bymehmet´isimli üyeden Alıntı
samimiyetle cevap arıyorsanız.
|
Samimiyetle cevap vereyim, din ile ilgili hiç bir cevap aramıyorum. Din benim vicdanımda çoktan mahkumdur. "İnanmak istiyorum ama şu şu sorunlarım var, o yüzden inanamıyorum" diye bir dava peşinde değilim.
Bir kere ben kaderi hiç önemsemem. Ateist olmamın kaderle hiç bir alakası yoktur. Benim için kader diye bir sorun zaten yoktur. Kaderin olması için önce allahın olması lazım. Allah olmadığı için kader de yoktur zaten.
Tartışmayı ben açmadım, baktım çıkmaza gidiyor, bir ufak karışayım dedim. Yoksa benim kaderle hiç işim olmaz. Kader diye bir şey elbette yok. Olması da olanaksız. Kader diye bir şey yoktur.
Benim amacım islam inancının çıkmaz, paradoks ve olanaksız olduğunu göstermek. Yoksa islam inancının dediğiniz şekilde olduğunu biliyoruz. Ben islam inancının ne olduğunu iyi bilirim. Çünkü önceden müslümandım.
Ama bu dediğim gibi paradoks. Tanrının ve kaderin olmayışından başka çözümü yok.
Ben tesadüfe inanmam. Ama allaha da inanmam. Tesadüfe determinist olduğum için inanmam. Allaha inandığım için değil. Yani tesadüfün olmayışı allahın kaderinden değil. Nedensellikten, yani determinist ilkeden kaynaklanıyor.
Nedensellik, gerekircilik, belirlenimcilik. Bunlar determinizmin üç ana ilkesidir. Kaderle uzaktan yakından alakası yoktur. Determinizm tanrının ve tabii kaderin de olmayışı demektir.