Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Felsefe > Felsefik Tartışmalar

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 17-08-2012, 14:07
Olimpiyat Olimpiyat isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 30 Apr 2011
Bulunduğu yer: İstanbul-İzmir hattı :)
Mesajlar: 1.474
Standart Zaman var mıdır?

Felsefeci arkadaşlara ya da bu konuya eğilmiş arkadaşlara bir soru sormak istiyorum.

Felsefe dünyasında zamana bakış nasıldır?

Yıllar önce, Arda Denkel in düşünceler ve gerekçeler isimli kitabını okumuştum.Beni çok etkilemişti. Zaman konusunda, felsefecilerin(sayıca az ama nitelik olarak fazla olan felsefecilerin) zaman denen şeyin olmadığı konusunda hemfikir olduğunu söylemişti.Tabi çok fazla felsefe kitabı okumadığım için birinci elden bilmiyorum.


Bu konuda, felsefeci arkadaşların araştırmaları var mı ?
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 18-08-2012, 10:18
hatac hatac isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 30 Jul 2012
Mesajlar: 184
Standart

Ben felsefe okuyorum bence zaman yoktur, zaman görelidir yani birşeye bağlı olarak ortaya çıkar, eğer dünyada madde olmasaydı zaman kavramı da olmazdı çünkü biz maddenin çürümesini, bedenimizin eskimesini anlamlandırmak için zamanı icat ettik. Enistayn da zamanın göreli olduğunu söyler. Maddenin çürümesi ya da eskimesi veyahut değişmesi aslında zamanla değil, kimya ile alakalı. Bence insanın yaşlanması da kimya ile alakalı, yani zaman tutup yaşımızı hesaplıyoruz ama aslında yaş diye bir şey yok, yaşımızı belirleyen zaman değil vücudumuzdaki kimyasal reaksiyonlar. Bunu bir örnekle açıklayayım, babamın diyanette çalışan imam bir arkadaşı var, bizim eve birgün ziyaret gelmişlerdi, bana dediki bak Hatice böyle tekerlekli sandalyedesin ya aslında bunun da kıymetini bil; çünkü kalori yakmıyorsun ve hızlı yaşlanmıyorsun. Ömrün daha uzun olur inşallah dedi. Şimdi ömrüm uzun olur mu bilemem ama kalori yakmanın insanı yaşlandırdığı söyleniyor, ne kadar doğru bilmiyorum. Yani bizi yaşlandıran hep zaman zannediyoruz ama zaman diye birşey var mı ya?
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 18-08-2012, 13:49
Olimpiyat Olimpiyat isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 30 Apr 2011
Bulunduğu yer: İstanbul-İzmir hattı :)
Mesajlar: 1.474
Standart

Paylaşım için teşekkürler Hatac
Yalnız imam efendiye şunu demek isterdim:Kalori harcamamak kişiyi daha uzun ömürlü yapıyorsa, sporcular yandı
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 19-08-2012, 19:11
Anima Libera Anima Libera isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 06 May 2011
Bulunduğu yer: Where oceans bleed into the sky...
Mesajlar: 506
Standart

Bu soruyu bu şekilde sormak istediğinizden emin misiniz? Eğer felsefi bir soruyu "... var mıdır?" ile bitirirseniz, bu ontolojiye, yani metafiziğe girer.

Bu arada inanın ki hiçbir filozof "Zaman vardır!" veya "Zaman yoktur!" dememiştir. Farklılıklar azdır, ama bir o kadar da derindir.

Kant'tan itibaren zaman ve mekanın insana özgü kategoriler olduğunu biliyoruz. Ondan önce Aristoteles'ten itibaren genel olarak bir şeyin varlığı veya yokluğu, karşıtının varlığı veya yokluğuyla açıklanırdı. Örneğin "Günışığı var mıdır, varsa nedir?" sorusu buna göre "Günışığı, gecenin yokluğudur" cevabıyla ilişkilendiriliyordu. Bu yöntemin adı "Privation".

Zamanın var olup olmadığı sorusunu mantıksız buluyorum. Belirttiğim gibi ontolojik-metafizik yönü vardır. Bundan dolayı sonuca ulaştırılması da neredeyse imkansızdır. Daha doğrusu bunu bir tarafa doğru cevaplamak idealist bir yaklaşım olur. Tıpkı Descartes gibi ruh ve beden arasında bir ortak nokta aramak zorunda kalırsınız. Oysa zamanın iki yönü vardır: bir şeyin değişime uğramasını zaman var olduğu için anlayabiliriz. Eğer bu durumda zamanın varlığını reddediyorsak, şeylerin değişimini zaman kavramı üzerinden açıklayamayız, çünkü var olan birşeyi var olmayan bir şeyle açıklamış oluruz ve burada bize ayrı bir zorluluk doğar. Tanrı inancı da böyle açıklanır genelde. Yani dediğim gibi, zamanı böyle basitçe reddeden bir filozof yoktur, sadece zamanı açıkladıklarında ince ayrıntılar ortaya çıkar. Öte yandan zaman denilen şey maddi değildir ve böylece bir bakıma yoktur. En azından görece değildir ve günlük olarak ele alınabilir bir şey değildir. Yani buradan çıkarabileceğimiz sonuç zamanın her iki yöne de ortak olmasıdır.

Ama bundan önemlisi şu: zaman ya insan için vardır ya da yoktur, ya da insan için hem vardır hem yoktur. Zaman zamanüstü değildir. Kant'tan sevgilerle...

τα δε πάντα οιακίζει κεραυνός
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 19-08-2012, 19:39
hatac hatac isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 30 Jul 2012
Mesajlar: 184
Standart

Anima Libera´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu soruyu bu şekilde sormak istediğinizden emin misiniz? Eğer felsefi bir soruyu "... var mıdır?" ile bitirirseniz, bu ontolojiye, yani metafiziğe girer.

Bu arada inanın ki hiçbir filozof "Zaman vardır!" veya "Zaman yoktur!" dememiştir. Farklılıklar azdır, ama bir o kadar da derindir.

Kant'tan itibaren zaman ve mekanın insana özgü kategoriler olduğunu biliyoruz. Ondan önce Aristoteles'ten itibaren genel olarak bir şeyin varlığı veya yokluğu, karşıtının varlığı veya yokluğuyla açıklanırdı. Örneğin "Günışığı var mıdır, varsa nedir?" sorusu buna göre "Günışığı, gecenin yokluğudur" cevabıyla ilişkilendiriliyordu. Bu yöntemin adı "Privation".

Zamanın var olup olmadığı sorusunu mantıksız buluyorum. Belirttiğim gibi ontolojik-metafizik yönü vardır. Bundan dolayı sonuca ulaştırılması da neredeyse imkansızdır. Daha doğrusu bunu bir tarafa doğru cevaplamak idealist bir yaklaşım olur. Tıpkı Descartes gibi ruh ve beden arasında bir ortak nokta aramak zorunda kalırsınız. Oysa zamanın iki yönü vardır: bir şeyin değişime uğramasını zaman var olduğu için anlayabiliriz. Eğer bu durumda zamanın varlığını reddediyorsak, şeylerin değişimini zaman kavramı üzerinden açıklayamayız, çünkü var olan birşeyi var olmayan bir şeyle açıklamış oluruz ve burada bize ayrı bir zorluluk doğar. Tanrı inancı da böyle açıklanır genelde. Yani dediğim gibi, zamanı böyle basitçe reddeden bir filozof yoktur, sadece zamanı açıkladıklarında ince ayrıntılar ortaya çıkar. Öte yandan zaman denilen şey maddi değildir ve böylece bir bakıma yoktur. En azından görece değildir ve günlük olarak ele alınabilir bir şey değildir. Yani buradan çıkarabileceğimiz sonuç zamanın her iki yöne de ortak olmasıdır.

Ama bundan önemlisi şu: zaman ya insan için vardır ya da yoktur, ya da insan için hem vardır hem yoktur. Zaman zamanüstü değildir. Kant'tan sevgilerle...
Zaman görelidir, bunu ünlü fizikçi Einstein söylüyor.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 19-08-2012, 19:50
Anima Libera Anima Libera isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 06 May 2011
Bulunduğu yer: Where oceans bleed into the sky...
Mesajlar: 506
Standart

hatac´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Zaman görelidir, bunu ünlü fizikçi Einstein söylüyor.
Görece derken daha fazla maddi bir şey olmadığını kastetmiştim.

τα δε πάντα οιακίζει κεραυνός
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 19-08-2012, 23:23
Sesli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Sesli Sesli isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 13 Apr 2012
Mesajlar: 1.172
Standart

Zaman hareket varsa vardır. Hareketin olmadığı yerde zaman da yoktur. Zaman hareketin göstergesidir. Yani zaman hakekete bağlıdır.

Şu ''vardır '' ve ''yoktur'' söylemleri de o kadar fantazi gerçeklik taşırlar ki sormayın. Siz zihni gösterebilir misiniz? Ya da aklı gösterebilir misiniz? Sevgiyi gösterebilir misiniz? Nefreti gösterebilir misiniz? Bunlar var mıdır? yoksa yok mu?

Bu varlık ve yokluk aslında, insan zihninin yarattığı kavramlar olmanın ötesinde bir gerçeklik taşımazlar.

Hiçbir varlık insan zihninden geçmedikçe var olduğunu size kanıtlıyamaz. Yani varlık veya yokluk herşeyden önce bir zihne bağlıdır.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 20-08-2012, 02:08
hatac hatac isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 30 Jul 2012
Mesajlar: 184
Standart

Evet işte hareket varsa vardır, yani görelidir, başka bir şeye bağlıdır, sevgi ve nefret gibi duygularımız da kimyasal reaksiyonların bir sonucudur, dışardan herhangi bir güç içimize girip de bizi nefrete sürüklemiyordur, mesela kanımızda şeytan dolaşmıyor.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 27-10-2012, 05:25
Şüpheci Dinsiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Şüpheci Dinsiz Şüpheci Dinsiz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.545
Standart

Sevgili arkadaşlar,

Zaman, biz insanların sabit nesneleri konumlandırmak için geliştirdiğimiz konum bildiren 3 boyutlu uzay şemasına hareketi de belirtmek için 4. boyut olarak eklediğimiz bir kavramdır.

3 boyutlu uzayda konumunu bildirmek istediğimiz bir nesneyi, merkez kabul edilen bir noktadan yatayda X, Y eksenlerine ek olarak dikeyde Z eksenine uzaklığıyla belirleriz. Cisim hareket halindeyse, hareketli cismin hereketlerini sabit parçalara bölerek cismin her parçadaki X, Y, Z konumunu işaretleyerek cismin hareketli koordinatlarını da inceleyebilir hale geliriz.

İşte cismin hareketlerini ölçebildiğimiz birim zamandır, ölçü birimi saniyedir.

Bu durumda, hareket halindeki bir uçağın koordinatlarını bir grafikte göstermemiz durumunda :
t=0 anında (uçak yerde, hareketsiz ve Atatürk havalimanında)
t=3600 anında (uçak 60 dk. sonra Antalya'ya indi)
t=0 ile 3600 arasındaki grafikte uçağın her saniye yerden ne kadar yükseldiğini, kaç metre uzaklaştığını, hangi saniyede uçuş yüksekliğine çıktığını, kaç saniye süresince sabit yükseklikte uçtuğunu, hangi rotayı izlediğini, ne zaman alçalmaya başladığını görebiliriz.

Yani, sevgili Sesli'nin ifade ettiği gibi, gözlemcinin bulunduğu ortamda hareket varsa zamandan söz edilebilir.

Evrende de gözlemcinin bulunduğu ortamda gök cisimleri hareket ettiği sürece konum bildirirken zamandan sözedilebilir. Bu bağlamda görelidir, rölatiftir.

Örneğin, gözlemci karadeliğin içinde ise, hiç bir zaman onun gözlemleyebileceği bir hareket olmayacaktır. Çünkü karadelik korkunç çekim kuvvetiyle maddeyi atom altı parçacıklarına ayırmış ve kımıldayamayacak şekilde hapsetmiştir. Madde için, haliyle gözlemci için zaman durmuştur.

Örneğin, gözlemci karadeliğin olay ufku içinde ise, karadeliğin uzay-zamanı büktüğü bir noktada olduğu için olay ufkunun dışındaki zamanın akış hızı ile farklı bir akış hızı yaşayacaktır.

Özellikle big-bang tartışmalarında "evrende zaman big-bang ile başladı" cümlesini sık duyarız. Bunun sebebi, big-bang teorisindeki evrenimizdeki tüm maddenin bi-bang öncesinde sonsuz küçük bir noktada sıkışmışken, (yani karadelikteki gibi zaman durmuşken, yani herhangi bir hareket yokken) bir sebeple patladığı ve evrenimizi oluşturduğu söylemidir. Bu teori doğruysa ve gözlemci bu evrende ise bu söylem doğru olur. Bu evren için zaman (hareket, devinim) big-bang'den sonra başlamış olur.

Sevgiler

* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 03-10-2014, 18:13
martin martin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Oct 2014
Mesajlar: 93
Standart

zihnin iki fonksiyonu vardır;1-yeni imajlar üretmek,2-üretilmiş imajları yani fenomenleri anlamlandırmak,
tüm fenomenler bir yönüyle gerçekken bir yönüylede zihnin kurgusu-tasarımıdır,çünkü zihin ve madde yin-yang gibi ayrılmaz bir bütündür,birinin diğerine önceliği yoktur.
zihin sonsuz sayıda imaj tasarlayabilir,dolayısıyla madde sonsuz sayıda şekle dönüşebilir ve dolayısıylada sonsuz sayıda fenomen oluşabilir ve yine dolayısıyla sonsuz sayıda anlam ortaya çıkabilir çünkü her imaj yada form anlamıyla beraber kurgulanır,sonuç olarak algıladığımız imajlar yani fenomenler sonsuz sayıdaki imaj ve fenomen zincirinin sadece küçük bir halkasını oluşturur,eğer biz imajları yada fenomenleri sadece algımızla sınırlı tutarsak başı ve sonu olmayan bir zaman içinde gelişen evrim süreciyle birlikte maddenin geçirdiği aşamaları ve nesli tükenmiş canlıları açıklayamayız,kısaca toparlarsak zihin sonsuz sayıda imajdan oluşur;madde sonsuz sayıda forma,form sonsuz sayıda anlama sahiptir,zamanın bir başlangıcı ve sonu yoktur ve sonsuz zaman içinde geçmiş-şimdi-gelecek yoktur.
 
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Cennette İrade var mıdır? Kont İslam 43 25-11-2011 21:52
Dinde Zorlama Var mıdır? yucemanitu İslam 41 02-11-2011 23:38
Akıl bir varlık mıdır? güneşinzaptıyakın İslam 3 14-08-2011 15:59
Gnome Var mıdır? yucemanitu Konu-dışı 18 03-08-2009 12:41
Tanrinin Kralligi ne zaman bitti, ne zaman basladi? sargon Hristiyanlık 21 18-08-2008 17:28

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:56 .