Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Dünya Dinleri, Mitoloji & Antik Uygarlıklar > Dünya Dinleri > Alevilik

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #11  
Alt 19-07-2015, 00:45
turin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
turin turin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Mar 2015
Mesajlar: 845
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sevgili Turin

Aleviler toplum nezdinde daha aydınlar... Ama öyle lobicilik vb pek bilmezler, inanç ve inanç sömürüsü konusunda lobi işleri bu ülkede tarikatlar eliyle yapılır. Bu ise bir ters birde doğru orantı meydana getirir, tarikatların etksi artıkça, etkisinde olan toplumların cehaleti artar, bu doğru orantısı, ters orantısı ise bilinci azalır... Örgütlü olmak yanlış biliniyor, kişilerin illa bir çatı altında bir araya gelmesi örgütlü olmak sanılıyor, değil, zira örgüt demek nesnel, somut bir hale dönüşmüş bilinç demektir. Sürü ile örgütü karıştırmamak gerekir...

Aleviler öyle çok örgütlü filan değiller, lakin aleviler bir kaç konuda çok hassastır, tepki verirler. Haksızlık, baskı, zulüm, dışlama, rencide gibi konulara tahammülleri düşüktür. Mesela durum tam tersi olsaydı, çoğunluk alevi olsaydı ve Erdoğan'da bu haliyle (başbakan iken) o ayakkabı kutuları konusu olsaydı, 3-4 gün sonra çoktan düşerdi, gerçi o günlere kadar da gelemeyebilirdi...

Sünniler ise örgütlü görünürler, tarikatlar, camiler, kur'an kursları, imam hatipler derken zaten her yandan hazır bir örgütlülük potansiyeline girerler, ama dediğim gibi bilinç yoksa örgüt değil sürü vardır ve karıştırmamak gerekir.

Bu ülkede evet Aleviler ve Kürtler biraz örgütlü, ama toplumda hala sürülük hakim ve bir çok örgütlü görünen kutsal, tabu şu ya da bu sömürüsü, istismarı özünde ağıldır(koyunların tıkıldığı yer) ve bu sadece din değil milliyetçilik, sembolizm, sembol seviciliği(bayrak, kişi tabusu(ister Muhammed vb ister Atatürk kültleşmiş olsun) de bu ağılların sütun ve tuğlalarını meydana getirir...

Geçen hafta Sivas Katliamında katledilen Muammer Çiçek'in köyünde idim, anmaya gittim.

Uzaktan bakan 2 Temmuz değilde, ya 10 Kasım anması, ya da Cumhuriyet Bayramı kutaması sanır!

Yani aleviler şu bu pekde bilinçli değiller, bilinçli insanı çok lakin Ali ve Sembollere dayalı tapınım onlarıda çoktan esir almış. Katledilen Muammer Çiçek ama resmen anılan Atatürk, en önde 4 metrelik bir Atatürk resminin olduğu pankart, ama anılan Muammer Çiçek'in ise özel resmi yok, katledilenler arasında toplu resimlerden birisi sadece, sonra meşaleleri dahi babası taşıdı mezara, düşünün yani, 3 metrelik Atatürk resmi yapanlar, bir meşaleyi dahi evladını kaybetmiş babaya taşıtıyorlar(bunların zihniyetine sıçayım, öteki Kuran'dan ayet taşır önem bunadır, bunalrda bayrak, milliyetçilik ve yerli yersiz Atatürk resimleri ama meşaleyi taşımazlar, akılalrına bile gelmez)... Sanki Sivas'ta Atatürk katledilmiş... Sivas değil, 10 Kasım anması, diğer yandan da (kürsüde-meydanda) kutlanan Cumhuriyet Bayramı gibi, İSTİKLAL MARŞI okumak nedir yahu! 2 Temmuz anmasındasın resmi devlet töreni mi yapıyorsun! Nafile, yani cehalet, siyasi istismar vb insanları ÖRGÜTLÜYMÜŞ gibi gösterir ama özünde onlar bu sayede SÜRÜDÜR...

Anmaya ÖDP, HDP, EMEP, EĞİTİM SEN, HALKEVLERİ, ve sendika, kitle örgütleri vb katılmamış! Çünkü Atatükçü Düşünce Derneği denen MHP bozması yapı ile CHP dışında kimseye ne tertip komitesinde, ne de kürsüde yer verilmemiş, geçen sene katılmışlar ve sürekli uyarmış bu yapılar. İstiklal marşının kürsü önünde ne işi var??? Bu insanlar asker midir, nedir, Sivas'ı yakan devlettir, anma böyle yapılmaz vb eleştirmişler vb haliyle köy derneği denen sövüşçü yapı ve Pir Sultan Abdal derneği denen yapının ilgili ilçedeki cehalet kurumu bu sene özellikle kitle örgütlerini dışarıda tutmuşlar.

Seneye ne olacak peki, bu MHP bozması Atatürkçü Düşünce Derneği ile CHP kırması köy derneğinden ayrı, bağımsız, KİTLESEL anma örgütlenmeye çalışılacak, bu kesim ÖRGÜTLÜ kesimi temsil ediyor, ADD ve CHP ise sürü sömürüsünü, bakalım ne olacak... Hatta 2 gün üst, üste yapılarak, bu gerizekalıların, orada siyasi propaganda yapmalarına da engel olunmaya çalışalacak en azından anıt mezar boş bırakılmayacak... ha anmaya katılan kalabalığın %90 ıda zaten o köyün ve çevre köylerin yerlisi, %10 kalabalık toplayamayan Atatürkçü Düşünce Derneği denen(3 yada 4 kişiydiler) dingillerle, CHP (5-6 kişi ya vardılar, ya da yok) 10 kişiyi bile bir araya getirememiş ama boylarından büyük sembolleri yapmayı ihmal etmemişlerdi, İstiklal marşı okumak onalr için yeterli, sürü içinde zaten bir afyon, kim umursuyor ki başka şeyleri...

Yani aleviler vb genel anlamda bilinçlidirler (biraz daha) ama onlarda çoktan sembol, etiket vb tapınımı ve sömürüsüyle çoktan sürü haine geldiler, 12 Eylül'ün ise çok büyük etkisi var. Yani sürü ile örgütü karıştırmamak gerekir, bu gün Türkiye toplumu sürüdür ama örgütlü değildir(çok küçük bir dilimi örgütlüdür, binde bir gibi)...
Sevgili Spartacus,

Biraz geç oldu affola..
Söylediğin pek çok şeye katılıyorum lakin SÜRÜler üzerinden gidersek benim çok haklı olarak yapmış olduğum serzeniş ve eleştiri güme gidecek

Ne tarikatlerin, ne siyasal, sivil vs derneklerin ne de alevi önderlerinin/vakıflarının vs sömürdüğü insanlar için genellemeler kullanmayı sevmem.. İşaret ettiğim nokta senin de bahsettiğin aydın kesimleri ve herhangi bir sosyal, politik olayda halkın örgütlenmesini-örgütlenebilmesini sağlayan alevi önderler...

Verdiğin örnek bile pek ala şunu gösteriyor bana; bozuk, kötü, çıkarcı bir organizasyon yapıldığı anda bile buna tepki gösteren ve akabinde olması gerektiği şekilde olmasını sağlayan, en aZından mücadele eden insanları fazlasıyla barındırıyor aleviler..

Ama dediğim gibi bu insanlar kusura bakmasınlar ama karşı oldukları gruplardan farklı bir davranış sergilemiyorlar(istisnalar kaideyi bozmaz). Ve ne yazık ki "benden olmayan ölsün" kafası bu ülke topraklarında yaşayan herkesin vucudunu ele geçirmiş olmasına rağmen bunu değiştirecek birileri umarım çıkar..

Lobicilik ile suçladığım ve eleştirdiğim kişiler sürünün üyeleri değil, çobanları..

Dediğim gibi bu, sadece alevilere(ya da kürtlere) özgü bir davranış değil ama onlar daha doğru bir şekilde organize olabilme yeteneğine sahip olduklarından eleştiriyi hak ettiklerini düşünüyorum.. Bu, onlar açısından bir samimiyet göstergesidir ve buzların yıkılması elbette zaman alacaktır..
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 23-07-2015, 19:36
Şüpheci Dinsiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Şüpheci Dinsiz Şüpheci Dinsiz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.545
Standart

Sevgili turin,
turin´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Selamlar,

Alevi kimliğine sahip birisi bu ülkede bir haksızlığa uğrasa kıyamet kopuyor, benzeri bir durum sünni müslüman birisinin başına gelse ya da çerkez,laz, romen, çingene vs .. (kürt hariç) doğru düzgün toplumsal tepki gösterilmiyor... kimse de bana ne alakası var çekmesin aynı ülkede yaşıyoruz ak...

Alevilerin ve kürtlerin belki senelerce görmüş oldukları zulümden dolayı çok daha organize bir şekilde tepki verebilmelerine, daha bir bütünlük içinde olabilmelerine bağlıyorum bu durumu.. buna itirazım yok, olamaz da...

Ama şu var: Bu adamların hepsi, halklar için, herkes için süslü kelimelerini her daim kullanmayı biliyorken nedense bu konularda beceriksiz alevi olmayan(!), kürt olmayan(!) kitleler için aynı durum gerçekleştiğinde bu yeteneklerini kulllanmıyorlar... net bir şekilde kendilerinden olmadığı için umursamıyorlar ve bana kimse bunun aksi olduğunu iddia etmesin- ediyorsa sağlam veri göstersin.

Gönül isterdiki şimdi burada olayları zikretmeyeceğim, benzeri olaylarlarda da önceki toplumsal tepkilerin oluşması sağlanmış olsaydı.. gerek alevi gerek kürt kuruluşlar tutup bu meseleleri ülke gündeminin ayrım yapmadan bir numaralaı meselesi haline getirebilselerdi ama nerdeeee!!

Aleviler ya da kürtler belki geçmişte çok eziyet çekti, acı çekti lakin şu bir gerçek bu onlara direnmeyi, toplumsal başkaldırıyı ve lobiciliği iyi öğretmiş...

Sadece kendinden olanı savunan topluluklardan dünyaya hayır gelmez ben bunu bilirim bunu söylerim.. ve sadece kendinden olanı savunan insanlarda kusura bakmasınlar hiç samimi değiller...

O nedenle aleviler ulaştıkları bu güçle ne yapacaklarına iyi karar versinler...

Sevgiler
Aleviler yüzyıllardır ezilmiş, (topluluk olarak kalamamış, topluluk olarak yaşamasına izin verilmemiş), oradan oraya sürülmüş, katledilmiş, asimile edilmiş bir toplumdur. Bölünmüş Alevi toplumunda Alevi inancı da çeşitlenmiştir. Kimi Ali'li, kimi Ali'siz, kimi Atatürkçü, kimi Enel Hakk'çı, kimi Şia, kimi asimile olanlar Sünni, kimi dinsiz olmuştur.

Aleviliğin Abbasi döneminde vücut bulmuş olan Mutezile ekolünden sonra çıktığı varsayımı en tutarlı varsayımdır. Bu konuda bir hayli okumuş, araştırmış biri olarak çokça varsayım gördüğümü, aralarından bazılarının (örneğin ışıkçılık) argümanlarını zayıf bulduğumu, bununla birlikte hala okuduğumu belirtmeliyim.

Bunca okumadan sonra benim kafamda da bir varsayım oluştu. Bana göre tarih öncesinde de (yazılı olmayan, yazı öncesi tarih), tarihte de hep akılcı-barışçı filozoflar oldu, bunların yaşadığı çağlar zorbalık/barbarlık çağlarıydı, bu filozoflar zorbalığa karşı yaşama biçimlerini düşündüler. Yazınca veya aleni belli edince öldürüldüler, bu yüzden öğretileri sözlü aktarmaya, öğretilerini gizli yaşamaya başladılar. Dedelik makamı bu öğretilerin toplandığı öğretmenlik makamı oldu. Muhtemelen güvenilirlik sebebiyledir, dedelik babadan oğula geçti. Toplumun görünmeyen yüzünde çağlarca süregelen doğacılık, panteistlik kurgusu sürdü.

Toplumun görünen yüzünde ise (yaşamı-öğretiyi sürdürebilmek adına) hakim gücün kılığına bürünüldü. örneğin İslam hakimken Ali'ci islam olundu. Alevilik bile, bana göre çağlar öncesi sürdürülegelen bir barışçıl felsefenin üzerindeki bir kılıftır. Çünkü yalnızca İslam coğrafyalarında değil, tüm Dünya coğrafyalarında bu barışçıllığın izleri görülür.

Bu lüzumsuz bilgileri neden verdim.

Bir Alevinin doğal düşmanı bağnazlıktır. Çünkü bağnazlık kan döker, esir eder, zulüm yapar.

Bir Alevi hiç rahatsızlık vermeden, hiç rahatsız olmadan medeni toplumların içinde, insana-doğaya saygı duyan her toplumun içinde yaşayabilir.

Bir Alevi insana-doğaya saygı duymayan tüm toplumlardan/uygulamalardan rahatsız olur. Örneğin, Soma'da ölen 301 insanın etnik kökenini, dinini, mezhebini bilmez, karşı durur. Soma protestolarına katılanlardan Alevi çoktur.

Alevilik kimliği, eylem bizzat Aleviliğe karşı yapılmışsa öne çıkarılır, herhangi bir haksızlığa karşı dururken öne çıkarmaya gerek duyulmaz. Konuyla alakası yoktur çünkü.

Benim Alevilik dediğime bakmayın. Ağzımız alışmış. Aslında çağlar öncesinden süregelen küresel insani-doğacı bir duruştur. Örneğin Gezi kalkışmasına, ABD'nin Avrupa'nın katliamlarına Dünya'dan gelen tepkilerde, Globalleşmeye verilen tepkilerde bunu görebilirsiniz.

Sevgiler

* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 28-07-2015, 01:49
turin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
turin turin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Mar 2015
Mesajlar: 845
Standart

Şüpheci Dinsiz´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sevgili turin,


Aleviler yüzyıllardır ezilmiş, (topluluk olarak kalamamış, topluluk olarak yaşamasına izin verilmemiş), oradan oraya sürülmüş, katledilmiş, asimile edilmiş bir toplumdur. Bölünmüş Alevi toplumunda Alevi inancı da çeşitlenmiştir. Kimi Ali'li, kimi Ali'siz, kimi Atatürkçü, kimi Enel Hakk'çı, kimi Şia, kimi asimile olanlar Sünni, kimi dinsiz olmuştur.

Aleviliğin Abbasi döneminde vücut bulmuş olan Mutezile ekolünden sonra çıktığı varsayımı en tutarlı varsayımdır. Bu konuda bir hayli okumuş, araştırmış biri olarak çokça varsayım gördüğümü, aralarından bazılarının (örneğin ışıkçılık) argümanlarını zayıf bulduğumu, bununla birlikte hala okuduğumu belirtmeliyim.

Bunca okumadan sonra benim kafamda da bir varsayım oluştu. Bana göre tarih öncesinde de (yazılı olmayan, yazı öncesi tarih), tarihte de hep akılcı-barışçı filozoflar oldu, bunların yaşadığı çağlar zorbalık/barbarlık çağlarıydı, bu filozoflar zorbalığa karşı yaşama biçimlerini düşündüler. Yazınca veya aleni belli edince öldürüldüler, bu yüzden öğretileri sözlü aktarmaya, öğretilerini gizli yaşamaya başladılar. Dedelik makamı bu öğretilerin toplandığı öğretmenlik makamı oldu. Muhtemelen güvenilirlik sebebiyledir, dedelik babadan oğula geçti. Toplumun görünmeyen yüzünde çağlarca süregelen doğacılık, panteistlik kurgusu sürdü.

Toplumun görünen yüzünde ise (yaşamı-öğretiyi sürdürebilmek adına) hakim gücün kılığına bürünüldü. örneğin İslam hakimken Ali'ci islam olundu. Alevilik bile, bana göre çağlar öncesi sürdürülegelen bir barışçıl felsefenin üzerindeki bir kılıftır. Çünkü yalnızca İslam coğrafyalarında değil, tüm Dünya coğrafyalarında bu barışçıllığın izleri görülür.

Bu lüzumsuz bilgileri neden verdim.

Bir Alevinin doğal düşmanı bağnazlıktır. Çünkü bağnazlık kan döker, esir eder, zulüm yapar.

Bir Alevi hiç rahatsızlık vermeden, hiç rahatsız olmadan medeni toplumların içinde, insana-doğaya saygı duyan her toplumun içinde yaşayabilir.

Bir Alevi insana-doğaya saygı duymayan tüm toplumlardan/uygulamalardan rahatsız olur. Örneğin, Soma'da ölen 301 insanın etnik kökenini, dinini, mezhebini bilmez, karşı durur. Soma protestolarına katılanlardan Alevi çoktur.

Alevilik kimliği, eylem bizzat Aleviliğe karşı yapılmışsa öne çıkarılır, herhangi bir haksızlığa karşı dururken öne çıkarmaya gerek duyulmaz. Konuyla alakası yoktur çünkü.

Benim Alevilik dediğime bakmayın. Ağzımız alışmış. Aslında çağlar öncesinden süregelen küresel insani-doğacı bir duruştur. Örneğin Gezi kalkışmasına, ABD'nin Avrupa'nın katliamlarına Dünya'dan gelen tepkilerde, Globalleşmeye verilen tepkilerde bunu görebilirsiniz.

Sevgiler
Sevgili Şüpheci,

Alevilerin geçmiş tarihi konusunda çok bilgili olduğumu söyleyemeyeceğim ama bahsettiğin baskı/zulüm vs gerçeklerinin farkındayım. Hatta bizzat bu baskı ve zulumler nedeniyle gerek alevilerin gerek kürtlerin daha iyi organize olabilmelerini sağlayacak yetenekler kazandıklarını anlatmaya çalıştım.

Benim bahsettiğim kimliğin ön plana çıkarılması da değil, ki böyle bir hareketin yapılmıyor olması çok daha olgun ve yakışır bir tutum. Verdiğin örnek üzerinden gidecek olursak SOMA konusu, salt madencilerin hakkını aramak noktasında mı kaldı yoksa ülkede ki pek çok konuda olduğu gibi belli odaklar tarafından siyasal rant malzemesi haline mi getirildi? Zaten yegane problemlerden biri de bu bana göre; Toplumsal olarak birlikte tepki vermemiz gereken konuları sırf birileri kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaya kalkıştığı veya sahiplendiği için karşıt düşüncede(siyasal,dinsel vs) olanlar ötekileşerek önce savunma sonrasında da saldırı haline bürünüyorlar.. Bu; insanları inanmadıkları şeyleri söyleyen, umursamadıkları şeyleri savunan ahmaklar haline çeviriyor-kendilerine yabancılaşıyorlar ve bir ülkede olabilecek olan en korkunç şey kendini dahi tanımayan insanların birbirleriyle kavgaya tutuşmasıdır..

Neyse uzattım, bahsettiğim şey işte bu alevi ve kürt kitleleri yönlendiren lider/önder vs kişilerin kendilerinin çağrılarına daha duyarlı davranan bu toplulukları yine kendi çıkarları ve idealleri uğruna kullanıyor olmalarıdır.. Samimiyetsizler ve her olay bunu bana bir kez daha ispatlıyor.. Karşılarındaki gücü bu şekilde deviremeyeceklerinin de pek ala kendileri de farkında olmalarına rağmen bu samimiyetsizlikte ısrar ediyor olmalarının bana göre nedeni devrilecek/savaşacak bir şey kalmadığında varlık nedenlerinin ve kendilerine olan ihtiyacın ortadan kalkacak olması!!

Bu; alevilerin, kürtlerin(pkk'yı dahil etmiyorum) geçmişte ve hala da baskı/zulüm/cinayet görmediği anlamına gelmiyor tabii ki.. Açıkcası ben bu noktada eleştiriyorum ama direniş konusunda kendilerine sunabileceğm gerçekçi önerilere de sahip değilim ne yazıkki..
Keşke senin olduğunu iddia ettiğin gibi bir tutum sergilediklerini bende görebiliyor olsaydım..

Mesela bugün eşinin, çocuğunun yanında kahpece öldürülen binbaşıyı tc vatandaşı olan her bir birey sahiplenmeli-bu saldırı kendi annesine/babasına yapılmış gibi tepkisini ortaya koyarak bunu yapanları lanetlemeli ve arasına mesafe koymalıdır.. Bunu alevi, kürt, türk, muhafazakar vs gözetmeden her bir bireyin yapması gerekmektedir.. Ama böyle bir şey olmayacak!!! Bu samimiyetsizlik değil de nedir??
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 28-07-2015, 02:32
errata - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
errata errata isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 30 Sep 2007
Mesajlar: 2.212
Standart

turin´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu samimiyetsizlik değil de nedir??
Samimiyeti yalnızca senin Binbaşın, polisin öldüğünde ararsan bulamazsın.

Daha yeni, 35 kişi uçaktan atılan bombalarla öldü gitti. Ölenlerin ailelerinin tuttuğu avukatlar içeri alındı, ailelere baskı yapıldı olay kapatıldı. Bir hafta önce 32 insan IŞİD eliyle gitti.

Sen, MHP, AKP taraftarlarından bu olaylar için "samimi" bir kınama, taziye, lanetleme gördün mü?

Otuz sene, yalnızca devlet medyasının aktardığı Kürd bölgelerindeki olayları dinlediniz, sonra bu arada bir Gezi Parkı patlak verdi değil mi? Bazı insanlar o olaylarda neyin ayırdına vardılar? Medya, devlet eliyle çok kolay bir şekilde yamultuluyor. Hatta aslında halkın medyası diye bir şey yok. Ki 2013 yılından bahsediyorum dikkat et, 2000 öncesi yaşanan olayları bir milyon kere konuştuk burada.

Tecavüze uğramış insanın, fırsatını bulduğunda mütecavizi altetmeye çalışması kadar doğal ne var?

AKP, PKK ve Abdullah Öcalan kozunu elinin tersiyle itti. Zira onlar için artık çözüm değil, kargaşa lâzım. Zira milliyetçilik ve militarizmle yeniden hükümet olacaklar vs. vs.
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 28-07-2015, 02:58
Şüpheci Dinsiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Şüpheci Dinsiz Şüpheci Dinsiz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.545
Standart

Sevgili turin,

Toplumda, özellikle sosyalist tabanda devlete ve güvenlik güçlerine karşı bir güvensizlik oluştu ki, bunun tek suçlusu adaleti sağlamayan devlettir. İnsanların adalete güveni kalmadı, özellikle son iktidar (gerçi şimdi iktidarsız), olan güveni de bitirdi.

Derin devlet kendi çıkarları için (sözde devletin bekası için) askerini de öldürür, polisini de, vatandaşını da. Şahsen, o buna, bu ona saldırmış haberlerini okuyunca "yine neler oluyor" diye "derin derin" düşünüyorum. Son günlerde iç savaş veya darbe çağıran olaylar oluyor. Polisi ve askeri mağdur gösteren olaylar (iktidarsız) iktidarın elini güçlendiriyor, faşizmi daha ileri götürmelerinin yolunu açıyor.

Örneğin, Günay Özarslan adlı sosyalist, kendi evinde infaz edildi. Günay Özarslan daha önce de tutuklanmış, DHKP/C üyesi olmakla suçlanmış, ancak örgüt üyeliği suçlamasından beraat etmiş. Şimdi polis "DHKP/C üyesi çatışmada ölü olarak ele geçirildi" diye basına haberi servis ediyor.

Örneğin, "Esenyurt'ta 6 PKK militanı karakolu bombalama hazırlığı yaparken roketatarla yakalandı" diye bir haber servis ediliyor. Buna bir çok gazete atlıyor. Sonuçta düğüne bölgesel kıyafetlerle giderken benzinciye uğrayıp benzin alan 6 genç olduğu ortaya çıkıyor. Zaytung haberi gibi.

Polisin/askerin bu tür uygulamaları, adaletin olmayışı insanları şişiriyor. Adalet bir toplumda en önemli yapıştırıcıdır. Adalet olmayan toplumlarda kurtların yasası devreye girer, bundan en çok mazlumlar zarar görür. Ülkemizde olan tam olarak budur. Maalesef.

Sevgiler

* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 28-07-2015, 18:20
Olimpiyat Olimpiyat isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 30 Apr 2011
Bulunduğu yer: İstanbul-İzmir hattı :)
Mesajlar: 1.474
Standart

turin´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Mesela bugün eşinin, çocuğunun yanında kahpece öldürülen binbaşıyı tc vatandaşı olan her bir birey sahiplenmeli-bu saldırı kendi annesine/babasına yapılmış gibi tepkisini ortaya koyarak bunu yapanları lanetlemeli ve arasına mesafe koymalıdır.. Bunu alevi, kürt, türk, muhafazakar vs gözetmeden her bir bireyin yapması gerekmektedir.. Ama böyle bir şey olmayacak!!! Bu samimiyetsizlik değil de nedir??
Savaş halinde bu tür şeyler olur, sonuçta adı konmuş olsa da konmamış olsa da bu tür şeyler olur.
Sen onu boşver de, 32 silahsız kişi Suruçta kahpece öldürüldü, sen buna komple bir kınama gördün mü?
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 28-07-2015, 18:41
postalmarx postalmarx isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 28 Nov 2013
Mesajlar: 957
Standart

Olimpiyat´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Savaş halinde bu tür şeyler olur, sonuçta adı konmuş olsa da konmamış olsa da bu tür şeyler olur.
Sen onu boşver de, 32 silahsız kişi Suruçta kahpece öldürüldü, sen buna komple bir kınama gördün mü?
Nasıl yani "savaş zamanında böyle şeyler olur"? Hani PKK bu ülkenin kendi yoldan çıkmış evlatlarıydı? Hani onları geri kazanmak gerekiyordu? Hani arada sadece iki kardeşin anlaşmazlığı vardı?

Nasıl yani "savaş"? Savaş iki düşman arasında olur. PKK bizim düşmanımız mı? Ne diye bugüne kadar böyle denmedi o zaman bize bu "sol" cenahtan? Şimdi mi söyleniyor?

Suruç'taki katliamı yapanlar bu ülkeye ait değildi zaten. Yapılan saldırı Türkiye'ye yapılan bir saldırıydı. Başbakan da böyle dedi. Doğrudur, halk içinden Kürtlere alerjisi olan pekçok kesim burada "oh iyi olmuş" tarzı laflar etti sosyal medyada, ben de okurken çok rahatsız oldum. Ama bu da PKK'nın bu kadar senedir yarattığı düşmanlığın sonucu işte. Tabii arzu edilen oydu ki herkes bu konuda birleşsin. Ama olmadı. Bu toplumu bu hale getirenler utansın.

Bu demek değildir ki şimdi PKK kalkıp "savaş" diye polise askere saldırsın, kamyon yaksın, yol kessin, doğalgaz boru hattı patlatsın. Bunu yapan nasıl bu ülkenin evladıdır? Eğer savaşsa bunun ismi, o zaman devletin yapması gereken de belli değil mi? Yani hem "bu savaş, olur o kadar" deyip, diğer taraftan "bu devlet terörüdür" demek tutarlı mı sence?
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 28-07-2015, 19:11
Olimpiyat Olimpiyat isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 30 Apr 2011
Bulunduğu yer: İstanbul-İzmir hattı :)
Mesajlar: 1.474
Standart

postalmarx´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Nasıl yani "savaş zamanında böyle şeyler olur"? Hani PKK bu ülkenin kendi yoldan çıkmış evlatlarıydı? Hani onları geri kazanmak gerekiyordu? Hani arada sadece iki kardeşin anlaşmazlığı vardı?
Onu kim demişse git ona sor.

postalmarx´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Nasıl yani "savaş"? Savaş iki düşman arasında olur. PKK bizim düşmanımız mı? Ne diye bugüne kadar böyle denmedi o zaman bize bu "sol" cenahtan? Şimdi mi söyleniyor?
PKK, Kürtleri yok sayanların ve onlaran kimlik dayatması yapanların düşmanı.
Üzerine kim alınıyorsa artık.

postalmarx´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Suruç'taki katliamı yapanlar bu ülkeye ait değildi zaten. Yapılan saldırı Türkiye'ye yapılan bir saldırıydı. Başbakan da böyle dedi. Doğrudur, halk içinden Kürtlere alerjisi olan pekçok kesim burada "oh iyi olmuş" tarzı laflar etti sosyal medyada, ben de okurken çok rahatsız oldum. Ama bu da PKK'nın bu kadar senedir yarattığı düşmanlığın sonucu işte. Tabii arzu edilen oydu ki herkes bu konuda birleşsin. Ama olmadı. Bu toplumu bu hale getirenler utansın.
Nssıl yani, katliamı yapan Adıyamanlı birisi değil mi?
Türkiye sınırları dışında mı orası.Kaldı ki, kimin yaptığı önemli değil.Ortada bir katliam var.
PKK nın yarattığı düşmanlığın sonucu diyorsun. Hep aynı ezberci laflar.
PKK yı yaratan düşman kimdi?
Yahu geçmişin faşoları Kenan Evrenler dahil herkes Kürtlere yanlış yaptık,Diyarbakır cezaevindeki işkenceler ve Kürt kimliğinin inkarı hata idi, bunlar PKK yı doğurdu diyor.
Ama siz hâla bir sonuç olan PKK yı, bir sebep zannediyorsun.
PKK bir sebep değil, bir sonuçtur.

postalmarx´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu demek değildir ki şimdi PKK kalkıp "savaş" diye polise askere saldırsın, kamyon yaksın, yol kessin, doğalgaz boru hattı patlatsın. Bunu yapan nasıl bu ülkenin evladıdır? Eğer savaşsa bunun ismi, o zaman devletin yapması gereken de belli değil mi? Yani hem "bu savaş, olur o kadar" deyip, diğer taraftan "bu devlet terörüdür" demek tutarlı mı sence?
2-3 olaya bakıp yorum yapma. 80 küsur yıldır bir devlet terörü var. Partilerin adı değişse de bu böyle.Hep azınlıkları görmezden gelme, faili meçhuller vs..
AKP döneminde bu daha çok Atatürkçülere oluyor gibi gözükse de Kürtlere de oldu.
Gezi de öldürülen insanlar da, Roboski de öldürülenler de devlet terörünün sonucudur.
Ortada kendisinde sınırsızca güç kullanma yetkisi gören bir devlet(hükümet) var.
Terör, yalnız gerillaya mal edilmeye çalışılıyor.
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 28-07-2015, 19:44
postalmarx postalmarx isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 28 Nov 2013
Mesajlar: 957
Standart

Olimpiyat´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Nssıl yani, katliamı yapan Adıyamanlı birisi değil mi?
O çocuk ülkesinden vazgeçip başka bir davaya ülküye gönül vermiş ve kendi insanına bu şekilde siyasi sebeple bir intihar saldırısı düzenlemiş. Bu demektir bu adam bizden değildir, bir vatan hainidir, ve bu yaptığı saldırı da kendi yeni çevresi, yani IŞİD'in bize yaptığı bir saldırıdır. Bu genç yani Türkiyede bir düşman casustu.

Şimdi bu çocuğun yaptığı ile PKK'lıların yaptığını birbirinden ayırmak istiyorsan o zaman bunu nasıl yapacaksın? PKK'nın hizmet ettiği dava veya ülkü Türkiye'nin haricinde birşey midir? Çünkü nihayetinde dönüp canına kastettikleri kendi ülke insanları, kendi ülkesinin askeri polisi, ve devlet düzeni. Bu tabii ki Türkiye'nin zararına yapılan düşmanca birşey. Şimdi bunu yapan insanların Türkiye'nin faydasını isteyen Türkiyeci insanlar olduğuna insanları nasıl ikna edebilirsin mesela? Sence mümkün mü?

Hadi diyelim ki önceden Devletin de tavrı PKK'ya karşı aşırı kibirliydi, çünkü genel olarak Kürtlere karşı kibirliydi. Peki bu son birkaç senedir bu kadar açılım sürec şu bu, Devlet PKK'yı muhatap dahi aldı. Bu yani bu tarz bir örgütün ulaşabileceği en yüksek mertebe değil mi? Bu noktadan sonra da saldırılar yapılırsa artık samimiyetten bahsedilebilir mi? Devletin de haliyle savaş konumu alması gerekmez mi?
Alıntı ile Cevapla
  #20  
Alt 28-07-2015, 19:55
Olimpiyat Olimpiyat isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 30 Apr 2011
Bulunduğu yer: İstanbul-İzmir hattı :)
Mesajlar: 1.474
Standart

postalmarx´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Hadi diyelim ki önceden Devletin de tavrı PKK'ya karşı aşırı kibirliydi, çünkü genel olarak Kürtlere karşı kibirliydi. Peki bu son birkaç senedir bu kadar açılım sürec şu bu, Devlet PKK'yı muhatap dahi aldı. Bu yani bu tarz bir örgütün ulaşabileceği en yüksek mertebe değil mi? Bu noktadan sonra da saldırılar yapılırsa artık samimiyetten bahsedilebilir mi? Devletin de haliyle savaş konumu alması gerekmez mi?
PKK aşırı şımarmış olabilir.Bu onların sorunu.

Devlet, PKK yı muhatap aldı çünkü amaç kardeş kavgasını bitirmek değil, bundan rant sağlamaktı.

Bugün Demirtaş bir açıklama yaptı.Çözüm süreci tıkandı çünkü belli noktalarda Erdoğan onlara şunu demiş:Bana faydası olmayacaksa neden bu süreci yürüteyim.

Yani,bu olaya tamamen oy kaygısı gözüyle bakan bir adamın kişisel egoları ile yürüyen bir süreçti bu.

Ayrıca ben devlete siyasi noktalarda güvenmiyorum. Özel harekatçı Ayhan ÇARKIN, Kört köylerini PKK üniforması giyip basıyorduk dedi.PKKnın katlettiği söylenen bebekleri biz katlettik, çoğu faili meçhul cinayeti biz gerçekleştirdik vs..dedi.

Devlet terörü diye birşey var.Bunu kabul etmek lazım
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Yahudi Aleviler... AYATA İslam 2 13-08-2019 08:57
İsrail'i Güçlü Yapan Ne ? janti Politika 16 17-05-2018 22:17
En güçlü argüman postalmarx İslam 8 29-10-2014 13:23
Akp ve aleviler Olimpiyat Politika 15 16-09-2011 12:23
Keşke Kadınlar Daha Güçlü Olsa Ayejj Kadın & İslam 80 02-10-2009 14:32

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:32 .