Geçtiğimiz günlerde değişik bir felsefi görüşe denk geldim.
Amerikalı bilişsel bir dilbilimci olan George Lakoff şunu iddia ediyor:
-
Genel kanının aksine nedensellik ilişkileri/mantık beyinlerimizden, bedenlerimizden ve bedensel deneyimlerimizden bağımsız değildir. Bu sadece nedensel ilişkiler kurmak için bir bedene ihtiyacımız olduğu iddiası değil, nedenselliğin ta kendisinin biyolojik yapımızdan kaynaklandığı iddiasıdır. Nedenselliği/mantığı anlamak için görsel sistemimizi, motor sistemlerimizi ve de sinirsel iletişimimizin detaylarını anlamamız gerekmektedir. Özetle, nedensellik evrenin yüce bir özelliği değildir. Bunun yerine tamamen beyinlerimizin nöral yapılarının detaylarından, vücudumuzun çeşitli inceliklerinden ve de günlük hayattaki özel fonksiyonlarımızdan kaynaklanmaktadır.
-
Nedensellik/mantık evrimseldir, öyle ki soyut düşünce daha aşağı hayvanlardaki algısal ve motor etkileşimlerin kullanımı ile gelişmiştir. Sonuç ise nedenselliğin Darwinsel olmasıdır, rasyonel bir Darwincilik:En soyut haliyle dahi nedensellik/mantık, hayvansal doğamızdan doğar. Mantığın evrimsel olduğunun keşfi, diğer hayvanlar ile olan ilişkimizi tamamiyle değiştirir, hatta tek rasyonel canlı insandır algımızı da değiştirir. Nedensellik/mantık yeteneği bizi diğer hayvanlardan ayıran değil, onların uzantısı haline getiren bir yere koyar.
-
Nedensellik/mantık evrensel değildir; evrenin bir parçası değildir. Ancak tüm insanlar tarafından paylaşılan bir özellik olması dolayısı ile evrenseldir. Ortakça paylaşılmasını sağlayan şey de zihinlerimizin şekillenmesindeki ortak yönlerdir.
Yani bu görüşe göre olaylar arasında kurduğumuz sebep-sonuç ilişkileri, newton'un yasaları, elektrik formülleri vb. hepsi aslında evrensel gerçekler değil; beyinlerimizin en ilkel canlılardan itibaren bu ilişkileri böyle gösterecek şekilde evrimleşmesinden kaynaklandığı iddiası...
İnsan beynindeki nedensellik kavramının doğumdan 3 ay sonra geliştiğini, sırf nedensellik ilişkilerinden sorumlu bir beyin bölgesi olduğunu birtakım nörobiyologlardan da duymuştum. Ancak nedensellik/mantık ilişkilerinin evrensel olmadığı iddiası bence hayli çarpıcı bir iddia ki kanımca bu iddianın
çıkarımları da ilginç olur...
Yani determinist yaklaşım ve Leibniz'in yeter neden ilkesi bu iddia ile toz olup uçar mı? Madem nedensellik/mantık ilişkileri tamamen beynimiz ve vücudumuzdaki donanımın ürünü o zaman "ilk neden" sorusu da peşine düşülecek en saçma sorulardan biri haline gelir... Çünkü bulduğumuz o "neden" sırf bedensel morfolojimizin bir algısı olacak...
Not: Bu görüşlerini dile getirdiği bir kitabı var George Lakoff'un: Philosophy in The Flesh
http://ematos.info/public/linguistic...e%20lakoff.pdf
adresinden ingilizcesi indirilebilir...