Henüz emekleme aşamasında,ilerde çok daha güzelce okunabilecektir.Zaten bunun telekineziyle alakası yok telepati ile.Dediğim gibi insan en mükemmel makinadır,insan beyni de elektrik sinyallerini görüp okuyabilir.Nitekim örnekler çoktur.
Evet kesinlikle kanıt olamaz.Ben sadece telepatinin de fiziksel olduğunu düşündüğüm için bu örnekleri verdim.Ki daha önce ruhsal olduğunu düşünüyordum bu bilimsel keşifler ile fiziksel olduğunu düşünmeye başladım.
Önceden olsaydı tanrı yanılgısına düşülebilirdi fakat fizik kuralları içerisinde oldukları anlaşılırsa tanrı yanılgısına düşülmez.Çünkü bilimsel olarak açıklanır.Benim tanrıya inancım dediğim gibi bunlardan dolayı değil hiçlikten varlık olamayacağı içindir.Bunların ruhsal olmadıkları kanıtlanırsa da(ki kanıtlanacaktır) ben bunu tanrıya değil evrime bağlarım.Bir zaman makinesinden dolayı nasıl ruha inanmayacaksam onun fiziksel olduğunu biliyorsam,insanın da zaman makinesi olmasından dolayı da ruha inanmam.Evrenin yaptığı düşünce okuyabilen,geleceği görebilen,dokunmadan cisimlere etki edebilen bir makina olarak görürüm insanı.
Evrenin sonsuz olduğunu ve daha bilmediğimiz ve ağzımızı açık bırakabilecek elementler olabileceğini de gözönüne getirirsek bunun da olması mümkündür.Örneğin Discovery'de bir belgesel izlemiştim.
Bir kız müziğin ciddi ciddi aynı yemek gibi tadını alabiliyordu.
Kör bir Türk adam kör olmasına rağmen elleriyle dokunduğu bir cismi görebiliyordu hatta onların resmini çiziyordu.
Ve daha birçok şey var.Bunlar evrimin parçaları insan beyni hakkında belkide hiçbirşey bilmiyoruz henüz,bildiklerimiz toplu iğne ucu kadar belki de.
Sevgilerimle...
Sayın Dark_Prince,
verdiğiniz linklerdeki örneklerden bahsetmiştim zaten. bu gibi makinelerin özel olarak tasarlanıyor olduğundan bahsettim.
tanrı yanılgısına düşmek ile ne demek istediğimi yanlış anlattım sanırsam. doğa üstü bir güç sayesinde olduğundan değil ama aynı tanrıyı yaratmak gibi düşünebilme yeteneğimiz sayesinde olmayan şeyleri bizim veya başkalarının yapıyor olabileceğine inanmaktan bahsediyordum.
"Bir kız müziğin ciddi ciddi aynı yemek gibi tadını alabiliyordu.
Kör bir Türk adam kör olmasına rağmen elleriyle dokunduğu bir cismi görebiliyordu hatta onların resmini çiziyordu."
burada kız ın müziğin tadını alması ile anlatılmak istenen nedir acaba? kokular bize bazı mekanları çağrıştırabilir. bir müzik yemeği, bir yemeğin tadı da bir müziği hatırlatabilir. benim de sıklıkla başıma gelen bir olay.
kör kişinin %100 mü kör olduğu, doğuştan mı %100 kör olduğu veya ne kadar güvenilir bir durum olduğu hepsi bu konuya bakarken dikkate almamız gereken konular.
beynimizin dokunmadan cisimlere etki edebilmesi için herhangi bir nedeni olduğunu zannetmiyorum. zihin gücüyle, manyetik alanı değiştirmek gibi bir durum veya herhangi bir nesneyi hareket ettirmek bana ilüzyon olarak gelmiştir sadece. önemli olanın beynin ne tür ekipmanlara sahip olduğu. elbette tam olarak bilemiyoruz desek de gerçekten bunu başarabilen bir insana dair kanıt olup olmadığı önemli olan
kendi sınırları ile çevrili elektromanyetik bir alana sahip olsada beynin kendisine zarar vermeden, ve sadece vücut içindeki enerjiyi kullanarak neler yapabileceği ile herhangi bilimsel bir kanıt yok. bu alanı istemli olarak geliştirebileceğine dair de bir kanıt yok. makineler ile elektromanyetik alana etki ederek birisini etkilemek ise daha önce de belirttiğim gibi herhangi bir kanıt olarak sunulamaz.
beyninizin bir bölgesini düşüncelerinizi kullanarak yapabileceğinden fazlasını yaptırmak hatta bildiğimiz kadarıyla yapamayacağı bir şeyi yaptırmaya çalışmak ve bir şekilde yapabilseniz bile o alanı uzaktaki belli bir maddenin etrafında yoğunlaştırmak bana imkansız geliyor.
Sayin Dark_Prince, eğer makineler ile düşünce okumaktan bahsederken yalan makineleri veya beynin o sırada hangi bölgesinin çalıştığını anlayarak acaba korkuyor mu, yalan mı yoksa doğru mu söylüyordan bahsediyorsanız bana göre bunun bir insanın başardığını zannettiği telekinezi ile ilgisi yok. neden zannettiği diyorum, çünki beynimizin bu şekilde yorum yapabilecek olduğuna dair en ufak bir gösterge yok. makineden gelen bilgileri yorumlamak ise çok farklı bir durum.
her ne kadar makineler ile yorum yapabiliyor olsak bile kesinlikle ne düşündüğünü anlayabilme şansımız da yok şu an. ilerde bu makineyi yapabilmeyi başarabilsek bile (filmlerdeki gibi tam anlamıyla okumaktan bahsediyorum) bizim beynimizin direk olarak okuyabileceğine dair bir kanıta rastlayabilmek mümkün değil. böyle bir makinenin yapılabilmesi ise beynimizin bunu yapabilecek bir yetiye sahip olduğuna kesinlikle kanıt değildir.
zihin ile zaman yolculuğu, kehanet gibi konular içinde görüşüm aynıdır. çünki bir zaman makinesinin geleceğe ayrı bir varlık olarak gidip gelecek şekilde yapılabileceğine inanmıyorum.
benim şahsi görüşüm bunlar ama neden böyle düşünüyorsun dersen, bir çok çalışma yapılmasına rağmen elimizde herhangi bir kanıt yok. bir makineyi beynimiz ile kontrol etmemiz çok farklı bir durum. en başta makine beynin o bölgesinden gelen verileri yorumlamak için üretilmiş. bir amacı var. ne kadar ilkel olsa da evet hayranlık uyandırıcı makineler. beynimizin de çok gelişmiş ve hayranlık uyandıran bir makine olduğunu söyleyebilsek bile, yapamayacağı, evrime ters ve gerekli donanıma sahip olmadığını düşünürsek bana göre beyin okumak, zihin gücü ile zamanda yolculuk, astral seyahat gibi olaylar insanın bir tanrı yanılgısına düşmesine sebep olan beyin işlevi ile aynı bana göre.
Sayin Greatestlieevertold ;
Beyniniz pek cok farkli yorumu ayni anda yapabilecek guctedir. Sizin zaten olaylar karsisinda, gosterdiginiz en basit tutum ve davranislar dahi bir cesit olaya iliskin yorumdur. Bir tepkidir. Yani illa konusmaniz ve soze dokmeniz gerekli degildir. Sinir ve onun uyarimi sizin davranis ve soze dokus yeteneginizden once gelir.
Dusunmeye iliskin, makina dusunmez, ozunde sizin dusunce dediginiz eylem de bedeninizdeki varolan elektrigin bir sekilde iletilmesi ile olusur. Insan en cok dusunurken, beyindeki yakit depolarini ,tuketir.
Dusunce sizden ayri bir yeti degildir ki... Sadece dusunmeye iliskin bilincli ve bilincsiz zamanlarda urettigimiz davranislarimiz mevcuttur.
Arabanin kapisini acarken veya herhangi bir elektrikli alete dokundugunuzda yasadiginiz carpilma hissini yaratabilmek icin "dur ben bir hafiften carpilayim" diye dusunuyor musunuz? Dusunmuyorsunuz. Ve bunu bilincli sekilde yapmiyorsunuz.
Peki ornegin , su icine dusmus acik uclu kabloyu gorunce, neden zararli oldugunu dusunup, bilincli halde kendinizi korumaya aliyorsunuz?
Evrime nicin ters sizce, ornegin bir telekinezi veya telepati?
Bildik anlamda zaman yolculugunu hic katmadim zira mumkun olan birsey degildir. Sadece zaman yanilgisidir.
Beyniniz pek cok farkli yorumu ayni anda yapabilecek guctedir. Sizin zaten olaylar karsisinda, gosterdiginiz en basit tutum ve davranislar dahi bir cesit olaya iliskin yorumdur. Bir tepkidir. Yani illa konusmaniz ve soze dokmeniz gerekli degildir. Sinir ve onun uyarimi sizin davranis ve soze dokus yeteneginizden once gelir.
Dusunmeye iliskin, makina dusunmez, ozunde sizin dusunce dediginiz eylem de bedeninizdeki varolan elektrigin bir sekilde iletilmesi ile olusur. Insan en cok dusunurken, beyindeki yakit depolarini ,tuketir.
Dusunce sizden ayri bir yeti degildir ki... Sadece dusunmeye iliskin bilincli ve bilincsiz zamanlarda urettigimiz davranislarimiz mevcuttur.
Arabanin kapisini acarken veya herhangi bir elektrikli alete dokundugunuzda yasadiginiz carpilma hissini yaratabilmek icin "dur ben bir hafiften carpilayim" diye dusunuyor musunuz? Dusunmuyorsunuz. Ve bunu bilincli sekilde yapmiyorsunuz.
Peki ornegin , su icine dusmus acik uclu kabloyu gorunce, neden zararli oldugunu dusunup, bilincli halde kendinizi korumaya aliyorsunuz?
Evrime nicin ters sizce, ornegin bir telekinezi veya telepati?
Bildik anlamda zaman yolculugunu hic katmadim zira mumkun olan birsey degildir. Sadece zaman yanilgisidir.
Sayin Neva,
beyninize elektrotlar ile döşenmiş özel bir kastket bağlayarak yön verebileceğiniz bir tekerlekli sandalyeden bahsetmiyorum aslında.
makineler düşünür demedim, makineler yardımı ile karşımızdakinin kabaca ne düşündüğünü anlayabiliyoruz şu anda dedim. parantez içinde belirttiğim gibi karşınızdakinin düşüncesini tam olarak okuyabilmek ilerde mümkün olsa bile makineler sayesinde, sizce yalnızca insan beyni tek başına (çalışma alanınızla ilgili bir konu zaten) karşı taraftan gelen sinyalleri yorumlayabilir mi? karşı taraf istemli veya istemsiz bazı sinyaller yollasa bile.
karşı tarafı telepati yoluyla anlarken bile yollanan o sinyallerin ne kadar karışık olacağı, anlayabilmek için gereken yazılım, yada beynin bir bölümü misal 0.5sn önce bir işe başlamışken ventromedial pre-frontal cortex 0.4 sn sonra son yorumu yapmak için işe koyuluyorsa, bu karmaşık ve çok hızlı yapıyı karşı taraf dışarı az miktarda çıkan sinyaller ile, nasıl yorumlayacağına dair en ufak bir fikri olmadan yorumlayabilir mi doğru bir şekilde? ki başınıza bağlanan onlarca elektrot sayesinde sinyallerin tam olarak nereden çıktığını ve ne anlama geldiğini anlamak gerekmiyor mu? yani aletin birçok bölgeye hakim olması gerekiyor. basit bir şekilde etrafa çok az miktarda yayılan ve yükseltilmeden gelen sinyalleri alabilir mi uzaktaki birisi?
elktromanyetik alana duyarlı bir nesneye tam olarak hedef alarak etki etmekten bahsetmiyorum bile.
evrimin 5 nedeninide beynin telepati veya telekinezi yeteneği ile ilişkilendirmeye çalışırsak, beynimizin bu yeteneği geliştirmek için herhangi bir sebebi olabilir mi?
bu durum aklıma bir hurdalığa bir uçağı oluşturmak için gerekli parçaları bırakıp oluşmasını beklemeye geliyor. o uçak oluşmaz diyip evrim olamaz diyor ise birisi , sizde evrimle alakası yok, o uçağın bir yaratıcı tarafından belirli bir görev için yaratıldığını söylersiniz. gerekli ortama sahip olup olmamasının denklemin içinde yer almadığını. bu bağlamda benim fikrim ise beynin böyle bir noktaya gelme ihtiyacının olmaması.
benim kendi çıkarımlarım sadece ama sizin görüşlerinizi merak ediyorum bu konuda
Biri düz duvara tırmanıyor, yerden on metre yükseğe zıplıyor. Hata kaza gökdelen bulsa yandık. Öbürünün de elinden pençeleri çıkıyor, bir kamyon dayak yedikten beş dakika sonra ''acımadı ki, acımadı ki!'' diyerekten bir şey olmamış gibi geri geliyor. Onlardansın sandım.
Yok dostum,bir kere belki uçmak gibi gizli bir yeteneğim filan vardır da açığa çıkar diye gökdelenden aşağı atlayacaktım ama uçunca belki geri yere inememe ihtimali aklıma geldi,hep uçmak ta sıkıcı olacağı için vazgeçtim.
Onun dışında bir maceram olmadı
Greatestlieevertold´isimli üyeden Alıntı
Sayın Dark_Prince,
verdiğiniz linklerdeki örneklerden bahsetmiştim zaten. bu gibi makinelerin özel olarak tasarlanıyor olduğundan bahsettim.
tanrı yanılgısına düşmek ile ne demek istediğimi yanlış anlattım sanırsam. doğa üstü bir güç sayesinde olduğundan değil ama aynı tanrıyı yaratmak gibi düşünebilme yeteneğimiz sayesinde olmayan şeyleri bizim veya başkalarının yapıyor olabileceğine inanmaktan bahsediyordum.
"Bir kız müziğin ciddi ciddi aynı yemek gibi tadını alabiliyordu.
Kör bir Türk adam kör olmasına rağmen elleriyle dokunduğu bir cismi görebiliyordu hatta onların resmini çiziyordu."
burada kız ın müziğin tadını alması ile anlatılmak istenen nedir acaba? kokular bize bazı mekanları çağrıştırabilir. bir müzik yemeği, bir yemeğin tadı da bir müziği hatırlatabilir. benim de sıklıkla başıma gelen bir olay.
kör kişinin %100 mü kör olduğu, doğuştan mı %100 kör olduğu veya ne kadar güvenilir bir durum olduğu hepsi bu konuya bakarken dikkate almamız gereken konular.
beynimizin dokunmadan cisimlere etki edebilmesi için herhangi bir nedeni olduğunu zannetmiyorum. zihin gücüyle, manyetik alanı değiştirmek gibi bir durum veya herhangi bir nesneyi hareket ettirmek bana ilüzyon olarak gelmiştir sadece. önemli olanın beynin ne tür ekipmanlara sahip olduğu. elbette tam olarak bilemiyoruz desek de gerçekten bunu başarabilen bir insana dair kanıt olup olmadığı önemli olan
kendi sınırları ile çevrili elektromanyetik bir alana sahip olsada beynin kendisine zarar vermeden, ve sadece vücut içindeki enerjiyi kullanarak neler yapabileceği ile herhangi bilimsel bir kanıt yok. bu alanı istemli olarak geliştirebileceğine dair de bir kanıt yok. makineler ile elektromanyetik alana etki ederek birisini etkilemek ise daha önce de belirttiğim gibi herhangi bir kanıt olarak sunulamaz.
beyninizin bir bölgesini düşüncelerinizi kullanarak yapabileceğinden fazlasını yaptırmak hatta bildiğimiz kadarıyla yapamayacağı bir şeyi yaptırmaya çalışmak ve bir şekilde yapabilseniz bile o alanı uzaktaki belli bir maddenin etrafında yoğunlaştırmak bana imkansız geliyor.
Sevgili Dostum;
Bunlar düşünce okuma konusunda atılmış önemli adımlardır.Çok azda olsa düşüncelerin okunması sözkonusu,ilerde dahada gelişip daha net ve kesin bir şekilde düşünce okunabilecektir.
Evet katılıyorum dostum bencede öyle.Zaten o yüzden diyorum ben ''inanmamak daha iyidir keşke bende inanmasam'' diye.
Hayır öyle değil direk olarak sesin tadını alıyordu yemek gibi.
Kör kişi doğuştan %100 kördü.Hatta Türkiye'de haberlerde bile çıktı ve Discovery'den bahsediyoruz dostum herşeyini incelemeseler böyle birşey hakkında program yapmazlar,yapsalarda zaten ortada bir yalan vardır ve onu açığa çıkarmak için yaparlar.
Tam emin olmamakla birlikte izlediğim programın adı sanırım ''Real Life Superheroes'' ya da ''Real Life X Men'' di.Bakınız bu insanlardan bazılarını şu linkte görebilirsiniz;
Bakınız discovery belgeselinin tamamını bulamasamda doğuştan kör olan ressam Eşref Armağan ile ilgili kesiti youtubede bulabildim,gerçekten hayret verici,hayranlık uyandırıcı;
Valla ben birebir deneyimledim telekineziyi o yüzden inanmıyorum ''biliyorum''.Çok çok basittir sizlerde deneyimleyebilirsiniz.
Dediğim gibi telekinezinin fizikselliği konusunda sadece bir duyum almıştım fakat nette bulamadım.Bence fizikseldir,ve ne kadar doğrudur bilmem ama şöyle bir haber var;
Yok dostum,bir kere belki uçmak gibi gizli bir yeteneğim filan vardır da açığa çıkar diye gökdelenden aşağı atlayacaktım ama uçunca belki geri yere inememe ihtimali aklıma geldi,hep uçmak ta sıkıcı olacağı için vazgeçtim.
Onun dışında bir maceram olmadı
Sevgili Dostum;
Bunlar düşünce okuma konusunda atılmış önemli adımlardır.Çok azda olsa düşüncelerin okunması sözkonusu,ilerde dahada gelişip daha net ve kesin bir şekilde düşünce okunabilecektir.
Evet katılıyorum dostum bencede öyle.Zaten o yüzden diyorum ben ''inanmamak daha iyidir keşke bende inanmasam'' diye.
Hayır öyle değil direk olarak sesin tadını alıyordu yemek gibi.
Kör kişi doğuştan %100 kördü.Hatta Türkiye'de haberlerde bile çıktı ve Discovery'den bahsediyoruz dostum herşeyini incelemeseler böyle birşey hakkında program yapmazlar,yapsalarda zaten ortada bir yalan vardır ve onu açığa çıkarmak için yaparlar.
Tam emin olmamakla birlikte izlediğim programın adı sanırım ''Real Life Superheroes'' ya da ''Real Life X Men'' di.Bakınız bu insanlardan bazılarını şu linkte görebilirsiniz;
Bakınız discovery belgeselinin tamamını bulamasamda doğuştan kör olan ressam Eşref Armağan ile ilgili kesiti youtubede bulabildim,gerçekten hayret verici,hayranlık uyandırıcı;
Valla ben birebir deneyimledim telekineziyi o yüzden inanmıyorum ''biliyorum''.Çok çok basittir sizlerde deneyimleyebilirsiniz.
Dediğim gibi telekinezinin fizikselliği konusunda sadece bir duyum almıştım fakat nette bulamadım.Bence fizikseldir,ve ne kadar doğrudur bilmem ama şöyle bir haber var;
elbette bu haberlere inanmayan birisi olarak aklıma o kızın müziğin tadını almasını daha önce söylediğim türden daha farklı açıklayamıyorum
Eşref armağan özel bir savant, hem de çok özel. ama telepati veya telekinezi ile tam olarak bağlantısını kuramadım.
verdiğim linkteki savantta çok özel. geçen sene hayatını kaybeden "rain man" filmine ilham veren kim peek de öyle. am
dewdiğim gibi inanmadığım için uçan insanlar bana bir çakallık yaparak bu işi başaran insanlar olarak geliyor
"Buna getirebildikleri açıklama ise beyin enerjisi ile yaratılan bir çeşit yerkeçimsiz ortam sayesinde 'havada asılı durmanın' mümkün olabileceği yönünde... Ancak bu beyinsel enerjinin nasıl oluşturulabildiği sorusu bir cevap bulamadı."
bilim adamlarına sormuşlar ve aldıkları cevap bu kadar basit mi? inanmayan birisi olarak sorgulamam lazım ve biraz fishy geliyor
telekinizi için evde deneyebileceğim bir örnek var ise (eğer çok uğraştırmıyor ise) söyle denemek isterim.
bana görede beynimizle ilgili fiziksel olmayan bir olay yok zaten. sadece beynimizin bir yaratıcı tarafından veya değil bu işleri yapabilecek yeteneğe sahip olduğuna dair somut bir kanıt verilememiştir.
elbette bu haberlere inanmayan birisi olarak aklıma o kızın müziğin tadını almasını daha önce söylediğim türden daha farklı açıklayamıyorum
Eşref armağan özel bir savant, hem de çok özel. ama telepati veya telekinezi ile tam olarak bağlantısını kuramadım.
dewdiğim gibi inanmadığım için uçan insanlar bana bir çakallık yaparak bu işi başaran insanlar olarak geliyor
telekinizi için evde deneyebileceğim bir örnek var ise (eğer çok uğraştırmıyor ise) söyle denemek isterim.
bana görede beynimizle ilgili fiziksel olmayan bir olay yok zaten. sadece beynimizin bir yaratıcı tarafından veya değil bu işleri yapabilecek yeteneğe sahip olduğuna dair somut bir kanıt verilememiştir.
"Buna getirebildikleri açıklama ise beyin enerjisi ile yaratılan bir çeşit yerkeçimsiz ortam sayesinde 'havada asılı durmanın' mümkün olabileceği yönünde... Ancak bu beyinsel enerjinin nasıl oluşturulabildiği sorusu bir cevap bulamadı."
bilim adamlarına sormuşlar ve aldıkları cevap bu kadar basit mi? inanmayan birisi olarak sorgulamam lazım ve biraz fishy geliyor
Sevgili Dostum;
Evet bende inanmazdım fakat bu haber Discovery'den çıkınca işler değişiyor.
Beynin çok acayip bir parça olduğunu ve daha bilmediğimiz çok olağanüstü özelliklerinin olabileceğini göstermek için Eşref Aydın'ı örnek verdim.Bunlar olabiliyorsa telekinezi de olabilir,hem gözlerini kapatıp istediklerini gören durugörürler var bu bize gösteriyorki görmek için göze gerek yok,durugörürlerin de sahtekar denilip dışlanması değil iyice incelenmeleri gerekir.
Telekinezi için şu yöntem var bende bunu kullanmıştım,kolaydır fakat 1 haftanı da alabilir başarıya ulaşman 2 günde sürebilir tabiki beyninin mantık yürütmesini engellemelisin ve dokunmadan döneceğine inanmalısın.Eğer beynin mantık yürütürse kağıt dönmeyecektir çünkü mantıken bir cisim dokunmadan dönemez;
Aynen banada pek güvenilir gelmiyor,halbuki ben levitasyona inanırım.Sanırım Chris Angel'in bir sihirbaz olduğundan dolayı,araştırayım bu haberin daha saygın bir kaynağı varsa o zaman tamam derim.
birde bu tür gazetelerin haberlerinde çok hata gördüm. o yüzden şüpheli bir durum olduğundan bahsettim.
geçenlerde hürriyette 60 bin yıllık (sanırsam) insan iskeletinin yanında ok bulundu diyordu ve başlıkta "DİNOZORLARA OK ATAN İNSAN" gibi birşeydi. mesaj attım 2 kere şu başlığı düzeltin saçmalık diye ama tınlayan olmadı
hürriyetin sitesinde arşiv kısmını arıyorum, haberi bulabilirsem link vericem
birde bu tür gazetelerin haberlerinde çok hata gördüm. o yüzden şüpheli bir durum olduğundan bahsettim.
geçenlerde hürriyette 60 bin yıllık (sanırsam) insan iskeletinin yanında ok bulundu diyordu ve başlıkta "DİNOZORLARA OK ATAN İNSAN" gibi birşeydi. mesaj attım 2 kere şu başlığı düzeltin saçmalık diye ama tınlayan olmadı
hürriyetin sitesinde arşiv kısmını arıyorum, haberi bulabilirsem link vericem
Aynen dostum burası Türkiye herşeyde kuşkucu olmak gerek
Video'daki PSI Wheel'in sırrını henüz çözemedim. Sonuçta bir video ve bize gösterilene inanıyoruz.
Ama PSI Wheel'i öğreten tekniklerde bir hile var ve telekinezi ile alakası yok.
Eller, dış ortamdan sıcaksa ellerin ortasında bulunan bir PSI tekerleği (kağıttan yapılmış bir rüzgar gülü) bir süre sonra dönmeye başlıyor.
Ellerin kısmen kapattığı bölgeye dışarıdan soğuk hava akımı hücum etmeye başlıyor.
bunu açıklamalı gösteren bir videoya denk gelmiştim. merak ederseniz tekrar arayıp bulabilir, linkini koyabilirim.