Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Bilim > Biyoloji > Evrim

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 17-02-2012, 18:29
Hristos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Hristos Hristos isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 17 Feb 2012
Mesajlar: 45
Standart Mühendis Hayvanlar

Mühendis Hayvanlar

“Yeryüzünde hastalıklarımızı iyileştirmiş, gökdelenlerimizi inşa etmiş ve savaşlarımızı kazanmış yaratıklar var. Onlar, henüz biz olmadan bu şeyleri yapmaktaydılar.”

Bu sözler yakın tarihli Science Digest adlı dergide yazılmıştır. Bu usta mühendisler acaba kimlerdir? “Bunlar, gezegenimizde hayatın bir parçası olan ağaçlar, böcekler, balıklar ve mütevazı orman otlarıdır” diyor aynı dergi.

Sonradan insan tarafından icat edilen, hayvan “mühendisler”in marifetlerinden birkaçı şunlardır:

İnsan mühendislerden önce, kunduzlar, su yollarında bentler yaparak su ihtiyaçlarını karşılayabilmek için çevreyi değiştirdiler. Ve insanlar, kanal yapmadan önce kunduzlar bunun benzerini yaptılar. Nasıl? Büyük ağaçları devrildiği yerden, bende taşımak için karada bazen 300 metre uzunluğunda kanal kazıp, nehrin suyunu ta ağaca kadar getirdiler. Sonra bu ağaçları istedikleri yere kadar su arkında yüzdürdüler.

Şili’deki bir deniz salyangozu, kaldıracı “icat” etmiştir. Katı kabuğunun alt kenarında iki tane kuvvetli, dışa çıkık dişi var. Kayalara yapışmış olan küçük bir yumuşakçayı yerinden sökmek ve onu yemek için bu dişlerini kullanır. Nasıl mı? Dişlerini kurbanının kabuğunun altına sokar. Sonra ayağını içeri çekerek, manivelanın çalıştığı aynı yöntemle kurbanını yerinden söker.

Modern uzay roketleri ve uzay silahlarında, kimyasal roket-hareketlendirme sistemleri kullanılıyor.Fakat bir bombardıman böceği, korunmak için buna benzer bir sistemi çok önceden kullanmaktaydı. Bu böceğin bezleri iki hidrokinon bileşimi ile hidrojen peroksitten oluşan bir karışım yapar. Bu maddeler supap görevini gören kaslar tarafından ayrı odalarda depolanır. Böcek korktuğu zaman, bu supaplar açılır ve içindekiler, kalın duvarlı bir reaksiyon bölmesine akar. Aynı zamanda patlayıcı bir reaksiyona neden olan bir enzim de eklenir ve oksijen salıverilir. Basıncı artan gaz, yakıcı bileşimi reaktörden çıkmağa zorlar ve bileşimi saldırgana fışkırtır.

Denizciler, düğüm atmayı ve dokumacılar ipliği dokumayı öğrenmeden önce, bir kuş, yapraklarından lifleri çıkararak, düğümleyerek ve sararak dokuyor, böylece yuvasına asılı duruma getiriyordu.

Kentlerin planlarını yapanlar da toplu konut şekillerinin, hususi evlerden daha ekonomik ve toplumsal yararlı olduğu fikrindedirler. Dokumacı kuşların bazı cinsleri, bunu daha önce fark ettiler. Beraberce çalışarak bir ağacın kuvvetli dallarından birinin üzerinde otlardan oluşan bir dam örtüsü yaptıktan sonra, bu damın altına yuvalarını astılar. Bir damın altında, yüz kadar yuva bulunabilir.

Son olarak dilin ne kadar yararlı olabileceğini hiç düşündünüz mü? Yumuşakçalardan birçoğunun, tahta törpülemek için kullandığımız törpüye benzeyen dilleri var. Büyük parçaları ufalayıp yemek için dillerini kullanırlar. Ağaçkakan kuşunun dili de bir zıpkın veya balık oltasına benzer. Nasırlaşmış dilinde sivri dikenler vardır ve bunlarla ağacın çatlaklarında saklanan böcekleri çıkarır.

Doğanın mühendislerinin aletleri ne kadar serttir? Kayalara yapışan yosunları yiyen bir deniz salyangozunu düşünün. Dilinin üstünde, neredeyse kuvars kadar sert bir demir oksidi olan magnetit tabakası bulunur. Böylece Science Digest dergisinin dediği gibi: “Kullandığımız sert çelikten pek geride kalmayan maddeleri doğa da kullanıyor.”
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 17-02-2012, 18:30
Hristos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Hristos Hristos isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 17 Feb 2012
Mesajlar: 45
Standart

Okyanuslarda yaşayan ve ışınlılar olarak bilinen, Radiolaria adındaki bir hayvan grubundan bahsetmek istiyorum.

Vikipedia şöyle tanımlıyor Işınlıları :

" Genellikle küre şeklinde, her tarafa uzanmış ince yalancıayakları olan, daha çok sıcak denizlerde bulunan silisten oluşmuş kabukları bulunan planktonik canlılardır. Hepsi denizlerde yaşayan, heterotrof canlılardır. En büyük özellikleri; vücutlarını iki bölgeye ayıran bir iç kapsülün bulunmasıdır. İç tarafta kalan kısım, endoplasma, dış kısım ise; ektoplasma olarak adlandırılır.

Işınlıların çoğunda silisyum dioksitten yapılmış iskelet bulunur. Başlıca iskelet elemanları; iğneler, dikenler ve uçları dallı ya da çatallı çubuklar ve değişik şekillerde delinmiş kürelerdir. Bunlar, kapsülün hem iç, hem dış kısmında bulunabilirler ve değişik kombinasyonlarla çok ilginç görüntüler oluştururlar. Bazılarında çan, vazo, kafes gibi şekiller alıp, simetrili görünmelerine sebep olurlar. Kabukları jeolojik devirlerde kalın katmanları oluşturmuştur. " - Viki

Konu benim ilgimi çekti ve sizlerle paylaşmak görüşlerinizi almak isterim.

Kısaca belirtmem gerekirse bu hayvan grubu CAM yapar ve bununla merkezi kristal bir küreden yayılan uzun,ince ve saydam iğneye benzer uzantılarıolan,camdan güneşler oluştururlar.

Işınlılar mikroskobik canlılar olup ,cam iskeletler oluşturur ve tasarımları MUHTEŞEMdir.İnsanı kendisine hayran bırakırlar.Bu süper inşaatçılar için şöyle yazılmış bir yerde :

"Bir tane jeodezik kubbe bu süper mimara yetmez; Ona dantel şeklinde kenar süsü yapılmış,iç içe üç cam kubbe yetmez."

Bu mikroskobik hayvanların inşaa ettiği
şu tasarımları inceleyebilirsiniz :






















Bu tür tasarımları meydana getiren mikroskobik diyebileceğimiz küçüklükteki su hayvanlarıdır.

Sizce bu minik hayvanların bu şahane tasarımları oluşturması arkasında başka bir TASARIMCI
olduğunu mu kanıtlıyor ?
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 17-02-2012, 18:32
Hristos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Hristos Hristos isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 17 Feb 2012
Mesajlar: 45
Standart ultrasonik ses titreşimleri - Tek Kulaklı Peygamberdevesi

Yüzyıllar önce, Yunan efsaneleri uzak bir diyarda yaşayan tek gözlü devleri, korkunç Kyklopları anlatırdı. Bu biçimsiz görünümlü insan azmanları yalnızca insanın üretken düş gücünde var olmuşlardı.Ancak, bilim adamları bir süre önce hiç beklenmedik biçimde�hem de burunlarının dibinde�tek kulaklı bir yaratık ordusu keşfettiler. Söz konusu yaratık peygamberdevesiydi.




Peygamberdevelerinin sırrı neden ancak şimdi gün ışığına çıktı? Peygamberdeveleri herhangi bir ses çıkarmadıkları ve diğer böcekler gibi sese tepki vermedikleri için, bilim adamları uzun süre onların işitmediğini düşündü. Peygamberdevesinin kulağının, olması beklenen yerde, yani başında olmaması meseleyi daha da karıştırır. Natural History dergisi, kulağın, peygamberdevesinin gövdesinin alt kısmında, �yaklaşık bir milimetre uzunluğunda bir yarık� olduğunu söylüyor. Böylesine umulmadık bir yerde yalnızca tek bir kulağa sahip olmak biraz rahatsız edici değil mi? Evet, biz insanlar iki kulağımızı bir sesin geldiği yeri saptamak için kullanırız. Peygamberdevesi ise görüldüğü kadarıyla, böyle bir yeteneği olmadan da yaşamını sürdürebiliyor. Onun işitme yetisi, yaşamı tehdit eden koşullara karşı uyarıcı olacak biçimde tasarlanmıştır. Peygamberdevesi bir iç sonar dedektöre sahiptir.

Peygamberdevesinin kulağı ultrasonik ses titreşimlerini, özellikle de yarasaların avlanırken peygamberdevesi gibi böcekler için ürettiği titreşimleri almak üzere ayarlanır. Natural History, bilim adamlarının yaptığı gözlemlere göre, peygamberdevesinin, keskin ultrasonik işitme yetisi sayesinde bir yarasa yaklaşırken hızla harekete geçip kaçabildiğini bildiriyor. Fakat peygamberdevesi, avından üç ya da dört kez daha hızlı uçabilen yarasadan nasıl kaçabiliyor?

Peygamberdevesi ultrasonik tehlike sinyalini alır almaz�genellikle yarasa yaklaşık on metrelik bir mesafe içindeyken�saniyenin çok küçük bir bölümünde dimdik bir pikeye geçer. Anlaşıldığı kadarıyla, o bu hareketi günümüz savaş pilotlarınca kullanılana benzer bir savunma manevrasıyla, planlı bir gecikme ile yapar. Aslına bakılırsa, Natural History�nin yorumuna göre, peygamberdevesi �hava muharebesi stratejileri konusunda ileri düzeyde bir ders verir.�

Peygamberdevesi �ileri düzeydeki hava muharebesi stratejisini� nasıl öğrendi? Onun ultrasonik işitme yetisi donanımını kim tasarladı? Eski ata Eyub�un, mantığa uygun cevabı verdiğinden emin olabiliriz: Bütün bunlar arasında kim bilmez ki, bunu RABBİN eli yapmıştır?Eyub 12:9.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 17-02-2012, 18:56
Hristos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Hristos Hristos isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 17 Feb 2012
Mesajlar: 45
Standart Venüs Çiçeğinin Olağanüstü Tasarımı Üzerine

İnternette venüs çiçeği yada venüs sepeti olarak aradığımda daa farklı bitki ve hayvan gruplarını buluyorum.Benim hayran kaldığım ve paylaşmak istediğim ise süngerlerin ürettiği venüs sepetidir.

Süngerler yapıştıkları zeminlerde sabit yaşayan çok çeşitli renklerde bulunabilen bir hayvan çeşididir.Ansiklopedilerden okuduğuma göre "basit yapılı hayvan grubu" olarak tanımlanıyor.Omurgasız olması da dikkate değerdir.Fakat yapılarının yada ürettiklerinin basit OLMADIĞINI şahsen biliyorum.

Bir online bilgi kaynağı şunları söylüyor:



Sünger olarak bildiğimiz kısım aslında hayvanın yumuşak kısımlarından ayrılmış iskeletinden başka bir şey değildir. Suyu emdiğinde şişme özelliği vardır. Plastik süngerlerden önce daha çok kullanılanlar doğal süngerlerdir.
Oysa hiç bahsetmediği bazı özellikleri vardır süngerlerin.Süngerler milyonlarca hücreden meydana gelmiştir fakat bu hücreler organ yada doku özelliğini taşımaz.Yinede sistemini birbirine bağlayan bir yapıya sahiptir.Siz onları ezseniz yada parçalasanız da kendisini kısa zamanda eski hgaline getirebilecek bi potansiyele sahiptir.

Yine bahsedilmeyen bir başka özelliği de süngerlerin çok güzel görünümlü iskeletler inşaa edebilmesidir.



Bir sünger örneği görülmektedir.

Süngerlerin CAMdan ÜRETTİĞİ venüs sepeti/çiçeği örneklerine ilişkin çeşitli kaynaklardan resimler asıyorum :












Bir bilimadamı bu konuda şu ÇARPICI AÇIKLAMAYI yapıyor :


"Venüs sepeti /çiçeği olarak bilinen ve silis iğneciklerinden kurulan karmaşık yapıdaki sünger iskeletine baktığınızda, hayal gücünüz zorlanır.Yarı bağımsız mikroskobik hücreler NASIL OLUYOR DA işbirliği yapıp bir milyon Camsı Kıymık salgılıyor ve böylesine KARMAŞIK VE GÜZEL kafes meydana getirebiliyor !! "


Bilim insanlarının bu konuda açıklığa kavuşturduğu özelliklerin arkasında inançlı insanlar bir tasarımcı yani Tanrı olduğunu söylüyorlar.

Siz ne dersiniz ?

Bu tasarımların bir tasarımcısı var mıdır ? Süngerlerin bilinçleri yoktur fakat bu tasarımı meydana getirebilirler.Bilinçleri olmayan süngerler nasıl bu düzeni kurabiliyor ?
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 17-02-2012, 19:07
yucemanitu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
yucemanitu yucemanitu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jun 2008
Mesajlar: 3.591
Standart

http://www.turandursun.com/forumlar/...32&postcount=1

SAPERE AUDE!
"Cehennemliklerin en hafifi azaplısı ayaklarına ateşten iki nalın giydirilmiş olan kimsedir. Bu nalınlar o kimsenin beynini tıpkı bir kazan gibi kaynatırlar. Kulakları kor, azı dişleri kor ve kirpikleri yalazdır. Karın boşluğundaki iç organları eriyip ayaklarından akar. Bu kişi en hafif azaplı cehennemliklerden biri olduğu halde en ağır cehennem azabını çekenlerden biri olduğunu zanneder." (Müttefekün Aleyh)
"Onların derileri pişip yandıkça azabı duymaları için onlara yeni cilt giydiririz." (Nisa; 56) Hasan-ı Basri şöyle demiştir: "Onların derileri günde yetmiş bin kere yanar ve yenilenir."
Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyurmuştur: "Cehennem ehlinin alt çeneleri göğüsleri üzerine iner, üst çeneleri de alınlarına kadar çıkar. Bundan sonra sırıtan bir kelle halinde kalırlar." (Tirmizi)

Allah işkence edenlerin en hayırlısıdır.
http://kloroben.blogspot.com/

http://blog.radikal.com.tr/Bloglar/malumat-i-siddik
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 17-02-2012, 19:42
Özgürcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özgürcan Özgürcan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 29 Apr 2011
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 726
Standart

Bir milyon hücrenin iletişime giripde bir şeyler salgılaması önemli böyle aham şaham hiç varolamayacak bir şey değildir ki. Bir RNA'nın oraya buraya dolaşıp bilgi vermesine bakar ki bunu insanlar da kullanır.
Hangi biliminsanları bunun Tanrı tarafından yaratıldığını iddia etmiş bana isim verir misin? Lütfen!
Ayrıca gösterdiğin resimler yanlış, gerçek Cam Süngerler Hexactinellid türüdür ve şuna benzerler

Ayrıca öyle milyonlarca hücre birbirine bağlı değildir. Hatta bir bilgi söyleyeyim, sinir sistemi o kadar zayıftır ki bir tarafında canı acısa tüm vvücudunun canı acır ve acının nereden geldiğinin farkına varmaz.
Lütfen buraya Harun Yahya zırvalarıyla gelmeyin. Harun Yahya kafa karıştırır, eskiden cuma namazı kıldığım günlerde dışarıda dağıtırlardı okuyup inanırdım. Şimdi Biyoloji ağırlıklı bir sınıftayım ve biyoloji konusunda üniversite tahsili yapmak istiyorum. Araştırdım ve söylüyorum, HARUN YAHYA BİR SAHTEKARDIR!
Aha bu mühendislik olayı da Harun Yahya'nın başı altından.
http://www.denizlerdekimucize.com/8.htm
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 17-02-2012, 21:33
yucemanitu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
yucemanitu yucemanitu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jun 2008
Mesajlar: 3.591
Standart

Yok efendim hayvanın kulaı kafasında değil de kötündeymiş. Eeee kulağı hötündeyse ne olmuş yani? Peygamberdevesi bu yüzden mühendis mi oldu şimdi? Yukarıdan avcı gelince peygamberdevesi de her avın yaptığı gibi kaçıyor Burda ne manevra ne bi şey var hayvan panik halinde dümdüz ilerliyor çünkü tehlike yukarıdan geliyor. Herhalde yükselip ölüme doğru koşacak hali yok.

SAPERE AUDE!
"Cehennemliklerin en hafifi azaplısı ayaklarına ateşten iki nalın giydirilmiş olan kimsedir. Bu nalınlar o kimsenin beynini tıpkı bir kazan gibi kaynatırlar. Kulakları kor, azı dişleri kor ve kirpikleri yalazdır. Karın boşluğundaki iç organları eriyip ayaklarından akar. Bu kişi en hafif azaplı cehennemliklerden biri olduğu halde en ağır cehennem azabını çekenlerden biri olduğunu zanneder." (Müttefekün Aleyh)
"Onların derileri pişip yandıkça azabı duymaları için onlara yeni cilt giydiririz." (Nisa; 56) Hasan-ı Basri şöyle demiştir: "Onların derileri günde yetmiş bin kere yanar ve yenilenir."
Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyurmuştur: "Cehennem ehlinin alt çeneleri göğüsleri üzerine iner, üst çeneleri de alınlarına kadar çıkar. Bundan sonra sırıtan bir kelle halinde kalırlar." (Tirmizi)

Allah işkence edenlerin en hayırlısıdır.
http://kloroben.blogspot.com/

http://blog.radikal.com.tr/Bloglar/malumat-i-siddik
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 17-02-2012, 22:13
Özgürcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özgürcan Özgürcan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 29 Apr 2011
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 726
Standart

Bunlar hayvanat mühendisliği okumuşlar Yücemanitu
En baştaki resimleri de mikroskobik hayvanlar tasarlamıyor. Bazıalrı kar kristalleri bazıları da harika tasarlanmış resimler Ernst Heackel tarafından Kunsfomen der Natur'da yer alıyor yanılmıyorsam...
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 18-02-2012, 03:50
Neva - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Neva Neva isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706

Başarı Ödülü 

Standart

Hristos´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Peygamberdevesi ultrasonik tehlike sinyalini alır almaz�genellikle yarasa yaklaşık on metrelik bir mesafe içindeyken�saniyenin çok küçük bir bölümünde dimdik bir pikeye geçer. Anlaşıldığı kadarıyla, o bu hareketi günümüz savaş pilotlarınca kullanılana benzer bir savunma manevrasıyla, planlı bir gecikme ile yapar. Aslına bakılırsa, Natural History�nin yorumuna göre, peygamberdevesi �hava muharebesi stratejileri konusunda ileri düzeyde bir ders verir.�

Peygamberdevesi �ileri düzeydeki hava muharebesi stratejisini� nasıl öğrendi? Onun ultrasonik işitme yetisi donanımını kim tasarladı? Eski ata Eyub�un, mantığa uygun cevabı verdiğinden emin olabiliriz: Bütün bunlar arasında kim bilmez ki, bunu RABBİN eli yapmıştır?Eyub 12:9.
Sayin Hristos;

Bir fil'le sizi ayiran ozelliklerden bir tanesi, duyma esiginizdir. Mesela o depremden haberdar olabilir, siz olamazsiniz.

Ancak bu tanrinin varligina delalet degildir. Bilakis evrenin, doganin varligina delalettir.

Evren siz(insan) olsaniz da, olmasaniz da, dongusunu surdurur.


Buyrun penis baliklar. Bunlar dogada urerken, insan penisinden haberdar degildir.

Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 18-02-2012, 11:51
istatistik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
istatistik istatistik isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2010
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 3.058
Standart

Binlercce yıl, insan dışındaki hayvanları ve böcekleri, akılsız, rastgele davranışlarda bulunan varlıklar olarak gören insanlar, yaptıklarının hiç de akılsız ya da rastgele olmadığını görünce gerçeği idrak etmek yerine buna fizik ötesi bir anlam yüklemeyi tercih ediyor. Bu, aristo zamanından beri süre gelen insan merkezli evren düşüncesinin, kimi insanlar tarafından hala yıkılamadığının göstergesidir.

Dinler çoğunluğun korkusu ve azınlığın kurnazlığı üzerine kuruludur. (Stendhal)

SERBEST KALEM
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hayvanlar ve İnsan istatistik İslam 35 18-11-2011 15:05
Allah diyen hayvanlar Deistic Thought Multimedya 6 05-11-2011 17:24
Homosexuel Hayvanlar... imansiz İslam 6 01-09-2011 06:06
Akilli Hayvanlar !!! Lynx Multimedya 6 02-10-2010 19:27
Mühendis Ahlakı Üzerine dilaver Etik, Estetik, Sanat, Politika, Bilim & Eğitim 37 09-09-2010 04:27

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:52 .