Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Dinlerden Özgürlük > Özgür Düşünce Platformu > Deizm

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #81  
Alt 20-07-2011, 01:48
Neva - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Neva Neva isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706

Başarı Ödülü 

Standart

darkmasturbater´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ben inanmiyorum arkadas boyle seylere ya.hepsi havada durdum sahitlerim var sacmaligi.bak bu adamdan iyi telekinezi yapan bir adam yok.


Sayin darkmasturbaster;

Boyle birsey degil bahsedilen. Sarlatanlar degil yani veya para karsiligi yapanlar(haci, hoca, ufurukculer ) degil.

Ciddi emek verenler.

Zaten kendiliginizden ucamassiniz, yercekimi gercegi var.
Alıntı ile Cevapla
  #82  
Alt 20-07-2011, 02:27
murted - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
murted murted isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 26 Sep 2008
Mesajlar: 2.848
Standart

Dark_Prince´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Aslında büyü yapmadım da hiç telekinezi ve telepati yaptım.Orada demek istediğim ateist olsam bile kendimi geliştirmeye,büyüyle uğraşmaya devam ederimdi.Telepati için çalışmadım istemdışı oluyordu.Telekinezi ise çok kolaydır nette dolu yöntem bulabilirsin.

Uzun zamandır telekinezi yapmadığım için güçlerim köreldi fakat tekrar başlamayı düşünüyorum.Büyü de telekineziyle alakalı olduğu için ileri aşamalarda ona da başlayacam.
Sen de mi homo superiorsun?

No Religion No Cry

Ateizmi Anlamak için tıkla!
Alıntı ile Cevapla
  #83  
Alt 20-07-2011, 02:35
ereninthenature - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ereninthenature ereninthenature isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 24 May 2011
Bulunduğu yer: Uzay
Mesajlar: 1.588
Standart

Neva´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sayin darkmasturbaster;

Boyle birsey degil bahsedilen. Sarlatanlar degil yani veya para karsiligi yapanlar(haci, hoca, ufurukculer ) degil.

Ciddi emek verenler.

Zaten kendiliginizden ucamassiniz, yercekimi gercegi var.
netten bak dedi arkadas baktim adam hava bukuyorum yazmis perdeyi oynatiyorum filan.arkadasin hava bukmeyle ilgili sorunu varmisbence direk beyinden bir sorunu var.saklabanliga bak.
http://telekinezi.org/sorunlar-uyari...niz-t3632.html


http://telekinezi.org/telekinezi-tek...leri-t117.html

abi bu adamlar mi kirik yoksa ben cidden muggle miyim anlamadim adam direk kagidi oynattigini iddia ediyor.

Science is not only compatible with spirituality; it is a profound source of spirituality.
-Carl Sagan

All ideology is toxic because ideology is a kind of insult to the gift of human free thinking.
-Terence McKenna

Konu ereninthenature tarafından (20-07-2011 Saat 02:40 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #84  
Alt 20-07-2011, 04:01
Neva - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Neva Neva isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706

Başarı Ödülü 

Standart

TurkceRap´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Herşeyden önce, Deizm de sizin de bildiğiniz üzere (Teist olmayan) felsefelerden biridir.

Deizm ile teizm arasında fazla bir fark yoktur gibi bir cümle pek makul olmaz.

nasılki bir agnostik belki şöyledir, belki böyle diye kendince tahmin yürütebilirse, Her Deist de pek ala kendine göre farklı bir yorum getirebilir.

Örn: kimine göre TANRI bir yaratıcı güçtür, kimine göre Bu Yüce varlık belki TANRI diye isimlendirilemez de hayatın kaynağı olan bir güçtür, kıimine göre TANRI iyi-kötüyü ödüllendirir ya da cezalandırır, kimine göre de TANRI'nın işi sadece yaratmaktır.

Tabi bunlardan bazılarını sallamasyon olarak söylüyorum, ama bintane deist'e sorsanız bintane farklı cevap allabilirsiniz.

Esasen bana göre Deizm ve Agnostisizm arasındaki en bariz ve aslında tek fark Biz Deistlerin bir TANRI var veya bir Yüce Yaratıcı var dememiz, Onun haricinde başka hiçbir şey de kesin konuşmak mümkün değil, sadece yorum yapılabilir.

Dolayısıyla, TEizm ile Deizm'i aynı felsefeye koymak haksızlıktır ve Esasen de Ateistler açısından bakarsak da böyle birşey,Benim felsefem Senin felsefeni döver muhabbetinden başka birşey değildir.
Sayin TurkceRap ;

Elbette her deist diledigi yorumu getirebilir. Iyi ya iste ben de aynini soyledim zaten. Tanri modelleme(yuce, guc, ilah vs.) keyfe kalmistir.

-Herhangi bir din mensubu, dinin terminolojisine gore ispat koyabilir kendince, bunda bir mahsur yok. Zaten olmasi gereken budur.
Ama bilimdeki evrim kitapta da var diye one surerse ve ayetleri egip bukerse, dinin terminolojisine aykiri duser. Bir de boyle bir ayrim var. Mesela bir deist de, bugun sitede ayet egip buken inanira ayni tepkiyi verir/veriyor.

Din, kendi terminolojisi icinde yanlislanma luksune sahip degildir.Bunun anlami budur eger inanilan bir kutsal varsa.

-Eger bir inanir, bunu bu sekilde(egip, bukerek) sunuyorsa, zaten o dine mensup degildir. Terminoloji oyle buyurur cunku. O kendi yolunda gitmektedir.

-Eger inanir derse ki; ben terminoloji filan takmiyorum, ama inaniyorum, zaten orada terminoloji dahilinde bir inanirdan soz edemeyiz.


Deizm, teizm'le birebir aynidir demiyorum. Arada inanis bakimindan fazla bir fark yoktur dedim. Daha ust mesajimda da toplu inanirlarin da ayni kefeye konulmamasi gerektigini, bu nedenle belirttim.

Ornek olarak Turkiye'deki bir kisim inaniri verdim, asmiyor, kesmiyor, dogramiyorlar, emredilen ibadetleri de(oruc, hac, namaz, abdest vs.) yerine getirmiyorlar ..

Zaten objektif bir gozle bakarsak, en azindan Turkiye nufusunun ciddi orani, deisttir, fakat deist oldugunun farkinda degildir. Sirf bu nedenle bile deizm, teizm'le gorunus bakimindan bir yonde benzer.


Mesela siz bir deist'siniz.
Bilinen islami ibadet sekillerini vs. uygulamiyorsunuz. Ama kendinize dair tuttugunuz, dogru buldugunuz bir yol var. Bu stepi(kural/kaide/ rituel) asmis,bir tanri var noktasina ulasmissiniz.

Muhtemelen devaminda, tanri nedir peki diye sorsak, tam olarak bilinemez diyebilirsiniz en fazla..

Yaniliyor muyum?(tum olasi sallama(guc, evren, yaratici guc vs.) cevaplari koydugumuzda boyle bir profil cikar ortaya)

Cunku deizm tanriyi aciklamaz. Baslangictaki yaratici guctur tanri deist icin..

Fakat
,
bilinmiyor yaftasi koydugumuz herhangi bir duruma, tanri kavramini yapistirmak ne derece tutarlidir?

Uzaya bakiyor(tam olarak %100) bilinemez diyoruz ornegin ve bunu metafizik kabul ediyor bazilari, neye gore diyoruz? Kendi urettigimiz kavramlara iliskin acikliyoruz. Cunku tam olarak aciklayamiyoruz, acikladigimiz kismi da kendimiz uretiyoruz .

Demek bilinemez dedigimiz kismin acilim ve idamesi bir nebze de(insan) bize bagli..

Eh, o zaman gizemli bir tanri aramanin,(olasi cevaplari da katarak) evren/doga'ya da tanri demenin de anlami olmasa gerek diye dusunuyorum.


Mesela ben size soyle bir soru sorayim.


Bana, deizm'in(madem ki teizm'den farkli) zaman kavramina iliskin gorusunu aciklar misiniz?


Nereye akiyor zaman? Asagi, yukari, sag, sol, ileri, geri?

Nereye doguyor insan? Asagi, yukari, sag, sol, ileri, geri?

Nereye daraliyor genisliyor birseyler? Asagi, yukari, sag, sol, ileri, geri?

Nereye oluyor insan? Asagi, yukari, sag, sol, ileri, geri?
Alıntı ile Cevapla
  #85  
Alt 20-07-2011, 11:07
Khaos Khaos isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 12 Jun 2009
Mesajlar: 5.575
Standart

TurkceRap´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sizin ciddiyet anlayışınızı ve standartt varlık tanımınızı bir kenara bırakırsak.

Bilemediğimiz birçok olay ve dolayısıyla ona atfettiğimiz bilinmezlik kavramını açıklayamadığımız birçok olgu için kullanmak zorundayız malesef.

Siz bir Din'in mensubuna TANRI'nın varlığını kanıtlayıp kanıtlamayacağını sorduğunuzda, inandığı dinin terminolojisine göre birtakım argumanlar getirebilir ya da size o zaman sen yokluğunu kanıtla diyebilir ve ne Siz ne o savlarınızı kanıtlayamazsınız, işte burada bilinmezlik devreye girer.
lenin usta diyor ki;
'bilinemezciyi kazıyın, altından idealist çıkar''.
bakalım haklımıydı.
şimdi kazıma zamanı.

egemenler tarih boyunca,toplumları askeri/siyasi/hukuki güçle destekledikleri savasatalardan türetilmiş ideolojilerle boyunduruk altına aldılar.
bu ideolojilerin çoğu 'din' olarak anılıyor.

bilim ve felsefe gerçeği ve doğruyu aramak diye kategorize edilir.
bu kategorizasyona tam olarak katılmıyorum, ancak bu aşamada/şimdilik veri kabul ediyorum.

egemenlerin de bilim ve felsefeye ihtiyacı var.
ancak bu ihtiyac iki yönlü.

kendileri adına bilimin ve felsefenin gerçeği ve doğruyu ortaya koyabilmesini isterken,
idare ettikleri/sömürdükleri aptallaştırmak istedikleri kitleler adına bunların sahtelerinin de üretilmesini isterler.

tam da bu sebeple fabrikaları için bilim ve teknoloji üretilmesini desteklerken,
halk için sahte bilim/felsefe üretilmesini desteklerler.

felsefenin klasik çağında iki felsefi damar vardı.
paradigmal, sistematik iki damar.
idealizm ve materyalizm.

bilimsel düşünmenin önü açıldıktan ve bilimler gerçeği ortaya koymaya başladıktan sonra bu damarlardan birisi haklılığını ve açıklayıcılığını tümden kaybederek felsefi anlamda imha oldu.

gerçek ile doğrunun ayrıştırılamaz birlikteliği yegane haklı ve açıklayıcı felsfe olarak materyalizmi tartışılmaz biçimde ortaya koyunca,
adına agnostisizm denen sahte felsefenin üretildiğini görüyoruz.

bu sahte felsefe,
her şeyden önce felsefe değüildir.
tıpkı ateizm gibi.
çünkü ateizm de sadece bir tutumdan ibarettir.
tekil bir tutuma felsefe payesi verilemez.
felsefe bütün olarak evren hakkında bize doğru bir bakış sunmalıdır.

agnostik neyin bilinemez olduğunu dahi ortaya koyamaz.
felsefe olmadığını ortaya koymaya bu yeterli.

agnostik şayet,
tanrının varlığı bilinemez diyorsa,
bu kendi içinde gülünç çelişkileri olan bir cümledir.
absürddür.çünkü varlık kavramının terminolojik tanımı bu iddiayı sıradan savsatalar dzeyine indirger.

yok eğer agnostik,
biz eşyanın görüntüsüne ulaşıyoruz.
gerçek mahiyeti bilinemez diyorsa,
bu cümle hem bilimin hem de günlük hayatımızdaki her bir deneyimin inkarından başka anlam taşımaz.

kazımaya devam edelim.

güdülmesi gerekenler için üretilmiş sistematik olmayı dahi başarmaktan aciz b sahte felsefe taraftarlarına şimdfi soruyorum.

neyin bilinemez olduğunu iddia ediyorsunuz.

ateist tavırın/tutumun karşısına agnostik tavrı/tutumu mu öneriyorsunuz.
yani tanrının varlığı/yokluğu bilinemez mi diyorsunuz.

yoksa, idealizmin ve materyalizmin karşısında, madde-düşünce düalitesinin ve eşyanın/evrenin gerçekliğinin bilinemez olduğunu mu söylüyorsunuz.

bunu bir ortaya koymayı deneyin bakalım.
deneyin de altınızdaki idealisti deşifre edelim.
Alıntı ile Cevapla
  #86  
Alt 20-07-2011, 11:25
Khaos Khaos isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 12 Jun 2009
Mesajlar: 5.575
Standart

Dark_Prince´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sevgili Dostum;

Ben hiçlikten varlık oluşamayacağı için sonsuz yani birşeylerden türememiş kendi kendine hep varolan bir varlığa bağlıyorum varlığın oluşumunu.Bu Tanrı da olabilir Evren de.Eğer evren sonsuzsa buna göre bu evrendir,eğer sonsuz değilse geriye tanrıdan başka seçenek kalmıyor bana göre.

Bu nedenle Tanrı nasıl varoldu gibi bir soru sorulamaz kanaatindeyim çünkü o herneyse(evren ya da ruh) kendinden varolamak zorundadır bununda kanıtı bizim varolmamızdır.Böyle olmasaydı bizde varolamazdık bu nedenle maddenin öncesinde hiçliğin olması mantıken mümkün değildir.

Sanırım aynı görüşteyiz dostum bencede varlığın öncesinde de varlık var hiçlik olması mantıken mümkün değildir.

Evrenin tanrı olması durumu evrenin varlık kaynağı olmasından dolayıdır.Varlık kaynağı herneyse ben ona tanrı diyorum madde de olabilir ruh da.

Sevgiler...
sevgili dostum

ikibin yıllık felsefi geleneğin bize dayattığı bir paradigma, bu paradigmanın ürettiği ve içerik verdiği kavramlar var.
bu kavramların bazıları paradigmaya ait sorularla geliyor ve bu sorular cevapları koşulluyor.

paradigmanın kendisi,
kavramları,
soruları,
ve koşullanmış cevapları birer birer sorgulanabilir.

hatta yeni bir paradigma önerilebilir.
yeni paradigma eski paradigmanın sorularını dahi anlamsızlaştırabilir.

bu bağlamda,
yokluk, hiçlik gibi içeriği belirsiz soyutlamalara dayalı olarak oluşturulmuş tuhaf soruların cevaplarını aramak boş uğraş olabilir.

evren somsuzmudur değilmidir sorusu dahi aslında tamamen tutarsız olabilir.

çünkü sonsuz diye bir şeyi somut olarak zaten bilmiyoruz.
bu sadece zihinsel bir kategori.

ancak bir şeyii biliyoruz.

evren varoluşunu ortaya koymuş,
varlığını insana dayatmıştır.
zaten insan o bütüne aittir.

yine insan o bütünden kavramı soyutlamıştır.
kavrama içerik de vermiştir.

tanrı nedir.
sen bu kavrama ne içerik veriyorsun.
bu kavramı neyden soyutladın.

bunu ortaya koymalısın ki,

''Ben hiçlikten varlık oluşamayacağı için sonsuz yani birşeylerden türememiş kendi kendine hep varolan bir varlığa bağlıyorum varlığın oluşumunu.Bu Tanrı da olabilir Evren de.Eğer evren sonsuzsa buna göre bu evrendir,eğer sonsuz değilse geriye tanrıdan başka seçenek kalmıyor bana göre.''

alıntıladığım bu cümleni algılayabileyim.

tasarlayan bir akıl anlayışı insanın kendi niteliklerinden soyutladığı bir şeye benziyor.
evrenin tasarlandığına dair zihinsel olan haricinde, somut tek gözlem yok.

ama hidrojen ve oksijen bir leşerek suyu oluşturuyor.
bu onların içkin niteliğidir.suyu oluşturmak için bu şekilde tasarlanmış olma ihtimalleri üzerinden felsefe üretilmez.

yaşadığımız evren khaostur.
sonsuz khaosun anlık görüntülerini kosmoz olarak algılamak yanılgıdır.

evren tasarlanmış statik/durağan değildir.

evren dinamik bir oluş içindedir.
bizim gözlemleyebildiğimiz mesela 15 milyar yıl evren için küçücük bir andan ibaret.

burada , o halde evrene tanrı diyebiliriz türünden zorlamalara gerek yok.

çünkü tanrı kavramı az çok farklı versiyonları olsada belli içeriği olan bir kavram.
önceden düşünen karar veren ve uygulayan bir şeyi işaret ediyor.
böyle birşey gözlemlenmiş değil.
gözlemlenen sadece evren.
gözlemleyebildiğimiz kadarıyla, her şey ne olabilirse o olacak şekilde oluşuyor.
yoksa bir plana göre değil.

o yüzden evren kahostur diyorum ve tanrı denen tuhaf kavrama ihtiyaç hissetmiyor onu dindarlara bırakıyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #87  
Alt 20-07-2011, 14:37
Dark_Prince - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dark_Prince Dark_Prince isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 18 Aug 2010
Mesajlar: 2.389
Standart

Beyni tam kapasite calistirma egzersizlerinin veya eyleminin teist, veya ateist olmakla bir ilgisi yok ki? Bu nerden cikti?
İnsanın ne kadar harika bir makina olduğu ve beynin maharetleri gözönüne alındığında gülünçlük ortadan kalkıyor aslında.

İnsanlar artık makinelerle düşünce okumaya başladı bu da telepatinin gülünçlüğünü ortadan kaldırır.

Telekinezi için de aynı şey söz konusu,fiziksel olduğunu duymuştum.

Bunun da gülünçlüğü ortadan kalkıyor.Geleceği gören insanların gülünçlüğü de yok sanırım çünkü bir zaman makinesi de mümkündür.İnsan da en gelişmiş makine olduğuna göre neden zihinsel olarak zamanda yolculuk edemesin ki?Hatta beyninin bilmem kaçını kullandığında bedensel olarak da?Burada aşırı gelşmiş bir makina olan insandan bahsediyoruz.

Bence tüm bu paranormal olaylar gelecekte natural olaylara dönüşecek bilim bunların hepsinin açıklamasını yapacak.Hepsi de fiziğin incelediği konular arasında yer alacak.

Elbette beyni kullanma eğzersizlerinin inançla ilgisi yoktur zaten bende gelecekte ateist olursam eğer telekinezi çalışmalarıma vb. devam edeceğim derken bunu kastediyordum.

murteddd´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sen de mi homo superiorsun?
Hayır pek öyle denilemez dostum.

Tanrı'nın Adımlarını İzle Ama Asla Takip Etme!

Blog Facebook
Alıntı ile Cevapla
  #88  
Alt 20-07-2011, 15:04
Greatestlieevertold Greatestlieevertold isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Mesajlar: 580
Standart

Dark_Prince´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
İnsanın ne kadar harika bir makina olduğu ve beynin maharetleri gözönüne alındığında gülünçlük ortadan kalkıyor aslında.

İnsanlar artık makinelerle düşünce okumaya başladı bu da telepatinin gülünçlüğünü ortadan kaldırır.

Telekinezi için de aynı şey söz konusu,fiziksel olduğunu duymuştum.

Bunun da gülünçlüğü ortadan kalkıyor.Geleceği gören insanların gülünçlüğü de yok sanırım çünkü bir zaman makinesi de mümkündür.İnsan da en gelişmiş makine olduğuna göre neden zihinsel olarak zamanda yolculuk edemesin ki?Hatta beyninin bilmem kaçını kullandığında bedensel olarak da?Burada aşırı gelşmiş bir makina olan insandan bahsediyoruz.

Bence tüm bu paranormal olaylar gelecekte natural olaylara dönüşecek bilim bunların hepsinin açıklamasını yapacak.Hepsi de fiziğin incelediği konular arasında yer alacak.

Elbette beyni kullanma eğzersizlerinin inançla ilgisi yoktur zaten bende gelecekte ateist olursam eğer telekinezi çalışmalarıma vb. devam edeceğim derken bunu kastediyordum.



Hayır pek öyle denilemez dostum.
Sayin Dark_Prince, eğer makineler ile düşünce okumaktan bahsederken yalan makineleri veya beynin o sırada hangi bölgesinin çalıştığını anlayarak acaba korkuyor mu, yalan mı yoksa doğru mu söylüyordan bahsediyorsanız bana göre bunun bir insanın başardığını zannettiği telekinezi ile ilgisi yok. neden zannettiği diyorum, çünki beynimizin bu şekilde yorum yapabilecek olduğuna dair en ufak bir gösterge yok. makineden gelen bilgileri yorumlamak ise çok farklı bir durum.

her ne kadar makineler ile yorum yapabiliyor olsak bile kesinlikle ne düşündüğünü anlayabilme şansımız da yok şu an. ilerde bu makineyi yapabilmeyi başarabilsek bile (filmlerdeki gibi tam anlamıyla okumaktan bahsediyorum) bizim beynimizin direk olarak okuyabileceğine dair bir kanıta rastlayabilmek mümkün değil. böyle bir makinenin yapılabilmesi ise beynimizin bunu yapabilecek bir yetiye sahip olduğuna kesinlikle kanıt değildir.

zihin ile zaman yolculuğu, kehanet gibi konular içinde görüşüm aynıdır. çünki bir zaman makinesinin geleceğe ayrı bir varlık olarak gidip gelecek şekilde yapılabileceğine inanmıyorum.

benim şahsi görüşüm bunlar ama neden böyle düşünüyorsun dersen, bir çok çalışma yapılmasına rağmen elimizde herhangi bir kanıt yok. bir makineyi beynimiz ile kontrol etmemiz çok farklı bir durum. en başta makine beynin o bölgesinden gelen verileri yorumlamak için üretilmiş. bir amacı var. ne kadar ilkel olsa da evet hayranlık uyandırıcı makineler. beynimizin de çok gelişmiş ve hayranlık uyandıran bir makine olduğunu söyleyebilsek bile, yapamayacağı, evrime ters ve gerekli donanıma sahip olmadığını düşünürsek bana göre beyin okumak, zihin gücü ile zamanda yolculuk, astral seyahat gibi olaylar insanın bir tanrı yanılgısına düşmesine sebep olan beyin işlevi ile aynı bana göre.
Alıntı ile Cevapla
  #89  
Alt 20-07-2011, 15:32
Dark_Prince - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dark_Prince Dark_Prince isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 18 Aug 2010
Mesajlar: 2.389
Standart

Greatestlieevertold´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sayin Dark_Prince, eğer makineler ile düşünce okumaktan bahsederken yalan makineleri veya beynin o sırada hangi bölgesinin çalıştığını anlayarak acaba korkuyor mu, yalan mı yoksa doğru mu söylüyordan bahsediyorsanız bana göre bunun bir insanın başardığını zannettiği telekinezi ile ilgisi yok. neden zannettiği diyorum, çünki beynimizin bu şekilde yorum yapabilecek olduğuna dair en ufak bir gösterge yok. makineden gelen bilgileri yorumlamak ise çok farklı bir durum.

her ne kadar makineler ile yorum yapabiliyor olsak bile kesinlikle ne düşündüğünü anlayabilme şansımız da yok şu an. ilerde bu makineyi yapabilmeyi başarabilsek bile (filmlerdeki gibi tam anlamıyla okumaktan bahsediyorum) bizim beynimizin direk olarak okuyabileceğine dair bir kanıta rastlayabilmek mümkün değil. böyle bir makinenin yapılabilmesi ise beynimizin bunu yapabilecek bir yetiye sahip olduğuna kesinlikle kanıt değildir.

zihin ile zaman yolculuğu, kehanet gibi konular içinde görüşüm aynıdır. çünki bir zaman makinesinin geleceğe ayrı bir varlık olarak gidip gelecek şekilde yapılabileceğine inanmıyorum.

benim şahsi görüşüm bunlar ama neden böyle düşünüyorsun dersen, bir çok çalışma yapılmasına rağmen elimizde herhangi bir kanıt yok. bir makineyi beynimiz ile kontrol etmemiz çok farklı bir durum. en başta makine beynin o bölgesinden gelen verileri yorumlamak için üretilmiş. bir amacı var. ne kadar ilkel olsa da evet hayranlık uyandırıcı makineler. beynimizin de çok gelişmiş ve hayranlık uyandıran bir makine olduğunu söyleyebilsek bile, yapamayacağı, evrime ters ve gerekli donanıma sahip olmadığını düşünürsek bana göre beyin okumak, zihin gücü ile zamanda yolculuk, astral seyahat gibi olaylar insanın bir tanrı yanılgısına düşmesine sebep olan beyin işlevi ile aynı bana göre.
Hayır yalan makinelerinden çok daha fazlası beyinden gelen elektrik sinyallerini çözerek kişinin zihninden geçenleri okumak.Bakınız şu linklerde var;

http://www.mailce.com/bilim-adamlari...asardilar.html
http://www.bilisimlive.com/bilim-ada...ilar-1008.html

Henüz emekleme aşamasında,ilerde çok daha güzelce okunabilecektir.Zaten bunun telekineziyle alakası yok telepati ile.Dediğim gibi insan en mükemmel makinadır,insan beyni de elektrik sinyallerini görüp okuyabilir.Nitekim örnekler çoktur.

Evet kesinlikle kanıt olamaz.Ben sadece telepatinin de fiziksel olduğunu düşündüğüm için bu örnekleri verdim.Ki daha önce ruhsal olduğunu düşünüyordum bu bilimsel keşifler ile fiziksel olduğunu düşünmeye başladım.

Önceden olsaydı tanrı yanılgısına düşülebilirdi fakat fizik kuralları içerisinde oldukları anlaşılırsa tanrı yanılgısına düşülmez.Çünkü bilimsel olarak açıklanır.Benim tanrıya inancım dediğim gibi bunlardan dolayı değil hiçlikten varlık olamayacağı içindir.Bunların ruhsal olmadıkları kanıtlanırsa da(ki kanıtlanacaktır) ben bunu tanrıya değil evrime bağlarım.Bir zaman makinesinden dolayı nasıl ruha inanmayacaksam onun fiziksel olduğunu biliyorsam,insanın da zaman makinesi olmasından dolayı da ruha inanmam.Evrenin yaptığı düşünce okuyabilen,geleceği görebilen,dokunmadan cisimlere etki edebilen bir makina olarak görürüm insanı.

Evrenin sonsuz olduğunu ve daha bilmediğimiz ve ağzımızı açık bırakabilecek elementler olabileceğini de gözönüne getirirsek bunun da olması mümkündür.Örneğin Discovery'de bir belgesel izlemiştim.

Bir kız müziğin ciddi ciddi aynı yemek gibi tadını alabiliyordu.
Kör bir Türk adam kör olmasına rağmen elleriyle dokunduğu bir cismi görebiliyordu hatta onların resmini çiziyordu.

Ve daha birçok şey var.Bunlar evrimin parçaları insan beyni hakkında belkide hiçbirşey bilmiyoruz henüz,bildiklerimiz toplu iğne ucu kadar belki de.

Sevgilerimle...

Tanrı'nın Adımlarını İzle Ama Asla Takip Etme!

Blog Facebook
Alıntı ile Cevapla
  #90  
Alt 20-07-2011, 15:47
murted - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
murted murted isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 26 Sep 2008
Mesajlar: 2.848
Standart

Dark_Prince´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
İ
Hayır pek öyle denilemez dostum.
Hımm, benim öyle bir iki arkadaşım var da.

Biri düz duvara tırmanıyor, yerden on metre yükseğe zıplıyor. Hata kaza gökdelen bulsa yandık. Öbürünün de elinden pençeleri çıkıyor, bir kamyon dayak yedikten beş dakika sonra ''acımadı ki, acımadı ki!'' diyerekten bir şey olmamış gibi geri geliyor. Onlardansın sandım.

No Religion No Cry

Ateizmi Anlamak için tıkla!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
tanrı nedir?? dolfen İslam 27 05-02-2012 15:08
Tanrı sosyalistt Edebiyat 10 08-06-2010 07:52
Tanrı Nerede? mitch İslam 32 04-12-2009 00:14
Tanrı adilmi? Tanrı düşüncesinde akıl çağımızdan gerimi? saroz İslam 39 18-09-2009 21:58

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:38 .