web´isimli üyeden Alıntı
Hocam ben birşey anlatmak için debeleniyorum da kimse anlamıyor. Mesele bir iki çeviri de takılmak değil. Bir Türk'ün Kur'anı çözmesi o kadar zor ki. Hele de biz Arapça bile bilmiyorkan Kuran'a has bir dil varsa, art niyetli birileri yanlış çevirmişse, başka birileri yanlış tefsir etmişse vs... Kılavuzu anlayabilmek büyük bir dert. Anlamadan kılavuz takip edilir mi? İncili değil de Kur'anı takip etmemizi gerektiren sebep ne olacak? Önce anlayacağız doğru söyleyip söylemediğini ve iman edeceğiz, sonra bizden Allah'ın neler istediğini bileceğiz, ona göre imtihana gireceğiz.
Ama bu haliyle o kadar zor ki. Kolayca anlamamızı engelleyen birçok faktör var benim bu tür topiclerden anladığım. Bence en büyük çelişki de budur. Hayattan önce bir Kur'an imtihanı açılması lazım. Kur'an'ı anlamayı başaranlar sonra ikinci bir imtihana (hayat imtihanına) girmeli 
|
Ben size kısacık birşeyler demek istiyorum.
Eğer patalojik bir sebebi yoksa, bir insan bir insanın kafasına haksız yere bir taş atarsa, bu yaptığı eylem sonucu vicdan dediğimiz yerde bir takım haller zuhur eder. Yani bu insan bu yaptığı eylem sonucu en yalın tabir ile bu yaptığından rahatsızlık duyar. Ve bu dünyanın neresine giderseniz gidin böyledir. Dediğim gibi eğer patalojik bir sebebi yok ise ve haksız yere...
Dolayısı ile kuranı anlamak için çok insan üstü bir çabaya gerek yok. İnsanın dna sına kodlanan gerçek ile kuran birebir örtüşür.
Ve bundan dolayı sürekli adalet adalet diye çırpınan bir Tanrının erkeklere cennette tabiri caiz ise filancahanedeki bir pozisyonu yaratacağına iman etmek bile başlı başına bir faciadır. (Başlık konusuna mahsusen yazılmıştır.)
Siz gerçekten kuranı anlamak istiyorsanız, önce evreni okuyun, insanı okuyun. Bunlar okunmadan kuran okumak bir işe yaramıyor çünkü.
Selamlar...