Sevgili Gözde,
Belki sen de duymuş ya da şahit olmuşsundur. Bu Adem ile Havva hikayesinin mantıksızlığını ve reel tarihle çelişkilerini gidermek için bir kısım İslam Bilginleri (?) aslında ilk insan olarak yaratılan Adem ile, cennetten kovulan, kendisine eşyanın isimleri öğrtilen ve peygamber olan Adem'in farklı kişiler olduğunu söylüyorlar. Yani iki farklı Adem var ortada. Kuran'ın bu hikayedeki çelişkileri onları da böyle bir çare bulmaya itti.
Adem ile Havva hikayesinin aslında gerçek olmadığını, bunun sembolik bir anlatım olduğunu ve anlamının anlayamayacağımız kadar derin olduğunu savunanlar da var. Özellikle yasak ağacın meyvesini yediklerinde ayıp yerlerinin birbirlerine görünmüş olması aslında oldukça derin bir konuymuş, göründüğü, okunduğu ve yorumlandığı gibi değilmiş.

Ne çare ki benim kafam o kadar derine basmıyor.
Bütün evren, dünya ve dünya üzerindeki tüm varlıklar (canlı, cansız) insan için yaratılmışsa Dünya'nın insansız döneminde var olan onca canlı türünün açıklamasını Allah'ın hikmetiyle yapıyorlar. Kendilerindeki bu çelişkiyi fark etmeleri ne yazık ki mümkün değil. Dediğiniz gibi, her derde bir devaları, her soruya bir cevapları, her mantıksızlığa bir mantık kılıflaları mutlaka oluyor. Okyanusun ulaşılması mümkün olmayan dibindeki bir kum tanesinin, bir balığın hangi insan için yaratıldığını ben de merak ediyorum. Hele ki bir de herşeyin Muhammed'in yüzü suyu hürmetine yaratılmış olması yok mu?...
Turan Dursun'un Kullateyn'inden bir cümle hatırladım. Küçük Turan Dursun caminin yanındaki bir duvarın dibinde böcekler görüyor. "Allahım, ne lüzümsüz bir böcek yaratmışsın" diyor.
Ama bizim Harun Yahya ve ekibi bu lüzümsüz böceklerin aslında ekolojik dengeyi sağlamak için var olduklarını söylüyor. Bataklıklar sivri sinek üretir, sivri sinekleri bir başka lüzümsüz hayvan yer, o hayvan olmasa sivri sineklerin püpülasyonunda artış olacaktı, sivri sineği yiyen hayvanı bir başka hayvan yer v.s. ve böylece Allah en ince ayrıntısına kadar bir denge kurmuş ve devam ettiyor oluyor onların savlarında.
Dünyanın ekolojik dengesi bozulmuş ve büyük değişimlere uğramış 5 sefer. Bu değişikliklerin yaşandığı dönemlerde yine her şeyin en ince ayrıntısına kadar tasarlandığını ve dengede kaldığını savunabilirler miydi? Hiç mi tarih bilmiyorlar, biliyorlarsa da hiç mi kullanmıyorlar ve mantık kurmaya gerek duymuyorlar?