Tanrı, bana çocukken söylenen bir otorite figürüdür.
Bir yalandır.
Tanrı, apaçık bir yalandır. İnsanlık tarihinin en büyük sahtekarlığıdır. Aynı zamanda insanın muhtaçlığıdır.
Her konuda bir yanılma payı bırakmayı tercih ederim. %0,0000001 de olsa bir pay.
Mesela benim aslında bir böcek olmama rağmen kendimi insan sanma ihtimalime dair bir yanılma payı gibi.
Bundan dolayı Tanrıya meydan okuyorum. Önemsenmeyecek düzeydeki yanılma payımdan dolayı meydan okuyorum. Varsan bana bir şeyler yapsana, elimi yüzümü yamultsana mesela. Ama yapamaz, çünkü kesin diyebileceğim düzeyde kendisi yok.
%0,00000001 lik yanılma payının günlük dildeki karşılığı kesinlik.
Bu harika şarabı Tanrıya içiyorum. Tanrı bir sembol.
Şaraptan aldığım bu zevk için milyarlarca yıllık evrim gerekmiş, şarabın icadı gerekmiş, içtiğim şarabın olgunlaşması gerekmiş, benim şarap zevkimin gelişmesi gerekmiş. İnanılmaz. O yüzden bunların tamamına bir bütün olarak tanrı diyebilirim. Tanrı olsa olsa budur.
|