frodo";p="´isimli üyeden Alıntı
" Sisam'lı Aristarkus, evrenin şimdi sanıldığından bir kaç kez daha büyük olduğu sonucuna
götüren bazı varsayımlar attı ortaya. Bu varsayımlar, sabit yıldızlarla Güneş'in yerlerinden kımıldamadığı, yeryüzünün Güneş çevresinde bir daire çizerek döndüğü, Güneş'in de bu yörün-
genin orta yerinde durduğu yolunda. Aynı zamanda , sabit yıldızların bulunduğu ve merkezi
Güneş olan küreyi öyle büyük sayıyor ki, yeryüzünün dönüşünü tamamladığı dairenin sabit
yıldızlara uzaklık oranı küre merkezinin kendi yüzeyine olan uzaklık oranına eşittir. diyor"
Archimedes, Kum Sayıcısı...
Bahsedilen Aristarkus MÖ 3. YY da yaşamış bir düşünür. Neredeyse Eratosthennes ile aynı
tarihlerde. Peki ne oldu da insan zekası bu parlak zirvelerden "dört bir yanından meleklerin
taşıdığı gökkubbe altında düz bir yeryüzüne" ya da "direksiz yükselen gökkubbe altındaki
sabit döşek" düşüncesine düştü ? Bu akıl tutulmasının nedeni neydi ?
Doğrusu bu başlık için hevesli idim, uzun tartışmalara neden olacağını düşünüyordum. Ama
istediğim tartışma ortamını yaratmadı. Kimbilir belki hata, yeterli ilgiyi çekemeyen uslubumdadır.
Bu derlemeyi C.Sagan'ın Kozmos, Robert Osserman'ın Evrenin Şiiri adlı kitaplarıyla, Bilim Ve
Ütopya Dergisinde yayınlanan Yavuz Unat'ın makalesinden (Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, Bilim Tarihi Anabilim Dalı Yardımcı Doçenti ) yaptım.
|
özellikle aristarkus örneği dinin bilim üzerindeki engeline *çok iyi bir örnek tebrik ederim frodo..
(Rönesansı geciktiren:skolastik düşünce)