlendi...
Alıntı ile Cevapla
  #95  
Alt 12-05-2025, 19:46
Ahlaksız Ahlaksız isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 07 Jul 2012
Mesajlar: 8.620
Standart

Andrew´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Aslinda dikkat cekici bir celiski var burada. Eger gercekten Tanri'nin olmadigini ve yalnizca insan uydurmasi bir masal oldugunu dusunuyorsan, bu kadar zamanini, enerjini ve dusuncelerini ‘olmayan' bir sey uzerine harcamak mantikli mi? Eger Tanri gercekten yoksa, yani nesnel olarak var olmadigina eminsen--ki zaten tanri meselesi nesnel bir konu degil, ruhsal bir iddia--, onun uzerine surekli yazmak, curutmeye calismak veya tartismalar yurutmek neden bu kadar onem tasiyor?

Buna benzer bir durumu, Pinokyo'nun gercek olmadigini bildigimiz halde surekli onun gercekten var olmadigini ispatlamaya calismaya benzetebiliriz. Oysa, gercekten var olmadigina eminsen, bu kadar efor sarf etmek ve zaman harcamak oldukca anlamsiz ve gereksiz gorunur. Peki o zaman neden bu kadar uzerine dusuyorsun?

Bu durum, belki de iddia ettigin gibi Tanri'nin yoklugunu degil, kendi zihin yapin icinde bu konuyu kapatamadigini veya bu meseleyle ilgili derin bir psikolojik catisma yasadigini gosteriyor olabilir. Eger gercekten yok olduguna bu kadar eminsen, onun var olmadigini ispatlamak veya baskalarini buna ikna etmek icin neden bu kadar caba sarf ediyorsun?

Bir seyin gercek olmadigini iddia eden birinin, o sey hakkinda bu denli yogunlasmasi ve enerjisini buna harcamasi, ironik bir sekilde, onun kendi zihin dunyasinda ne kadar onemli bir yer kapladigini da gosteriyor. Eger bu kadar uzerinde duruyorsan, belki de dusundugunden cok daha fazlasi anlamina geliyordur.
Sevgili Andrew; şu mesajın korkunç. Bilimle, felsefeyle ilgilisin, o kadar foruma konu açıyorsun ama şu yazdığın mesaj, tam bir muhafazakârın yazabileceği bir mesaj.

En basitinden burada, alenen inançsız insanları psikolojik sorunlu bireyler gibi gösteriyorsun. Siz böyle yapınca, inançsız insanlar da size tepki gösteriyor ve haliyle tartışma alevleniyor, bitmiyor.

Işid gibiler hiç tartışmaya girmeden, direk inançsızları öldürüyorlar. Gerekçeleri de 'fitne' aslında. Varlığımızla, onlara zarar vereceğimizi düşünüyorlar ve bizi yok etmek istiyorlar. Aslında bizi, tıpkı senin bahsettiğin gibi psikolojik sorunları olan insanlar olarak görüyorlar. ''Nasıl inanmazlar bunlar?'' deyip, öldürüyorlar işte.

Düşünme metotlarınız farklı değil, uygulamada farklısınız. Sen medeni bir insan olduğun için, farklı bir metotla inançsız insanlara yükleniyorsun. Işid, medeni olamadığı için tartışamıyor ve karşısındaki kişiyi yok ediyor.

Konu aslında 'rahatsızlık' olgusuyla alakalı. Bunu sigara üzerinden izah etmeye çalışayım.

Sigara içenlerin, sigara içmeyenleri rahatsız etmeye hakları yoktur. Bu tartışmaya açık bir konu değildir, çünkü sigara gerçekten insanı öldürür.

Türkiye'de sigara içmeyen birisi, ne yaparsa yapsın, sigara içenler tarafından rahatsız edilir. Bu yüzden sigara içmeyenler, sigara içilen alanlarla ilgili veya benzeri konularla ilgili şikayetlerini yaparak, bu konuda daha az rahatsız olmak isterler. Bu konuda Türkiye'de adım adım ilerleme sağlandı, sağlanıyor. Çünkü şikayetler var.!

Tanrı odaklı dini de böyle görebilirsin. Dinsiz/tanrısız birisi, rahatsız olduğu bu konularda şikayet hakkına sahiptir. Ezan, okullarda dini eğitim veya Ramazan ayında x işletmesinin kapalı olması gibi konularda şikayetlerini belirtebilir. İnsanların hayatına direk etki eden bu konuyu, sanki felsefi bir konuymuş gibi burada insanların tartıştığını mı sanıyorsun yoksa?!

Evet, sürekli inançsız insanlar bu konularda söz söylemek istiyorlar, haklısın ama bunun nedeni rahatsızlık işte.

Tıpkı sigaradan rahatsız olan insanların rahatsızlığı gibi, dinin toplumsal hayatın her alanına nüfuz etmesinden de inançsız insanlar rahatsız.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:53 .