Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Felsefe > Etik, Estetik, Sanat, Politika, Bilim & Eğitim

 
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #11  
Alt 25-04-2018, 04:55
Velhelebe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Velhelebe Velhelebe isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Jan 2018
Mesajlar: 806
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Kapitalizm mutlak olmayacak sonuçta.

Sosyalizm de sınıflı toplumdan, sınıfsız topluma erimsiz, süreçsiz geçilemeyeceği için(lafızda değil objektif koşullar gereği) bir ara geçiş sürecidir özünde.

Yüzyılın en önemli hatası, acelecilik, sabırsızlık ve objektif koşullarla subjektif koşul ve algı-anlayışın uyuşmamasıyla ilgili.

Öyle oldu, bitti biçiminde düşünülmesi, en temel yanlış olmuştur ve bu yanlış salt isteyenlerde değil, aksi yönde eletirenlerde de mevcuttur.

İnsanlık, kapitalizme, 500 yılı bulan bir aydınlanma süreciyle erişti, öyle saray, kale, koltuk yıkıp, masaya yumrukla olmuyor.

Hasılı komünizmde, bir anda, gökten zembille iner gibi olacak bir sürece sahip değil. Sınıfların oluşumu binlerce yıl almıştır, sınıfların sönümlenmeside bir anda olmayacak çünkü subjektif koşulların değişimi, objektif koşullara bağlıdır ve objektif koşulalr değişse bile, subjektif koşullar bir süre daha eskiyi sürdürme noktasında direnir, ama önü, sonu objektif koşullar belirleyici olur, bu uzun vadeli, oldu bitti değil, süreçle ilgilidir.

Devrim demek, bir şeyleri alaşağı etmek demek değildir, yeni bir şeyi kurmak demektir ve kurmak eylemi, sürece yayılır, bir anda meydana gelmez, objektif koşullar gibi ,subjektif koşullarda sürece tabidir.

Kapitalizmin egemen olduğu koşulalrda, DENEMELER olacak, ve elbette henüz güçlü olan sistem tarafından, güçlü darbeler alacak, bu normaldir. Kapitalizm, feodalite tarafından 500 yıllık bir süreçde defalarca yenildi, bu da diyalektiktir, nesneldir.

çeşitli yerlerde, komün deneyimleri var ve tümü de kapitalizm tarafından katliamlarla sonlandırıldı ve egemen medya kapitalist olduğu içinde, hakim olduğu sürece kurbanı suçlu gösterecek, kurbanın saldırılara karşı savunma ve direnişinide tek taraflı saldırganlık vb olarak işleyecektir.

Örneğin SSCB kurulduğunda, bir düzine kapitalist ülke tarafından işgal ediliyor, fiili ya da lojistik olarak içeride iç savaş, düzenli ordularla destekleniyor, batıdan ve doğudan(örneğin japonya) fili işgale giriyor, SSCB 1918'den, 1922'e kadar işgal ve iç savaş yaşanıyor. Kısaca bu bir fiili savaş ortamı ve kapitalist medya kendi işgal ve katliamlarını dahi, sosyalist sisteme yıkıyor. Bugün Türkiye'de YANDAŞ medya nasıl ise! Uzatmama gerek yok, öngörülen koşullarda, eşyanın tabiatı, olan ve olmakta olan-gelen ve gelmekte olan- lafzen engellenemez, ancak en fazla dönemsel olarak, dönem, dönem önlemlerle geçici-ertelenebilir. tabi ki bu bir anlık, bir kaç yıllık bir süreç değil, böyle bir süreçten söz etmiyorum, yüzyılları alan-alacak bir süreç, birikim(kafa sayısı değil, bilinç, deneyim, örgütlenme), diyalektik.

Öyle sabırsızca, köhne bir dinci, mürit gibi de bakılmamalı, dileyen dilediği gibi düşünebilir, inanabilir, zombice inançeri(cihaderi) gibi de düşünmemek, yaklaşmamak vb, ama önü, sonu, öznel koşullar, düşünceler, inanç vb tabanında nesnel koşullar belirleyici olur.
Bu konularda bilgili değilim ama sosyalizm ve komünizmin kelimesi bile hoşuma gidiyor, huzur veriyor, giriş kitabı önerirseniz okumak isterim.

Bir anda olmayacağı çok açık eğer olacaksa bile. Ama insanlar süreci anlamakta zorlanıyor ve şimdiye indirgiyor her şeyi, her şey bir anda olması lazım, olmuyorsa olamaz diye düşünüyor. Dolayısıyla geleceği öngörmek zor geliyor.

Kapitalizm için yıllarca uğraşılmıştır mutlaka. Ama kapitalistler kapitalizmin dünyaya hükmedeceğinden emin olamazlardı, kesin olarak bilemezlerdi. Bugün de kapitalizmin değişebileceğini öngörsek bile yerine ne geleceğini bilmek söz konusu değil. Toplumsal olaylar çok kaotik, öngörü imkansız gibi zor dolayısıyla.

Objektif ve subjektif koşul ayrımı denince aklıma doğal ve iradi faktörler geliyor. Mesela doğanın, dünyanın değişimi objektif koşuldur. Ama insanların eylemleri, toplumsal şeyler de subjektiftir diye düşünüyorum. Objektif koşulların pek bir belirleyiciliği olduğunu sanmıyorum ben, doğadan izoleyiz artık. Subjektif koşullar belirliyor her şeyi, insanlar bebeklikten ölüme kadar işleniyor ve belli bir biçimde biçimlendiriliyor, bunun dışına çıkmak çok zor.

Hatta insan doğası itirazını bilirsiniz, objektif koşulla alakalı sanki bu. Ama insan doğada yaşamıyor artık, statik ve izole doğası da yok, ne olursa o doğası oluyor, belli bir doğadan ziyade olasılıklar var yani. Ama elbette aşırı uç olan ve uygulanmayacak teoriler de olabilir, fakat sosyalizm ve komünizm böyle uç değil sanki.

Sosyalizm ve komünizmin mümkünlüğünü anlamak için mevcut denemeleri anlamak zorundayız. Tarihte olan denemeler var ama kapitalist medyaya da güven olmuyor, hangi kaynaktan okunacağı belirsiz. Dolayısı ile bilinemezcilik açığa çıkıyor gibi. Belki de kapitalist uygulamalara bakarak sosyalizm ve komünizm teorisiyle ilişkilendirerek sonuca varılabilir, kapitalizm gözlemleri bile işe yarayabilir gibi.

Denemelerden sonuç çıkarmak için uygun koşulların olması gerekir. Bilimde bile deney yaparken uygun koşullar oluşturulur ve belli değerler sabit tutulup diğer değerin etkisi araştırılır, bunun için uygun ortam gerekir. Ama mesela evde o deneyler yapılamaz, çünkü uygun ortam yoktur. Sosyalizm ve komünizm de böyle sanki, deney için uygun ortam oluşturulamamış, hep içten ve dıştan saldırılar, ihanetler olmuş.

Dolayısıyla sosyalizm ve komünizm teorilerinin çürümesi söz konusu bile değil. Kapitalizmin kötü örneklerine bakıp kapitalizm çöktü demek gibi oluyor yoksa. Aslında bu teoriler tek tip değil, birçok farklı biçimde uygulanabilir. Nasıl ki kapitalist ülkeler arasında uçurum olabiliyor, dolayısıyla kötü örneği değil de iyi ve kötüyü birlikte değerlendirmek icap eder.

Ama maalesef kapitalizm kadar deneme olamadı tabi, izin verilmedi. Ama zamanında kapitalizm de zar zor deneniyordu ve yeniliyordu. Yenilme olsa bile bunun neyden kaynaklandığını bilmek lazım, sebep sonuç çok önemli. Mesela telefonun içini açarak bozabilirsiniz, bu demek değildir ki telefon bozuk üretildi. Sapasağlam olsa da dış etkilerle bozuldu. Sosyalizm ve komünizm de ekonomik ve toplumsal olarak gerçeğe uygun olmamasından değil de dış etkilerden çöktü ise aslında çöktü denilemez, çökenler devletler ve denemelerdir, ideolojinin kendisi değil. İşte bunca zorluk var, komünizm ve sosyalizmin başarılı olup olmadığı nasıl analiz edilecek bilmiyorum.
Alıntı ile Cevapla
 

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:32 .