Save The Day´isimli üyeden Alıntı
İşte dilin göreceli olması yüzünden birbirimizin anlatmak istediğini maalesef tam olarak doğru bir şekilde anlamıyoruz.
|
Dilin göreceliği değil, senin kelime oyunları yapmandan kaynaklı, sen bu sorunu aşmadıkça zaten senle yazışılamaz, sen anlayış sahibide olamazsın. yüzlerce kez göz, göre, göre çarpıtma olduğu ayan-beyan olan lafızları anlattığımız halde anladın mı? hayır, kelime oyunları, keyfi, mesnetsiz ilişkiler mantığı kurduğun,
dalga geçtiğin için,
anlayışın da olmuyor böylece, şu deyim->
Bir gözün kalk gidek diyor, diğeri bok yeme otur, yani fırıldaklık...
"Canlılar birbirinden farklı değil ki!" bu bir sözdür,
anlayış, yorumla alakası yok çünkü bu sözü
canlılar benzer olduğu gibi farklıdır da sözüne
KARŞIT, sırf "benzer canlılar ortak tanrıyı gösterir" diyorsan, "o halde farklı canlılarda farklı tanrıyı gösterir" ifademe karşıt, canlılar farklı değil ki farklı tanrıyı göstersin demek adına kullandın(yani niyetin bozuk) ve solucanla hiç bir farkın olmadığını iddia ettin(anlayış yorum farkı değil bu, fırıldaklıktan ileri geliyor)! Kendine dürüst değilsin, salvo ve falsoların sadece kendine Save! Bak şimdide kıvırttın, o halde kelime oyunlarını kabul ediyor musun
farklı canlılarda farklı tanrıları gösteriyor olmalı?
Save The Day´isimli üyeden Alıntı
Fakat ortak deyince ne ile ortak?
|
Ve canlılar yerleşik aldıkları etki ve değişimleride NESİLE AKTARIYOR => evrim... Ne ile ortaklığı, spesifiktir, ancak şu ya da bu türün özgülündeki tartışma konusudur. Bu sorunsalı -alakasız örnek safsatası kurma çabanı- sana defalarca izah etmişimdir, sen sadece kelime oyunu yapıyorsun. Yağmur tanımına
iyide hangi, nereye yağan yağmur diye soruyorsun,
benim muhitime yağıyorsa yağmurdur, senin muhitine yağıyorsa yağmur değildir demek istiyorsun, ama bu tutum, sırf genel bir tanımı, olguyu ret etmek adına,,, özelde bir detayı öne sürmek, andavallık olmuyor mu?...
Save The Day´isimli üyeden Alıntı
Ben türlerin birbirlerine dönüşüp geçiş yapıp yapmadığını merak ediyorum. Gözlemi nedir bunun?
|
Orada asli olgu EVRİM'dir, diğer olgular ise yansımadır, spesifiktir, yani her koşula, ya da özelde bir tür, bireye dayatılıp,
genellenemezler...
Mesela paslanma bir değişimdir ama her şey illa aynı biçimde değişecek diye kaide kurulamaz. Canlılar evrimleşir,
değişir-farklılaşır ama her değişim-fark illa türleşme olacak diye kaide kurulamaz, burada genel ve
temel olgu değişimdir, ama
hangisi, şu ya da bu nasıl, ne yönde değişti meselesi ise spesifik, özel, değişkendir, araştırmaya dairdir.
Karşıt argüman diye, değişimin olmadığını anlatman gerekirken, çıkıp Zeus deyip durmaktasın, Zeus nereden çıktı, nasıl ilişki kurdun, neye dayandın, Zeus lafzı değişime engel mi?.

.. Aşağıda sana yine türleşmenin detayını vereceğim, bu sana 100. kez izah, ifadedir, hala keyfiyetmiş gibi çarpıtarak kullanıyorsun...
Hala türden, türe geçişi, akşam yatayım, sabah kalkayım, hokusssss-pokussss kurbağa->manda olsun diye diretiyorsun, oysa bugün gıdalar bile
doğal ıslah yollarıyla olduğu gibi(seçilim->evrimin seçilim başlığınında bir faktörde ispatıdır!), labortuvar ortamlarında türleştirilmiş, çeşitlenmiştir, yani tür farklılaşmış ve açığa yeni bir tür çıkmıştır,
ama, ama olmaz kiiii, kabul edimicemmm, kurbağa->manda olmalıydı demek, garip bir durum, gerçekten akıl, mantık ve zeka sorunu veya soytarıların soyartılığı dışında izah edilemiyor
Save The Day´isimli üyeden Alıntı
Geçmişten günümüze değil, günümüzden geçmişe diyorsunuz. Biz bugünde yaşıyoruz. Geçmişte yaşamadık. Elbette bugün inceleyeceğiz. Yani bugünden geriye ilişki kurabileceğimiz gibi, geriden de bugüne ilişki kurulabilir.
|
Hasılı böylece senin iddia ettiğin biçimiyle, ilişkimiz gözlem ve deney dışı değil! Canlılar ile canlılar arasındaki ilişkiyi gözlemlemiyoruz, ne olur? temelli çarpıtman sona erer,
erdirdin mi peki? Bu önemli, yani ben sana tanrı ile ilişkiyi nasıl kuruyorsun dediğimde, efendim evrim olgusuna dairde bizim gaipten ilişki kurduğumuzu iddia etmekten vazgeçmelisin, vazgeçtin mi?
Sen hırsız isen, ama komşumda hırsız demen, heleki komşun hırsız değilken hırsız demen(tanrın farazi, üfürük diye, evrim gözleme dayanmaz, o da gaipten, üfürük demen!?) seni hırsız olmaktan çıkartır mı? Evrim sürece yayılmış değişimdir, canlı ve cansızlarda bu sürecin nasıl etkidiği sorunsalı, olgunun, detaylarda nasıl işlediğini anlamak-açıklamak üzredir, yani bizim ilişkimiz evrim üzre, ama nasıl etkimiş, ne düzeylerde, ne dilimlerde bu özelde bir detaydır!
Save The Day´isimli üyeden Alıntı
Ama herkes aynı anlamak durumunda değil. Farklı anlayışlar ve yorumlar getiriliyor.
|
Sen yorum getirmiyorsun-yorumlamıyorsun, yırtık dondan alakasız şeyler getirip, anlatıları eğip, bükmek, çarpıtmak, alakasız ilişkiler, bağlar kurarak
bulandırmak, anlaşılmaz kılmak, bozmak üzre iş yapıyorsun, yani örneklersem;
Kapı diye geliyorsun, oturup kapı anlatıldığında sen çıkıp
ama kapı dediniz bu pencere değil ki! Bu sefer pencere anlatılyor, o anlatıyı hiç etmek namına bu seferde diyorsun ki,
ama pencerenin, pencere olması baca olduğunu göstermez(kim iddia ettiyse!) Bu sefer sana baca anlatılıyor, sen yine alakasız biçimde KARŞIT argüman diye
ama baca diyorsunuz da, bu telefon direğini açıklamıyor? hönk, önce anlatılanı bozup, anlaşılmaz kılacağına, anlamaya çalışsana!
Save The Day´isimli üyeden Alıntı
Bakın tanrı ile canlı ilişkisinin kurulması gerektiğini söylüyorsunuz. Doğru ama evrim meselesinde de tam olarak kurulamamış.
|
Save önce dürüst olmalısın, olursanda, olmazsanda kendine edersin. Evrim meselesi
tam olarak kurulmuştur, çünkü
evrim sürece yayılmış değişimdir, canlıların evrimi ise sürece yayılmış değişimin canlılar üzerindeki
etkileri,
açıklaması,
araştırması konusudur, ikisi farklı!
KANSER ile insan arasında ilişki kurulmuştur,
üfürük değildir, ama kanser nasıl, neden, ne şekilde, ne gibi etkiler, ne gibi müdahalelerle açıklanabilir, önlenebilir kısımları ise olgunun açıklaması, tesiri, etkileşimi, hangi canlılarda, hangi sebeplerle, ne türden ilişkilerle meydana geldiğini anlama-açıklama üzerinedir. Ben sana bunu 100 oldu açıkladığım halde, hala aynı şekilde safsata kullanıyorsun ya (kansere dair gözleminiz de, kanser de yok çünkü henüz çözüm bulmadınız(hönk!)), artık yaptığın adilik.
Tanrı ile canlı arasında SPESİFİK OLMAYAN(!), temel, öncül ilişkiye dair ise hiç bir geçerli tabanın, temelin yok, o halde önce dürüst olmalısın ki ilerleme kaydedesin.
Madem karşıt argüman diyeceksin, argümanını irdelememizden daha doğal ne olabilir?!
Tanrı ile, canlı ilişkisini kurmalısınız, ayrıca konuya dair itirazın değişimin olmadığı temelinden olmalı! tamam değişim var ama biz yeterince anlamıyor, açıklayamıyorsak, o halde sen araştırıp, irdeleyip, inceleyip yeni, alternatif bir açıklama sunmalısın, ama bu lafızla olmamalı, çürüterek yapmalısın.
https://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%B....BCrle.C5.9Fme
sürekli çarpıtıp, kendinle dalga geçiyorsun,bizimle değil.
dönüp, canlı ile ilişki kurmuyoruz, türleşmeyi gözlemiyoruz diyorsun, türleşme
gözlemleniyor,
DENEYLERLEDE -laboratuvar çeşitlemeleri, organizmaların çeşitlenme deneyleri, organizmaların izole ortamlarda farklı değişimleri- İSPATLIDIR,
kimse laboratuvarlarda eline birer Zeus alıp kullanmadı
bu gün tarımda kullanılan hibrit tohumlar, örneğin dölleme, üreme işini yapamıyor, yapsa bile f
arklı tür olarak ürün veriyor, bunların hepsi birer DENEYDİR, ispattır.
doğada sürece yayılmış-kendiliğinden, evrimle olabilir ilişkiler-değişimler,
önce anlaşıldı, mümkünatı görüldü sonra anlaşılan olgu, laboratuvarda denendi. şimdi sana görev, peki doğada, uzamda, canlılarda bu tür değişimlerin olmasının ortamları, kimyasalları, ilişkileri mevcut mu(evet!), o halde nedir, araştırmak.

...
Şimdi sen benle, bu forum sayesinde iletişiyorsun değil mi? İleri zekalısınız belki, beni aşıyor ki, seninle iletişim kurabiliyorum ama sen bir beyin cerrahı değilsin, o halde iletişim kurduğumuz söylenemez diye geliyorsun.
Tanrı ile, canlı ilişkini nasıl, neye dayanarak kuruyorsun? (ki bu ifadeni olur-olmaz her şeye karşıt kullanabiliyorsun?)