
27-09-2007, 22:01
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Re: Tarih Boyunca "Dünya" algılaması...
Harika bir çalışma sevgili Frodo.
Umarım bu başlıkta dinlerin görüşlerine, ayetlere, uygulamalara, Hristiyanlık ve İslam'daki fetvalara, cezalara örnekler vererek konuyu zenginleştirirsin.
Bu konu seçme başlıklara aday. Unutursam hatırlatın.
|

02-10-2007, 19:35
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 26 Aug 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 5.875
|
|
Re: Tarih Boyunca "Dünya" algılaması...
“Zibidi bir astrolog” diyordu ve devam ediyordu Martin Luther “Bu çılgın tüm astronomi bilimini alt üst etmek istiyor. Fakat Kutsal Kitap bize, Joshua’nın güneşin değil yeryüzünün hareketsiz kalmasını emrettiğini söylüyor”
M.Luther’i bu kadar kızdıran kişi 1543 yılında doğan Polonyalı bir katolik rahipti : Nicholas Kopernik. *Neydi Kopernik’in kitabının yasaklar listesine alınmasına neden olan suçu ? Suçu, Batlamyus’un (Ptolemy) dünya merkezli evren anlayışına karşın güneş merkezli evren anlayışını öne sürmekti.
Kadim çağlardan beri insan düşünüşü (bu düşünüş Batlamyus’ta doruğa çıkar) göğün yedi katından bahseder. Gökteki Güneş,Ay, Merkür, Venüs ,Mars, Jupiter ve yıldızların tümü kendi kürelerinde dolaşırlar. Ve bu evrenin merkezinde “yer” vardır. *Değil mi ki dünyanın neresinde olursa olsun atılan taş dünyanın merkezi doğrultusunda düşmektedir ? O halde dünyanın evrenin merkezi olmasından daha doğal bir şey olamaz. Bu düşünüş monoteist dinler tarafından da tanrının suretinde yaratılan insanın evrenin merkezinde olmasından daha makul bir şey olamayacağı için, desteklenir dahası yeniden formüle edilir.
Kopernik’in ardılı Johannes Kepler bu olguyu şöyle formüle eder: “ Daha önceden eğitilmemiş bir zihnin , yeryüzünün üstü gök kubbe ile örtülü büyük bir ev olduğundan daha başka bir şey düşünebilmesi olanaksızdır. Bu zihin, yeryüzünün hareketsiz olduğunu ve küçük çaptaki güneşin, bu kubbenin içinden, havada uçan bir kuş gibi bir bölgeden gelip bir bölgeye gittiğini sanır.”
Johannes Kepler Kopernic’in ortaya koyduğu güneş merkezli evren anlayışını geliştirip, formülleştirirken antik yunan düşünüşü ile daha önceden tanışan ve bilgi akışını sağlayan İslam kozmolojisi ne durumdadır ? O cephede durum fazlasıyla iç burkucudur; Keplerin doğduğu yıllarda İslam’ın yeni başkenti İstanbul’da “meleklerin bacaklarına bakıldığı” için, bir rasathane donanma toplarıyla yıkılmaktadır.
İnsani olan her şey kabûlüm.
|

02-10-2007, 21:16
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 06 May 2007
Mesajlar: 138
|
|
Re: Tarih Boyunca "Dünya" algılaması...
zevkle takip etmekteyim konuyu....
emeginize saglık...
Sermayeye selam, tanrı'ya devam...
|

02-10-2007, 21:51
|
|
|
Re: Tarih Boyunca "Dünya" algılaması...
Sevgili frodo,
Çok ilginç bir başlıkta çok güzel derleme yapmışsın. Teşekkürler. Daha önce farketmediğim bu başlığı şu sırada soluksuz okuyorum, ama gene de arada aktarmadan edemedim: Eski Yunan bilgin ve düşünürlerinin çoğu hem de en önemli ve ilkleri her nedense Ege'nin Anadolu kıyısındandır. Ancak ne yazık ki onların yazıları daha sonraki çağlara kalmamış. Daha sonra gelen Platon ve Aristotales ise her ne kadar batıyı yönlendirmiş olsalar dahi politikanın çok şeyi yönlendirdiği dönemdendirler ve bilimsel tarafsızlıklarını bir nebze yitirmişlerdir. Gene de katkıları büyüktür tabii. Henüz Hıristiyanlık tarafını okumaya sıra geliyor ama Orta çağ karanlığı onların eserlerinin Kilise tekelinden kurtarılarak çevrilmesi ve okunur hale gelmesiyle başladı. Bu derleme çok çok değerli, tekrar teşekkürler.
|

03-10-2007, 15:49
|
|
|
Re: Tarih Boyunca "Dünya" algılaması...
İslâm astronomisinin en parlak devri bilimin ilk büyük patronu Memûn’un hilafeti *sırasındadır. Memûn Yunan yazmalarını elde etmek için büyük gayret göstermistir.
Sevgili frodo,
Harika bir başlık, teşekkürler.
"Batı herşeyi bizden öğrendi" diye böbürlenen, sergiler düzenleyip Halife Memun döneminde yapılan buluşları, o dönemde geliştirilen yeni cihazları gururla dünyaya gösteren günümüz islam dünyası "alim"lerinin, Memun'un akıl mezhebi Mutezile ekolünün en önemli halifesi olduğundan ve o ekolü kendilerinin uzun süredir islam dışı kabul ettiklerinden hiç bahsetmeyerek nasıl bir ikiyüzlülük içinde bulunduklarını vurgulamak amacı ile yukarıdaki bölümü alıntıladım, konuyu böldüğüm için kusura bakma.
|

03-10-2007, 19:19
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 26 Aug 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 5.875
|
|
Re: Tarih Boyunca "Dünya" algılaması...
pante";p="´isimli üyeden Alıntı
Harika bir çalışma sevgili Frodo.
Umarım bu başlıkta dinlerin görüşlerine, ayetlere, uygulamalara, Hristiyanlık ve İslam'daki fetvalara, cezalara örnekler vererek konuyu zenginleştirirsin.
Bu konu seçme başlıklara aday. Unutursam hatırlatın.
|
Teşekkürler sevgili başkan. Ama forum olarak yeri gayet iyi bence. 
Burlap";p="´isimli üyeden Alıntı
Sevgili frodo,
Çok ilginç bir başlıkta çok güzel derleme yapmışsın. Teşekkürler. Daha önce farketmediğim bu başlığı şu sırada soluksuz okuyorum, ama gene de arada aktarmadan edemedim: Eski Yunan bilgin ve düşünürlerinin çoğu hem de en önemli ve ilkleri her nedense Ege'nin Anadolu kıyısındandır. Ancak ne yazık ki onların yazıları daha sonraki çağlara kalmamış. Daha sonra gelen Platon ve Aristotales ise her ne kadar batıyı yönlendirmiş olsalar dahi politikanın çok şeyi yönlendirdiği dönemdendirler ve bilimsel tarafsızlıklarını bir nebze yitirmişlerdir. Gene de katkıları büyüktür tabii. Henüz Hıristiyanlık tarafını okumaya sıra geliyor ama Orta çağ karanlığı onların eserlerinin Kilise tekelinden kurtarılarak çevrilmesi ve okunur hale gelmesiyle başladı. Bu derleme çok çok değerli, tekrar teşekkürler.
|
Sevgili Burlap gerçekten de Ege'nin Anadolu yakası ilk bilginlerin, bilim insanlarının yatağıdır.
Tarihin "şaka" anlayışının güzel bir örneği olarak buradaki uygarlığın çöküşünün temel nedenlerinden birisinin Pers işgali olmasıdır. Aynı Pers İmparatorluğunun torunları 10.YY dan itibaren -bir başka işgal nedeniyle ortaya çıkan konjoktürde- dedelerinin yok ettiği kadim
uygarlığın en önemli eserlerini kaybolmaktan kurtararak, insanlığın hizmetine tekrar sunmuşlardır.
youef";p="´isimli üyeden Alıntı
İslâm astronomisinin en parlak devri bilimin ilk büyük patronu Memûn’un hilafeti sırasındadır. Memûn Yunan yazmalarını elde etmek için büyük gayret göstermistir.
Sevgili frodo,
Harika bir başlık, teşekkürler.
"Batı herşeyi bizden öğrendi" diye böbürlenen, sergiler düzenleyip Halife Memun döneminde yapılan buluşları, o dönemde geliştirilen yeni cihazları gururla dünyaya gösteren günümüz islam dünyası "alim"lerinin, Memun'un akıl mezhebi Mutezile ekolünün en önemli halifesi olduğundan ve o ekolü kendilerinin uzun süredir islam dışı kabul ettiklerinden hiç bahsetmeyerek nasıl bir ikiyüzlülük içinde bulunduklarını vurgulamak amacı ile yukarıdaki bölümü alıntıladım, konuyu böldüğüm için kusura bakma.
|
Sevgili nibjoğ;
Halife Memun'un bilim konusunda yaptıkları ile boy ölçüşebilecek tek hükümdarlık İskenderiyye
kitaplığını kuran Ptolemy Hanedanıdır. Yunanlıların elinde bulunan Aristo'nun orijinal yazmalarını
büyük bir hazineyi rehin vererek İskenderiyye'ye getirmiş, zamanı geldiğinde bu eserleri Yunanlılara iade etmeye eli varmayınca baştan rehin verdiği hazine kadar tekrar ödeyerek
yazmaların kitaplıkta kalmasını sağlamışlar. Ama sonuç açısından bakınca keşke Yunanlıların
elinde kalsa imiş demekten kendimi alamıyorum. İskenderiyye Kitaplığı Hıristiyan yobazlığınca
yakılınca bu değerli el yazmaları da yüzbinlerce değerli belge ile birlikte yok olup gitmiş.
İnsani olan her şey kabûlüm.
|

31-10-2007, 20:12
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 26 Aug 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 5.875
|
|
Re: Tarih Boyunca "Dünya" algılaması...
" Sisam'lı Aristarkus, evrenin şimdi sanıldığından bir kaç kez daha büyük olduğu sonucuna
götüren bazı varsayımlar attı ortaya. Bu varsayımlar, sabit yıldızlarla Güneş'in yerlerinden kımıldamadığı, yeryüzünün Güneş çevresinde bir daire çizerek döndüğü, Güneş'in de bu yörün-
genin orta yerinde durduğu yolunda. Aynı zamanda , sabit yıldızların bulunduğu ve merkezi
Güneş olan küreyi öyle büyük sayıyor ki, yeryüzünün dönüşünü tamamladığı dairenin sabit
yıldızlara uzaklık oranı küre merkezinin kendi yüzeyine olan uzaklık oranına eşittir. diyor"
Archimedes, Kum Sayıcısı...
Bahsedilen Aristarkus MÖ 3. YY da yaşamış bir düşünür. Neredeyse Eratosthennes ile aynı
tarihlerde. Peki ne oldu da insan zekası bu parlak zirvelerden "dört bir yanından meleklerin
taşıdığı gökkubbe altında düz bir yeryüzüne" ya da "direksiz yükselen gökkubbe altındaki
sabit döşek" düşüncesine düştü ? Bu akıl tutulmasının nedeni neydi ?
Doğrusu bu başlık için hevesli idim, uzun tartışmalara neden olacağını düşünüyordum. Ama
istediğim tartışma ortamını yaratmadı. Kimbilir belki hata, yeterli ilgiyi çekemeyen uslubumdadır.
Bu derlemeyi C.Sagan'ın Kozmos, Robert Osserman'ın Evrenin Şiiri adlı kitaplarıyla, Bilim Ve
Ütopya Dergisinde yayınlanan Yavuz Unat'ın makalesinden (Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, Bilim Tarihi Anabilim Dalı Yardımcı Doçenti ) yaptım.
İnsani olan her şey kabûlüm.
|

31-10-2007, 21:09
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 07 Sep 2006
Mesajlar: 5.929
|
|
Re: Tarih Boyunca "Dünya" algılaması...
sevgili frodo ,bu başlığında ki yazdıklarını ilgiyle okuyorum. ilginç bir konu olduğu kesin. sen yazmaya devam et
okunulacağından emin ol. cevap yazılmayabilir .bu başlığa, ilgi gösterilmediği anlamına gelmez.
sorun cahil olman değil , kendini alim sanman
|

02-11-2007, 00:49
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Re: Tarih Boyunca "Dünya" algılaması...
Dünya'nın yuvarlaklığı konusunda fikir beyan eden her mealci, farklı ayetleri farklı mantıklarla yorumlayıp kimi zaman da aynı ayetten farklı sonuçlar çıkarabiliyor. Örneğin Yaşar Nuri Öztürk, Neml Sûresi 88. ayette geçen "dağların bulutlar gibi hareket etmesi"ni Dünya'nın yuvarlak olduğunun isbatı olarak görürken, Diyanet İşleri Eski Başkanı Prof. Süleyman Ateş bir adım daha ileri giderek "Hayır, bu ayet, yerküresinin hareket ettiğinin kanıtıdır!" diyebiliyor.
Bu iki yorumun farklı olmaları bir yana, gerçeği saptırdıkları açık. Bu ayetten ne Dünya'nın hareket ettiği ne de yuvarlak olduğu çıkarılamaz ; çünkü Dünya, yalnız kendi çevresinde değil Güneş etrafında da dönüyor. O halde ayet, hangi dönüşü anlatmakta belli değil! Ayrıca Dünya'nın yuvarlak olduğuna gelince - ki bugünkü bilgilerimize göre yuvarlak değil geoittir -
Aristo, bu görüşü Milat'tan tam 300 yıl önce Ay üzerine düşen Dünya'nın düzen gölgesinin dairesel olduğunundan yola çıkarak ileri sürmüştü. Bir Maya efsânesi olan "Popal vuh"ta dünyanın küre şeklinde oluşu, pusulanun dört yönü ve diğer astrolojik bilgiler biliniyordu.
Buna rağmen İslamcı yazar Safvet Senih, "Kur'an'da Edebî Veche" adlı kitabında, hiç sıkılmadan "Dünya'nın yuvarlaklığu, Semâ'nın tabiatı, atom vs gibi bu nevî herşeyin, Kur'an'ın nâzil olduğu o bedevî ve geri asırda hiçbir kalb ve akla doğamayayacağı" ifadesini kullanabiliyor.
Hadi bu yazarların hiçbirinin Aristo'dan, "Popal Vuh" ve "Tiabuonaca" efsânelerinden, Penderah Mabedi'nin tavanındaki asrtonomik bilgilerden haberi olmamış olsun. Ya aşağıdaki Kutsal Kitap ayetlerine ne diyecekler?
"Dünya DAİRESİ üzerinde oturan O'dur ve onun içinde oturanlar çekirgeler gibidir. Gökleri PERDE GİBİ GEREN ve oturmak üzere çadır gibi açan O'dur!"
İşaya 40:22
Gökler, Tanrı'nın görkemini açıklamakta, GÖKKUBBE ellerinin eserini duyurmakta"
Mezmurlar 19:1
Eskiden insanlar, Dünya'nın bir kaplumbağa üzerinde olduğuna inanıyorlardı. Hz. Muhammed ise "Hayır!" diyordu. "Dünya bir balık ve bir öküzün üstündedir!" (!) Oysa bakın Kitab-ı Mukaddes, ne diyor:
"BOŞLUĞUN üzerine şimali yayar ve HİÇLİĞİN üzerine dünyayı asar.."
Eyûb 26:7
Hac Sûresi 31. ayette "Gökyüzünden düşen kimseler" anlatılıyormuş. Fakat o çağda yaşayan insanlar için bu imkansızmış. Çünkü "bizlerinde bildiği gibi" bir kişinin gökten düşmesi için havada olması gerekiyormuş. Bunun için de uçak ve helikopter araçları gerekiyormuş. İşte bu ayet, uçağın ve helikopterin yapımına kanıt ve mûcizeymiş. (!) (Ömer Çelakıl, Kur'an-ı Kerim'in Sırları) Söyler misiniz bana, nasıl bir mantık yapısıdır bu?
Ya bu zat şimdi Taoizm'in kimi bulgularının, Einstein'in "uzay-zaman" (space-Time) kavramını açıkladığını, Tiahuonaco Efsanesi'nde anlatılan "Büyük Ana"nın, Güneş kapısı'na uzay gemisiyle geldiğini, Ezeon-Geber Dağları'ndaki birçok mağara ve galeride 5000 yıllık geniş bakır ve sülfat stokları olduğunu, Gılgamış destanı'ndaki Enkidu'nun atmosferdeki zehirli gazlardan bahsettiğini, Mayaların bir Venüs yılının 584, bir Dünya yılının ise 365,2420 yıl olduğunu - ki günümüzdeki en ileri araçlarla yapılan hesaplamalarla bu sonuç 365,2422 gündür - öğrenirse??? Yazık değil mi adama, neden aklıyla oynayalım durup duruken? Bütün bu yazdıklarıma eminim bir "kulp uydurmak" o kadar zor değil. Kaptan Cousto ve diğer bilim adamlarını zoraki Müslümanlığa yakıştırarak bilimsel geri kalışın ezikliğini ancak bu şekilde tatmine çalışan bir zihniyet, bütün bunlara da "mantıklı" (!) bir açıklama getirecektir.
İslam'a Cevap'tan düzenlenmiş alıntıdır.
|

02-11-2007, 01:02
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 26 Aug 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 5.875
|
|
Re: Tarih Boyunca "Dünya" algılaması...
Sevgili başkan tencere dibin kara, senin ki benden kara..
İslama cevap sitesi muhtemelen isevi bir site. Sanıyorum Ö.Çelakıl (yoksa Akılçelen *miydi ?)
Kuran'da yaptıklarını İncil'de gayet güzel yapıyorlar. Onlar da biraz zorlama ile İncil'e 'ilginç'
şeyler söyletmişler.
İnsani olan her şey kabûlüm.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:51 .
|