
15-11-2012, 02:25
|
|
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Oct 2012
Bulunduğu yer: cehennemin dibi
Mesajlar: 733
|
|
unknowngod´isimli üyeden Alıntı
değerli jingo  her düşünce değerlidir 
|
Sayısal loto oynadığınızı düşünelim. "Her saniye" çekiliş yapılıyor. Elinizdeki kupon da tüm çekilişler için geçerli... Kazanmanız ne kadar tesadüf olur?
|

15-11-2012, 02:29
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Sep 2009
Bulunduğu yer: unknown....
Mesajlar: 58
|
|
olasılık verileri mevcuttur 10.000 de bir çıkma olasılığı tesadüfmü şansmı? oda tartişilir
Tanrı büyük bir bilim adamıdır....???
|

15-11-2012, 11:26
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 30 Apr 2011
Bulunduğu yer: İstanbul-İzmir hattı :)
Mesajlar: 1.474
|
|
Milli piyango da bir bilete muhakkak en büyük ikramiyenin çıkacak olması (veya yarım biletlere, çeyrek biletlere) kesindir.
O biletin herhangi bir kişiye çıkma ihtimali 10-15 milyonda birdir(Bilet sayısına göre değişir, bu yüzden kabaca bir tahmin verdim)
Ama o biletlerden birisine muhakkak çıkması ise olasılık açısından 1 dir. (Yani %100 de %100 )
Sayısal loto da ise 6 tutturmak daha farklı. Çünkü1 milyar kişi de oynasa, hiçbiri 6 yı tutturamayabilir.
Evrenin oluşumu bana sayısal lotoyu değil de, milli piyangoyu anımsatıyor.
|

15-11-2012, 11:41
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.668
|
|
Olimpiyat´isimli üyeden Alıntı
Milli piyango da bir bilete muhakkak en büyük ikramiyenin çıkacak olması (veya yarım biletlere, çeyrek biletlere) kesindir.
O biletin herhangi bir kişiye çıkma ihtimali 10-15 milyonda birdir(Bilet sayısına göre değişir, bu yüzden kabaca bir tahmin verdim)
Ama o biletlerden birisine muhakkak çıkması ise olasılık açısından 1 dir. (Yani %100 de %100 )
Sayısal loto da ise 6 tutturmak daha farklı. Çünkü1 milyar kişi de oynasa, hiçbiri 6 yı tutturamayabilir.
Evrenin oluşumu bana sayısal lotoyu değil de, milli piyangoyu anımsatıyor.
|
Katılıyorum.
İnsan zihninin lineer yapısı dışından da bakarsak;
Olasılık kadar, çekilişin kaç sefer olduğu da önemli diye düşünüyorum(yani tek bir sefere özgü değil)... 6 milyar kişi sayısal loto oynasa 1 tutturamayacağı gibi, 6 bin kişi oynadığında 1 tutabilir. Bu çekilişin adedine, sürekliliğine bağlı..
Evreni, maddeyi ne bileyim hareketi, maddeler arası etki-tepkiyi sınırlayan bir şey yok diye düşünüyorum. O yüzden tesadüfler tek seferlik, öznel değil, nesnel ve genel çerçeve de sayısız olasılıkla ele alınabilir.
Ne bileyim bin kez sayısal loto çekilmiştir de 1001 de denk gelmiştir. 1000 sayısal lotoda evrende salisenin binde birinde çekiliyor gibi düşünülebilir. her salise trilyonlarca hareket, etki, ilişki, değişim var(buna diyalektik diyorum).
spartacus´isimli üyeden Alıntı
Birde bazı alık bilim insanları güya imkansız rakamlarla olasılık, tesadüf hesabı yapıyorlar-mış. Atıyorum maddede bilmem neyin oluşması bilmem kaç katrilyon üssü katrilyonmuş vs.. Yok bilmem kaç milyar yıl gerekirmiş vs.. Bu konuda da idealist, statik bakış açısı, kısacası alıklık hakim... Şöyle örnek vereyim, sayısal lotonun her salise çekildiğini düşünelim.... Elinizde de 6 rakamlı bir kupon var. Her salise çekilen sayısal lotoyu tutturmanız milyarda birlerle ifade edilebilir mi?
|
hani maddede şu elementin oluşması, bilmem şu kadar sıfırlı olasılıktır gibi lineer(tek seferlik ve sonuçtan giderek) ve idealist(kendimize göre, şartları, koşulları insan yetilerine-zihni kurgusuna göre sınırlandırmış ve öznel) yorumlar yapıyorlar ya, aklıma ister istemez idealist algıyı masaya yatırmak geliyor.. yani bu olasılık mantığı yalıtkandır, şeyleri ortamdan ve tüm ilişkide olduğu şeylerden yalıtıp, öyle bakan bir anlayıştır. yani sayısal lotonun çekildiğini ama rakam içermediğini düşünün, çünkü biz idealist indirgemecilikle çekilişi loto kağıdına indirgedik, rakamları ise ondan yalıttık... maddede bu elementin oluşması bilmem şu kadar sıfırlı olasılıktır denmesi de bunun gibidir, sanki o elementte madde değil gibi ve durmaksızın süren ilişkiler yokmuş gibi..
Kabul o elementin oluşması katrilyonlarca kez katrilyon olasılık olsun, iyi de neye, kime göre(bizim zaman kavramımıza göre), fekat maddeler arası her an sürmekte olan ilişkinin sayısal toplamı o katrilyonlar kez katrilyon olasılığın katrilyonlarca kez katrilyon katlarındadır. yani 1 değil her an katrilyonlarca kez çekiliş yapılıyor gibi düşünülmeli. Haliyle o katrilyonlarla ifade edilen olasılıklar devede kulak bile değil
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White ------ Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------ Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Konu spartacus tarafından (15-11-2012 Saat 11:46 ) değiştirilmiştir.
|

12-12-2012, 15:18
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 12 Dec 2012
Mesajlar: 26
|
|
"Tesadüf" söz konusuysa Pozitif İnfotropizma isimli Facebook sayfasının bu konudaki yazısının başlığı aklıma gelir: "Kaçın Tesadüf Geliyor!"
Sanırım bir yaratılışçının ve bazı Deist'lerin bakış açısını tam anlamıyla yansıtıyor bu. Evrenimiz tamamen determinist bir fizikle işlemiyor. Mesela Cassimir Etkisi, Radyoaktif Bozunum ve benzeri pek çok atom altı olay öncül nedenlere sahip olmadan gerçekleşir. Elektronların yerleri gerçekten "belirsiz"dir der Heisenberg Belirsizlik İlkesi. Bir ölçüm hatasından dolayı değil, bizzat tabiatlarından dolayı belirsizdirler. Richard Feynman'ın bu konuda birtakım ispatları vardı fakat konu dışına çıkmayalım.
Bu "tesadüflerin" nedeni nedir? "Belirsizliklerin" nedeni? Basitçe: Yoktur. Olsaydı bunlar tesadüf ya da belirsizlik olmazdı. Eğer Big Bang'i yeniden başlatsaydık bu ufak belirsizliklerin milyarlarca yıllık birikimi bizi çok daha başka bir evrene götürebilirdi. Yani, düşünüldüğü kadar sert bir determinizm evrende hüküm sürmüyor.
Bazı dindarların bu konulardaki düşünceleri oldukça tuhaf. Mesela eskiden "Evren bir saat gibi düzenlenmiş" derdi Newton'cılar determinizme sığınarak. Kuantum fiziği çıktığında, ne olsa beğenirsiniz? Belirsizliklerin "tanrının özgür iradesinin sonucu" olduğunu söyleyen teologlar ortaya çıktı. Nedensiz görünen şeylerin ardında neden arama dürtüsünün bilindik bir adı vardır psikolojide. Cuk oturuyor: Paranoya.
|

12-12-2012, 18:34
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.614
|
|
Tesaduf kelimesinin zitti ne olabilir? planlanmis mi? Aklima hemen dua geldi her nedense  Inanclilar dua eder , durmadan isterler; yuzlerce isteklerinden ve makul olanlardan bir iki tanesi gerceklesirse, gerceklesmeyen yuzlercesini hatirlamaz da, "isteklerim" oldu der, ve bunu dogaustu bir gucun marifeti olarak gorur.
Yasam suresince olabilecek, basimiza gelecek her sey, istesek de istemesek de olacaktir. Tabi ki yasadigimiz ulke ve sosyal sartlarin bu sonuclari daha cok etkileyecegini, Isvec'te yasayan bir kisi ile, Afrika'da collerinde yasayan bir kisinin beklentileri farkli olacak, ancak olasilik oranlari hicbir zaman mantik disi olmayacaktir. Dualarinin cevabi da, tesaduf de yasam ortamlarina uygun sekilde gerceklesecektir.
Tam izah edemedim ama demek istedigim, olacaklar oluyor, biz insanlar onlara mana ariyor, isim takiyoruz.
Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
|

12-12-2012, 23:41
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 13 Apr 2012
Mesajlar: 1.172
|
|
Sayın DinsizKişi,
Diyorsunuz ki; ''Nedensiz görünen şeylerin ardında neden arama dürtüsünün bilindik bir adı vardır psikolojide. Cuk oturuyor: Paranoya.''
Nedensiz görünme, nedensizlikten değil de, nedenin henüz bilinemiyor olmasından ileri gelir. Neden arama bir akıl ilkesidir. Kuşlar nedensiz kanat çırpmazlar...Bulutlar neden olmadan yer değiştirmezler. Her devinimin bir nedeni vardır.
Paranoya ile neden sonuç arasında büyük bir farklılık vardır. Paranoya normal dışıyken, neden aramak aklın gereğidir.
Bugün eğer kuantum mekaniği ve atomaltı parçacıklar hakkında bilgi eksiklerimiz varsa, daha sonra bunlar doğal olarak tamamlanacaktır. Siz böyle düşünmüyor musunuz?
Sevecenlikle,
|

13-12-2012, 13:56
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 12 Dec 2012
Mesajlar: 26
|
|
Sesli´isimli üyeden Alıntı
Sayın DinsizKişi,
Diyorsunuz ki; ''Nedensiz görünen şeylerin ardında neden arama dürtüsünün bilindik bir adı vardır psikolojide. Cuk oturuyor: Paranoya.''
Nedensiz görünme, nedensizlikten değil de, nedenin henüz bilinemiyor olmasından ileri gelir. Neden arama bir akıl ilkesidir. Kuşlar nedensiz kanat çırpmazlar...Bulutlar neden olmadan yer değiştirmezler. Her devinimin bir nedeni vardır.
Paranoya ile neden sonuç arasında büyük bir farklılık vardır. Paranoya normal dışıyken, neden aramak aklın gereğidir.
Bugün eğer kuantum mekaniği ve atomaltı parçacıklar hakkında bilgi eksiklerimiz varsa, daha sonra bunlar doğal olarak tamamlanacaktır. Siz böyle düşünmüyor musunuz?
Sevecenlikle,
|
Sizin dediğiniz biçimiyle fizik tamamen determinist bir çizgiye oturmak zorunda kalmıyor mu? Bu kuantum mekaniğini çok büyük ölçüde değiştirecektir hatta klasik fizikle olan ayrışmasını büyük oranda eski haline dönüştürecektir. Bazı şeyler gerçekten nedensiz görünüyor. A priori bir şekilde "nedenler bizim bilgisizliğimizdendir" demenin bir anlamı yok. İddia sahibi iddiayı kanıtlamakla yükümlüdür. Şu ana kadar bu "nedenleri" ortaya koyan herhangi bir çalışma bilmiyorum.
|

27-12-2012, 12:15
|
|
Aday Üye
|
|
Üyelik tarihi: 27 Dec 2012
Mesajlar: 3
|
|
Dünyanın ve güneş sisteminin oluşumu, hiç tesadüf olabilir mi?.. İyi düşünün, mümkün mü bu?.. Bir çekirdek olmadan, ağaç kendiliğinden meydana geliyor mu?.. Diyelim ki tohum var; su ve toprak olmadan tohumun programının açığa çıkması mümkün mü? Güneşin, bir gaz bulutu iken kendiliğinden dönüp, yoğunlaşıp bu hale gelmesi nasıl mümkün olur?
Tekten hiçbir şey meydana gelmez!.. Gaz bulutu durduk yerde ikinci bir müdahale olmadan dönmez. Zıttı olmayan bir nesnenin ne olduğu anlaşılmaz.
Bu açıklamalar, bilime ve bilim insanlarına ters düşemez. Bilimin özü budur zaten. Herkesin bir kabiliyeti vardır. Dolayısıyla, bilim insanları da kendi konularında ilerleme yaparlar. Tıkandıkları yerden, kendilerinden sonraki bilginler o konuyu ilerletirler. İlk ademden günümüze kadar gelinen nokta bunu gösteriyor. Hiçbir bilgin, “Ben varlığın aslını çözdüm,
her şey bu kadar” diyemez. Bir öncekinin keşfini, bir sonraki gelen ilerletir. Varlığın aslını çözmek asla mümkün değil. Çünkü; varlık ve varlığın aslı, sonsuz sınırsızdır.
A.B.C. yirmi sekiz hece;
Zannetme ki bunlar bilmece.
Biri sağdan, biri soldan okunur;
Bunların hepsi yalnız bir hece.
Cafer okumuş yetmiş iki bin hece;
Hak Tealâ kendine vermiş bir gece.
Gecesi gündüz olurmuş nice;
Sizin için bunlar bilmece.
Sizin bildiğiniz gündüz ve gece;
Kâinat sendedir bilmiyon hoca.
Kâinatın cümlesi yalnız bir hece;
Cafer de kalmış burada bir gece.
Sistem her an ileriye doğru işler. Örneğin, ilk ademden günümüze kadar, 50 yaşına gelmiş bir insanın, otuz yaşına geri döndüğü hiç görülmüş mü? Tesadüf söz konusu olsa idi, bu da görülürdü... Demek ki; her şey yerli yerinde, plânlı bir düzene göre hareket ediyor. Bir düzensizlik görüyorsan, bu senin kafanın içindeki anlayış mekanizmasının düzensizliğindendir. Ayrıca; sisteme iyi bak!.. Dünya, gezegenler, Güneş bir düzen içerisinde hareket etmiyorlar mı? Kaos mu var evrende?.. BİR.lik var! Hepsi birbirini tamamlıyor ve canlılık bir düzen içinde, varlığını sürdürüyor.
Son Adem Varoluşun Sırrı ( www.sonadem.com): sayfa 142, 143
|

27-12-2012, 13:25
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 20 Dec 2012
Mesajlar: 29
|
|
sonadem´isimli üyeden Alıntı
Dünyanın ve güneş sisteminin oluşumu, hiç tesadüf olabilir mi?.. İyi düşünün, mümkün mü bu?..
.... VS VS VS...
Dünya, gezegenler, Güneş bir düzen içerisinde hareket etmiyorlar mı? Kaos mu var evrende?.. BİR.lik var! Hepsi birbirini tamamlıyor ve canlılık bir düzen içinde, varlığını sürdürüyor.
Son Adem Varoluşun Sırrı ( www.sonadem.com): sayfa 142, 143
|
Kardesim düzen oldugunu nerden cikardin? Evren kaoslar la dolu. Ay'in olusus bile dunya ya buyuk bir cisimin carpmasiyla meydana gelmis ve zaman gectikce ay dunyadan uzaklasmakta. Sadece su kisa zaman diliminde hersey duzenli gibi gorunuyor bizim gunes sistemimizde. Bu eskiden boyle degil ve yakin da tekrar kaos olacak. Ornegin, dunyanin omru 2 milyar sene kaldi, daha sonra finito. Gun gelecek gunesde ki nukleer reaksiyon bitecek, finito.
Bizim gunes sistemimizin disi da buyuk kaos icinde, carpismalar, patlamalar, ne ararsan var.
Dunya bile hareket icinde, volkanlar, depremler,....
Kaldiki, senin inandigin kitapta Dunya merkez olarak gosteriliyor, gunesin, ayin, yildizlarin dunyanin etrafinda dondugu yaziyor...dogru ya, o zamanlar muhammed nerden bile bilirdi bu bilgileri....
Ay'in bolunup ikiye ayrilip, yere dustugunu soyleyen bir peygamber nerden bilsin boyle birseyin olamicagini...
Kardesim, sen inandigina inan. Hatda deprem oldugunda okuzun boyunlarinin arasindaki dunyanin sarsildigina inan....hadi buna hadis diyelim, ya gunesin balciga batmasi? Sen bunu savunman lazim! allah demiyormu günesin balciga batdigini? O zaman dunyanin duz, gunesin de balciga batdigini savun!!
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:55 .
|