Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika > Tarih

 
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #1  
Alt 26-09-2009, 17:46
güneşinzaptıyakın güneşinzaptıyakın isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 30 Aug 2009
Mesajlar: 2.219
Standart Kemalizm, Köycülük vs. ve Orta’nın Solu Serüveni

1- Kemalizm:
Kemalizm kavramı esas itibari ile ''kemalist'' adlandırmasından çok sonra doğmuştur. “Kemalist, ilk defa Anadolu’da örgütlenmeye başlayan Müdafaa-i Hukuk örgütlerinin vatanın bağımsızlığı için savaşan örgütlü bireylerine verilen bir adlamadır.” (1) ''Damat Ferit Paşa’nın İstanbul’da İngiliz Yüksek Komiseri J. de Robeck’ e “Kemalistlerin Yunan ilerlemesine dayanmasına imkân yoktur.” der'' (2) diye tanımlansada Kemalist söylemlerde, Osmanlı’da 1923 öncesinde askeri ve bürokrasi sınıflarınca ''sarı paşa'' olarak adlandırılan Mustafa Kemal'in, Kemalist olarak adlandırılma olayı ilk olarak dönemin işgal kuvvetlerince olmuş ve ilerleyen süreçte genel kabul görmüştür. 1923 ile 1927 arasındaki süreçte yapılan siyasi uygulamalar ve kurulan sistemin büyük ölçüde oturmuş olmasından hareketle, CHP'nin 1927 yılındaki ilk parti programına göre (3) doktirine edilen Kemalizm kitlelere resmi duyurusunu yapmıştır. 1931 yılındaki CHP parti programın da (4) deklere edilen 6 ok şiarı ile ilk bütünsel siyasi bakış açısını kitlerere duyurmuş ve ideolojik terminolojisini genel anlamda kesin olarak uygulamaya başlamıştır. Bahsi geçen programda Kemalizm'in ana hattını ortaya koyan ''A- Cumhuriyetçi, B- Milliyetçi, C- Halkçı, Ç- Devletçi, D- Layık, E- İnkılapçıdır'' ilkeleri kadar dikkati çeken bir başka cümle’de ise ''Yalnız bir kaç yıl için değil, geleceği de kapsayan tasarılarımızın ana hatları burada toplu olarak yazılmıştır.'' (5) denilerek parti ve Kemalizm'in bir bütün olduğu, o dönemde iddia edildiği gibi bir grup çetecinin yaptığı bir eylem olmadığı, aksine kalıcı bir devrim olduğu tezi ile tarihe kayıt düşülüyordu. Mustafa Kemal'in yaşadığı dönemde kendisi ile bütünleşen Kemalizm, 1945 yılından sonra başlıbaşına ve ‘’Atatürkçü’’ olmayan bir siyasi sistem olarak yoluna devam etmiştir. ''İttihat ve Terakki'nin sınıfsal ve program olarak devamı olan Kemalizm'',(6) genel söylem olarak belli başlı bir takım izm'lerle birlikte anılmaya çalışılması ve ayrı bir kulvara konulmak istenmesi, yaratılmak istenen mitsel söylemden öteye gidemez malesef.

Kemalist söylemin ana omurgasını şekillendiren 6 ok şiarını açacak olursak da altından burjuva demokrat özellikler çıkar. 1) Cumhuriyetçilik: Fransız burjuva devirimi ile kurulan cumhuriyetten alınan ilhamla söylenmiştir, geçmiş tarihinde ışığında burjuva demokrat bir cumhuriyet tanımlanır, monarşi red edilir. 2) Milliyetçilik: Gene Fransız burjuva devrimi ile tarih sahnesine çıkan ve belli bir toplum yada ırkın kendi burjuva devrimini yaparak kurduğu devlette yer alan insanların niteliğine ilişkin getirdiği kıstasdır. En güzel ifadesini bizzat Mustafa Kemal’in ‘’ne mutlu Türk’üm diyene’’ sözünde bulur. İlerleyen dönemde Yaratılmak istenen Türk kavramına zemin olmuştur. 3) Halkçılık: Burjuva demokrat devrimini oluşturan kitleye halk denilir. Özellikle 60’lardan itibaren halkçılık kavramı ile sol özdeşleştirilmek istenmiştir. Halk kavramı kapitalizme özgü bir tanımlamadır. 4) Devletçilik: Bahsi geçen sosyalist ve tüm üretim araçlarına sahip olan devletin tanımlandığı bir devletçilik değildir elbette, dönemin Wilson prensipleri üzerine oturtulan ve tekelci burjuva devleti tarif eden tanımıdır. 5) Layiklik: Sözlüklerde din ile devlet işlerinin ayrılması olarak tanımlansada, Kemalist sistemde devletin din işlerine karıştığı bir uygulama olarak karşımıza çıkar. Kapitalizm’in batıda dinde reform hareketleri ile yaptığını, Kemalist sistem devleti dine karıştırıp Sünni İslam’ı taraf tutarak yapmıştır. 6) İnkilapçılık: Devrim doğal olarak burjuva sınıfına yabancı bir terim değildir, geçmişte kendiside ilerici bir unsur olarak özellikle batı tarihinde devrimlerle yer almıştır. Burjuva demokrat devrimleri kast edilir.

Kemalizm, bir ideoloji değildir. Kemalizm, tekelci kapitalist devlet sistemidir (kapitalizm içinde bir akımdır). Temel olarak da sınıfsal bir rejimdir kapitalizmin içinde yer aldığı için. Kemalist devrim olarak adlandırılan 1923 anayasasına (Mussolini İtalyasından alınma) bakmak bile yeterli olabilecekken biz ulaşabileceğimiz her türlü bilgiye yer açalım konumuzda. Yapılan bu ilk anayasa'daki tanımlanan sınıf bile başlıbaşına bir ırk kavramı olarak karşımıza çıkarken, medeni (İsviçre'den alınma) ve ceza kanunları (Mussolini İtalya'sından alınma) gibi kitleleri bir arada tutan toplumsal anlaşmalar bile yukardan dayatılan bir burjuva söylemleri olarak güncel hayatta yerini aldı. Kemalizm, kurulduğu andan günümüze kadar feodal düzen ve mülkiyet'e dokunmadığı gibi, anti-emperyalist yönü olduğu iddiasına aykırı olarak, yapılan devrimlerinde asla feodaliteyi kaldırmak gayretine düşmeyerek (geçmiş burjuva kapitalist devrimlerde olanlardan ayrılarak), kurucu sınıfına uygun bir davranış sergilemiştir. Müslüman olmayan, göçen kitlelerden kalan toprakları bizzat kura ile yine feodal ağalara dağıtması'da buna örnektir. Çok uzun yıllar kitlesel bir hareket olamaz Kemalizm. Kurucu kadrosuna ve sınıfına kapalı bir halde yaşamak zorunda kalır. ''Atatürk, burada ver her yerde eşraf ve ulema ile toplantılar yapmıştır. Muhatap eşraftır. Halk ortada yoktur''(7)der, asker kaçakları ve istiklal mahkemelerini anlattığı bölümde, ''Kurutuluş savaşı'nın başladığı günlerde idare ve Ordu, İttihatçı memur ve komutanlardan pek fazla temizlenebilmiş değildi'' der ve ekler; ''Milli mücadele amaçlarına eğilimlidir. Hele genç İttihatçı subay ve memurlar, uzun yıllardır burjuva demokratik devrimin mücadelesi içindedirler''(8) diye pekiştirir Doğan Avcıoğlu, Milli kurutuluş tarihi adlı kitabında Kemalizm’i tarihsel yerine oturturken. Kemalizm yabancı sermayeyi tasfiye etmemiş, dönemin Keynes'çi tekelci kapitalist devlet düzenine uygun olarak, stratejik fabrikaları ve hammaddeleri devletleştirerek kendini koruma altına almıştır. 1923 İzmir İktisat kongresinde ‘’Türk, dinine, ulusuna, toprağına, hayatına ve varlığına düşman olmayan uluslara hep dosttur; yabancı sermayesine karşı değildir.’’ madde örneğinde olduğu gibi, alınan kararlarla da bu uygulamalarının ekonomik yönünün önünü açmıştır. Tüm bunları CHP'nin içindeki başını Celal Bayar'ın çektiği liberal kanata rağmen yapmıştır. Keza siyasi özgürlük ve örgütlenme hakkını kitlelere vermeyerek, tekelci devlet kapitalizmi üzerinden Kemalizm'i güçlendirmek kaygısı ile değil, bizzat zayıf olan ulusal burjuvaziyi güçlendirmek kaygısı ile davranmış ve her fırsatta kamudan aktarılan sermaye ile ulusal burjuvazi uzun uğraşlar sonucunda da olsa yaratılmıştır. Kemalizm'in ana omurgasını oluşturan siyasi ve ekonomik yasalar bu minvalde iken, burjuva söylemlerinin 18 yy. sonu itibariyle ilerici olmaktan çıkıp, gerici unsurlarla işbirliği etmesi ve zamanla tekelci hale bürünmesi tarihsel gerçeğinin yansıması olan, Kemalizmi kapitalist süreçten ayrı tutmaya çalışmak, ülke özelinde sola çekilmek istenen duvarın gizlenmesi çabasıdır.

Özetleyecek ve tekrarlıyacak olursam; Kemalizm, 1927 yılına kadar bir siyasi yöntem olmamıştır. 1923-1927 yılları arasında iktidarını sağlamlaştıran ve tek parti, tek adam yönetimini kitlelere kabul ettiren Mustafa kemal, 1927-1931 yılları arasında kadrolaştırdığı kişilerle Kemalizm’i oluşturmuştur. 1931-1945 yılları arasında klasik Kemalizm hegomanyasını sürmüştür. 1945-1951 yılları arasında revizyonist yaptırımlarla klasik yapısından uzaklaşan Kemalizm, uzun bir süre içine yerleşen oportunist ve revizyonist kadrolarca yönetilmiştir. 1980 sonrasında liberallerin ve feodallerin devlet yönetiminde etkin olmaya başlaması ile birlikte kadro daralması yaşamış ve gene eski söylemi olan tekelci burjuva devlet şiarına yakın bir duruş sergiler hale gelmiştir.
Alıntı ile Cevapla
 

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kemalizm’de Türk Tarih Tezi ve Kafatası Ölçümü güneşinzaptıyakın Politika 80 20-05-2014 16:14
türk solu dergisine yeni bir ad bulalım Deist Bedo Konu-dışı 64 20-09-2009 12:05
II. Evrim, Bilim ve Eğitim Sempozyumu’nda D. J. Futuyma’nın yaptığı konuşma dilaver Evrim 1 12-08-2009 20:50
Sözde Türk Solu che21 Politika 3 06-04-2008 12:05
bırgun nasıl dın olgusu bırılerıne hızmet etmek için orta... salyasümük İslam 4 15-10-2006 05:49

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:54 .