İnsan tarihi boyunca , yaşadığı dünyayı nasıl algılıyor ve yorumluyordu ? Bu gün bile hala kullandığımız 'güneşin doğuşu' ve ya 'batışı' fiziksel imkansızlığa rağmen dilimizde neden hala kullanılır ? Sanırım bu konuda yapılacak bir tartışma "bilginin" insan belleğinde yer etmesinin sancılı ve uzun yolunu bir kez daha hatırlamaktan öte sık sık tartışılan bilim-din karşıtlığının tarihsel köklerine eğlenceli bir yolculuk olacaktır.
Çinliler yaşadığımız dünyayı *dikdörtgen bir yüzey biçiminde düşünmüşlerdir. Yine M.Ö. 3800'lerde yapılmış ve günümüze ulaşmış olan haritalardan Babillilerin yeryüzünü düz olarak tasarladıkları anlaşılmaktadır.Hintliler de Yer'i, çevresi su kaplı daire biçiminde düz bir alan olarak düşünmekteydiler.
Yunan Düşünüşü
Fakat tüm kültürleri *etkileyen "dünya algılama biçimleri" Antik Yunan'da şekillenmiş ve zaman içerisinde yaygınlık kazanmıştır. Hangi dönemde yaşadığı ve hatta tek kişi olup olmadığı tartışmalı
Homeros'a göre Antik Yunan'da dünya şöyle bir şeydir :
Görüldüğü gibi bu tasvir dünyayı geleneksel biçimde düz olarak tasavvur etmekte "direksiz" bir
gökkubbe ve alt tarafta da "öteki" dünyayı resmetmektedir. Bu düşünce tarzı Antik Yunan'da özellikle filozoflar ve biliminsanları düzeyinde hızla gerilese de ilerleyen tarihsel dönemlerde, moneteist dinler (özellikle hıristiyan taassubu) tarafından yeniden tedavüle sokulmuş ve yaygın algılama biçimi olarak insan belleğinde yer etmeyi başarmıştır