Tanrı'ya ''Yok'' Diyenlerin ''Varlık'' Tanımı nedir?
Ateizmin bir inanç olmadığını savlayan ateistlere bakıyorumda, tanrıyı ''yok''lama sebepleri olarak bilimi öne sürüp, teistlerden farklı olarak inanç yerine bilgi sahibi olduklarını savunuyorlar.
Bu arkadaşlara öncelikle tanrıya yok diyebilecek kadar ''üstün'' olan varlık tanımımızın, bilimsel olarak ne anlama geldiğini sormak gerek.
Örneğin birşeyin varolduğunu söyleyebilmek için kullandıkları görme olayına bakalım;
Bir cisme baktığımızda cisimden saniyede 10 trilyon ışık parçacığı (Foton) gözümüze ulaşır. Işık önce göz merceğinden, daha sonra gözün içini dolduran saydam pelteden geçerek ağ tabaka üzerine düşer. Burada 100 milyon çubuk ve koni biçimi sinir hücresi, ışığa maruz kalır. Yansıyan ışığın yolu üzerinde olan retina hücreleri daha çok gölgelere karşılık olan retina hücreleri daha az ışık alır. Işık yokken her retinen molekülü protein molekülünden bir yastık (opsin) üzerinde uyur. Işık parçacıkları çarpar çarpmaz, saniyede 30.000 trilyon retinen molekülü protein'inden ayrılır, burulma halini bırakarak düzleşir. Sinir hücreleri (nöronlar), retinen moleküllerinin dansından etkilenir, önce gözdeki ve sonra beyindeki nöronlar harekete geçer. Nöron yüzeyi birden biçim değiştirir, bunun sonucu hücrelerarası sıvıdan nörona sodyum iyonlarının girişi birden durur. Sodyum iyonları pozitif yüklüdür. Pozitif elektrik yüklerinin hücreye akışının durması hücreyi sarsar, hücrede bir elektrik potansiyeli doğar. Bu elektrik akımı nöron'un uzantısı akson içinde 5-6 mm. kadar gittikten sonra durur, çünkü 1. nöron bitmiş 2. nöron başlamıştır. Saniyenin birkaç milyeminde, elektrik, görme sinirine (optik nerv) ulaşır. Optik sinir retinadaki gangliyon hücrelerinin akson denen uzantılarından oluşur. Görme uyarıları arka beyin kabuğundaki primer görme alanına ulaşır. Bu merkez 2,5 mm. kalınlıkta ve birkaç cm2 büyüklüktedir. 6 tabaka halinde 100 milyon nöron içerir. Uyarı önce 4. tabakaya gelir, burada analiz edildikten sonra diğer tabakalara dağılır. Bu merkezde her nöron 1000 kadar nörondan uyarı alır ve 1000 kadar nörona uyarı gönderir.
Beynin bu merkezi tam bir kompüter gibi çalışarak elektrik enerjisi şeklinde gelen görme uyarılarını görme olayına çevirir, yani cisim hem görülür, hem de tanınır. Cismin tanınmasını, beynin hafızasında depolanmış eski bilgilerle bu yeni imajı karşılaştırarak gerçekleştirir.
(Bilim ve Teknik, sayı: 215, s. 36)
Yani cisimlerden yayılan -yada yansıyan- fotonların çok çok küçük bir kısmının tetiklediği tepkimeyle oluşan elektro kimyasal sinyalleri, bilinçsiz genlerce programlanan bir koda göre yorumlayan beyinlerinin kurguladığı şeylere mi 'var' diyorlar?
|