Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Konu-dışı

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 23-11-2009, 15:56
-Musluman- -Musluman- isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Nov 2009
Mesajlar: 72
Exclamation Dinsizlik ve Psikoloji

Kim de Benim zikrimden yüz çevirirse, artık onun için sıkıntılı bir geçim vardır... (Taha Suresi, 124)

Allah, kimi hidayete erdirmek isterse, onun göğsünü İslam'a açar; kimi saptırmak isterse, onun göğsünü, sanki göğe yükseliyormuş gibi dar ve sıkıntılı kılar. Allah, iman etmeyenlerin üstüne işte böyle pislik çökertir. (Enam Suresi, 125)

Din ahlakını yaşamayan insanların Allah'a güvenip teslim olmamaları hayatlarını sürekli üzüntü, sıkıntı ve stres içinde geçirmelerine sebep olur. Bu yüzden psikolojik kökenli pek çok hastalığa yakalanırlar, vücutları çok hızlı yıpranır, kısa sürede yaşlanıp çökerler. Yaşadıkları ruhsal sıkıntının etkisi bedenlerinin her noktasında kendisini gösterir.

Müminler ise psikolojik yönden sağlıklı oldukları, strese, üzüntüye, ümitsizliğe kapılmadıkları için bedenen de daha sağlıklı ve dinç kalırlar. Allah'a tevekkül etmelerinin, güvenip dayanmalarının, herşeye hayır gözüyle bakmalarının, Allah'ın kendilerine olan güzel vaat ve müjdelerinin sevincini sürekli içlerinde taşımanın olumlu etkisi, fiziksel özelliklerine de yansır. Tabii ki bu durum, dini tam anlamıyla kavrayan ve vicdanını tam kullanarak, Kuran ahlakını hakkıyla yaşayan kimseler için geçerlidir. Elbette ki onlar da hastalıklara yakalanır ve doğal olarak yaşlanırlar, ancak bu durum diğerleri gibi psikolojik kaynaklı bir çöküntü şeklinde değildir.

Günümüzde çağın hastalıkları olarak isimlendirilen "stres ve depresyon", kişiye yalnızca psikolojik olarak zarar vermekle kalmayıp, bedeninde de fiziksel olarak çeşitli etkilerle kendisini göstermektedir. Stres ve depresyona bağlı olarak meydana gelen rahatsızlıkların başlıcaları, bazı akıl hastalıkları, uyuşturucu madde bağımlılıkları, uykusuzluk, deri, mide, tansiyon hastalıkları, nezle, migren, kemiklerle ilgili birtakım hastalıklar, böbrek dengesizliği, solunum bozuklukları, alerjiler, kalp krizi, beyinde büyüme meydana gelmesi gibi sorunlardır. Tabii ki tüm bu hastalıkların oluşma sebebi, her zaman stres veya depresyon olmayabilir. Fakat bilimsel olarak da ispatlandığı gibi bunların çıkış noktası çoğu kez psikolojik kaynaklıdır.
İnsanlar arasında çok yaygın olarak görülen "stres", korku, güvensizlik, umutsuzluk, aşırı heyecan, endişe, baskı gibi duyguların, vücuttaki dengeyi bozarak bedende oluşturduğu genel bir gerilim durumudur. İnsanlar strese girdikleri zaman, vücutları buna tepki gösterir ve alarma geçer. Vücutta çeşitli biyokimyasal reaksiyonlar başlar: Kandaki adrenalin seviyesi yükselir; enerji tüketimi ve vücut reaksiyonları maksimum seviyeye çıkar; şeker, kolesterol ve yağ asitleri kana bırakılır; kan basıncı artar ve kalp atışı hızlanır. Glikoz (şeker) beyne yönlendirildiğinde kolesterol miktarı yükselir, bu da vücut için tehlike anlamına gelir.

Özellikle kronik stres, vücut fonksiyonlarını değiştirdiğinden, çok büyük zararlara sebep olabilir. Stres nedeniyle vücuttaki adrenalin ve kortizol miktarı normal olmayan bir şekilde yükselir. Uzun süreli streste, kortizol hormonunun yükselmesi, bazı hastalıkların -örneğin şeker hastalığı, kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, kanser, ülser, solunum hastalıkları, egzama ve sedef gibi deri hastalıkları, bağışıklık sistemine bağlı rahatsızlıklar- erken yaşta ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Kortizol yüksekliğinin beyindeki hücreleri öldürmeye kadar varan etkileri bulunmaktadır. Stresin sebep olduğu rahatsızlıklar bir kaynakta şöyle ifade edilmektedir:

Stres ve stresin doğurduğu gerginlik ve ağrı arasında önemli bir ilişki vardır. Stresin sebep olduğu gerginlik, damarların daralmasına, kafanın belirli bölgelerine giden kan akımının bozulmasına ve o bölgeye giden kanın bir hayli azalmasına yol açar. Diğer taraftan bir dokunun kansız kalması doğrudan ağrıya sebep olur. Çünkü muhtemelen bir taraftan gergin dokunun daha çok oksijene ihtiyaç göstermesi, diğer taraftan dokunun zaten yetersiz kanla beslenmesi özel ağrı alıcılarını uyarır. Bu arada adrenalin ve noradrenalin gibi stres sırasında sinir sistemini etkileyen maddeler de salgılanmış olur. Bunlar da doğrudan veya dolaylı olarak kasların gerginliğini artırır ve hızlandırır. Böylece ağrı gerginliğe, gerginlik kaygıya, kaygı da ağrının şiddetlenmesine yol açar.

Ancak stresin yol açtığı en ciddi hastalıklardan birisi kalp krizidir. Araştırmalar, agresif, telaşlı, endişeli, sabırsız, rekabetçi, kindar, asabi insanların kalp krizi oranlarının, bu davranışları az gösteren insanlardan daha fazla olduğunu göstermektedir.Bunun sebebi ise şöyledir:
Hipotalamus'un başlattığı, sempatik sinir sisteminin aşırı uyarılması aynı zamanda aşırı insülin salgılanmasına ve dolayısıyla bu insülinin kanda birikmesine sebep olur. İşte bu durum sağlık açısından hayati önem taşımaktadır. Çünkü, koroner damar hastalığına yol açan şartların hiçbiri, kandaki fazla miktardaki insülin kadar kesin ve yıkıcı bir rol oynamaz.

Bilim adamları, stres derecesi ne kadar yüksekse, kandaki akyuvarların tepkisinin o kadar zayıfladığını ifade etmektedirler. Oxford Üniversitesi Teknoloji Transferi Bölümü'nde görevli Linda Naylor başkanlığındaki ekibin geliştirdiği test sayesinde, stres derecesinin bağışıklık sistemi üzerindeki bu olumsuz etkisi ölçülebilmektedir.

Stresle, bağışıklık sistemi arasında da yakın bir ilişki vardır. Fizyolojik stres, bağışıklık sistemi üzerinde önemli bir etki yapar ve bağışıklık sistemini çökertmeye çalışır. Stres altında olan beyin, vücutta kortizol hormonu üretimini artırır ve bağışıklık sistemini zayıflatır. Diğer bir deyişle beyin, bağışıklık sistemi ve hormonlar birbirleriyle ilişki içindedirler. Bu konuda uzmanlar şöyle demektedir:

Psikolojik veya fiziksel stres konusundaki çalışmalar uzun süren yoğun bir stresle karşılaşıldığı zaman hormonal dengeye bağlı olarak bağışıklık cevabında bir düşüş olduğunu ortaya koymuştur. Kanser dahil birçok hastalığın ortaya çıkış ve şiddetinin hayat stresleriyle ilişkili olduğu bilinmektedir.

Kısacası, stres insanın doğal dengesini bozan bir durumdur. Bu olağanüstü durumun süreklilik göstermesi vücut sağlığını bozarak, çok çeşitli rahatsızlıklara yol açar. Uzmanlar, stresin insan vücudu üzerindeki olumsuz etkilerini şu temel maddeler altında toplamaktadırlar:

Kaygı ve Panik: İşlerin kontrolden çıktığı hissine kapılma
Sürekli artan terleme
Ses değişmesi: Kekeleme, titreyerek konuşma
Hiperaktiflik: Ani enerji patlamaları, zayıf diabet kontrolü
Uyumada zorluk çekmek: Kabus görme
Deri hastalıkları: Sivilce, akne, ateş, sedef hastalığı ve egzama
Gastrointestinal belirtiler: Hazımsızlık, mide bulantısı, ülser
Kas tansiyonları: Gıcırdayan veya kenetlenen dişler, çenede ağrı, sırt, boyun ve omuzlarda ağrı
Düşük dereceli enfeksiyonlar: Nezle vb.
Migren
Hızlı kalp çarpıntısı, göğüs ağrısı, yüksek tansiyon
Böbrek dengesizliği, su tutma
Solunum bozuklukları, kısa nefesler
Alerjiler
Eklem yerleri ağrısı
Ağız ve boğaz kuruluğu
Kalp krizi
Bağışıklık sisteminin zayıflaması
Beyin bölgesinde küçülme
Kendini suçlu hissetme, kendine güvensizlik
Kafa karışıklığı, doğru yorumlar yapamama, iyi düşünememe, zayıf hafıza
Aşırı kötümserlik, herşeyin kötüye gideceğine inanma
Kıpırdamadan bir yerde durmada zorluk çekme, mutlaka tempo tutma
Konsantre olamama veya konsantrasyon zorluğu çekme
Sinirlilik, alınganlık
Mantıksızlık
Kendini yardımsız, umutsuz hissetme
Artan veya azalan iştah
Din ahlakından uzak yaşayan kimselerin "stres" denilen sıkıntı ile yaşamaları Allah'ın Kuran'da bildirdiği bir durumdur:
"Kim de Benim zikrimden yüz çevirirse, artık onun için sıkıntılı bir geçim vardır..." (Taha Suresi, 124)

Bir başka ayette ise Allah "... bütün genişliğine rağmen yeryüzü onlara dar gelmişti, nefisleri de kendilerine dar (sıkıntılı) gelmişti ve O'nun dışında (yine) Allah'tan başka bir sığınacak olmadığını iyice anladılar..." (Tevbe Suresi, 118) şeklinde buyurmaktadır.

Bu sıkıntılı -günümüz ifadesiyle stresli- yaşam, iman etmeyenlerin, imanın kazandırdığı güzel ahlaktan uzak yaşamalarının sonucudur. Bugün doktorlar, stresin etkilerinden korunmak için huzurlu ve sakin bir yapıya, rahat, güvenli ve endişelerden uzak bir psikolojiye sahip olunması gerektiğini ifade etmektedirler. Huzurlu ve rahat bir psikoloji ise, ancak Kuran'ın yaşanmasıyla mümkündür. Nitekim Kuran'da Allah pek çok ayette iman edenlerin üzerine "güven duygusu ve huzur" indirdiğini bildirmektedir. (Bakara Suresi, 248; Tevbe Suresi 26, 40; Fetih Suresi, 4, 18) Rabbimiz'in iman eden kulları için vaadi ise bir ayette şöyle bildirilmektedir:

Erkek olsun, kadın olsun, bir mü'min olarak kim salih bir amelde bulunursa, hiç şüphesiz Biz onu güzel bir hayatla yaşatırız ve onların karşılığını, yaptıklarının en güzeliyle muhakkak veririz. (Nahl Suresi, 97)

Fiziksel veya psikolojik stres sırasında, kişinin adrenal bezi (böbrek üstü bezi) glukokortikoid hormonlardan bol miktarda salgılar. Bu hormonlar kaslara ekstra enerji sağlarken, büyüme gibi o an için gereksiz etkinlikleri geçici olarak durdurur. Şiddetli fiziksel stres durumlarında yaşamsal öneme sahip olan bu hormonlar, kronik psikolojik stres durumlarında yüksek tansiyon, obezite, kemik erimesi, mide ülseri gibi strese bağlı bozukluklara yol açabilir.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 23-11-2009, 15:58
Psiko Psiko isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 16 May 2008
Mesajlar: 2.222
Standart

http://www.harunyahya.org/imani/dins...inkabusu5.html

Kendin için istemediğini,başkaları için de isteme.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 23-11-2009, 16:04
İvan Karamazov İvan Karamazov isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 19 Jun 2009
Bulunduğu yer: Bermuda Allah Üçgeni
Mesajlar: 910
Standart

ordan burdan c/p yapacağına kaynak ver biz okuyalım:

http://tr1.harunyahya.com/Detail/T/7..._VE_DEPRESYON_

çakma harun yahya seni fikrini savunduğun adam bak kendi cennetini kurmuş dünyada kendine:

http://arsiv.sabah.com.tr/2000/01/15/m05.html

bir de şuraya bak:

http://arsiv.sabah.com.tr/1999/11/20/g07.html

böyle bir adamın savunucuları da ancak senin gibi olur zaten
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 23-11-2009, 17:17
Khaos Khaos isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 12 Jun 2009
Mesajlar: 5.575
Standart

yahu müslüman
c/p yapmışsın da biz de zaten aynen öyle diyorduk.
tabiri caizse maçanız hayatı olduğu gibi kabul etmeye yetmiyor işte.
o yüzden kendinize bir tanrı yarattınız.
aslında tanrıya da değil kendi sonsuz hayatınıza inanmak bütün yaptığınız.
ee doğal olarak bu türlü inançlar stresi azaltıyor diyorsun.
olabilir tabi.
ama sonuçta bu yalan olmadığını ispat etmez.
sadece muhammedin yalanları değil, şu elinde mikrofonla para toplayan şarlatan teleevangelistlerin çakma iseviliği de aynı şeyi yapıyor, budizm de keza öyle.
stresten kaçmak için yalana ihtiyacın varsa merak etme her kese uygun yalan üretilmiştir evrende.
karar vereceksin azizim.
ya hayatı kolaylaştırdığı için yalanlara sığınıp avunacaksın,
ya da delikanlı olup gerçekleri kabul etme cesaretini göstereceksin.
gerçek şu;
varolan tek şey madde ve onun ürünü olan düşünceler.
tanrı ise bizim düşüncelerimizin ürünü hoş ve boş bir masal.
şimdi bunu düşünmek bile adamı strese sokar.
efemine takılma cesur ol ve gerçeklerle yüzleş.
stresten zarar gelmez.gerçek acı bile olsa yalandan daha güzeldir.
tanrıyı yaratan insan onu öldürmesini de becerebilmelidir.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 23-11-2009, 17:41
Unbeliever Unbeliever isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Nov 2005
Bulunduğu yer: İzmir
Mesajlar: 314
Standart

Al sana örnek o zaman;

Benim peder 5 vakit namazında, ağzına içki koymaz, sigarayı bıraktı (kapl krizinden mütevellit). Ama gel gör ki, stresten yana enfarktüs dahil olmak üzere toplam 4 kere kalp krizi geçirdi. İlkinde 2 damar değişti sonrasında damarları ilaçla açtılar. Nedeni STRES! Her sıkıştığında ettiği dualar ve şükür namazları havaya uçtu. Ayrıca belirteyim enfarktüsü de ramazan da iftar sonrasında yaşadı. Ek olarak şeker de çıktı.

Bunun yanı sıra, kpederim ateist. Ve 70 yaşına merdiven dayadı. Oğlumla yani torunuyla benden daha enerjik bir şekilde oyunlar oynar. yürüyen merdivenden çıkmaz. sabah yürüyüşleri yapar. Her akşam bir kadeh viski yuvarlar. Pipo içer. Bu yaşına kadar bir kez mide kanaması geçirmiştir onun da sebebi aşırı kahve tüketmesindendir. kendisine sadece kahve yasaktır. kahvaltılarda en az benim kadar yer, içer, rakı balık yaptığımızda benim kadar içer. Ve bu adamın durumu (maddi olarak) gerçekten de kötü. Neymiş efendim inançla alakası yokmuş durumun. Doğru mu?

sevgiler....
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 23-11-2009, 18:06
vartor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
vartor vartor isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.614

Onur Üyeliği 

Standart

inanmanin olumlu(pozitiv) bir etkisi olacagina ben inaniyorum Fakat unutmamak kerekir ki, bir o kadar da negatif etkisi vardir. Cehennem korkusuyla yasamak da pek hos olmasa gerek. Nitekim, etrafimizda cinlerin dolastigini, bizleri gozlemlediklerini dusunmek de bana pek sevim;li gelmiyor.

Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 24-11-2009, 02:53
AerA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AerA AerA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 17 Nov 2009
Bulunduğu yer: Galactic Sector ZZ9 Plural Z Alpha
Mesajlar: 3.036
Standart

-Musluman-´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Din ahlakını yaşamayan insanların Allah'a güvenip teslim olmamaları hayatlarını sürekli üzüntü, sıkıntı ve stres içinde geçirmelerine sebep olur. Bu yüzden psikolojik kökenli pek çok hastalığa yakalanırlar, vücutları çok hızlı yıpranır, kısa sürede yaşlanıp çökerler. Yaşadıkları ruhsal sıkıntının etkisi bedenlerinin her noktasında kendisini gösterir.
Nedir dostum bu dinin ahlakı?

* 6 yaşındaki kıza şehvetle bakılabileceğini iddia edip onu şehvet kurbanı yapan pedofilik davranış mı?

* Tecavüzün kılıfı "AZİL" mi?

* Gelinini koynuna sokmak amacı ile açılan vahiy kanalları doğrultusunda inen ayetler mi?

* Karını 3 talak boşama ,sonra pişman olup HÜLLE yapmak mı?

*Aliimranı ,bakarası ,nisası ... kafa kesmeler ,kol ve bacakların çarpraz kesilmesi ,gözlerin oyulması mi?

Öyle ahlaka ihtiyaç duyan insanın aslında psikolojik sorunları olduğunu görmez misin?Böyle bir ahlakı kimse kendine yakıştıramaz fark etmez misin?Kimseye yarar sağlamaz bu ahlak idrak edemez misin?

Teoloji gece yarısı, karanlık bir mahsende, orada olmayan kara kediyi aramaktır. Robert A. Heinlein
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Dinsizlik Kabustur demir_tunc İslam 195 08-12-2018 10:30
Dinsizlik topluma ne kazandirir? dolfen Konu-dışı 47 03-11-2012 01:46
Bir psikiyatrist in gözü ile Can Dündar ve Batının psikoloji AYATA Politika 37 12-07-2009 01:53

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:30 .