Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > Hristiyanlık

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 31-05-2006, 20:58
özdemir özdemir isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Aday Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Apr 2006
Mesajlar: 2
Standart isa yaşamadımı yoksa?

Hangisi gerçek İsa mı, Apollonius mu?

Gerçekte İsa Mesih diye birisi hiçbir zaman varolmadı. Hıristiyanlığın gerçek kurucusu Yahudi asıllı İsa değil, Anadolulu pagan Tyanalı Apollonius'tur

Bu iddia ilk kez İS 217-220 yılları arasında Doğu Roma İmparatoru Domitian'ın bilge eşi İmparatoriçe Julia Domna'nın imparatorluk arşivindeki belgeleri vererek Flavius Philostratus adlı ünlü bir yazara hazırlattığı kitapta ortaya atılmıştır. Kitapta, Tyanalı Apollonius'un yardımcısı Ninovalı Damis'e emanet ettiği yazıları ve gezi notlarıyla mektupları belgeleriyle açıklanmıştı. Buna göre İsa ile aynı tarihte doğmuş olan bu kişi, çeşitli mucizeler yapmış, bir şifacı ve büyü üstadı olarak tanıtılmıştır. Kitapta, Apollonius'un yaşadığı dönemde ve Flavius'un günlerinde 'insan suretindeki tanrı' adıyla tanındığı vurgulanmıştı.

300 kitapta aynı iddia

Nedir ki Apollonius'un yaşamı ve eserleri İS 325 yılında İmparator Konstantin tarafından toplanan 1. Ekümenik Konsil'de alınan gizli bir kararla Plagiarisma=İntihal yolayla İsa Mesih'e atfedilmiş ve Anadolu Ermiş Kilise tarafından adı ve eserleri ortadan kaldırılarak tarihten silinmiştir.

16. Yüzyıl'da başlayan Reform Hareketi sırasında Apollonius'un yaşamı ve eserleri özelikle Arap bilim adamları tarafından yeniden Batı dünyasına tanıtılmış ve böylece adı yeniden gündeme gelmiştir. Apollonius'un Arapların arasında yaşadığı ve burada Balinius adıyla tanındığı özelikle ünlü matematikçi Razi ve kimyanın kurucusu kabul edilen İbn-i Hayyan tarafından yazılmış olan kitaplarda uzun uzadıya anlatılmıştı.

Kilise bütün bu yayınlara karşı Apollonius'un çok tehlikeli bir Okültist=Gizli ilimler üstadı olduğunu ve İsa'dan üstün olmadığını söylemekle yetinmiştir. 20. Yüzyıl'a gelindiğinde yaklaşık 300 kadar kitap yayınlamış ve bunlarda da Apollonius'un Hıristiyanlığın gerçek kurucusu olduğu belirtilmiştir. 1954'te ABD'de Alice Weston imzalı kitap bu tartışmayı daha da alevlendirmiş ve İncil araştırmalarında tartışılmaz gerçeklik olarak kabul edilen İncil metinlerinin aslında tamamen ilk dönem Kilise Babaları tarafından uydurulmuş yalanlar oldukları ve İsa'nın 'sanal' bir roman kahramanından daha fazla bir anlam ve önemi olamayacağı bilimsel ve arkeolojik bulgularla ilkin akademik çevrelerde sonra da basında tartışılmaya başlanmıştır.

Birebir örtüşen öyküler

Tarihte çok az kitap, yüzyıllar boyu sürecek tartışmaların kaynağı olmuştur. Flavius Philostratus'un yazdığı ya da Damis'in tuttuğu notlardan ve İmparatoriçe Julia Domna'ya iletilen belgelerden derlediği 'Tyanalı Apollonius'un Yaşamı' böyle bir tartışmanın odağı olmuştur. Bu kitapta verilen bilgilere göre, Tyanalı pagan Apollonius'un yaşamı ile Yahudi asıllı İsa Mesih'in yaşamı neredeyse birebir çakışmaktadır.

Şöyle ki: Flavius'un yazdığına göre, Apollonius günümüzün takvimiyle hesaplanınca, İ.Ö.4. yılında Tyana kentinde doğmuştur. Tyana, birinci yüzyılda Kapadokya'daki en ünlü ve gelişmiş pagan yerleşim alanlarından biri, belki de birincisiydi. Batısında Galatia (Konya ve çevresi), doğusunda Armenia, güneyde Kilikya, kuzeyde Pontus ile komşuydu. Tyana, günümüzde Niğde'nin Kemerhisar ilçesidir.

Tyana, Kilikya Boğazı denilen bir geçitte Pozantı'ya (Podandus) ve oradan da Tarsus ve Adana'ya bağlıydı. Bu iki kentte o dönemde en az Edessa (Urfa) ve Carrhae (Harran'ın 1. yy'daki adı) kadar gelişmiş ve uygarlaşmış kentlerdi. Ama Kapadokyalılar, o yıllarda olduğu gibi, ilginçtir, 10. yy'da da gözükara, kaba, dikkafalı, söz dinlemez, cesur gibi sıfatlarla anılıyorlardı. Öyle ki, 10.yy'da saray geleneğinde Kapadokyalı demek sert, hoyrat, kabadayı demek anlamına geliyordu.

Apollonius'un doğum tarihi ile İsa'nın doğum tarihi, kuvvetle muhtemelen aynıdır. Katolik Kilisesi ile diğer kiliseler arasında bu konuda da sorun vardır.

Tarsus'ta eğitim gördü

Flavius'un kitabından öğrendiğimize göre Apollonius, çok varlıklı ve kültürlü bir ailenin çocuğudur. Ataları Tyana'nın kurucularındandır. İyi bir eğitim ve öğrenim görmüştür. On altı yaşına geldiğine ailesinin isteği üzerine o dönemde eğitim merkezi sayılan Tarsus'a gitmiş ve buradaki Pisagorcu/Apollo'ya bağlı kişilerle tanışmış ve onların öğrencisi olmuştur. Aynı yıllarda, daha genç olarak Aziz Paul da Tarsus'ta eğitim ve öğrenim görüyordu. Bir Yahudi Farisi mezhebinin öğretilerine göre, diğeri de Roma İmparatorluğu'nun asli dinsel sistematiği olan Paganizm'e göre eğitilmişlerdi. Aziz Paul da Tarsus'un yerlisi, zengin bir ailenin iyi eğitim görmüş bir çocuğuydu. Daha sonraki hayatında kendisini, tutucu Farisiler'in 'en' tutucu Farisisi olarak tanımlamıştır. Apollonius ile Paul'un Tarsus'ta tanışıp tartışmış olmaları muhtemeldir. Ancak kesinlikle 'Olmamıştır' denilebilecek bir gerçek vardır. İkisi de, tüm yaşamları boyunca İsa'yı hiç görmemiş ve tanımamıştır.

Lazarus'un dirilmesi

Aziz Paul ileriki yaşlarında, başlangıçta çok karşı olduğu, İsa Mesih olayını yaymayı üslenmiş ve dört Evangelist'in Gospeller'ini vaaz etmeye başlamıştır. İlginç olan, şu ünlü Lazarus olayıdır. Dördüncü Gospel'in yazarı John -ki bunu onun yazdığı belli değildir- İsa'nın Lazarus adlı bir genci 'öldükten sonra dirilttiğini' yazmıştır. (Not: Neredeyse bu Lazarus ve diğer 'sözde' dirilenler, daha sonra tekrar ölmüşler ve bu kez yanlarında İsa olmadığı için, bir daha dirilmek şansını yakalayamamışlardır.)

Bu masalda garip olan, John'un son Evangelist olması ve Gospeli'ni İsa'nın ölümünden (İS yaklaşık 27-29 yılları) 60 yıl kadar sonra yazmış olmasıdır. Oysa Claude-Carrierre'nin de belirtiği gibi, ilk Gospel'in yazarı Matthew, İsa'nın hep yanında yer almıştı. Her zaman onunla beraber olmuş, her zaman ona yakın olmuştu ama kendi Gospeli'nde, böylesine inanılmaz bir olaydan tek satırla dahi söz etmemişti.

İlginçtir ki, Katolik Kilisesi Apollonius'u karalamak için onun 'cinlerle' uğraşan, şifa getirmek amacıyla 'cinleri' kovan bir büyücü olduğunu yüzyıllardır yinelemektedir. Katolik Kilisesi'ne göre Pagan Apollonius, 'cinlerle' konuştuğunu ve onları yönlendirdiğini öne sürmüş bir 'Sahte Şifacı'dır. Nedir ki, o dönemde 'Cin' ilmi (Demonology) ile sadece Paganlar uğraşıyorlardı. Yahudilerde böyle bir uygulama ve inanç yoktu, olamazdı. 'Cin Kovma' (Exorcism) Paganlara özgü bir 'Şifa' yöntemiydi. Bugünkü tanımlarla söylersek bir tür 'Ruhsal Terapi' ve psikolojik danışmanlık ve 'ruhsal sağım'dı.

Doğrudur, 1. yy'da bu dalda da en ünlü kişi Apollonius idi. Şaşırtıcı olan tamamen Paganlara ait olan bu uygulamanın tıpkısı günümüzün Katolik Kilisesi'nde 'resmen' vardır ve rastlantıya bakın ki, yüzyıllardır Kilise'ye bağlı sofu Katolik Papazlar, Kilise'nin gizli bölümlerinde 'cin kovmakla' meşguldüler. Katolik Kilisesi'nde resmen 'Cin Kovma - Cin Çıkarma' dairesi vardır. Ve adı da 'Athenaeum Pontificium Regina Apostolorum'dur. Burada deneyimli papazlar, tıpkı Pagan Apollonius'un yaptığı gibi, ruhsal bunalımlar geçirmekte olan hastalarını 'zapt' etmiş olan cinleri (Demos) çıkartmakta ya da kovmaktadırlar. Şu farklı ki, Apollonius bunu Hindistan'da, Mısır'da ve Askelipos'ta öğrendiği yöntemle 'Doğa' adına yapmıştı. Katolik papazlar, Konstantin'in emriyle 'Devlet Tanrısı' yapılmış olan İsa Mesih ve 'O'nun olduğu söylenen Kutsal Kitap İncil adına yapmaktadırlar. Papazlar neyin adına

yapsalar da sonuç bir Pagan pratiğinin, Katolik Kilisesi tarafından gasp edilerek kendisine mal edilmiş olduğu gerçeğini değiştiremez.

Tesadüfün bu kadarı

3.yy'da yaşamış filozoflardan Apoleis ve ünlü Lactantius'un hocası Amobius, Apollonius'un, Musa ve Zerdüşt gibi bir kişi olduğunu yazmışlardı. Gerçekten de, İncil'in Yeni Ahit bölümünde anlatılanların neredeyse tamamını Apollonius 'DA' yapmıştır. Garip ama gerçektir ki, Apollonius'un doğumunda da 'mucize' vardır. Apollonius'un doğumunda onun yeryüzüne Apollo'nun oğlu olarak gönderildiği söylenmiş, Philostratus da bunu nakletmiştir. Yazar bunun o dönemin kahinlerinin yaptıklarını/söylediklerini 'Oracle'lardan kaynaklandığını belirtmiştir. Apollonius 'DA' rastlantı bu ya, tıpkı İsa Mesih gibi mabedleri ve tapınakları dolaşmış ve buradaki 'çarpık ve yoz' dinsel öğretileri eleştirmiştir. Bir farkla ki İsa, Yahudi sinagoglarını, Apollonius ise Pagan tapınaklarını gezmiş ve eleştirmiştir. Apollonius 'DA' tıpkı İsa gibi, faizci ve rüşvetçi tefecilerle tartışmış onların insanlara zulüm ve acı getirdiklerini söylemiş ve onların kentlerde ve de özellikle mabedlerden çıkartılmalarını istemiştir. İncil'de İsa'nın sinagogun avlusundaki tefecilerin para masalarını nasıl devirdiği anlatılmaktadır. Apollonius her gittiği kentte bu kişilerle tartışmıştır.

Tıpkı İsa Mesih gibi, Apollonius 'DA' (Deus Absconditus) insanlara kötü huylarından ve uygulamalarından vazgeçerlerse, kendilerine 'yeni bir yaşam' verileceğini muştulamıştır. Bir farkla ki, İsa bu yeni ve 'ölümsüz' yaşamın kendisinden geleceğini söylemiş -ya da Kilise babaları onun ağzından söylemişler- Apollonius ise bunun Pagan Tanrıları tarafından verileceğini öne sürmüştür.

Tıpkı İsa Mesih gibi, Apollonius da 'Yeryüzünün' tüm inkanlar için olduğunu hiçbir zalimin ve/veya tiranın yeryüzüne 'El' koyamayacağını ve insanları köleleştiremeyeceğini vaaz etmiş ve insanları zalimlere karşı çıkmaya çağırmıştır. Bir farkla ki, İsa Apollonius gibi bu çağrısının arkasında durmamış ve gösterdiği cesaretsizlik nedeniyle Yahudilerin umutla bekledikleri 'Mesih' olabilme şansını yitirmiştir. Apollonius ise zindanda bile çağrısını yinelemekten çekinmemiştir.

Tıpkı İsa Mesih gibi Apollonius 'DA' konuştuğu zaman Peygamber ya da W.C. Frend'in deyimiyle bir 'Yasayapıcı' (Lawgiver) gibi konuşmuş ve söylediklerinin uygulanmasını yanlışların düzeltilmesini, hatalardan dönülmesini sağlamak istemiştir. Bir farkla ki, İsa'nın vaaz ettikleri, muhtemelen 10/15 kişi tarafından hayata geçirilmiş, Apollonius'un sözleri ise tüm Pagan dünyasında yankılanmış ve hayata geçirilmiş. Bunların hayata geçirilmesinde, krallar, imparatorlar, Apollonius'un işaret ettiği yanlışların ve hataların düzeltilmesinde ondan sözünü dinleyerek özel emirler ve fermanlar yayınlamışlardır. Örneğin bir Pagan geleneği olan 'kurban' edilmesinin yanlış olduğunu ilk kez Apollonius tarafından dile getirilmişti.

Göze gözükmeyen tanrı

Sözü uzatmaya ve tümünü karşılaştırmaya sanırım gerek yoktur. Zaten karşılaştırmalar, bu dizinin yazarından çok önce, yüzyıllardır tüm ayrıntılarıyla yapılmıştır. Olayın özü şudur: İncil'in Yeni Ahit bölümünde İsa Mesih'e atfedilen birçok özellik, mucizeler de dahil 'İntihal' izlemini vermektedir. Bunların birçoğu, İsa'nın ağzından çıkmamış sözlerdir. Bunların bir çoğu İsa Mesih tarafından yapılmış işler ve mucizeler değildir. İsa nasıl ki, babasız doğarak 'Baba Tanrı'nın Oğlu' yapılmışsa 'Tanrı Oğlu' yapmak fikri İncil'den en az 1000 yıl önce Hindistan'da ve Mısır'da uygulanan bir gelenekti. Ölü Deniz'de bulunan 'Oumran' belgelerinde İsa'nın da kuvvetle muhtemelen esinlenmiş ve etkilenmiş olduğu Esseneler, İÖ 200 yıllarından beri 'Seherin/Şafak'ın Oğlu/Oğulları' (bene ha-shahar) ile 'Işığın Oğulları' ayırımını yapıyorlardı. Eldeki okunmuş belgelere göre, Esseneler'in Belletici Öğretmeni (maskil) henüz

belirli olgunluğa gelerek/ulaşarak 'Işığın Oğlu' olmamış genç tilmizlere 'Seher'in Oğulları, burada öğreneceklerimizi tam olarak uygularsanız, yeniden yaşam yoluna dönersiniz' diyerek onları uyarırdı, gelenek böyleydi. (and returned to the path of life). Gerçekte İncil'de kendini gizleyen, gözlere gözükmeden İncil'in sayfalarında dolaşan 'Deus Absconditus' (invisible God), göze görünerek bu sayfalarda 'Dolaştırılmış' olan İsa Mesih değil, doğrudan doğruya Apollonius'tur, denilse yanılgı olmaz kanısındayım.
Hazırlayan: Aytunç Altındal
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 01-06-2006, 12:30
pante - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pante pante isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
Standart Re: isa yaşamadımı yoksa?

Bu konuda AİHM'de bir dava var. Luigi Cascioli davası. Bu dava İncil'de anlatılan İsa gerçekten de yaşadı mı yaşamadı mı diye İtalya'da Vatikan'a karşı açıldı. Eğer gerçekten İsa yaşamadıysa, Vatikan yaşamamış olan bir kişiyi yaşamış gibi göstererek insanlardan vergi topladığı için dolandırıcılıkla suçlandı. Bu dava 7 Ocak 2006'da Viterbo Mahkemesi'nde görüldü. Yerel mahkeme bu davaya bakabilecek yetkiye sahip olmadığını öne sürerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gönderdi. AİHM ise Mayıs 2006'da bu davaya bakacağını açıkladı. Davayı açan Luigi Cascioli'yi savunacak olan avukatlar dünyanın en ünlüleri: Giovanni Di Stefano ve Domenico Marinelli. Saddam'ı savunmuş avukatlar. Şu anda AİHM'de İsa gerçekte var mı yok mu tartışması var.

Konuyla ilgili olarak Aytunç Altındal şöyle diyor:

"Luigi Cascioli davası için benim elimdeki bilgi ve belgeleri kendilerine iletmem istendi. Geçen sene yayınlanan bir kitabım var: “Yoksul Tanrı Apollonius” . İncil'de anlatılan İsa portresi bir kolajdır. “Ben Tanrı'nın oğluyum” diyen bir İsa yoktur.

Elinizdeki belgeleri bize verin ki Strasbourg'daki mahkemede olayı daha güçlü savunabilelim diye. Ben de şimdi İtalya'ya gideceğim ve Strasbourg'daki davaya davetliyim. Bilgi, kaynak ve belgeleri Luigi Cascioli davasına ileteceğim.


Aytunç Altındal ateşle oynuyor. Bu davanın kazanılması dünyayı alt üst eder. Sadece Hristiyan dünyası değil, İslam dünyası da karışır. Ancak, kanıtlar yeterli olsa dahi AİHM'nin Vatikan'ı mahkum ettirecek bir karar çıkarması bana göre kesinlikle mümkün değil.

İsa konusunda ise ilginç olan Aytunç Altındal'ın kitabındaki gibi üç İsa değil, ortada 5 İsa'nın olduğu:

1- Yaşamamış, uydurma bir İsa
2- Bir takım iddialarla yaşamış, sadece insan olan İsa
3- Peygamber İsa
4- Tarının oğlu İsa
5- Tanrı İsa

Yaşamamış, uydurma bir İsa'nın ispatı, aynı zamanda Tevrat dışındaki tüm kutsal bilinen kitapları da çürütmüş olur bir anlamda.
Peki ya Tevrat'ta adı geçenlerin gerçek olup olmadığı ne olacak?
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 01-06-2006, 13:55
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: isa yaşamadımı yoksa?

İslamcılar yüzyılllardır hıristiyanlarla birbirlerinin gözlerini oymuşlar. Daha çok adam kazanmak değil, daha güçlenmek kavgasıdır aslında yapılan. İktidarlar bu hissiyatı sürekli beslemişler, şişirmişler. Birçok müslüman için en büyük rakip hıristiyanlardır. Aslında aynı şey hıristiyanlar için de sözkonusu. Hiçbiri Budistleri falan rakip görmez mesela. En yakınına düşmandır hep. Bu yüzden hıristiyanlığın darbe alması müslümanların büyük bir kesiminde çok büyük bir sevinç yaratır. Özdemir arkadaş da İslamiyet'le ilgili bir yazıyı buraya asmazdı mesela, ama hıristiyanlıkla ilgili olunca rahatça asıyor.

Ancak şu açık ki, İsa yaşamamışsa, Kuran'ın Tanrısı da şapa oturmuş oluyor. Kuran'da İsa, İncil ve hıristiyanlıkla ilgili şeylerin hepsinin aslında Roma imparatorlarının yaydığı yalanlar olduğu anlaşılmış olacak. Ama bu nedense düşünülmez hiç. Ya da ne olsa ona da bir kulp bulunur deniyordur.

Ben başka yerlerde de İsa ile ilgili başka iddialar okumuştum. Ama Apollonius değildi, şimdi hatırlayamadım, bulunca yazarım. Muhammed çok yeni, yaşadığı kesin. Ama ondan önceki peygamberlerin hemen hiçbirinin yaşadığı kesin değil. Tevrat'ta bahsedilen olayların da birçoğu tarihsel belgelerle ispatlanmış falan değil. İbranilerin Mısır'dan topluca göçleri, kızıldenizi geçme olayı, mucizeler, çölde 40 yıl dolaşma vb. hiçbiri başka belgelerle ispatlamadı şimdiye kadar. Çok büyük ihtimalle bunların da hepsi hayal ürünü.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 01-06-2006, 15:29
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: isa yaşamadımı yoksa?

Benim hatırladığım görüşlerden biri de İsa'nın aslında o dönemde yahudi kavimleri arasındaki çekişmede rol alan liderlerden / krallardan biri olduğu. Aslında İncil'de de (ilk 4 bölümde) anlatılan daha çok yahudi kavimleri arasında bir çekişme gibi. Tanrının oğlu değil de, bir kral olduğuna dair görüşleri "Tapınak Şövalyeleri" adlı bir kitapta da okumuştum, ancak o kitabın da pek sağlıklı bir kaynak olduğuna güvenemiyorum. Yine de ilginç bilgiler vardı.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 11-06-2006, 20:17
anthemoessa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
anthemoessa anthemoessa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 03 Jan 2005
Mesajlar: 357
Standart Re: isa yaşamadımı yoksa?

"İsa hiç yaşamamıştır" diyen bir insan çok büyük ihtimalle Kur'an'da adı geçen BAKİREDEN MUCİZE şekilde doğan, ölüler dirilten mucizeler yapan beşikte konuşan çamurdan kuş üfürüp uçuran....vs bir İsa'nın da YAŞAMADIĞINA, MİT olduğuna *inanıyordur...Yani onlara göre İncil'deki İsa da bir mit, Kur'an'daki İsa da...

Sonuç olarak İslamcılar, şeriatçılar dava kazanılırsa "hehe hristiyanlık çöküyor" diye sevinmesin...
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 11-06-2006, 20:25
vartor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
vartor vartor isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.614

Onur Üyeliği 

Standart Re: isa yaşamadımı yoksa?

Isanin yasayip yasamamis olmasi hic muhim degil. Ona inananlara, hicbir delil yasamadigini ispatlayamaz.
Muhammet hakkinda bukadar yazi yazildi da hangi imanli fikir degistirdi?
Imzama bir goz atiniz.

Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 11-06-2006, 21:36
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: isa yaşamadımı yoksa?

1. yüzyılda Flavius Jospehus isimli musevi tarihçi İsa hazretlerinden bahsetmiştir.

İngilizce tercümesinde şu satırlar geçmiştir :

“Now there was about this time Jesus, a wise man, if it be lawful to call him a man; for he was a doer of wonderful works, a teacher of such men as receive the truth with pleasure. He drew over to him both many of the Jews and many of the Gentiles. He was [the] Christ. And when Pilate, at the suggestion of the principal men amongst us, had condemned him to the cross, those that loved him at the first did not forsake him; for he appeared to them alive again the third day; as the divine prophets had foretold these and ten thousand other wonderful things concerning him. And the tribe of Christians, so named from him, are not extinct at this day.”

Türkçesi şöyle olur :

"Şimdi bir zamanlar, İsa, bilgili bir insan, eğer ki o'na kanunen insan demek gerekirkse; lakin mucizevi işler gerçekleştirdi, öylesi insanlara bir öğretici ve doğruyu zevkla alırdı. Musevi olanları ve olmayanları üstüne çekti. Mesihkar olan idi. Ve derken Pilate (Pontius Pilate, İsa hazretlerinin asılma kararını veren hükümdar), aramızdaki hüküm sürenin önerisiyle, çarmıha gerilme cezasına çarptırıldı, o'nu sevenler Pilate'i affetmedi, lakin sevenlerine tekrar canlı olarak üçüncü gününde gözüktü, tıpkı ilahi peygamberlerin daha önceden onbinlerce (onbin eskiden en yüksek rakkam idi - myriad) İsa hakkında muhteşem şeyler söylediği gibi. Ve Hristiyanlar topluluğu, o'nun isminden yola çıkarak, bugüne kadar yokolmadılar."

Apollinus demenize gerek yok; Zeus'un oğlu "Deux Ex Machina" Apollo'nun gelmesi; Konstantin tarafından İstanbul'da İsa ile birleştirilmişti. (Apollo müzik vs. tanrısı, gitarı Daphne'den falan yarattı vs.) Dionysus'un ve bir çok roma ve yunan tanrılarının hikayeleri de İsa hikayeleriyle birleştirildi (misal olarak Dionysus şarap tanrısı idi ; o'nun hikayelerini İsa yaşamış gibi anlatıldı "değiştirilen" İncillerde.)

İsa hazretleri yaşamıştır, Tek Tanrı'nın en mühim elçilerindendir; tarihi yönlendirmiştir; şu an 2006 yılında yaşıyoruz diyorsanız; Dünya'nın kaderi o'nun ne kadar önemli olduğunu vurgular. Reformist museviler bile İsa hazretlerinin varlığını, ve dünya'nın mesihi olduğunu kabul eder. (Hal böyle onlar Kur'an 'ın da son kitap olarak analiz eder o da ayrı konu)

Yeniden gelmesi, mehdi gibi saçmalıklar; Turan Dursun'un da son kitaplar olarak kabul ettiği 700,000 e yakın hadiste yazılanlardır. Hadisler son kitaplar değildirler, son kitap tek başına Kur'an, ya da "Kutsal Kitap" dır.

Bakire'den mucize doğan kelimesi; dilimize sonradan Roma dilinden geçmiştir. Tevrat ta da bahsedilen, "bakire" kız lafı değildir; "genç kız" lafıdır. Tek Tanrı'nın Kutsal Kitap'ta da bahsettiği gibi çocuğu olmaz, bir insan değildir; Tek Tanrı'dır. Lakin "lailaheillallah" , "Tanrılar yoktur, tek tanrı vardır"

İsa hazretleri'nin ölüm sebebi de günümüzde halen dinlerin kurtulamadığı hususlardır. Suçu bir tapınağa girip, tapınakta satılan ürünleri devirip; dinin kalplerinde olması gerektiği, bir endüstriye dönüşmesinin isyanıdır. Tıpkı dünya tarihinde endüstrileri yoketmeye çalışan insanlar katledildiği gibi, o da bu yüzden çarmıha gerilmiştir. Mesajı basit ve açıktır, "Birbirinizi sevin". Hatta bahsettiğiniz tarihlerden daha öncesinde de bulunan bir Yahuda Müjdesi vardır ki, yeni ortaya çıkmış, ve Cebrail'in mesajından İslam'dan en az 300-400 yıl önce bahsetmiştir. (Lakin ilk versiyonu nerede bilinmiyor, katolik kilisesi tarafından bu incil din karşıtlığı ile suçlanmış ve defalarca kez bulunulduğunda yakılmıştır) ( http://tr.wikipedia.org/wiki/Yahuda%...n_M%C3%BCjdesi buradan bir kısmını okuyabilirsiniz)

Sağlıcakla ve sevgiyle kalın,
Onur
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 25-06-2006, 21:42
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: isa yaşamadımı yoksa?

öncelikle merhaba ben yeni uyelerdenim..turan dursunu çok seviyorum yazıları muhteşem ... isa gerçektende yaşadımı evet yaşadı kardeşler .dinle uğraşmam...zaten din insanlığı barışa değil ,savaşa ,çatışmalara,kavgaya sürüklemiştir..milyonlarca insan din yüzünden ölmüştür ve hala ölüyor!! bu ayrı bir konu sadece görüşümü belirtmek istedim.
isaya gelince isa nın ve mukaddes kitabın tarihsel doğruluğu kanıtlanmış bir gerçektir.

ben tarihi incelemeğide seven bi,r insanım ..birisi bir idddaadan bahsediyorsa lütfen kanıt sunsun ama *bunlar " yorum yazıları değil ,somut kanıtlar ,dünya tarihine tarihsel doğruşuğa uygun şeyler olmalıdır bence ..
isanın yeruşalımın ms 70 teki harap edilişi hakkında verdiği peygamberliğin gerçekleştiği ,romadaki tituk takından da belli olur...

ne yazıkki bazı müslüman arkadaşlar isa hakkkında ,mukaddes kitap hakkında atıp tutuyorlar ..onlar tanrıya inanıyorlar ama sözü değişmiştir diyorlar ..ne komik !! tanrı sözünü koruyoamıyormu yada gönderdiği kitaplailgilenmiyecek kadar sorumsuzmu ?? tabi onlarda bu hrıstıyan geçinen bilgisiz kişilere sırf muhalefet edeyim diyorlar ve olan yine mukaddes kitaba oluyoor..hırıstıyanlarında gittikleri yol mukaddes kitaba uymuyor buda bir gerçek ..ölüler şuanda biryerlerde acı çekiyolar diyolar ama mukaddes kitap olüler birşey bilmezler,onlar için *ücret yoktur,ölen bir insan günahlarından beraat etmiştir diyoor ..bu ne yaman bir çelişki...

yazsak yazsak bitmez ordan girdik burdan çıktık ...ama bir çok konuya da değindik ..herkeze *kolay gelsin arkadaşlar
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 19-07-2006, 22:30
Rhazes Rhazes isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 17 Jul 2006
Mesajlar: 10
Standart Re: isa yaşamadımı yoksa?

İnternette İsa diye birinin hiç var olmadığını savunan, ağırlıklı olarak hristiyanlık eleştirisi yapan www.jesusneverexisted.com diye bir site var. İngilizce bir site, çok fazla yazı var. Bu konuda iyi bir kaynak olabilir.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 01-08-2006, 21:23
exclusive exclusive isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Dec 2005
Mesajlar: 1.123
Standart Re: isa yaşamadımı yoksa?

nehemya";p=&quot´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ben hırıstıyan değilim .müslümanda değilim .dinle uğraşmam...zaten din insanlığı barışa değil ,savaşa ,çatışmalara,kavgaya sürüklemiştir
nehemya";p=&quot´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
isa sizler için kurtuluş sağladı inanmak inanmmamak sizin kararınız
Nehemya sen de kendi söylediğin sözlerde bir çelişki seziyor musun?

m.kara
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:35 .