Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Bilim > Fizik > Klasik Mekanik

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #71  
Alt 19-09-2024, 16:02
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.669

Onur Üyeliği 

Standart

Yazdıkların yine ilgisiz, alakasız, saptırma ve çarpıtma amacı güdüyor. Zira öne sürdüğün DAVRANIŞLA ilgili...

Önce soruları yanıtla...
1. Soru; A nerede, hangi konumdadır? aynı anda onlarca konumda, yerde olması ve aslında sonsuz konumda olması da tuhaf olmadı mı?
spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Örneğin

A ve etrafında 6 adet başka özne olsun.
A, B'ye göre Kuzeyde ve 1 metre mesafede.
A, C'ye göre Güneyde ve 3 metre mesafede.
A, D'ye göre Batıda ve 10 metre mesafede.
A, E'ye göre Doğuda ve 7 metre mesafede.
A, F'ye göre Kuzeybatıda ve 30 metre mesafede.
A, G'ye göre Kuzeyde ve 100 metre mesafede.

Şimdi A nerededir, konumu nedir (oysa GÖRELİ, GÖRECELİDİR->Görelilik!)? peki 6 referans noktası değil, dünyadaki ve Güneş sistemindeki tüm parçaları esas alsak ne olurdu?
2. Soru; Uzay nerededir, hangi yöndedir, konumu neresidir?
3. Soru; Diyelim ki, A'dan başka hiç bir şey yok ise, A nerede, hangi konumda olurdu?
ben soru soruyorum, bir şey demiyorum, sadece soruyorum, cevaplayamayacaksan neden saçma sapan lafazanlık ediyor, saçma sorularda ısrar ediyor, yazıyorsun?

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #72  
Alt 19-09-2024, 21:56
dine mine ne dine mine ne isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
Standart

Eğer sadece "A" varsa, "A" = form yapısıyla bütünü kapsar; bu nedenle "konumlanma" terimi onun için anlamını yitirir. Kendisi ama sonsuz değildir çünkü sonsuzluk biçimsizdir.
Alıntı ile Cevapla
  #73  
Alt 20-09-2024, 00:11
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.669

Onur Üyeliği 

Standart

dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Eğer sadece "A" varsa, "A" = form yapısıyla bütünü kapsar; bu nedenle "konumlanma" terimi onun için anlamını yitirir. Kendisi ama sonsuz değildir çünkü sonsuzluk biçimsizdir.
Tamam, madem kavramları tersinden işleteceğiz-ki konum dediğimiz şeylerin -form-yapı, varlığın biçimlerinin- birbirine kıyasıyla ilgili anlam kazanmasına rağmen, konudaki iddiana dayanarak-, sıradan gidelim,

1.) Uzay sınırlı mıdır? Ne ile sınırlıdır? Nasıl sınırlıdır, sınırlayan nedir, sınırlayan da sınırlı mıdır, sınırlayanı sınırlayan da sınırlı mıdır .............. +n sınırlayanı, sınırlayanın, sınırlayanı ....+n sınırlı mıdır?

2.) Eğer sınırlayanlarla sınırlı ise, bütün sınırlayanları baz aldığımızda uzayın bir konumu var mıdır, varsa neresidir, neye göre kriter alınıp, nasıl belirlenebilir?

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #74  
Alt 20-09-2024, 01:20
dine mine ne dine mine ne isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
Standart

1. Uzay/Zaman Sınırlı mıdır? Evet.

Uzay/zaman dediğimiz mekân sınırlıdır. İçinde yaşadığımız ve gözlemlediğimiz evren, belirli fiziksel yasalara ve sınırlara tabidir.

2. Ne ile Sınırlıdır?

Doğası gereği bütün varlıkları her yandan kavrayan, içi dışı olmayan sonsuz bir sanal uzay boşluğu ile sınırlıdır. Bu, evrenimizin dışında, bizim fiziksel yasalarımızın ve kavramlarımızın geçerli olmadığı, içi ve dışı tanımlanamayan sonsuz bir boşluk anlamına gelir.

Bizim evrenimiz, uzay/zaman dokusuyla sınırlıdır. Evrenimizin bir başlangıcı (Big Bang) ve muhtemelen bir sonu olacağıma inaniyoruz. Ancak bu evrenin dışında, bizim bildiğimiz fiziksel kavramların ötesinde, içi ve dışı olmayan sanal bir sonsuzluk (dialektiğe göre de) mevcut olmalı.

Dolayisiyla, konum ve mekân kavramları bizim sınırlı uzay/zaman evrenimiz içinde anlamlıdır. Ancak, evrenimizin dışındaki sonsuz ve içi dışı olmayan sanal boşlukta, konum kavramı anlamsız hale gelir çünkü referans noktaları ve fiziksel yasalar geçerli değildir. Bu sonsuz boşluk, ne bir "iç" ne de bir "dış" kavramına sahiptir. Bu nedenle, sınırlarıni tanımlamak veya konumlar belirlemek mümkün değildir. Bu sonsuzluk, evrenimizi her yönden kavrar sınırlar ancak etkileşime girmez.
Alıntı ile Cevapla
  #75  
Alt 20-09-2024, 02:20
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.669

Onur Üyeliği 

Standart

dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
1. Uzay/Zaman Sınırlı mıdır? Evet.

Uzay/zaman dediğimiz mekân sınırlıdır. İçinde yaşadığımız ve gözlemlediğimiz evren, belirli fiziksel yasalara ve sınırlara tabidir.
Uzaya mekan demek başlı başına yanlış, işte kavramları ya bilmiyor, ya da doğrusunu söylediğimde dahi bilinçli olarak çarpıtıyorsun, mekan konusuna değinmiştim tekrar etmeyeceğim. Allah ne verdiyse döşeyim, kalabalk edeyim, birbirine boca edeyim ki, durumum açığa çıkmasın derdindesin, elma, armut, bakır, bronz döşüyorsun. Evren başka, varlık-yokluk kavramı başka, uzay başka, mekan(lokaldir) başka zeminli, temelli kavramlar. Neyse, devam edelim.
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
2. Ne ile Sınırlıdır?
Doğası gereği bütün varlıkları her yandan kavrayan, içi dışı olmayan sonsuz bir sanal uzay boşluğu ile sınırlıdır. Bu, evrenimizin dışında, bizim fiziksel yasalarımızın ve kavramlarımızın geçerli olmadığı, içi ve dışı tanımlanamayan sonsuz bir boşluk anlamına gelir.
Sonsuz boşluk mu? Hem de içi, dışı olmayan (ne oldu içi yok, dışı yok -genelin içi, dışı yok, form-yapıların ise hem yapıları hem de birbirlerine nazaran var!) dediğim noktaya geldin mi? Geldin, bir eksiğin var salt boşluk lafzın, bu ise bir üfürük!
Tabi illa önüne anlamını bilmediğin bir kelime yerleştireceksin, "sanal!!! metafizik" gibi. Çık o kelimeyi, elde kalan ne? İşte Uzay ile kastımız o, biz salt dolu, salt boş demiyoruz, dolu varlık, boşluk yokluk olarak atfediyoruz ve varlık-yokluk birlikte, bir bütün, teizmden roketlenip keyfine göre davranıyorsun...

Hala daha konum nedir öğrenemedin, hala daha anlamak istemiyorsun, anlama derdin olsa nerede, nasıl ve neden yanlış yaptığını, nasıl yanlış düşündüğünü defalarca izah ettim.

Sonraki yazdıkların yine kavramları çarpıtmışsın, ben asıl soruy sorayım,oysa sen kendine sormalıydın...
Şunu söyledin.
1. Uzay/Zaman Sınırlı mıdır? Evet.
Bunu da söyledin.
Doğası gereği bütün varlıkları her yandan kavrayan, içi dışı olmayan sonsuz bir sanal uzay boşluğu ile sınırlıdır. (? farazi bir boşlukla sınır tayini diyelim, peki!)

Oysa sen öncesinde, bu durumda -eğer sonsuz, sınırsız sözkonusu olursa, uzayın da var olmayacağını, çünkü öncesinde bir konumu olması gerektiğini, ama sonsuzlukta(oysa sonsuzlukta herhangilerden sonsuz nokta da düşünebilirsin, konum sonra anlam kazanır) bunun mümkün olmadığını(çüş!), bu sebeple bir konumu olmayacağını da söylemiştin. Her ne kadar SANAL kelimesini, üfürüğünü süslemek,çapsızlığın üstünü örtmek için yerleştirmişsen de, yine de senin sorunu sorayım;

Madem sana göre uzayın bir konumu var ve sana göre konum her şeyden önce gelir, sonsuz, içi, dışı boş olan sanal uzayda, uzayı nasıl konumladın? Buyur soru açık, lütfen evren(kime göre, neye göre? varlık başka, evren başka, uzay başka mekan başka), mekan gibi, ilgisiz kalabalık yapmadan cevapla, soru çok açık.

Sonsuz, içi, dışı olmayan sanal uzayda, hem bu sonsuz "sanal uzayı" hem de uzayı nasıl konumladın? Şimdi senin iddia ettiğin sınırlı uzay nerede? hangi konumdadır? El cevap...

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #76  
Alt 20-09-2024, 13:14
dine mine ne dine mine ne isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sonsuz, içi, dışı olmayan sanal uzayda, hem bu sonsuz "sanal uzayı" hem de uzayı nasıl konumladın? Şimdi senin iddia ettiğin sınırlı uzay nerede? hangi konumdadır? El cevap...


Evrenin konumu nedir? Böyle bir sorunun ardında yatan varsayımı hiç sorguladın mı? Evrenin bir konumu olabilir mi? Düşün, evren bir yerden mi türemiştir? Hayır, aksine, evren dediğimiz şey, konumlanmanın temelini oluşturan yegâne varlıktır. Mekân ve zaman dışında bir yer aramak ne kadar mantıklıdır?

Evrenin kendisi mekânın ve zamanın kaynağı iken, ona bir dış referans noktası atfetmek, onu sınırlandırabilecek bir dış unsurun varlığını varsaymak, gerçeği ne kadar yansıtabilir?
Bir an durup düşün, evrenin nerede olduğunu sormak, onun dışında bir yer olduğunu öne sürmek değil midir? Peki, bu mantıksal olarak tutarlı olabilir mi? Evren, tüm mekânsal ve zamansal çerçevelerin temelini teşkil ederken, kendisini konumla sorgulamak ne kadar akla yatkındır? Evreni sınırlandırabilecek bir "dış" unsur varmış gibi düşünmek, evrenin doğasını anlamaktan seni ne kadar uzaklaştırır? O halde, evrenin konumunu sormak, yanlış bir varsayımın peşine düşmek değil midir?


Şu soruyu da düşün: Rüyalarında bir mekânda hareket ederken, konumlanabiliyormusun?. Hareketin anlamı var mı? Hayır. Peki, neden içi dışı olmayan bir uzayda konum kavramının geçerliligini kabul etmekte zorlanıyorsun? O halde, A'nın nerede olduğunu sormak, anlamsız değil midir?

Evrenin konumu nerede?" diye sormak, aslında konum kavramının özünü gözden kaçırmaktır. Konum dediğimiz şey, bir referans çerçevesi veya gözlemci olmadan nasıl var olabilir? Ancak işin ilginç yanı, evren dediğimiz bu muazzam yapı, tüm bu referans çerçeveleriyle birlikte var olur ve onlarla bütünleşik bir sistem oluşturur. Yani, evrenin "nerede" olduğunu tanımlamak için dışarıdan bir gözlemciye ihtiyaç vardır, peki evrenin dışında forma dair gözlemci var mıdır? Elbette hayır. O halde, evrenin konumunu dışarıdan düşünmek mümkün müdür? Kesinlikle değil; evren, kendi içindeki mekân ve zamanın temelidir, ve bu temel üzerine konumlanmış bir yapıdır.

Sonsuz bir potansiyelde bir "varma" ya da "olma" durumundan bahsediyorsak, bu klasik anlamda bir konumlanma olabilir mi? Sonsuzluk, her an gerçekleşme ihtimali taşıyan sınırsız bir potansiyel olarak düşünüldüğünde, bu potansiyelin mekânsız, yani sanal olmasıyla mümkündür. Bu durumda, bir "varma" durumu, klasik anlamda bir konumlanmayı ifade eder mi? Tabii ki hayır. Konumlanma, belirli bir yerde sabit bir noktaya yerleşmeyi gerektirir; oysa sonsuz potansiyel, sürekli bir evrim, bir genişleme veya değişim halindedir.

Öyleyse sonuç nedir? Zaman ve mekânın konumlanması mı gerekiyor? Hayır! Zaman ve mekân, tüm varlıkların temelini oluşturan, kendi başına var olan bir potansiyeldir. Sonsuzluk içinde bir "varma" ya da "olma" durumu, bir noktaya ulaşmasini değil, sürekli bir süreçte bulunmasini ifade eder. Bu yüzden, zaman ve mekânın nerede olduğunu sormak yerine, onun varlığını ve işlevini anlamak, asıl meselenin ta kendisidir.
Alıntı ile Cevapla
  #77  
Alt 20-09-2024, 15:30
Singularity Singularity isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Bulunduğu yer: Ying Evreninin Tek Yang Bilgini
Mesajlar: 930
Standart

Enerjinin maddeye dönüşüp dönüşemeyeceği konusunda sahip olduğum düşünce, bu dönüşümün mümkün olmadığı yönündedir. Dünyamızın bir simülasyon olduğu fikrine dayanarak, enerji, bir bilgisayarın çalışmasını sürdüren elektrik gibi, sistemin canlı kalmasını sağlayan bir güç kaynağıdır.

Madde, bilinen atom dizilişine sahip elementlerden oluşmaktadır; her bir elementin kimyası ve yapısı belirli ve sabittir. Örneğin, altın atomu daima altın atomudur ve karbon atomu daima karbondur. Kimyasal reaksiyonlarda, giren ve çıkan madde miktarının daima eşit olduğunu biliyoruz. Bu durum, enerjinin maddeye dönüşemeyeceğini desteklemektedir.

Bu bağlamda, bazı iddiaların ve sözde bilimsel çalışmalara dayanan görüşlerin, bu temel prensiplere karşıtlık taşıdığına inanıyorum. Enerji ve maddenin ayrı varlıklar olarak kaldığı gerektiği fikrinin daha mantıklı ve tutarlı olduğuna inanıyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #78  
Alt 20-09-2024, 20:46
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.669

Onur Üyeliği 

Standart

dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Evrenin konumu nedir? Böyle bir sorunun ardında yatan varsayımı hiç sorguladın mı? Evrenin bir konumu olabilir mi? Düşün, evren bir yerden mi türemiştir? Hayır, aksine, evren dediğimiz şey, konumlanmanın temelini oluşturan yegâne varlıktır. Mekân ve zaman dışında bir yer aramak ne kadar mantıklıdır?
Bu konuya -zaten söylediğin ifadelerini kullandığım -ki elbette mekan değil uzay dedim!- ifademe- saçma sapan biçimde uzayın(mekan değil, uzay), varlığın konumu olduğunu, uzayın sınırsız olmadığı, konumu olması gerektiği, uzay sınrısız, sonsuz olursa varlığın olamayacağını(sanki uzay+varlık bir oluşmuş gibi), uzayın illa bir sınırı, konumu olması gerektiği, şartı vb. gibi absürt laflarla, garip bir edebiyatla itiraz etmedin mi?

Soruma da yine edebiyat dizmilsin, dizme dedim! Evet veya hayır kıvamında sorular, ama gördün ki, evet dersen şu ana kadar yaptığın saçmalıkalrın güme gidecekti, bukalemun gibi şekil değiştirdin, psikolojik soruların olduğunu düşünüyorum-evet itiraz etmiştim, amahatalı düşünmüşüm diyemiyorsun.

Sorduğun saçma sapan sorulardan örnek..
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Peki, bu uzay mekân kavramları mutlak mı?
Mekan değil, UZAY! İkisi farklı şeyler ve zaman da maddeye BAĞLI! E? Uzay ne mutlaktır ne de değil, ne vardır ne de yoktur, ne içi vardır ne de dışı - sonsuzdur, bu kavramların muhatabı değil, bu kavramların muhataplığı form-yapılar nezdinde, zemininde anlam kazanır... 1 şeyin konumu, o şeyin varlığına bağlıdır, varlığı konuma değil. Bu ifadelerime boyuna alakasız üfürükler dizdin.

Trol izahlarımı, ifadelerimi alıp bana söylemişsin, yalnız kelimeleri değiştirerek, ben uzay demişim, sen mekana çevirmişin ki, genel olarak anlamı değiştimese de, "mekan" ifaden yine hatalı, mekan değil, uzay.
Neye itiraz ettiğini de, ne söylediğini de bilmiyorsun, baştan beridir itiraz ettiğin şey benim uzayın sınırsız -dolayısıyla sonsuz- olduğunu, bu bağlamda da uzay nerededir, hangi yöndedir gibi soruların muhatabı olmadığını söylemiş olmam, gelinen noktada ise evren, sınırsız evren, konumun temeli(kaynağı), hatta resmen mutlak mekan demeye başladın.
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
İçi dışı olmayan bir uzay dediğin şey, aslında hiçbir fiziksel mekân tanımı içermediği için, konumlar ve referans noktaları da tanımlanamaz. Yani, içi dışı olmayan bir uzayda A, B, C gibi noktalar arasında bir mesafe, bir derinlik, ya da yön tayin etmek imkânsızdır.
Çüş!
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Evrenin konumu nedir? Böyle bir sorunun ardında yatan varsayımı hiç sorguladın mı?
...
Evrenin kendisi mekânın ve zamanın kaynağı iken, ona bir dış referans noktası atfetmek, onu sınırlandırabilecek bir dış unsurun varlığını varsaymak, gerçeği ne kadar yansıtabilir?
Neyse arzu eden geriye doğru giderek, nasıl da saçmaladığını görebilir. mesele o değil, bukalemun olman, kişiselleştirmen, psikolojik sorunlar...

Son mekan değil-> UZAY, evren değil(yanlış anlaşılır) varlık-yokluk bütünü demelisin, uzay, mekan değildir, mekan uzayda from-yapılara nazaran* sınırlayıp, sınır dahilinde olmak mefhumundan, gayr-ı resmi verdiğimiz isimdir.

* Form-yapılara nazaran derken, yapıların biçimi, yapısı, maddi hatta manevi bütün özlelikler, ilişkiler dahildir, özlelikle yazmam gerekmiyor.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu

Konu spartacus tarafından (20-09-2024 Saat 21:56 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #79  
Alt 20-09-2024, 21:26
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.669

Onur Üyeliği 

Standart

LEVH´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Enerjinin maddeye dönüşüp dönüşemeyeceği konusunda sahip olduğum düşünce, bu dönüşümün mümkün olmadığı yönündedir. Dünyamızın bir simülasyon olduğu fikrine dayanarak, enerji, bir bilgisayarın çalışmasını sürdüren elektrik gibi, sistemin canlı kalmasını sağlayan bir güç kaynağıdır.
Sevgili LEVH
Enerji bir cismin, sistemin İŞ kapasitesine denir, aslında ortam boş değildir, yani salt boşluk yok, madde ve madde yüküyle dolu, dolayısıyla herhangi bir cismin hareketi, ortamı etkiler, etki-tepki yayılımı -birbirini etkileme- dalgalanmalara yol açar, bu maddi etkimelere, tepkimelere, basınç vb. değişimlerine vb. yol açar, dolayısıyla kaçınılmaz olarak açığa İŞ çıkar. Peki iş "ne kadardır" veya ne kadar olabilir? Örneğin A, B'ye ne kadar(?) etki edebilir, B ne kadar(?) tepki verebilir diye sorarsak, işte enerji ifadesi orada anlam kazanıyor, bu "ne kadar iş" sorusunun da kapasite bazlı(enerji) cevabıdır.

Kelimenin tam anlamıyla enerji, maddeye dönüşmez, ilgili formülde adı geçen "m" madde değil "kütledir". Yani "ne kadar madde, o kadar enerji", "ne kadar madde, o kadar kapasite(iş kapasitesi)".

Her şey' maddendir, öylese muhtevaca maddedir. Madde genel bir ifadedir, bu zemini toprak ve diğer zemini topraktan oluşan şeyler, örneğin cisimler(anlamlı kılan form-yapılar, yani görece, biçimce malzemenin açığa çıkarttığı farklı biçim, yapılar) gibi düşünmeliyiz. Madde dediğimiz ise tüm cisimlerin muhtevası, şu ya da bu cismin biçimi, ebadına indirgenemez, anlaşılması namına ana grup diyebiliriz. Form yapılar, cisimler, moleküler yapılar, ne varsa, tümü de bu guruba dahildir, dışında var olamaz, dışında anlam taşımazlar. örneğin elma da, armut da topraktandır deriz, ama toprak=elma ise topraktır, değilse toprak değildir diyemez ve toprak "elma veya elma gibi olandır" gibi bir kriter kuramayız.

Şu ya da buna has kriterlerimizin etken olmadığı veya anlam içermediği zeminlerde, kavramlarımız yetmediği için bizler atıflarda bulunuruz, bazen mecbur kalırız. Bu anlamda maddeyi, bir taşa veya elma veya armut .....+ veya nane, su, gaz, katı, sıvı ....+ veya yumuşak, sert veya ......+ iyi, kötü, sıcak, soğuk veya ........+ üçgen, daire, kare, dikdörtgen, yamuk veya ......+ ..... form-yapılarca anlam kazanan FARKLI ve çeşitli biçimlerden herhangi veya bir kaçına indirgeme şansımız olmadığı için, kavrayış sağlama namına, maddeyi, temelde enerji gibi düşünebiliriz denmiş, bu bir metafordur, tanım, işaret amacı gütmez. Örneğin 3 oksijen atomu, ozon'u oluşturur, bu halde oksijen atomunu, ozonun özelliklerine bağlı tanımlayamaz veya ozonun özelliklerine bağlı kılamayız. ya da ozon var olduğu için oksijen oluşur veya okisjenin varlığı ozona bağlıdır diyemeyiz, gerçek tam tersidir, 3 oksijen atomu ozonu, 2 hidrojen 1 oksijen atomu su'yu meydana getirir, küçük form-yapıların, daha büyük form-yapıları(moleküler) oluşturması, açığa çıkartması. Günümüzde bir çok konuda yapılan genel, temel hata budur, anneyi, bebeğin doğrumasını sağlamak gibi. Bu hatalar, zaman, mekan, enerji vb. konularda da ısrarla yapılır, maddenin zamana bağlı olduğu, şeylerin zaman bağlı olduğu iddia edilir, oysa yine gerçek tam tersidir, zaman maddeye ve elbette form-yapıların ilişki, hareket, değişimlerine bağlı soyutlanır. Enerji de maddi etki-tepkilerin oluşturduğu sonuçlar(hareket, değişimler, dönüşümler) bakımından (iş), kapasite bazlı anlam kazanır.)

İşin özü; zaman, mekan, enerji, maddeden ayrı ve bağımsız düşünülemez, hem doğası gereği hem de akıl-mantık gereği....

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu

Konu spartacus tarafından (21-09-2024 Saat 02:25 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #80  
Alt 21-09-2024, 13:08
dine mine ne dine mine ne isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
Standart

Eğer gerçekten sonsuzluğun bir "mekân" olduğunu savunuyorsan, bu mekânın kuantum dolanıklığı ve elektron sıçraması gibi fenomenleri nasıl açıkladığını ortaya koyman gerekir. Kuantum dolanıklığı, birbirinden uzak parçacıkların anında etkileşime girdiğini gösteriyor. Öyleyse, mekânın bu parçacıkların aynı anda bağlantıda kalmasını nasıl sağladığını açıkla.

Bu yeterli gelmediyse, elektron sıçramasını düşün. Elektronlar bir enerji seviyesinden diğerine geçerken anında yer değiştirir. Bu geçiş sırasında klasik mekân kavramını tamamen göz ardı ederler. Peki, sonsuz mekân bu ani ve yerel olmayan geçişleri nasıl açıklar?

Unutma, kuantum dolanıklığı ve elektron sıçramaları, mekânın düşündüğünden çok farklı olduğunu gösteriyor. Eğer sonsuz bir mekândan söz ediyorsan, bu anlık ve yerel olmayan etkileşimleri açıklayabilmen gerekir. Oysa bu fenomenler klasik mekân anlayışını altüst eder. Sonsuzluk gerçekten bir mekânsa, bu karmaşık kuantum olaylarını nasıl açıklayacağını merak ediyorum.

Açıklaması yoksa, burada bir şeyler eksik demektir, değil mi? Sonsuz bir mekân kavramıyla bu gerçekleri göz ardı edemezsin. Sonsuzluğun bir mekân olduğunu iddia ediyorsan, bu soruları tatmin edici şekilde cevapla.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:16 .