
24-03-2026, 00:05
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.668
|
|
"ictenlik"´isimli üyeden Alıntı
Bugün nükleer bir kıyamette apokaliptik bir hayatta kalma durumu yaşasaydık ve neredeyse tüm dünyayı ve nesli yoketseydik ve Afrika'nın ucunda bir yerlerde biraz insan kalsaydı ve onlarda ormana dağlara yeraltına çekilseydi ve binlerce yıl sonra bol bereketli üreyip Afrika'dan dünyaya geri saçılsaydık ve atalarımızın bunları yaşadığını hiç bilmeseydik?
|
Bu durumda eldeki materyaller(çeşitli araç, gereçler), fosil kayıtları, gerek biyolojik, gerek sosyal yeti, bilinç, birikim, gerekse çeşitli araç, gereç, alet kullanımı açısından evrimsel gelişimle doğru orantılı bir sürece işaret etmezdi... Eğer, "bu durum, 500 milyon ve daha önceye dairdi ve o sebeple de elde veri, bulgu bulunmuyor" şeklinde düşünülürse, bu durumda da geride kalanların(yıkımdan kurtulan isanların) gerçekten insan olup, olmadığı sorunu doğar, zira fosil kayıtları, insanlığın ilerleme tarihi ve gelişimin, insansılarla gelişim seyri, süreçle sağlandığını ortaya koymaktadır...
İnsanlar arasında boyu 2-3 metre arasında olan insanlar da vardır ve bu "anormal" durum genetik formasyondan ziyade, bir çeşit hormon sorunu, kimyasal yetersizlik veya fazlalık, bazı tümörlerin olumsuz etkisi olarak düşünülebilir...
Eski dönemlerde güçlü olanın damızlık olarak ayrılması, çapraz eşleme vs. ise, özelde bilimsel araştırma veya bilimsel anlamda "kurumsal" akademik bilgi gerektirmez. Burada bilgi, doğal bilimle -doğal gözlem ve tecrübe- elde edilmiş olup, bu bakımdan "kendiliğinden" bilimseldir. Zaten -konu bilgi ise- aslolan veya bağlayıcı olan bilim değil, yöntemdir(ki bilimi de bilim yapan budur). Bilginin nasıl elde edildiği önemlidir(Yöntem: gözlem, tecrübe, sınama, deney-im, böylece elde eidlen verinin yorumu( materyalizm)... Bu esas-temel ve usül olmadıkça, bilim de anlamsız veya yoktur -temelsiz, muhatapsızdır). Meseleye bu bağlamda yaklaşırsak, olasılık faktörüyle iddia etsek dahi, iddiayı destekleyecek herhangi bir veri, bilgi, gözlem, "gerçeklik" tabanı bulunmamaktadır.
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White ------ Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------ Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
|

24-03-2026, 00:37
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
|
|
spartacus´isimli üyeden Alıntı
Eski dönemlerde güçlü olanın damızlık olarak ayrılması, çapraz eşleme vs. ise, özelde bilimsel araştırma veya bilimsel anlamda "kurumsal" akademik bilgi gerektirmez. Burada bilgi, doğal bilimle -doğal gözlem ve tecrübe- elde edilmiş olup, bu bakımdan "kendiliğinden" bilimseldir. Zaten -konu bilgi ise- aslolan veya bağlayıcı olan bilim değil, yöntemdir. Bilginin nasıl elde edildiği önemlidir(Yöntem: gözlem, tecrübe, sınama, deney-im, böylece elde edilen verinin yorumu... Bu esas-temel ve usül olmadıkça, bilim de anlamsız veya yoktur -temelsiz, muhatapsızdır).
|
demek istediğim şu
Kız erkek çocuk boyu anne+baba boyu -+13/2 diyor
yani
Elimizde yaklaşık 2 metrelik erkekler ve kadınlar olsun ;yani eğer varolsaydı diyorum
206,5 cm lik bir erkek ve 193,5 cm lik bir kız çocuk doğmalıydı
Eğer 206,5 cm lik erkeği tekrar tekrar 2 metrelik bir kadınla eşleştirebilseydik ?
210 cm lik bir erkek ve 195 cm li kbir kız çocuğu sanırım olmalıydı
Her neyse kısa kesersem bu yolla mesela bir noktada 250 cm lik bir erkek e 220 lik bir kadın ve daha sonra 300 cm lik bir erkek ve 250 cm lik bir kadın mümkün mü?_
Bunun matematiksel hesabı bana karmaşık göründü
-
İkincisi 20 cm lik köpek var ve 80 cm lik köpek var. Aynı atadan geldiğini düşünüyoruz. Gezegende bir noktada 3-4 metrelik insanlar varolmuş olabilir mi?
Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
|

24-03-2026, 01:32
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.668
|
|
Genelde hesaplar sınırlara yaklaştıkça değişken -azalan, artan- orantı, yerine göre ters orantı gösterir, bahse konu olan formun sınırları ise, durum daha da değişir. Bu tür hesaplar ortalama ve normlara göre değerlendirilmeli..
Burada Dünya boy ortalaması listesi mevcut.
https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%9C...ama_insan_boyu
Köpekler, genetiğiyle oynanmışları dışlarsak, ortak atadan gelseler de, farklı coğrafya, koşullarda, birbirinden ayrı, yalıtık gelişim seyrindeler... İnsan ise, birbirinden uzakta yaşayan ırkları vb. buluşturmuş, çiftleştirmiş,kaçınılmaz olarak çeşitlenmiş...
İnsanlar da, yetileri sayesinde dünyaya yayılmış ve yalıtımdan kurtulmayı başarmış... Yani görülen şu ki, aynı ortak coğrafyada gelişen, birbirinden yalıtık olmayan bir türün, yayılımı, baskın duruma gelmesi söz konusu(arada görece yalıtımlar olsa da, bu durum da bazı farklara yol açmıştır)... Diğer insan türleri neslini koruyamamış veya homo-sapiens seviyesine erişememiş...
Geçmişte 3-4 Metre boyunda insanların olma ihtimali sıfır denebilir, çünkü o dönemin tıbbi bilgisiyle kişilerin o boylara erişeceği kadar yaşaması mümkün görünmüyor... Ancak geçmişte, normalin üzerinde boya sahip insanlara, olağanüstülük(aslında olağandışılık yerine göre olağanaltı denebilir, ancak insan olağanüstülük payesi vermeyi sever) heybet, kutsallık atfedilmesi, abartılmasına da yol açmış olabilir. Günümüzde ise olağanüstü olmaktan ziyade sağlık sorunu, sağlık problemidir...
Günümüzde bilinen en yüksek boya erişmiş insan boyunun 2,72 cm olduğu söylenmektedir ve bu tür vakalarda genelde altında yatan faktör tümörler... Bir de geçmiş dünya insan popülasyonun bugüne oranla çok düşük olduğu göz önüne alınırsa, 19. yüzyıl ve 21. yüzyıl arasındaki insan nüfusu, geçmiş 10.000 yıllık insan popülasyonunun ortaya çıkartabileceği olasılığı, mevcut popülasyonla 50 yılda sergileyebilir, sergilemiş veya aşmıştır denebilir (Son 200 yılda kaç çocuk, evveli 10.000 yılda kaç çocuk doğmuştur?). Eğer popülasyon ve ilişkileri bakımından rastlantısallığı, mutasyon veya gerçekleşme ihtimali öngörülen olağanüstü olayları, olasılık hesabına vurmuş olsaydık, 10.000 yılda olası görülebilen bir olasılık, günümüzde 50-100 yıl diliminde ifade edilebilir. Oysa bu zaman aralağında elimizde olan ve bilinen en yüksek boy 2,72 m'dir.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Robert_Wadlow
Robert'in ailesi onun cenazesinin kutsallığına inandığı için cenazenin çalınması veya rahatsız edilmesini önlemek için cenazenin betonla örtülmesini istedi.
Bilinen ve yaşayan en uzun insan ise;
https://tr.wikipedia.org/wiki/Sultan_K%C3%B6sen
Koltuk değnekleriyle yürüyebiliyor. Aile fertlerinin boyu ise normal sınırlardaymış...
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White ------ Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------ Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
|

26-03-2026, 13:12
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
|
|
- Peki,, adalet -ilahi adalet- yok diyelim ve insanın gözleri var
Bazı şeylerin adil olmadığını -suç olduğunu söyleyen- gözler ve bu gözler de sadece insanın gözleriydi
Yani -eğer öyle olacaksa- ilahi adaleti sağlayacak yine insandan başkası yok
İnsan yine de bu adaleti adilce sağlamayacak mı?
ve çocuklara ve insanlara sınırsız kötü muamele gördüğünde ve ilahlar yoksa, mahkeme insanın gözleriyse ve vicdanıysa ....
|
Cinayeti kör bir kayıkçı gördü
Ben gördüm, kulaklarım gördü
Vapur kudurdu, kuduz gibi böğürdü
Hiçbiriniz orada yoktunuz
|
Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
|

20-04-2026, 21:25
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
|
|
Günün google ile soru yanıtlarım (Türkçeyi İngilizceye çevirip arıyorum ve sonra sonucu okumak için tekrar Türkçeye çeviriyorum. Google çeviri ve tarayıcı translate eklentileri. Buna gerek var mı bilmiyorum ama öyle)
SORU: Ham petrolden en kadar işlenmiş petrol çıkar ?
YANIT: 42 galonluk (159 litre) bir varil ham petrol yaklaşık olarak elde edilir 45 galon rafine petrol ürünü .
Çoğunluk ulaşım yakıtlarında rafine ediliyor ve varil başına yaklaşık 19-20 galon benzin ve 11-13 galon dizel üretiliyor.
Varil Başına Rafine Ürün Verimi (42 Galon):
Benzin: ~19–20 galon
Damıtılmış Yakıt (Dizel/Kalorifer Yağı): ~11–13 galon
Jet Yakıtı (Gazyağı): ~3–4 galon
Diğer Ürünler: Geriye kalan kısmı rafineri gazları, asfalt, petrokimya hammaddeleri ve yağlama yağları oluşturur.
SORU: Salamura zeytin çekirdeği çimlenir mi?
YANIT: Hayır, salamura veya kavanozlardaki zeytin çekirdekleri filizlenmez çünkü kürleme işlemi (tuz, sodalı su ve/veya pastörizasyon) tohumun içindeki embriyoyu öldürür.
Salamura Tohumlar Neden Başarısız: Tuzlu sudaki tuz kabuğa nüfuz ederek fide embriyosunu öldürür.
En İyi Alternatif: Hasattan sonraki 30 gün içinde, ideal olarak tamamen olgunlaşmış (siyah) doğrudan ağaçtan hasat edilen taze zeytinleri kullanın.
SORU: Tohumdan çimlenen zeytin meyve verir mi? Meyve ne kadar büyülükte -nasıl- olacak?
YANIT: Evet tohumdan yetişen zeytin ağacı meyve verebilir boyunca meyve vermeyebilir. ancak bu genellikle küçük, düşük kaliteli zeytinlerle sonuçlanan yavaş bir süreçtir ve ağaç 8 ila 15 yıl . Dahası, tohumla yetiştirilen zeytinler nadiren ana bitkinin arzu edilen özelliklerini miras alır ve çoğunlukla yabani durumuna geri döner.
Tohumdan Zeytin Meyvesi Özellikleri:
Boyut: Meyveler (teknik olarak sert çekirdekli meyveler) muhtemelen çok küçük olacak ve genellikle ticari çeşitlerden ziyade yabani zeytinlere benzeyecektir.
Kalite: Genellikle acıdırlar, az miktarda yağ içerirler ve genellikle tadı kötüdür.
SORU: Sadece kayatuzu ile işlenmiş zeytin çekirdeği çimlenir mi?
YANIT: Kuru tuzlama işlemi kapsamında kaya tuzu ile işlenmiş zeytin çekirdeklerinin filizlenmesi pek olası değildir; çünkü tuz, çekirdeğin içindeki embriyo bitkisini kurutarak öldürür.
Neden filizlenmezler: Kaya tuzu ile kürleme işlemi, nemi gidererek zeytini korumak için tasarlanmıştır. Bu yoğun tuz işlemi sert çekirdeğin içine nüfuz eder ve tohumun canlılığını yitirmesine neden olur.
Süpermarket/Kürlenmiş Zeytinler: Tüketim için korunmuş olan her türlü zeytin — ister kuru kaya tuzu ister salamura yoluyla olsun — "işlenmiş" kabul edilir ve genellikle filizlenmez.
İstisna: Yalnızca ağaçtan doğrudan toplanan, işlenmemiş çiğ zeytinlerin filizlenme şansı yüksektir.
SORU: Dünya güneş gibi genişliyor ve büyüyor mu?
YANIT: Hayır, Dünya Güneş gibi genişlemiyor ve büyümüyor . Güneş yavaş yavaş genişleyip sonunda kırmızı bir deve dönüşecekken, katı Dünya'nın boyutu önemli ölçüde değişmiyor.
İşte farklılıkların bir dökümü:
Dünyanın İstikrarı: Modern bilimsel ölçümler (yüksek hassasiyetli jeodezi kullanılarak), Dünya'nın şu anda boyutunun artmadığını, yarıçaptaki herhangi bir değişikliğin yılda 0,2 mm'den az olduğunu göstermiştir. Geçmişte "Genişleyen Dünya" teorisi öne sürülmüştü ancak kıtaların hareketini gezegenin büyümesine gerek kalmadan açıklayan levha tektoniği lehine terk edildi.
SORU: Diyelim petrol abiyotikse ve dünya tarafından sürekli üretilseydi bu dünyanın genişlediği ve büyüdüğü anlamına gelir miydi?
Hayır, petrolün abiyotik (abiyojenik) olduğu ve sürekli olarak üretildiği teorisi, Dünya'nın genişlediği, büyüdüğü veya hacminin önemli ölçüde arttığı anlamına gelmez.
Abiyojenik petrol hipotezi, petrolün eski organik maddelerden ziyade Dünya'nın mantosundaki jeolojik süreçler sonucu oluştuğunu öne sürse de, bu durum çeşitli nedenlerden ötürü gezegenin fiziksel olarak genişlemesi ile eşdeğer değildir:
Yaratılma Değil, İç Yeniden Dağılım: Abiyotik teori, hidrokarbonların mantelin derinliklerinde üretildiğini ve çatlaklar ve faylar yoluyla yukarı doğru kabuğa göç ettiğini öne sürer. Bu süreç, gezegene hacim katan yeni maddenin yaratılması değil, halihazırda Dünya'nın içinde bulunan mevcut karbon ve hidrojen atomlarının yeniden düzenlenmesidir.
Dünya'ya Kıyasla İhmal Edilebilir Kütle: Yeni hidrokarbonlar üretilse bile, bu üretimin kütlesi, yaklaşık 5,97×1024 kilogramdır.
"Sızan Musluk" Metaforu: Bu görüşün savunucuları, bunu genellikle "sızan bir musluk"a benzetir. Petrol, çok uzun jeolojik zaman dilimlerinde yenileniyor olsa da, gezegenin şişmesine neden olacak miktarlarda üretilmez; tıpkı büyük bir yüzme havuzundaki küçük bir damlanın havuzun boyutunu önemli ölçüde değiştirmediği gibi.
SORU: Kozmik anlamda Dünya, evrenden herhangi bir şey alıyor mu? Başka bir deyişle, evrenden gelen şeyler Dünya'nın bir parçası haline geliyor mu?
YANIT: Evet, Dünya evrenden sürekli olarak madde ve enerji alır ve bunlar gezegenin bir parçası haline gelir. Her gün tonlarca kozmik toz, göktaşı ve asteroit atmosfere girer. Ayrıca, Dünya sürekli olarak yüksek enerjili kozmik ışınlar, atom altı parçacıklar ve güneş ışınımıyla bombardımana tutulur; bunların hepsi teknik olarak gezegenimizle etkileşime giren kozmik maddenin bir parçasıdır.
Meteoritler ve Toz: Her yıl yaklaşık 40.000 ila 80.000 ton kozmik toz (gezegenler arası toz parçacıkları) Dünya'ya düşerek gezegenin kütlesine katkıda bulunur.
Güneş Enerjisi ve Rüzgâr: Evrenin önemli bir yerel bileşeni olan Güneş, sürekli olarak fotonlar (ışık/ısı) ve güneş rüzgârı (yüklü parçacıklar) gönderir; bunlar Dünya'nın atmosferini ve yüzeyini etkiler.
Kozmik Işınlar: Güneş sisteminin dışından gelen yüksek enerjili parçacıklar, sürekli olarak Dünya'nın üst atmosferine çarpmaktadır.
Evrenin genişlemesi uzak galaksileri birbirinden ayırsa da, güneş sistemimiz gibi yerel ölçekte madde ve enerji alışverişini engellemez.
SORU: Dünya evrenden kutuplar yoluyla enerji madde alır mı?
YANIT: Evet, Dünya evrenden kutupları aracılığıyla enerji ve madde alır. . Güneş enerjisinin çoğunluğu ekvator bölgelerine çarparken, Dünya'nın manyetik alan çizgileri bir huni görevi görerek yüklü parçacıkları (özellikle güneş rüzgârından gelen) Kuzey ve Güney Kutuplarına doğru yönlendirir.
İşte bu sürecin nasıl işlediğine dair bir döküm:
Madde Transferi (Yüklü Parçacıklar): Dünya, onu yüklü parçacıklardan oluşan güneş rüzgarından koruyan manyetosfer tarafından korunmaktadır. Bununla birlikte, bu manyetik alan bir "manyetik tuzak" görevi görerek, bu malzemenin bir kısmının sıkışıp kalmasına ve manyetik alan çizgileri boyunca, özellikle kutup bölgelerinde, atmosfere doğru kanalize edilmesine olanak tanır.
Enerji Transferi (Auroralar): Güneş parçacıkları ile manyetosfer arasındaki bu etkileşim, çok büyük enerji transferleri üretir ve bu da auroralar (Kuzey ve Güney ışıkları) olarak bilinen muhteşem ışık gösterileriyle sonuçlanır.
"Kutup Rüzgarı" Çıkışı: Bunun tek yönlü bir yol olmadığını belirtmek önemlidir. Dünya'nın atmosferinden gelen düzenli bir parçacık akışı, aslında "kutup rüzgarı" olarak bilinen bir olay olan kutuplardan uzaya kaçar.
Ambipolar Elektrik Alanı: NASA yakın zamanda kutuplar üzerinde, iyonları uzaya kaldıran bir "elektrikli taşıma bandı" görevi gören üçüncü büyük enerji alanı (yerçekimi ve manyetik alanla birlikte) olan "iki kutuplu bir elektrik alanının" varlığını doğruladı.
Kutuplar ekvatorla karşılaştırıldığında güneşten daha az ısı enerjisi alırken, güneş rüzgarından gelen yüklü enerjik parçacıkların akışı için özel erişim noktalarıdır.
Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:44 .
|