
12-04-2020, 19:05
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Oct 2017
Mesajlar: 3.462
|
|
"Senin o kapitalist sömürücü dediklerin Türk burjuvazisinin çekirdeğini oluşturan, Atatürk'e bağlı ailelerdir "
Aglıyorsun ya kemalizm bitti diye
O ailelere söyle kurtarsınlar kemalizmi!
|

12-04-2020, 19:48
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Oct 2017
Mesajlar: 3.462
|
|
Otoriter Kemalist´isimli üyeden Alıntı
Alevilik meselesine tekrar döneceksek; sen ateist misin Alevi misin arkadaşım önce adam gibi bir cevabını ver. Ateist değilim Aleviyim desen saygı duyarım. Ateistim desem zaten benim açımdan bir problem olamaz çünkü ben de ateistim. .
|
Sanane benim ne oldugumdan
Senin ateist olduğundan bana ne
Sana ne olduğunu hiç sormadım.
Ama sen otoriter ( baskıcı ) kemalist oldugunu reklam etmişsin .
Kime neye baskı kurucaksın hayırdır.
Saygı falan duyarmıs falan filan
Sendeki yüz iki falanda degil. 1.2.3.4....
Saygı duyduğundanmı baskıcı nikiyle buralarada dolaşıyorsun.
Aklıma gelen bir kemalist var.
Üniversitelerde kız çocuklarını ikna odasoı diye bir yere sokup ikna ettiğini sanan kemalist . Ne oldu o kemalist ?
Sizin kimseye saygınız yoktur. Bu saygısızlığınızdan sebep silindiniz.
Ben Atatürkçü - kemalist ayırmadım.
Birisi kenan evren denen atatürkçünün laiklige son verip , zorunlu din dersi çılgınlığına imza atanı
Digeride sizler işte. Gardropcu , kenan evrenin darbesine alkış tutanlar
Atatürk ün kendisi ve kemalist-atatürkçü diye ayırdım. Sizin Atatürkle alakanız yok.
İnsanlar sizden gıcık kapıyor. Midesi bulanıyor hala anlayamadınızmı?
Evladım sanane alevilerden sana gelip zorla inançlarınımı dayatıyorlar. Zorla başındaki baş örtüsünümü çıkarıyorlar.
|

12-04-2020, 20:48
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Sep 2018
Mesajlar: 66
|
|
ilahimasal´isimli üyeden Alıntı
Sanane benim ne oldugumdan
Senin ateist olduğundan bana ne
Sana ne olduğunu hiç sormadım.
Ama sen otoriter ( baskıcı ) kemalist oldugunu reklam etmişsin .
Kime neye baskı kurucaksın hayırdır.
Saygı falan duyarmıs falan filan
Sendeki yüz iki falanda degil. 1.2.3.4....
Saygı duyduğundanmı baskıcı nikiyle buralarada dolaşıyorsun.
Aklıma gelen bir kemalist var.
Üniversitelerde kız çocuklarını ikna odasoı diye bir yere sokup ikna ettiğini sanan kemalist . Ne oldu o kemalist ?
Sizin kimseye saygınız yoktur. Bu saygısızlığınızdan sebep silindiniz.
Ben Atatürkçü - kemalist ayırmadım.
Birisi kenan evren denen atatürkçünün laiklige son verip , zorunlu din dersi çılgınlığına imza atanı
Digeride sizler işte. Gardropcu , kenan evrenin darbesine alkış tutanlar
Atatürk ün kendisi ve kemalist-atatürkçü diye ayırdım. Sizin Atatürkle alakanız yok.
İnsanlar sizden gıcık kapıyor. Midesi bulanıyor hala anlayamadınızmı?
Evladım sanane alevilerden sana gelip zorla inançlarınımı dayatıyorlar. Zorla başındaki baş örtüsünümü çıkarıyorlar.
|
Sizin gibiler Sünniler gibi fiziksel baskı yerine psikolojik baskı yapar. Alevi olmayan herkesi aşağılar, Alevi olduğu için kendini üstün görür.
Zorla inançlarını dayatmazlar tabii ki, sen onların dinini araştırıp benimsesen de onlar seni yine Yezid olarak görür. Çünkü insanları kökeni ile yargılıyorlar.
Bu yüzden Kılıçdar'dan beri CHP Parti Meclisi, delegeler vs. ağırlıklı olarak Alevilerden oluşur. Ki ben bunu dedesi CHP'nin kuruluşuna katkı sağlamış dededen CHP'li ama Alevi olmayan birisinden dinledim. Partinin nasıl dedelerin kontrolüne girdiğini, nasıl laikliğe tamamen aykırı bir şekilde Alevi dergahına döndüğünü, içindeki adamların hemşehricilik yaptığını ondan dinledim. Çünkü bu lâik mi değil mi diye bakmıyorlar, Alevi mi değil mi diye bakıyorlar. Muharrem İnce gibi değerli bir insanı bu yüzden sevmiyorlar.
|

12-04-2020, 21:02
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 26 Jun 2015
Mesajlar: 4.072
|
|
Bir ateist Aleviliğe nasıl yaklaşmalıdır? Soru böyle.
Nasıl yaklaşıyorum? Alevilik, sünniliğin farklı bir versiyonu bana göre, biraz daha modern hali diyelim.
Yoksa Aleviler de tıpkı sünniler gibi Arap masallarının kurbanı olmuş kişiler, cemevlerinde Arap kasabı Ali'nin resimleri var hep.
Kimileri "Aleviler öz be öz Türk'tür" diye iddia eder, buna da katılmam. Kasap Ali'yle Türklük olmaz bana göre, olsa olsa Arap kırmalığı olur.
|

12-04-2020, 21:36
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Oct 2017
Mesajlar: 3.462
|
|
Otoriter Kemalist´isimli üyeden Alıntı
Bu yüzden Kılıçdar'dan beri CHP Parti Meclisi, delegeler vs. ağırlıklı olarak Alevilerden oluşur. Ki ben bunu dedesi CHP'nin kuruluşuna katkı sağlamış dededen CHP'li ama Alevi olmayan birisinden dinledim. Partinin nasıl dedelerin kontrolüne girdiğini, nasıl laikliğe tamamen aykırı bir şekilde Alevi dergahına döndüğünü, içindeki adamların hemşehricilik yaptığını ondan dinledim. Çünkü bu lâik mi değil mi diye bakmıyorlar, Alevi mi değil mi diye bakıyorlar. Muharrem İnce gibi değerli bir insanı bu yüzden sevmiyorlar.
|
suleyman soylu istifa etmiş.☺
Resmen kinini kusmuşsun.
|

13-04-2020, 10:13
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Oct 2017
Mesajlar: 3.462
|
|
Otoriter Kemalist´isimli üyeden Alıntı
.
Bu yüzden Kılıçdar'dan beri CHP Parti Meclisi, delegeler vs. ağırlıklı olarak Alevilerden oluşur. Ki ben bunu dedesi CHP'nin kuruluşuna katkı sağlamış dededen CHP'li ama Alevi olmayan birisinden dinledim. yorlar.
|
Otoriter
Bak chp nin parti yönetimi
Burada
https://www.chp.org.tr/parti-yonetimi/myk-uyeleri
Bu listedeki tüm alevi dediklerini tek tek yaz senin şu bilgi kaynağın dogrumu söylemiş, dedikodumu yapmış görelim.
Sen Dedikodu yaptın. Bakalım dedikodu dışında ne hünerlerin var.
Belkide akp nin trolüsün.
Sorduk söyleyemedin.
Kemalizmin kurtuluşu için şu yaglayıp yıkadıgın burjuva ailelerin ne yaptıgına dair bir kaç örnekte verirsin. Cumhuriyetin kaymağını yiyenler elbet bir şeyler yapmıştır.
|

13-04-2020, 13:21
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 02 Dec 2014
Mesajlar: 3.695
|
|
Alevilik İslamın değişmiş biçimi. Ali -evi, diye başlar sorgulaya sorgulaya değişerek bu günkü duruma gelir. Ama değişime inatla karşı olanlar vardır Sadece anasından babasından öğrenmekle yetinenler de vardır. Alevilikte 4 kapı 40 makam denilen kural vardır.
Bu 4 kapıdan bir tanesi marifettir. diğeri hakikat bu iki şey en itibarlı olan kuraldır. Bu iki kural orta çağda ve günümüzde hala geçerlidir.
Ne kadar alevi bu kuralları uyuyor o farklı ama kural vardır.
Bunun dışında Eline Beline diline hakimiyet de koşuldur. Hacı Bektaş Veli nin şöyle bir sözü vardır. Biz dondan geleni değil, yolu süreni (önemseriz) muhtaber sayarız. Yani hiç kimse alevi Bektaşi doğmaz, Yolu süren (YÜRÜYEN) Alevi bektaşi dir.
Yol nedir bunu bilmek gerekir. Yol dindir Bu din yani yol tanrıya ulaşma. Fakat şart tertemiz temizlenmiş olarak ulaşma.
Namaz kılarak oruç tutarak değil temizlenerek paklanarak yürüme.
|

14-04-2020, 04:38
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Sep 2012
Mesajlar: 1.280
|
|
Saygideger Dostlar,
Alevi Yasam Felsefesi BIR YASAM BICIMIDIR. Insanligin dogusundan beri gelen Aklin Yolu ve Vicdan olgusunu yasaminda kendisine klavuz edinen bir yapilanmadir.
Zaman zaman cok farkli kulturlerin, inanclarin, yapilanmalarin ve dinler icinde mucadele vermis, Haklidan, dogrudan, guzelden, iyiden ve sevgiyi kendinde barindiranin yaninda yer almistir.
Burada bazilarin idda ettigi gibi kendini begenmis, kendi inanc ve dusuncesini baskasindan ustun tutan, baskasini kucuk goren bir durusa sahiptir gibi iddalarla ilgi ve alkasinin olmadigini, Gercek Alevi Yasam Bicimini ogrenmesi ile onyargili ve yalan yanlis bilgilere sahip oldugunu gorecektir.
Ozellikle`1400 yili askin suredir Suc Makinasi ve Insanlik Dusmani ISLAM tarafindan hunarca katledilmis, horlanmis, asaglanmis, karalanmis ve yok etmek icin butun imkanlarini kullanmistir. Tek Suclari YER YUZUNUN EN VAHSI VE SUC MAKINASI OLAN ISLAM`I KABUL ETMEMESIDIR.
Gunumuzde Fasist Irkci, Milliyetci ve Gericiler tarafindan atilan slogan, "Ya Sev, Ya`da Terk Et" mantigin tipa tip benzer bir yaklasim, Ya MUSLUMANLIGI KABUL EDECEKSIN, YA`DA YASAMA HAKKIN YOK OLUR. mantigi.....
Alevilik; ALI-EVI diyenler yogunluktadir, hatta ve hatta bunlarin bir cogu kendilerini Alevi goren ve Alevi olduklarini idda edenlerdir.
1400 yildan beri surdurulen toplu katliamlar, cinayetler, diri diri vucut derisini yuzmeleri, uzun iskenceler sonucunda katledilip yakildiktan sonra kullerinin nehire atilmasi vs vs vs sonucunda boyle bir dusunceninde empoze edilmesi normaldir.
"ALEVI" ALI-EVI diye idda edilen soylemi birlestirelim. ALIEVI!!!!!! olmasi gerekir nerede kaldi Alevi?
"ALEVI" ALEV, yakilan ates sonucu cikan ALEV anlamina geliyorsa, Turkce de baska bir anlami varsa bilmiyorum.
ALEV`IN SONUNA I Ekledigimiz zaman "DUSUNUYORUM OYLEYSE VARIM" Oznenin, Nesneyi fark etmesidir.
ALEVI, Tekil, ALEVILER Cogul
Surada bir sey yaniyor Alev cikiyor. Alevler her yeri sardi.
Su dok, Alevi sondur.
Eski topluluklarda Alevi demek yerine ISIKCI, ISIKCILAR Deniliyordu.
Alevi toplulugundan gecmiten gelen ve kutsal sayilan Toprak, Su, Ates ve Nefes olgulari cok onemlidir.
Topragin kutsalligini, Bereketini, Topraktan geldim, topraga giderim. Benim Sadik Yarim, Dostum Kara Topraktir.
Susuz yasanilmadigi icin butun topluluklar icin de Su her zaman onemli olmasina ragmen, Alevi toplulugunda bunun artisi, Akar suya, gol ve Su birikintilerine idrarini yapmaz, gunah olarak bilinir.
Yakilmis veya yakilan bir Ates`e Su dokulerek sondurulmez, Zorunlu sondurulmesi gerekiyorsa kul veya toprak atilarak sondurulur.
Daha once verdigim ALEVILIK NEDIR NE DEGILDIR aciklamasina biraz daha aciklik getirebiliriz.
Alevilik; insanlığın kadim zamanlarından bugüne süzülerek gelen dinlerin ve dillerin hak aynasıdır. Bu tanımlama, tarih içerisinde din ve inançların içerisindeki hakikatlerin sahiplenilerek "Birlenmesi''dir. Cümle varlığın ve insanın hak'dan olduğunu bilerek "yetmiş iki milletin rıza yolunda "bir'' kılınması ile Alevilik, insanlığın ‘Hak Aynası' olmuştur.
Diğer inançlarda olduğu gibi Alevilik de birçok kültürel katmandan oluşur, uzun ve kadim bir tarihin ürünüdür. Bu tarihsel katmanlar düşünce/inanç sistemimizde bir'lenmiştir. Tarihsel birikim belli dönemlerde çeşitli kültürel temaslar sonrası tekrar formatlanmış ve toplumsal hakikat ile buluşmuştur.
Diğer bir deyişle Alevilik "vahdet-i vücut'' yani varoluş felsefesidir. Alevilik, varoluş felsefesi içerisinde ana kadının, tekçi eril akla karşı direniş süreğidir. Alevilik, devlet dışı kalmış toplum/inanç sistemidir.
Aleviliğin felsefesine göre başlangıçta sonsuzluk, sonsuzlukta da zifiri karanlık vardı. Zifiri karanlıkta ise kaos vardır. Ne yer ne de gök! Kaosun içerisinde de ışık(nur) vardır. Tüm varlıklar, o ışıkta/nurda gizlidir. Nur kendisini bilmek istedi, uyur halde iken kendinde saklı bulunan akıl olmaktan çıkıp, kendisi için bilinç olmayı yani uyanmayı istedi.
İstek kendi kendini ateşledi ve kendi varlığını doğurdu yani uyandı.
Alevi inancı buna "nokta-i vahid'' demektedir. Burada su, ateş, toprak ve havadan oluşan dört temel madde bulunmaktadır. Bunlar varlığın temel maddeleridir ve yek vücuttur. Vücutsuz hiçbir şey yoktur, hayat bunla başlar ve can olur. Can demek yaşam demektir. Bitki, hayvan ve insan üçlü olarak hayat bulmuştur ve insan, kavram olarak cana gelmiş hak demektir.
İnsan kavramı iki heceden oluşmaktadır. İn-, can demek iken, -san ise mekan, vücut demektir. Yani insan bir mekanda oluşmuş canlıdır. Bütün evren ışıkta vardır, ışığın içindeki noktada. İşte hak, o noktanın adıdır. Doğmuş ve doğurmuştur. Var olan herşey onun kendisidir, yani sır değildir. O ışık doğarak gelmiş, insanda vücut bulmuş, onda gerçekleşerek güncellenen akıl olmuştur.
Bu nedenle insan hak'kı kendinde bulur ve tanır, kendini bilirse hak olduğunun farkına varır. Kendini bilmezse hak'tan uzaklaşır ve özüne yabancılaşır. Bu nedenle "kendini bil'' ve "kendini bul'' ilkeleri önemlidir. Aleviliğin merkezinde insan vardır sözünün arka planında, hak'kın insan da gerçekleşmiş olması yatar. Tüm canlılara bu gözle bakılır. Alevilikte kadın, hak'kın doğum kapısıdır.
Alevilikte insan tanrının kulu değildir. Tanrı ve insan bir bütün olarak ele alınır. Tanrıya hizmet kulluk değil tanrısallığa ulaşma yani insan-ı kamil olma mücadelesidir. Her şeyden önce şunu belirtmek gerekir. İnançlar ve kültürler tümden bir kalıba sığdırılamaz. Mutlaka belirli bir dinamizmi içlerinde barındırırlar. Aynı zamanda da kendilerini korumaya meyillidirler. Kolay kolay değişmez ancak bu tarih içerisinde inançların birbirinden etkilenmediği, birbirine yeni değerler katmadığı anlamına gelmez.
İnançlar tarih içerisinde hem kendilerini korurlar hem de kendilerine yeni değerler katarlar ki, inançlar tarih içerisinde birbirlerinden etkilenmiştir. İnsanlığın gelişmesi bunu ifade etmektedir. Tarihsel toplumlar düşünüldüğünde esas olan katı, sert duvarlar ya da çitler değildir. Toplumların arasına demir perdeler kurmak, birbirlerinden ayırmak değildir. Esas olan birbirlerinden alıp vermeleridir. Bu ticaretle olur, savaşla olur ama bir şekilde sosyal hareketlilik olur. Bu nedenle saf/ari, çıktığı günkü gibi kalan bir inanç bulmak, ondan söz etmek mümkün değildir.
Alevilik, tarih içerisinde toplumsallık temelinde ortaya çıkmış bir inançtır ve Ortadoğu inancıdır. Ortadoğu inancı demek çok köklü kültürel değerlere sahip olmak, çok farklı kültür ve inançlardan etkilenmek demektir. Bugün Alevilerin yaşadığı esas coğrafya Anadolu/Yukarı Mezopotamya ise, Aleviliğin tarihsel köklerine en yakın yaşayan Yarsanlar(Ehl-i Hak) İran'da yaşıyorsa, bu Aleviliğin çok köklü bir inanç olduğunun bir yanıyla kanıtıdır.
Aleviler tarih boyunca sorunlarını baskıcı bir güce dayanarak değil demokratik temelde, kendi içinde çözen bir toplum olmuştur.
Dolayisiyla Ateist veya Deist dusuncesine sahip olanlar veya Alevi Yasam Felsefesinin bilincinde olanlar felsefi olarak bir birlerine kendilerini yakin gorurler veya gormeye calisirlar.
Alevi Yasam Felsefesi, Islam denilen suc makinasi ile taban tabana zittir.
Islamin vaz gecilmezi olan 5 Sartinin Hic Birini Kabul etmez ve yasamindan uzak tutar.
Mursit, Pir, Raber ve Talip var, Yani Egitici, Ogretici ve Ogrenci var.
Suc Makinasi, Katil, Bagnaz, Yobaz ve ozellikle CENNET HEVESI, CEHENNEM KORKUSU ile inandiklari hayali Allah` inanmazlar.
Arap Ali ve onun sozde devami olan 12 imam`a saygi duyarlar, bunun sebebi ise Islam icinde olan haksiz savaslar ve insanligin kabul etmedigi kendi iclerindeki hunarca katliamlardan dolayi, haksiza karsi cikmis, haklidan yana olmasindan kaynaklidir.
Arap Ali Kardesim dedigi Amcasinin Oglunun Kizi Fatma`yi almistir..
Alevi Yasam Felsefesinde Bu buyuk bir suc ve cezasi DUSKUNLUKTUR, Ikrarin kizi kendi oz bacisi sayilir, 7 nesil o ayile bir biri ile kesinlikle kiz alip vermez, vermesi halinde DUSKUN ilan edilir.
Arap Muhammed Kendi Gelini ve ayni zamanda manevi kizi sayilan Zeynep ile Evlenmistir, Boyle birisine Mali malimizdan, Cani canimizdan, Yolu yolumuzdan uzak bir daha asla ve asla bu topluluk icine girmemesi icin ceza verilir, bir daha topluluk icine alinmaz.
Arap Muhammed toplam 69 hatuna tecavuz etmis, olmeden once 9 hatunla evli sira ile hergun birine tecavuz eden biri oldugu icin DUSKUN sayilir..
Sonuc olarak Islam lider ve onderleri, Alevi Yasam Felsefesinin uzagindan bile gecemezler.
Alevi Yasam Felsefesinin vaz gecilmez sarti olan ELINE, BELINE VE DILINE sahip olma olgusu Yasam Felsefesinin baslica onemli kurallaridir...
ENEL-HAQ inancinin semboludur. BEN TANRIYIM, TANRI BENIM, TANRI BENDE, BEN TANRIDAYIM....
DIN`I, SEVGIDIR
KITABI, INSANDIR.
Saygi ve Insani Sevgilerimle
MILLIYETCILIK COCUKLUK HASTALIGIDIR. INSANLIGIN DA KIZAMIGIDIR. EINSTEIN.
ADOLF HITLER VE MUSSOLINI GIBI IRKCILARIN USTASI, ATATURK`TUR
|

14-04-2020, 18:12
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Sep 2012
Mesajlar: 1.280
|
|
Alevi Yasam Felsefesinde Olan 12 gunluk Orucu ile Muharrem orucu diger adiyla 12 Imam orucuna cevrilmeye calisilmasi.
Hz. Huseyin ve oglu Zeynel Abiddin disinda imam sayilanlarin iskence veya hunarca katledilmisligine rastlanmaz.
Arap Ali Siffin savasinda iki taraftan ayrilan Harici yapilanmaya da saldirmasi soncu akrabalarini ve yakinlarinin Ali nin kilici ile oldurulmelerinden dolayi fitne fesat da buna eklenince Mulcem ve yaninda birisiyle yani iki kisi tarafindan kapisinin onunde dusuruldugu pusuda kafasina aldigi darbe sonucu olmustur...
Arap Hasan Dedesi Muhammed Gibi [edit] kendi eslerinden biri tarafindan, Muaviyenin de oyunu ile zehir verilerek, tipa tip Dedesi Muhammed`in Ayse nin verdigi zehir ile ayni akibetine ugramistir.
Huseyin ve etrafindaki Kadin, coluk cocuga yonelik YEZIT tarafindan yapilan yapilan hunarca katliama karsi cikip insanlik sucu olarak kabul eden ve Yezit ve Yezit gibilere lahnet okuyan durusun sonucunda, Islamlastiramadiklari Alevi Kizilbaslari Islamlastirma firsatciligindan baska bir sey degildir.
Oruç sözcüğünün karşılığı "roci'' ve "roce'' dir, bu kelimelerin gün ve güneş ile direk bağlantısı vardır. Yine "ru/rü" sözcükleri de "yüz'' yani sıfatı/cemali ifade eder. Güneşin doğuşundan batışına kadarki süreye/güne; ro/roc denilir. Bu kavramların Pehlevice'den Farsça ve Kürtçe'ye geçtiği bilinmektedir. Alevi inancının Reyberleri bu inancı inşa ederken bu kavramları sırlı manalarla nakşetmişlerdir.
İnsanın yüzü/sıfatı/cemali; ru/ rü; güneş "ro, roz, roj'' gibidir. O insan ki güneşte kendi cemalini görür, ona döner, onu dualarla yakarışlarla kutsar. İşte bu evrensel alemde insan, kutsadığı güneşe ''roci'' tutarak saygısını gösterir. Söz konusu tüm kavramların asıl kökeni Hurrice olup güneşle alakalıdır. (İrene Melikhoff'un araştırmaları bunu açıkça ortaya koymaktadır)
İnsanlığın başlangıcından beri tarihsel süreç içerisinde oruç tutma olgusunu ele alırsak; oruç aslında güneşe olan tapınımın, bir nevi vücuttaki eylemsel tezahürüdür.. Güneş etrafında geliştirilen geleneksel ritüeller, Alevilerin ayini cemlerine de sirayet etmiştir. 12 hizmet ve dönülen semaha da bu durum yansımıştır. 12 hizmetin serçeşmesi pir/mürşid hak meydanında güneşi temsil eder, etrafındaki pervaneler de diğer gezegenleri temsil etmektedir.
Alevilerde bu durum, temel bir ibadete işaret eder. Zamanla güneşe karşı geliştirdikleri takdis geleneklerini Kerbela matemi bağlamında oruç ve aşure ile sentezlemişlerdir. Aleviler Güneş takvimi kullanır. Çünkü bu takvim hassastır ve kesinlikle şaşmaz, İslamiyet ise Ay takvimi 11 gün eksiktir.
Yani Aleviler Hicri takvim kullanır, Hicri takvime göre bir yıl 354 gündür ve 12 kameri aydan oluşur, yani ay dünya etrafında 12 kez döner.12 günlük oruç Batıni Alevilerde eskiden de vardı. Zira bilinen tarihe göre 12 sayısının kudsiyeti Sümerlerle birlikte Hurrilerde doruğa çıkmıştı. Orada göksel kozmogoni içerisinde 12 rakamlı birçok kült ve bilimsel değerler ortaya çıkartılmıştır.
Taş devrinden bugüne 12 rakamı gizemli, bir o kadar da kutsanan bir rakamdır. Göklerden yeryüzüne dolayısıyla insana yansıyan birçok gizemi mevcuttur. 12 sayısının en çok Sümerler döneminde bilimsel olarak ele alındığını görmekteyiz. Mesela dünyanın çizdiği büyük daireyi her biri otuz derece olan 12 eşit parçaya bölmüşlerdi. Bir günü yirmi dört saatle bunu da 12 saat gece, 12 saat gündüz olarak hesaplamışlardı.
Gök çemberini 360 günle sabitlemişlerdi, bu çemberi de 12 bölüme ayırmış, bir yıla 12 ay yerleştirmişlerdi. Böylece takvimi bulmuş oldular. 12 zodyak burcunu tespit edip, gökkubbede 12 gezegeni keşfeden Sümerler, göklerde 12 durak olduğunu belirtmişlerdi. Onlar da 12 tanrı/tanrıça vardı, Hititlerde de bu böyleydi. Zira geçmişi Sümerlerden daha eskiye dayanan Göbeklitepe'deki 12 dikilitaş ve benzeri tarihi veriler bu örnekleri uzatıp gider. Aleviler toplumsal ibadetlerini 12 hizmetli tarafından yürütürler, yolumuzun temeli ocak sistemi de 12 ocak üzerinden inşaa edilmiştir.
12'nin kutsallığı Zerdüşti inançta 12 ferişte yani melek olarak karşımıza çıkar. Yahudilikte 12 kabile, Hristiyanlıkta 12 havari olarak görülebilir. Tüm bu 12 dizgesi Alevi yol önderleri tarafından 16. yüzyılda 12 imam örtüsü ile günümüze değin getirilerek yaşatılmıştır.
Umumi görüşe göre; aş û ra (yolun yemeği) Muharrem ayının onuncu gününe denk gelmektedir. İmam Hüseyin 681 yılında Kerbela'da katledildiğinden dolayı 10 ya da 12 gün oruç tutanlar, oruç bitiminde evlerinde 12 ayrı besin maddesinden oluşan Aşura yemeğini dağıtırlar.
Dikkat edilecek olursa 12 ayrı üründen meydana getirilmesi, bu inancın ne denli arkaik yani eski değerlerinden kaynaklandığını göstermektedir. Yoksa farklı zaman periyotlarında yaşamış 12 imamla alakalı bir yemek değildir. 12 rakamı semah ile alakalıdır, bilimseldir, gök kubbe ile ilgilidir. Kozmik şifresel bir işarettir. Aş û ra sözcüğü İbranice bir sözcüktür ve Aşur'dan geldiği sanılmaktadır.
Aşur, Sümer ve Akadlar dönemine dayanan, gören manasındaki tanrının ismidir. Arapçada Aşura tanımı Muharrem ayının 10. gününe denk gelmektedir. Bu kavram zahiri tanımından öte Batini Aleviliğin dilinde yolun yemeği olarak geçer. Birçok kaynak incelendiğinde bu günde birçok olayın gerçekleştiği görülebilir. Bu olayların kimileri mitik anlatılar olsa da, birçoğunun yaşandığına dair tarihsel bilimsel deliller bulunmaktadır.
Örneğin Ademin tövbesinin kabulü, İdris'in göğe yükselmesi, Nuh'un gemisinin tufandan kurtulması, İbrahim'in ateşten kurtulması, Yakub'un oğlu Yusuf'a kavuşması, Eyyüb'ün hastalığının iyileşmesi, Musa'nın Kızıldeniz'i geçerek İsrailoğulları'ndan kurtulması, Yunus'un balığın karnından çıkması, İsa'nın doğumu, yerler ve göklerin yaratılması, gibi. Bilinen tarihte Sümer metinlerinde tufanla birlikte suyun içerisinde kalan Nuh'un gemisi Cudi Dağı eteklerinde karaya oturunca, tufandan kurtulanlar gemide kalan son erzakları ile Aşura'yı pişirip bayram yapmış ve hayatta kalmanın şükran borcu olarak her yıl o kurtuluş gününden önce gemide geçirdikleri 10/12 günü oruçla geçirmişler. Oruç bitiminde de Aşura yapıp bu günü kutlamaya devam etmişler.
Batıni Aleviler Muharrem orucunu 12, Şiiler ise 10 gün tutarlar. Çünkü bazı bölgelerdeki Şiiler muharrem orucu yerine ramazan orucu tutarlar. İran'da genel olarak 10 gündür, Batını Alevilerde 12 güne çıkartılmasının nedenlerinden birisi de 12 rakamındaki kutsallığının, 12 imamlar şahsında sırlanmasıdır. Kerbela'dan ötürü imamların yaşamlarına bakıldığında İmam Hüseyin ile İmam Mehdi arasında 244 yıl zaman farkı bulunmaktadır. Bu kronolojik süreyi Ali ile başlatırsak, bu süre 271 yıllık bir aralığa tekabül eder. Yani 12 imamların kendi arasında 271 yıllık bir süre açıklığı göze çarpar. Bu da bizlere 12 günlük orucun gerçekte 12 imamla doğrudan bağının olmadığını bir kez daha gösteriyor..
MILLIYETCILIK COCUKLUK HASTALIGIDIR. INSANLIGIN DA KIZAMIGIDIR. EINSTEIN.
ADOLF HITLER VE MUSSOLINI GIBI IRKCILARIN USTASI, ATATURK`TUR
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:43 .
|