Sevgili spartacus,
spartacus´isimli üyeden Alıntı
Canlı organize olmuş maddedir diyebiliriz.(yarım yüzyıldır dile getiriliyor diye düşünüyorum)
Tesadüf konusu aslında dinciler tarafından bu kadar detaylı içerikle ifade edilmiyor. Öncelikle onların tesadüf anlayışı da, tanımı da yanlış. Onlara göre tesadüf bir hokus-pokus işi... Olasılık nedir bilmiyorlar, tesadüf kime, neye göredir bilmiyorlar, sadece tek bir kelimeye odaklanıyorlar; tesadüf. Tesadüfü de bir hokus-pokus olarak düşündükleri içinde ortaya anlamsız söylem ve nutuklar çıkıyor...
İradeden bağımsız her olay -bizim için- aslında tesadüftür.. Zira tesadüfü tesadüf yapan insan zihni ve iradesidir. Kime, neye göre tesadüf çerçevesi de aslında burada açığa çıkıyor... Örneğin bir yerde hiç beklemediğimiz bir arkadaşımızı gördük, bu bizim için tesadüftür, fakat aynı arkadaşımıza randevu verip buluştuğumuzda karşılaşmamız tesadüf değildir.
Tesadüf dendiğinde ise nedensizlik algılanıyor, oysa bu da doğru değil... Örneğin elmanın daldan düşmesi tesadüf müdür?
Bu soruya hayır, yer çekimi var, tesadüf değildir diyebiliriz. Peki tam ben oradan geçerken düşmesi tesadüf müdür? tesadüftür, sebebi nedir? Yine yer çekimi....
Örneğin dünyanın güneşe olan uzaklığı tesadüf müdür? Elmanın daldan düşmesi gibi.. Peki ideal uzaklık olarak belirlediğimiz bu mesafe nedir? işte burası da tesadüftür... Aynen tam ben geçerken elmanın düşmesi gibi. Sebep ne idi? Yer çekimi. Dünya ile güneş arasındaki mesafenin sebebi nedir peki? Mars veya Jüpiter'inki ne ise...
Dindarlar dünya ile güneşin arasındaki mesafenin nedenini, dünyada hayat olma sebebine bağlarlar. Yani kısaca şunu ifade etmiş olurlar, elma daldan düştü çünkü tam ben oradan geçiyordum... Yani elmanın daldan düşmesinin sebebi yerçekimi değilde, kendisinin oradan geçmesi gibi düşünürler. Aynı darlıkla dünya-güneş arasındaki uzaklığa bakarlar ve bu uzaklığın sebebi olarak dünyadaki hayatı gösterirler. İşin aslı hali, hazır gerçeği ters çevirip, amuda kaldırırlar...
Tesadüf konusunu böyle kaba örneklerle ele almak da faydalı olabilir diye düşünüyorum. Zaten her an gözlemlenebilir evrende katrilyonlarca hareket, olay, etki, tepki var. Sürekli bir şeyler değişiyor, sürekli hareket halinde... Bu halde dincilerin tesadüf kelimesi üzerinden koparttığı fırtına gerçekten de saçma değil mi?
Birde bazı alık bilim insanları güya imkansız rakamlarla olasılık, tesadüf hesabı yapıyorlar-mış. Atıyorum maddede bilmem neyin oluşması bilmem kaç katrilyon üssü katrilyonmuş vs.. Yok bilmem kaç milyar yıl gerekirmiş vs.. Bu konuda da idealist, statik bakış açısı, kısacası alıklık hakim... Şöyle örnek vereyim, sayısal lotonun her salise çekildiğini düşünelim.... Elinizde de 6 rakamlı bir kupon var. Her salise çekilen sayısal lotoyu tutturmanız milyarda birlerle ifade edilebilir mi?
Evrende ise maddeler, kısacası her şey her salise ilişki halinde... Atıyorum günümüz ve 10 milyar yıl arasını statik sayıp olasılık hesabı yapan bir insanın aklıyla bir sorunu olabilir mi?(sanmıyorum) Yoksa din adına inanılan-tapılan binlerce yıl evvelde kalmış ilkel yaratılış masalları ve aşılanan felsefe mi yanlış?
|
Bu değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim, size bir kurdela da benden :
Sevgiler