Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Bilim > Fizik > Klasik Mekanik

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #81  
Alt 21-09-2024, 16:29
Yıldıztozu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yıldıztozu Yıldıztozu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Sep 2014
Mesajlar: 4.348
Standart

Tanım yapıldığında sınır koymuş olunur. Doğa bize enerji şudur, madde şudur demiyor. Biz kendimiz sınırlama/sınıflama getirip tanım uyduruyoruz.
Masa kediye dönüşür mü? dolaylı yoldan evet dönüşür.
Evrendeki herhangi bir şey diğer şeylere dönüşmek zorunda.
Alıntı ile Cevapla
  #82  
Alt 21-09-2024, 18:59
dine mine ne dine mine ne isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
Standart

Dalga desenlerini tanımlayabilmemizin temel nedeni, bu desenlerin belirli sınırları ve yapısal özellikleri olan fiziksel varlıklara dayanmasıdır. Evreni tanımlama çabamız, keyfi bir süreç değil, gözlemlerimiz ve ölçümlerimiz tarafından belirlenen bir zorunluluktur. Bilimsel yöntem, evrenin doğasını anlamak ve açıklamak amacıyla yapılan tüm ölçümleri kapsayan bir modelin geliştirilmesini zorunlu kılar. Kozmik mikrodalga arka plan radyasyonu (CMB), evrenin yaklaşık 380.000 yıllık geçmişine kadar uzanan bir bilgi kaynağıdır ve bu nedenle gözlemlenebilir bir fenomen olarak kabul edilir. Bu arka plan radyasyonu, evrenin erken evrelerine dair önemli veriler sunar.

Eğer ışık daha önce yayılmış olsaydı, Büyük Patlama'nın kendisini gözlemleyebilirdik. Dolayısıyla, evreni bu verilere dayanarak tanımladığımızda, bu tanımın mantıksal olarak evrenin sonlu bir yapıya sahip olması gerektiği sonucunu ortaya çıkardığını görürüz. Bu bağlamda tanımlama süreci, evrenin sınırlı bir yapıya sahip olduğu düşüncesine götürmektedir.
Alıntı ile Cevapla
  #83  
Alt 21-09-2024, 22:31
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.669

Onur Üyeliği 

Standart

dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Eğer gerçekten sonsuzluğun bir "mekân" olduğunu savunuyorsan, bu mekânın kuantum dolanıklığı ve elektron sıçraması gibi fenomenleri nasıl açıkladığını ortaya koyman gerekir. Kuantum dolanıklığı, birbirinden uzak parçacıkların anında etkileşime girdiğini gösteriyor. Öyleyse, mekânın bu parçacıkların aynı anda bağlantıda kalmasını nasıl sağladığını açıkla.
Örneklerin konuyu dağıtmak için, alakası yok, daha önce belirttim, ortam BOŞ DEĞİL, madde yük-l-ü! [/B]
Varlığın tartıya çıkarak ölçtüğün kilona mı bağlı, yoksa kilo varlığına mı?

Yazılarımı okumamış, kafana göre trollemeye devam etmişsin, son yazdığın yazı, trollük ve saçma ve kendinle çelişmişsin. Önceki yazında, ilk paragrafın mekan yerine uzayı kullandığımızda ve arada dile getirdiğin KAYNAĞI mefhumunı düşündüğümüzde ve saçmaladığın mekan, zaman yerine uzay, varlık-yokluğu koyduğumuzda anlamlı oluyor, doğru soruları sorarken (o yazında), yanlış kullandığın kavramları düzeltmiş, olması gerekenleri "uzay, varlık, madde" yerli, yerine yerleştirmiştim. Ne yazık ki, kavramları, tanımları ne de neyin neye göre tanımlanıp, anlam kazandığını bilmiyorsun, işine gelmiyor(yoksa doğrusu, 50 kez izah edildi).
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Zaman ve mekânın konumlanması mı gerekiyor? Hayır! Zaman ve mekân, tüm varlıkların temelini oluşturan, kendi başına var olan bir potansiyeldir. Sonsuzluk içinde bir "varma" ya da "olma" durumu, bir noktaya ulaşmasini değil, sürekli bir süreçte bulunmasini ifade eder. Bu yüzden, zaman ve mekânın nerede olduğunu sormak yerine, onun varlığını ve işlevini anlamak, asıl meselenin ta kendisidir.
Cisimlerin hareket, değişim, etki-tepki vb. özellik, esaslara bakarak, zaman ve mekan gibi, maddeye bağlı soyutlayıp, sınırladığımız kavramları, uzayın, fiziğin ötesine(farazi) iteleyip, garip, guraba bir alem uydurup, masal yazamayız. O sözünü düzeltirsek; "Uzay ve varlık(madde)-yokluk, konumlanması mı gerekiyor? Hayır! Uzay ve madde, tüm varlıkların temelini oluşturan, var olmayan(yani ne var, ne de yok, bu kavramlara muhatap değil, salt gerçek. var, yok iddiası özeneye ait), ortada gerçekliktir, fiziktir." Bu kadar basit.
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sonsuzluğun bir mekân olduğunu iddia ediyorsan, bu soruları tatmin edici şekilde cevapla.
Sonsuz olan mekan değil, mekan sınırlıdır, sonsuz değil sınırsız kavramını daha doğru buluyoruz ve sınırsız olan UZAYDIR, mekan ise çeşitli kriterler esas alınarak yapılan sınırlamaya dayanıri gayr-ı resmidir, aslında ve gerçekte o sınırlar yoktur.

Kapağını kapattığın bir kavanoz(form, yapı, maddi biçim) içindeki bakteri için mekan olabilir, ama senin için değil. Açıyı genişletelim Güneş, galaksi, galaksiler, gözlerini gök yüzüne çevirdiğinde görebileceğin en geniş ufukları baz aldığımızda peki?! neyi neye göre mekanlayıp, konumadın? Önce bunu anlat.

Nasıl ki bu göreliği, mutlak hale getiremezsek, göreli kavramlar üzerinden mutlak noktalar belirlemeye kalkmak, amuda kalkıp, "ben deveyim" diye bağırmaktan daha saçmadır, boştur. Kavramları, ölçü birimlerini, neye göre hayat, anlam kazandıklarını bilmeden, her yazında hamsiyi kavağa çıkartıp, bütün kuşların yuvasını balıklar yapar tarzında, saçma sapan lafızları öne sürüyorsun.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #84  
Alt 23-09-2024, 13:32
Singularity Singularity isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Bulunduğu yer: Ying Evreninin Tek Yang Bilgini
Mesajlar: 930
Standart

Sevgili Spartacus,

Yorumun için teşekkür ederim. Enerji ve madde arasındaki ilişkiyi detaylandırman, konuyu derinleştirmek açısından faydalı. Ancak, benim perspektifim bu dönüşümün mümkün olmadığı yönünde. Enerjinin maddeye dönüşümünü reddetmemin birkaç nedeni var.

Öncelikle, enerji ve maddenin ayrı varlıklar olduğuna inanıyorum. Enerji, bir sistemin iş kapasitesini tanımlasa da, bu onun maddeye dönüşebileceği anlamına gelmez. Maddenin belirli bir kimyası ve yapısı vardır; her bir atom, kendine özgü özelliklere sahiptir. Bu nedenle, madde ve enerji arasında doğrudan bir dönüşüm olduğunu düşünmüyorum.

Ayrıca, kimyasal reaksiyonlarda kütlenin korunumu ilkesi, enerji ve maddenin ayrı kalması gerektiğini destekliyor. Enerji, bir sistemin işleyişini sağlasa da, maddenin varlığına ve kimyasal yapısına etki etse de, maddeyi oluşturacak şekilde dönüşmemektedir.

Zaman ve mekanın maddeye bağlı olduğu fikrinde hemfikirim, fakat enerjinin maddeye dönüşümünü düşünmek, bu temel prensiplerle çelişiyor. Enerji, bir sistemin dinamiklerini etkileyen bir güç kaynağı olarak kalmalı.

Sonuç olarak, benim düşüncem, enerji ve maddenin ayrı ve bağımsız varlıklar olduğu yönünde. Bu konudaki farklı görüşlerin önemli olduğunu düşünüyorum, ancak ben bu iki kavramın dönüşümü noktasında katılmıyorum.

Saygılarımla.
Alıntı ile Cevapla
  #85  
Alt 23-09-2024, 15:58
dine mine ne dine mine ne isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sonsuz olan mekan değil, mekan sınırlıdır, sonsuz değil sınırsız kavramını daha doğru buluyoruz ve sınırsız olan UZAYDIR, mekan ise çeşitli kriterler esas alınarak yapılan sınırlamaya dayanıri gayr-ı resmidir, aslında ve gerçekte o sınırlar yoktur.
İyi güzelde sen maddenin sonsuz olduğunu iddia ediyor gibsin, bu nedenle bu görüşün bazı temel fizik yasalarıyla çelişiyor diyorum. Düşünsene, ışık hızı, sonsuz miktarda madde ve enerjiyi taşıyamaz; mekân bunu kaldıramaz. Bu durum, doğa yasalarına aykırıdır.
Sınır kavramı, bazı kuralları kabul etmekten kaynaklanır. Bu nedenle, maddenin sonsuz olduğunu düşünmen, evrenin yapısını ve kurallarını anlamayadığını gösterir.
Alıntı ile Cevapla
  #86  
Alt 23-09-2024, 16:09
dine mine ne dine mine ne isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
Standart

Enerji maddeye dönüşür mü? Tıpkı madde canlıya dönüşür mü sorusu gibi.
Alıntı ile Cevapla
  #87  
Alt 23-09-2024, 23:44
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.669

Onur Üyeliği 

Standart

dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Enerji maddeye dönüşür mü? Tıpkı madde canlıya dönüşür mü sorusu gibi.
Geri zekalı argüman! Temelde canlı da, cansız da maddedir. Organik(örgütlü), inorganik(örgütsüz). Enerji ise bir cismin, sistemin iş KAPASİTESİDİR, yani enerji de maddeye bağlı ve herhangi bir form-yapı veya bunlar arasında ilişkiye bağlı sistemler de, madde miktarı, yoğunluğu ne kadar fazla ise(kütle), iş(etki-tepki, etkileşimle anlam kazanan) "iş kapasitesi(enerji)" de o denli yüksek olur, kütle ne kadar göreceli ve değişkenlik arzederse iş kapasitesi(enerji) de o denli değişken olur. Tabi etki kadar tepki de önemli, elektrik akımı ve plastik gibi, maddenin, maddi formların etkileşimi(iş'in temeli)...
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
İyi güzelde sen maddenin sonsuz olduğunu iddia ediyor gibsin, bu nedenle bu görüşün bazı temel fizik yasalarıyla çelişiyor diyorum. Düşünsene, ışık hızı, sonsuz miktarda madde ve enerjiyi taşıyamaz; mekân bunu kaldıramaz. Bu durum, doğa yasalarına aykırıdır.
Sınır kavramı, bazı kuralları kabul etmekten kaynaklanır. Bu nedenle, maddenin sonsuz olduğunu düşünmen, evrenin yapısını ve kurallarını anlamayadığını gösterir.
Yine başa sardık, aynı şeyleri 50 kere yaz, nerede hata yaptığın 50 kere anlatıldı, kavramları çarpıtıyorsun(!)!!! Her çarpıtman, saptırman, cevabın ALAKASIZ! Işık hızı ve maddeyi taşıma görevi, yine anlamını bilmediği mekan lafzı vb. bilmeyen insanla yazışmak -kieğer kişi dürüst, amacı üzüm yemekse kolay ve yarralı, ama tek derdi, konuları saptırmak, çarpıtmak, üstüne bir de geri zekalı bir kara cahille uğraşmak çok zor. Işık hızının sonlu veya sonsuz miktarda madde taşıması gerektiğini nerenden çıkarttın? Bu tür çıkarımlar sağlıklı bir beyin mahusülü olamaz... Hız da benzer diğer kavramlar gibi, yine varlığın biçimleri, etkileşimleriyle soyutladığımız bir kavram, ÖLÇÜ birimdir ve MADDİ yapıların(form-yapılar, varlığın biçimleri, etki-tepkiler, etki yayılmı-dalga) HAREKETİNE DAYANIR. HIZ'ın maddeyi, uzayı sırtında taşımak gibi bir görevi yoktur, zaten hız da ŞEY' değil, sırtı yoktur.

ZAMAN, KONUM MADDEYE BAĞLI KAVRAMLARDIR. SONSUZLUK: Zaman kavramıdır, zaman, madde, maddi biçimlerin(form-yapılar) hareketi değişimine kıyasla soyutladığımız bir kavram, bir nevi ölçü birimidir, yani TEMEL KAYNAĞI=MADDEDİR. Mesafe ölçüsüyle SON-SONSUZLUK da, yine varlığın biçimlerine ve aralarındaki kıyasa nazaran anlam kazanır! "Varlık+yokluk" sonludur, sonsuzdur, şurada başlar, biter demek anlamsızdır. Bizim için "varlık-yokluk" bütünlüğünün ötesi yok, varlık-yokluk yoksa(!) zaman da, mesafede vb. kıyaslar da, dolayısıyla ilgili kavramlarda muhatapsız dolayısıyla yoktur, anlam taşımaz. Bizi ilgilendiren varlık-yokluk bütünlüğünün ortadalığı, öncesi, sonrası yok(bu paragrafta izah ettim), salt gerçek. Bizi bu ilgilendirir, "varlık-yokluk, fizik ötesine" dair masallar anlam taşımıyor, ötesi de yok...

Madde ne sonludur ne de sonsuz. Uzay [B]ne sınırlıdır ne de sınırsız, GERÇEKTE bu KAVRAMLARIN MUHTABI DEĞİL, BİZ ÖZNE olarak varlığın çeşitli biçimlerine dayalı kavramlar soyutluyor, ANLAYIŞ, KAVRAYIŞ SAĞLAMA ADINA uzay sınırsızdır vb. ifadelerini kullanıyoruz, GERÇEKTE İSE MADDE, UZAY sınır ve sınırsızlık, sonlu ve sonsuz gibi kavramların muhatabı değil, KAYNAĞIDIR.

Dürüst ol, konulara gerçekten öğrenmek, bir şeyler alıp vermek için dahil ol. HİÇ sulandırma, sulandırma, aşağıdaki ifadeyi anladın mı? DÜRÜST ol, alaksız şeylerle konuyu boğma, sadece ANLADIN MI? ANLAMADIN MI? Bunu söyle ve ne anladın, neden? "Hala daha uzay hangi yöndedir? uzay, madde sonsuz mu değil mi?(uzay,madde ne sonlu ne de sonsuz, o kavramlara muhatap değil, muhatap olan form-yapıalr, varlığın kendisi değil biçimleri)gibi sorular sorup alakasız şeyler öne sürmeye devam mı edeceksin?

Örneğin "uzay kuzeyde mi, güneyde mi?" gibi bir soru YÖN sorusudur(demek ki soruları sormadan önce KAVRAMLARIN ANLAMINI, KAYNAĞINI bilmen gerekir!), UZAY bu kavramın muhatabı mı? DEĞİL, ÇÜNKÜ UZAY NAMINA, "O ZEMİNDE!" bu kavramların muhataplığı, anlamı, referansı yok(uzay muhatap değil(uzay yönden bağımsız), ancak form-yapılar, varlığın biçimleri arasındaki kıyas muhatap!). Bunu 50 kez anlattım, maymun olsa anlar demiştim ya vazgeçtim, yanlış ifade etmişim, sığır olsa anlar, sen hala anlamadın.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #88  
Alt 28-09-2024, 16:30
dine mine ne dine mine ne isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Geri zekalı argüman! Temelde canlı da, cansız da maddedir. Organik(örgütlü), inorganik(örgütsüz). Enerji ise bir cismin, sistemin iş KAPASİTESİDİR, yani enerji de maddeye bağlı ve herhangi bir form-yapı veya bunlar arasında ilişkiye bağlı sistemler de, madde miktarı, yoğunluğu ne kadar fazla ise(kütle), iş(etki-tepki, etkileşimle anlam kazanan) "iş kapasitesi(enerji)" de o denli yüksek olur, kütle ne kadar göreceli ve değişkenlik arzederse iş kapasitesi(enerji) de o denli değişken olur. Tabi etki kadar tepki de önemli, elektrik akımı ve plastik gibi, maddenin, maddi formların etkileşimi(iş'in temeli)...

Maddenin deterministik bir çerçevede fiziksel yasalarla yönetildiği kabul edilir. Bu da dünyanın gelecekteki durumlarının nedensel olarak geçmiş durumlardan türetilebileceği sonucuna götürür. Buna karşılık, canlılık olgusu, geçmiş durumlara tam olarak geri götürülemeyeceği için indeterministik olarak tanımlanabilir. Bu yan yana geliş, nedenselliğin artık katı bir şekilde determinist görülmediği kuantum mekaniği ilkelerinde daha derin bir karşılık bulmuştur. Bu durum, gerçekliği karmaşıklığı içinde nasıl yeterince tanımlayabileceğimiz sorusunu gündeme getirmekte ve maddenin doğasına ilişkin mevcut bilgimizin sınırlarını ortaya koymaktadır. Bu nedenle madde ve canlılık arasındaki ayrım, özellikle özgürlük, biliş ve gerçekliğin doğası ile ilgili felsefi düşünceleri gündeme getirmektedir.

Maddenin evrenin temel yapı taşı olduğuna şüphe yoktur. Ancak, gerçekliğin daha derin ve karmaşık boyutlarını göz ardı edeceğinden, varlığı yalnızca maddi kategorilerle açıklamak dar görüşlü bir yaklaşım anlamına gelir. Kuantum fiziği, evren yasalarının klasik fiziksel teoriler kullanılarak tam olarak anlaşılamayacağını göstermiştir.


Maddi varlıkların doğası, hem moleküler hem de atom altı seviyelerde bir dereceye kadar değişme ve belirsizliğe sahiptir. Parçacıkların hem dalga hem de parçacık olarak tezahür edebilmelerinin yanı sıra davranışlarının gözlemci de dahil olmak üzere çeşitli faktörlere bağlı olması ve potansiyel olarak değişebilmesi dikkat çekicidir.

Dolayısıyla, evrenin yalnızca maddi terimlerle açıklanabileceği varsayımı tamamen doğru bir yaklaşım olamaz. Madde kuşkusuz kozmik düzende temel bir rol oynamaktadır, ancak tek başına gerçekliğin tamamını tam olarak kavrayamaz. Gerçekliğin daha kapsamlı bir şekilde anlaşılması için, maddenin ötesinde yatan süreçleri de dikkate almak mantıklıdır. Bu bağlamda, örneğin, geleneksel düşünceye göre ilk etapta maddeyi ortaya çıkaran frekanslar ve dalgalar da ilgi çekicidir. Bu sayede asıl çalışma daha iyi anlaşılabilir.
Sonuçta, madde temel, bağımsız bir yapı taşı olarak görülemez, daha ziyade frekans, dalga ve etkileşimlerle tanımlanan karmaşık, altta yatan süreçlerin bir sonucudur
---

Dolayısıyla gerçekliğin daha kapsamlı bir şekilde anlaşılması, salt maddenin ötesine geçen bu temel süreçlerin dikkate alınmasını gerektirmektedir. Alanlar ve dalgalar, özelliklerini ve etkileşimlerini belirleyen frekanslarla karakterize edilir ve bu frekansların kendileri de maddi olmayan bir doğaya sahiptir. Bu da maddenin doğası ve gerçekliğin temel yapı taşları hakkında derin sorulara yol açmaktadır. Özetlemek gerekirse, modern fizik gerçekliğin maddi ve maddi olmayan süreçlerin karmaşık bir karışımı olduğunu göstermektedir. Maddenin ötesinde yatan frekanslar ve dalgalar, maddenin ortaya çıkmasını sağlayan temel süreçlerdir ve bu süreçler, gerçekliğin özünü anlamamız için kritik öneme sahiptir. Bu anlayış, gerçekliğin çok katmanlı ve dinamik bir yapı olduğunu, yalnızca maddi bileşenlerin değil, aynı zamanda bu maddeleri şekillendiren enerjik ve bilgi temelli süreçlerin de varlığını kabul etmemiz gerektiğini göstermektedir.
Fiziksel gerçekliğin frekans ve dalgalar alanına dayandığını bilmeliyiz. Bu, maddenin ötesinde gerçekleşen temel süreçlerin anlaşılmasını gerektirir. Madde, frekans ve dalgaların bir ürünüdür. Maddi olmayan süreçleri de maddi tanımlamak yanlistir. olasılık dalgalarından oluştuğunu biliyoruz bu bakış açısı modern fizik teorileriyle uyumlu bir şekilde ele alınabilir. Etki-tepki, madde arası doğrudan etkileşimler olarak düşünülse de, daha derin bir seviyede bu etkileşimler, maddelerin birbirine "dokunmasından" öte, frekansların ve dalga formlarının bir ürünüdür.
Kuantum mekaniğinde, temel parçacıklar ve kuvvetler, dalga fonksiyonları veya frekanslarla tanımlanır. Bu dalga fonksiyonları, parçacıkların olasılık dağılımlarını belirler ve bu dağılımlar, parçacıklar arasındaki etkileşimlerin temelini oluşturur. Yani, bir parçacığın başka bir parçacıkla etkileşime girmesi, aslında bu dalga fonksiyonlarının veya frekansların kesişmesi ve birbirini etkilemesidir.
Bu bağlamda, etki ve tepki, klasik anlamda fiziksel temas veya dokunma yoluyla değil, dalga formları ve frekansların etkileşimi yoluyla gerçekleşir. İki nesne arasındaki etkileşim, bu nesnelerin altında yatan frekanslar, titreşimler veya dalga formları aracılığıyla gerçekleşir. Bu da bize fiziksel gerçekliğin altında yatan daha derin bir doğanın bulunduğunu ve etkileşimlerin frekanslar aracılığıyla gerçekleştiğini göstermektedir.
Bu görüş, madde ve enerji de dahil evrendeki her şeyin titreşimlere ve frekanslara dayalı olduğunu savunan teoriler tarafından doğrulanmıştır. Bu titreşimlerin etkileşimi, klasik fizik yasalarının ötesine geçen bir gerçeklik anlayışının mümkün olduğu sonucuna götürmektedir. Bu da etki ve tepki arasındaki ilişkilerin kökenini daha derin bir düzeyde anlama olasılığını ortaya çıkarmaktadır.



Fiziksel gerçeklik hakkında görüş bildirirken, bu gerçekliğin frekans ve dalgalar alanına dayandığını vurgulamak önemlidir. Bu görüş, maddenin ötesinde meydana gelen temel süreçlerin anlaşılmasını gerektirir ve maddenin kendisinin de frekans ve dalgaların bir ürünü olduğunu gösterir. Dolayısıyla maddi olmayan süreçleri maddi olarak nitelendirmek yanlıştır.

Kuantum fiziği ve modern fizik teorileriyle uyumlu olarak, etki-tepki ilkesi de bu bağlamda yeniden değerlendirilmelidir. Geleneksel olarak madde arasındaki doğrudan etkileşimler olarak görülen bu süreçler, aslında daha derin bir seviyede, frekansların ve dalga formlarının bir ürünü olarak kabul edilmelidir. Kuantum mekaniği, temel parçacıklar ve kuvvetleri dalga fonksiyonları veya frekanslar üzerinden tanımlar. Parçacıkların olasılık dağılımları, bu dalga fonksiyonlarıyla belirlenir ve parçacıklar arasındaki etkileşimler, aslında bu olasılık dalgalarının veya frekansların kesişmesiyle ortaya çıkar.

Fiziksel gerçeklikteki etkileşimler dalga formları ve frekansların etkileşiminden ibarettir ve klasik anlamda fiziksel bir temas ya da dokunuş içermez. Bu da bize evrendeki her şeyin temelinde titreşimlerin ve frekansların yattığını göstermektedir. Dolayısıyla fiziksel gerçeklik, frekans ve dalgalar açısından tanımlanan daha derin bir yapıya dayanmaktadır. Bu görüş, madde ve enerji gibi kavramların da bu temel titreşim ve frekansların tezahürleri olduğunu anlamamızı sağlar. Tabii ki, eğer dogmalarımıza boyun eğmezsek.
Alıntı ile Cevapla
  #89  
Alt 28-09-2024, 18:39
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.669

Onur Üyeliği 

Standart

Ne saçmalıyorsun acaba?
Okumuyorum emin ol, çünkü daha başında maddenin deterministik davranışı vs demişsin, yine bir dolu alaksız edebiyat, saçmalık, itiraz ettiğin davranışla ilgili de değildi, daha neye, neden itiraz ettiğini izah edemedin...

Kuantum terapistlerden daha fazla sallıyorsun, neyse, konu bunlar değil.

uzay sınırlanamaz. Haliyle uzay'a yön, mutlak bir nokta, konum aramak akıl, mantık dışılık kadar gerçekten ahmakçadır, defalarca açıkladım.

Maddeye gelirsek, madde muhtevaya verdiğimiz isimdir, yani muhtevaca açığa çıkan şekillere, biçimlere indirgenemez veya zaman mefhumu maddenin ötesine taşınamaz(yani madde var olmaz, başlamaz, var edilemez, yok edilemez, vardır). Şu ya da bunun konumuna indirgenemez. Evinin kapısına bakıp madde sadece benim kapımdaki konumdadır denemez, bu kafa yine internetten ne kadar alaksız -ki çoğu saçma veya bilim dışı, sözde bilim dediğimiz sömürü söylemleri üzerindne edebiyat yapmışsın.

Geri zekalı laflar, frekanslar, dalgalanmalar demiş, mal, kaynağı ne? Madde. 50 kere söyledim, kuantum dünyası boş değil, atom altı parçacıkların altı, temeli, madde yüküyle dolu. Ortamın madde yükü, form-yapıların birbirine temas edemeyeceği düzeyde madde yüküyle doludur(yani o parçacıkların da malzemesi maddedir ve ortam o muhevayla doludur, o sebeple de mikro titreşimler, madde yükü üzerinde mikro etki-tepkiler, dalgaları doğuruyor, bu dagalar madde yükünde, madde okyanusunda hayat kazanıyor. Ancak şu an gözlem tekniklerimiz atom altı parçacıklara nazaran çok daha büyük form-yapıyı temsil eden atomların altına inememektedir, tahminer, etki ölçümleri, varsayımlar söz konusu!

Aşağıdakki noktaları atomdan daha küçük parçacık dünyası, "" ile işaretlenmişleri de atomlar olarak düşünürsek, etki-tepki yayılımı nasıl gerçekleşiyor? Dalga nasılnerede, hangi bünyede oluşuyor açıktır, mitolojiler üfürmeye gerek yok.

:::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::
:::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::
::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::
:::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::
:::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::

Madde ne zaman başladı, nerede başladı? Madde nerededir? Bu tür sorular da "madde katıdır" diye -moleküler yapı özelliği nedir bilmeyen ve üzerinden- zırvalayan "dine mine ne" gibi saçmadır.

Saçma itirazının kaynağı yerine, yani saçmalıklarını izah yerine, itiraz ettiğinden tamamen alaksız şeyleri oradan, buradan boca edip duruyor, akıl, mantık, zeka dışı edebiyata boğuyorsun.

Edebiyat yapma, çarpıtma, alakasız şeyleri öne sürme, soruya soruyla dönme, sadece cevap ver.

Uzay ne yöndedir?
Altı üstü 4 ana yönden birini söyleceksin, ne saçmalıyorsun?...

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #90  
Alt 28-09-2024, 20:28
dine mine ne dine mine ne isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Geri zekalı laflar, frekanslar, dalgalanmalar demiş, mal, kaynağı ne? Madde.

Dalga ve frekansların kaynağının madde olduğunu savunuyorsun. Eğer bunlar gerçekten maddenin bir ürünü ise, o halde maddenin en temel yapıtaşları olan atom altı parçacıkların dalga özellikleri göstermesini nasıl açıklayacaksın? Bu durum, maddeyi oluşturan şeylerin özünde zaten dalga özellikleri taşıdığını göstermiyor mu? Eğer bu doğruysa, dalgaların maddenin bir ürünü değil, aksine maddenin özünde yer alan daha temel bir gerçeklik olduğunu söylemen gerekmez mi?

Madde var diye dalga özellikleri oluşmuyor; dalgalar doğaları gereği zaten var olan fenomenlerdir. Bu durum kuantum alan teorisi gibi modern fizik yaklaşımlarında da görülür. Bu dalgalar, maddenin varlığına bağlı olmaksızın mevcuttur ve madde, bu dalga özelliklerinin bir tezahürüdür. Yani madde, dalga özelliklerinin sonucudur, tersi değil. Karıştırıyorsun. Örneğin, bir elektronun dalga fonksiyonu, elektronun uzayda var olma olasılığını belirler. Bu dalga fonksiyonu, elektronun varlığına bağlı değildir; elektron, bu dalga fonksiyonunun bir tezahürüdür. Dalga, maddenin varlığına ihtiyaç duymaz.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:33 .