Ne yazık ki Kuran'daki çelişkiler bitmek tükenmek bilmiyor.
Bu arada bu cümlede ''ne yazık ki'' ifadesini neden kullandığımı bilmiyorum. Sanki ''Keşke Kuran'da çelişki olmasaydı'' der gibi bir ifade oldu.
Ancak ne yazık ki insanlar hala bu çelişkili hükümlerin, herşeye kadir olduğuna inandıkları Tanrı'nın sözü olduğuna inanmakta ısrar etmekteler.
Aslında sorun, müslümanım diye geçinen çoğu inanırın ne Kuran'dan ne de tarihten haberdar olmasıdır.
Özellikle ülkemizde, çevremizdeki insanları gözlemlediğimizde bu durum en çarpıcı biçimde gözler önüne serilmektedir.
Bence insanoğlunun kitlesel bir biçimde kutsal kitapların bir insan ürünü olduğuna inanaması, (eğer var ise) Tanrı'nın hiçbir insan ile iletişim kurmadığına ikna olması oldukça zor. Çünkü buna inanmaya başladıkları zaman hemen ardından gelecek olan adım Tanrı inancını sorgulamaya başlamak olacaktır.
İşte bu hiç de o kadar kolay değil. İnsanın manevi duygularını tatmin etme iştahı, buna o kadar kolay izin vermemekte.
Bence kayıtsız şartsız inanmak işin kolayına kaçmaktır. Zor olan, mücadele gerektiren ise sorgulamaktır.
Saygılar
|