Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Felsefe > Etik, Estetik, Sanat, Politika, Bilim & Eğitim

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #11  
Alt 11-04-2017, 02:43
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
Standart

kartopu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Anladığı halde değiştirmek istemeyende vardır. Değiştirmekten korkanda.
Bende her ikiside var.

Değiştirmek istemem...
Bilirim ki devrimler kurbanlar ister, hemde hatırı sayılır biçimde insandan kurbanlar isterler, bu daha kuruluş aşaması oysa.

Devrim gerçekleşti...
Bu seferde bu gerçekleşen devrimin korunması gereklidir ki bunun içinde kurbanlar gereklidir, hemde kuruluştan kat be kat daha fazla binlerle, milyonlarla ifade edilen sayılarda.
Zira her şey mükemmel gitmez, arızalar çıkar, çatlak sesler kulaklara gelir, bunlarsa o devrim için tehdittir, bertarafı gereklidir.

Konfüçyus'a devlet başkanlığı teklif edilmiş, başımıza geç bizi idare et demişler, o da daha çiğim pişmedim, bana zaman verin demiş.
Hikayenin çok detayını bilmiyorum ama pişince kabul ettiği söyleniyor.

Konfüçyus, çiğim derken bir ihtimal çevresinde ki o insanların çiğliğini görüp, onların olgunlaşmasını da beklemiş olabilir.
Anlamak denen şey hakikaten çok farklı bir şeydir, Konfüçyus gibi biri hazır değilim derken, bunu nezaketen söyleyebilir, yani siz hazır değilsinize gelir mesele.

Korkmak meseleside, dediğim gibi korkarım, birilerini mazlumluktan kurtarayım derken, diğer taraftan zalimlik elbiseni giymektir ki bu, illaki bulaşır bir şeyler, zalim olmak korkutur beni, çünkü pek çokları da bu meselelerde yok yere ölecektir.
Sonrası vicdanı yastık yapıp, mışıl mışıl uyumak... Bu mümkün değil.

Böyle çok şey olmaktansa, şimdiki gibi hiç bir şey olmamak, bana daha sıcak geliyor.

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 11-04-2017, 02:51
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.675

Onur Üyeliği 

Standart

Felâsife´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bilirim ki devrimler kurbanlar ister, hemde hatırı sayılır biçimde insandan kurbanlar isterler, bu daha kuruluş aşaması oysa.
Sevgili Felâsife kurbanı, değişime direnenler ister, değişim isteyenin böyle bir amacı, niyeti yoktur, onun derdi çözümdür ama değişime direnen ise çözümün stotükosuna getirdiği zararı bilir ve kaygıyla yoğurur...

Ortaçağda Dünya dönüyor diyenleri, kazıklara bağlayıp yakanlar, onları kurban seçmişti, ama öylesi bir dünyayı değiştirmek isteyenlerde ne yazık ki kurban olmayı ve lebette stotükonun kurbanlık direncinin değişse bile bir müddet daha değişimin yıkımı adına çatışmayı sürdüreceklerine dair duruma kadar göze alacaklardı... Kurban istediklerinden değil, kurban olduklarını bildiklerinden...

peki ama "dünya dönüyor" kavranır, anlaşılırsa, kim ne kaybedecekti? İşte kurbana ihtiyaç duyanda onlar ve onlar kurbana gereksinim duyuyor diye değişime direnenlerde ortakları olacaktı, ama tabi kurban da olacaklardı.

Bir veba hastalığının dahi çözümünün o kadar gecikmesinin sebebi, ilgili acziyetin, siyasi ve menfaatlere dayalı getirdiği olağanüstü çıkar değil miydi? İnsanlar kiliselere koşuyor, son kertesine kadar ellerindeki, iktidar ve saray ortağı kiliselere döküyordu ve sürekli telkinlerle, ne olması gerektikleri, ne yapması, yapmaması gerektikleri, aksi taktirde ebadan kırım, kırım kırılacakları, tanrıca cezalandırılacakları, eğer her söylenene boyun eğer, bükerlerse, tanrının sevgili kulu olacakları, böylece tanrı sevgili kullarını vebayla cezalandırmayacağı enjekte ediliyor, kitlelere milyonlarca insan kolayca hipnoz ediliyor, bilinçaltları, çarkını çevirenlerin çıkarına kodlanıyor, insanalr birer emir kulu asker haline getiriliyordu(kim için?). Ve kim ki vebanın dualarla veya kiliseyle çözülmeyeceğini, hastalık olduğunu bilince eder ve DEĞİŞTİRMEYE, hastalığa müdahaleye kalkar, haremiler saltanatınca ne yapılırdı?...

Tabi bilmek, anlamak ve olması gerek yeterliliği kavramakla, ucuz kahramanlık, tersine provakatörlük arasında kalın bir çizgi vardır ve Dünyamız, ikincisinden muzdarip durumdadır...

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 11-04-2017, 03:36
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sevgili Felâsife kurbanı, değişime direnenler ister, değişim isteyenin böyle bir amacı, niyeti yoktur, onun derdi çözümdür ama değişime direnen ise çözümün stotükosuna getirdiği zararı bilir ve kaygıyla yoğurur...
Sevgili spartacus
Statüko illaki kurbanlar ister ve bu kurbanlarını adeta yaratırlar, sen daha iyi de bilirsin, zaten yazmışsında, sebepli sebepsiz, cadı der, kafir der, âsi der, der de der.
Irkından diline, renginden töresine kadar pek çok şeyi suç ilan edebilir. Doğru bile suç olabilir, hiç fark etmez. Statüko kara demişse kara diyeceksin, bu kadar gaddardır.

Buna itirazım yok bilakis, üstte dediğim bu "koruma" kapsamında ki kat be kat kurbanlara giriyor mesele, binler de değil sayı, artık milyonlara gidiyor.
Neticede bu statükoda vaktinde devrimle geldiyse, bunu korumak için, her şeyi kendinde mubah görecek, zaten gördüğünü her zamanda göstermiş.
Bu açıdan zaten dinlerde birer devrimdiler, bu meseleye onlarda dahil, hatta başı onlar çekiyor.

Sözüm ona hepside sevgi pıtırcıkları ama mesele korumaya geldi miydi, her biri aslan da kesilebiliyorlar.
Olay aslında sadece korumakta değil, "genişlemekte" var için içinde. Her yere yayılabiliyorlarda, yayılmışlarda.

Özetle demek istediğim esasında, yeni bir şey mi getiriliyor, bu kurbansız olmaz. Tarihten anladığım odur.
Ama işin içinde gönül vardır, uyum vardır, bu başka, bu zaten bir kişinin de işi değildir, herkesin işidir.

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Tabi bilmek, anlamak ve olması gerek yeterliliği kavramakla, ucuz kahramanlık, tersine provakatörlük arasında kalın bir çizgi vardır ve Dünyamız, ikincisinden muzdarip durumdadır...
Eyvallah.
İnsanlığın işi çok zor hakikaten, düzelteyim derken iyice batırabiliyorda, birde art niyetler işin içine girince, temelli batıyor.

Sevgiler

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 11-04-2017, 14:09
kartopu kartopu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Dec 2014
Mesajlar: 3.695
Standart

Sn felasife.
Mükemmel ve üstünde yaşadığı bütün canlılar memnun eden bir dünya yok maalesef. İşte Marks ın değiştirelim dediği böyle dünya, kuralım dediği bütün çanlıları memnun edecek bir dünya.

Fakat böyle bir dünya kurmak içinde bazı kurbanlar olacak bunu bilerek bu yol seçilecektir. Ama asıl amaç her canlıyı (sadece insan demiyorum her canlıyı diyorum) memnun edecek bir dünya kurulmasıdır.

Bu bir hayal gibi ama gerçekleştirilebilecek hayal.
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 11-04-2017, 22:11
gungormez gungormez isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Mar 2017
Mesajlar: 220
Standart

Tüm calılar,ve tüm cansızlar hareket halindedir ,ve bulundukları ortamla ilişkileri nisbetinde değişikliğe uğrar ve ortamıda değiştirirler.
Marks bu işin teorisini üreten bir insan olarak ne kasdetmiş olabilir?.
İnsan maddeyi anlıyamaz(sonuna kadar anlayamaz) ama anlamaya çalışır.Anladığı takdirde doğayla savaşını kazanabileceğini,daha güvenli bir yaşam sağlıyacağını düşünür.doğayla bu merkezde ilişkiye girer.Bu ilişkide anlama çabası içinde (etkileri,etkileşimleri çözmenin ,doğayı kavramanın en doğru yolu olduğunu) görür.Aslolan maddeyi değil,ilişkileri anlamaktır.
Maddenin işlevlerini kavramak ,maddeyi işlevsel olarak yaşama katmak veya yaşamdan çıkarma olanağını verir.
Kısaca ilişkisellikle tarihi kavramak ve insan için tarihi değiştirmek mümkün olur.
İinsanın her çabası doğayı değiştirme çabasıdır.Anlamaya çalışma çabası sadece değiştirme iradesinin bir öncülüdür.
Marksın değiştirme çabası; Her türlü sömürünün insanlık tarihinden sökülüp atılması .
çabasıdır.
Marks bunun,mümkün hatta zorunlu olduğunu kanıtlarıyla ortaya koymuştur.
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 12-04-2017, 03:52
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
Standart

kartopu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sn felasife.
Mükemmel ve üstünde yaşadığı bütün canlılar memnun eden bir dünya yok maalesef. İşte Marks ın değiştirelim dediği böyle dünya, kuralım dediği bütün çanlıları memnun edecek bir dünya.
Doğrudur sevgili kartopu
Ben zaten Marks'ın dünyasına bir şey demiyorum, diyemede çünkü incelemişte değilim, ha incelemiş olsamda genede Marks'a bir şey demem.
Benim esas sorunum insan denen organik makinede, İnsan ne değildir! de bahsettiğim UYUMSUZLUK denen özelliğinde, bu özelliği varken, insanı kontrol etmek, zaptı rap altına almak veyahutta eğitmek çok mümkün değil.
Bu özelliği ile bazıları ister istemez sisteme uymayacaktır, yapısı uyumlu değildir çünkü, adeta deli tarafı kabaracak, herkes bir yöne gitse o birileri de illa tersine gidecektir.
Bu olay inanıyorum ki herkeste de var, kiminde az var kiminde çok var ama var.

Şimdi ben bu özelliği bile bile... yani bazılarını sırf bu özelliklerini kullandılar diye, bir ideale kurban edersem, bu kendimi inkarım olur. Kendimi de kurban etmiş olurum.
Bu da aslında bir uyumsuzluk, farkındayım, ama sizi siz yapan temel şeyleri yok ederseniz, sizde yok olursunuz gibi bir düşünce beslerim her zaman.

kartopu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu bir hayal gibi ama gerçekleştirilebilecek hayal.
Hayaller olacak ki gerçeği daha iyi anlayabilelim.
Zira gerçek dediğimiz dünyanın bu hali, binlerce yıldır da çok bir şey değişmemiş, çok şeylerde yazılmış çizilmiş. Aynı hamam aynı tas.

İşte bu halinden ben insanın uyumsuzluk özelliğini çıkarttım, bu da geri zekalı olması, aptallığı veya ne bileyim hastalıkla filan da alakalı değil, sadece insan olmasıyla alakalı.
İnsan olduğu için uyumsuz, uyumsuz olduğu içinde insan, robot değil.

Sevgiler

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 12-04-2017, 10:03
kartopu kartopu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Dec 2014
Mesajlar: 3.695
Standart

Bazı gerçekler vardır ki biz onu henüz görememişizdir. Kafamızı göğe kaldırdığımızda binlerce yıldız görürüz sadece yanıp sönen nesne ama merak ederiz, düşünürüz bu yıldız nasıl orada duruyor, içinde ne var, büyüklüğü nedir .
Bu merak bizi araştırmaya yönlendirir araç yaratırız gider görürüz .

İşte bu merak bizi yaşadığımız dünyada koparır başka bir aleme götürür Bu merak bazen canımızdan eder ama insanın var olması işte bu merakların olmasıdır.

Meraklar olmasa dünyanın derinliklerini bilemezdik evrenin derinliklerini de Bu merak sadece yeni şeyler öğrenmek için değil bu merak yüzünden hayatımızda değişiyor. İnsan emeği yerine robot kullanılıyor Kuş gibi uçuluyor balık gibi deniz üzerinde gidiliyor
İşte bunlar hep merak ve doğaya hükmetme hali. Dünyada bunu başka canlı yapmaz onlar değiştirmeyi hükmetmeyi düşünmez onlar sadece uyum sağlar.

İnsan ya tüketir ya değiştirir ya yaratır. Bu da insanın sahip olma iç güdüsüdür. Bu iç güdü bazen insan kendi nesli içinde zararlı olur başka canlılar içinde. İşte burada bir planlama ve programa ihtiyaç ortaya çıkar. Neyi hangi zamanda ve niçin yapmalı.

Stephen Hawking. Şöyle diyor teknoloji kontrol altına alınmazsa bu teknolojik gelişme insan nesli için tehlikeli olacaktır. Onun için dünyaya tek bir hükümette birleşme programı lazımdır.
Yani teknolojik gelişmeler kontrol altına alınmazsa ve bir program dahilinde yapılmasa bu insan neslini tehdit edecektir diyor. Rekabeti denetim altına almanın zorunluğundan söz ediyor.

İşte rekabet bir gelişme olduğu kadar bir tehditte oluşturmaktadır. Artık bilimsel araştırmalar bir şirketi bir devleti zenginleştirmek yerine bütün insanlığı düşünerek yapmanın daha iyi olacağı söylenmek isteniyor.
Artık= İnsan .Evren .Gelecek düşünmenin zamanıdır. Bunun için dünya yeni bir zamana geçmek zorundadır.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:01 .