Aynalı dostum , tebrik ederim kavramları size sunulduğu gibi almak gerine onları neden-leyip akıl süzgecinden geçirmeniz müthiş. Bunu herkes yapmıyor. Düşünmüyor, sormuyor, düşünmesini bilmiyor.
Sene ,geçen sene

Ben de Dine inanıyordum. Sonra araştırmaya verdim kendimi,okudum okudum okudum. Hem hrıstıyan teolojisine dayalı yayınları hem de Richard Dawkins ve diğerlerini. Dün sabaha kadar Georges Politzer'i okudum. Sabah ezanıyla yattım
Daha önce de okumuştum ancak şimdi söylediklerini
daha iyi anlıyorum. Altını çizerek çalışıyorum . Zaman zaman ne oldu biliyor musun ? Boşluğa düşmüştüm, kendimi yalnız ve umutsuz hissediyordum , İşte bu yüzden bilimsel olmadığını bildiğim halde dine dönmeye ve dinle kendimi uyuşturmaya çabaladım. Ancak ne zaman bana yanlışım gösterilse ( hem evrim teorisi bölümünde hem hrıs.forum bölümünde ) yazdıklarımdan utanırdım . "Bu adamlar doğru diyorlar yaw" desem de sessiz kalmaya devam ederdim.
Bir oldu, SUSTUM, iki oldu SUSTUM, bu böyle devam etti , en son AKIL İSYAN EDİP,inanç zincirini kırana kadar .
O zaman dedim ki kendime bilimsel duruş Materyalizmdir.Din inanç/iman işi,Ki kökenine bakarsak sosyolojide görebilirsin. (ayrıca orhan hancerlioğlu mesela bu konuyu kitabında çok güzel anlatıyor).
sanal dünyalardan çıkıp gerçek dünyaya nesnel bakış açısıyla bakmayı öğrendikçe öncekilerin masal ve hikaye yığını olduğu daha net görülüyor, yeterki olaylara objektif bakalım .
Bunları paylaşmak istedim.
Dinle ,imanla beyin uyuşturuluyor. Tanrı sorunu ,
insanların kafasındaki tanrı sorununa dönüşüyor.
Umarım aynalı dostum , araştırmaların iyi bir sonuca götürecek seni, Saygı duyuyor ve tekrar tebrik etmek istiyorum
sevgiler