|
Bu sebeple normalde insanlarin davranis bicimleri dogal'dir. Olmasi gerekendir. Zorunluluktur.
|
sevgili neva.. yaşadığınız zamanın zihin hapsindesiniz şu an.. insanoğlunun tarihini incelerseniz çok eski yüzyıllarda "doğal denilen" insan düşünce ve davranış şekilleri günümüzde bir hastalık adını aldı ve tedavi edilmeye çalışılıyor..
DSM sınıflamasını çıkalı şurda sadece bir yüzyıl kadar ama insanlık tarihi o kadar eski ki.. onbinlerce yüzbinlerce yıldan bahsediyoruz..
siz orta çağ hrisitiyan zihninde dünyaya gelmiş bir hekim olsaydınız, o zaman doğal olan ama günümüzde tedavi edilen şeyleri de o zamanın zihin hapsinde
"doğal, olması zorunlu" olarak değerlendirecektiniz..
ya da bir depresyonu ya doğal kabul edecektiniz, ya da eski usül hiç bir işe yaramayan tedavi yöntemleri mesela o kişiyle konuşmak, müzik dinletmek vs yöntemleriyle halletmeye çalışacaktınız.. bugün müslümanlarla konuşup onlara anlatmaya çalışıyorsunuz ya.. o zaman biri çıkıp size deseydi ki
- ya sevgili neva, bu bir beyin hastalığı olabilir, ileride bir takım kimyasalllar(antidepresan) vererek bu insanların beyin nörokimyasını ve dolayısıyla bu durumlarını düzeltebiliriz deseydi..
siz -bu ne biçim insanlıkdışı bir uygulama, lütfen hitler mantığıyla düşünmeyin derdiniz herhalde..
bu örnekleri şu an nörokimyasal drog vererek ya da cerrahi bir takım yöntemlerle tedavi edebildiğimiz tüm nöropsikiyatrik hastalıklar için verebiliriz.. alzheimerdan tutun da epilepsiye kadar..
ben zaten günümüz dünyasından bahsetmiyorum, önümüzdeki yüzyıllardan bahsediyorum.. çünkü günümüz dünyasının hekimleri de egoda/zihinde yaşadığı için ben bunu hangi paltformda dile getirsem dışlanacağımın farkındayım..
ama kendi yaşamımı örnek alıp da geçmişimle karşılaştırdığımda ben şimdi kendi kendime
-ulen ben hastaymışım, derin bir uykuda kabus görmekten başka bir şey yapmıyormuşum diyorum.. eee benim bokumda mavi boncuk yok, ben de herkes gibi insanım, ben bu düzeye geldiysem diğer insanlar niye gelemesin..
burda tartışan müslüman ateist deist panteist agnostik arkadaşları gördükçe hani derler ya
"hayatım film şeridi gibi gözlerimin önünden geçiyor", aynı öyle oluyor.. her şey o kadar net gözleniyor ki, adamın bir cümleye ne cevap yazabileceğini bile kestirebiliyorsun..
şu an ne tanrı umurumda ne ölüm sonrası yaşamlar ne millet kavramı ne siyaset ne bilmem ne, hayatımı gönlümde geldiği gibi büyük bir çoşkuyla yaşıyor ve tüm dünya insanlarını kardeşim gibi görüyor ve seviyorum..
ve dünya insanlığının çektiği bu sıkıntıları çektiklerini kavgalarını gördükçe üzülüyorum.. diyorum neyi paylaşamıyoruz.. bir tane yaşamımız var ve ölüm bir sonraki nefes kadar yakın ve ne zaman geleceğini bilmiyorsunuz.. bir sonraki nefeste ölümün geleceği farkındalığıyla çok güzel bir yaşam sürmek varken ve tüm dünya insanlığına yetecek kadar besin maddesi, toprak, vatan, su, özkaynak vs varken nedir bu düşmanlık, biribirini öldürmeler katliamlar.. nedir bu tanrıyı varlamaya yoklamaya çalışamalar, niçin bu uğurda biribirinizin kalbinizi kırıyorsunuz.. herkes neye inanıyorsa inansın ama herkes kardeş gibi yaşasın..
tabii bunları şimdi söylüyorum bir 4-5 yılöncesine kadar ben de aynı sizler gibiyidim ama insan bu durumdan/çemberden çıkmadan bunu algılayamıyor..
hani geceleri bir rüya görürsünüz de uyanmadığınız sürece o size gerçek gibi gelir ve ancak sabah uyanınca gördüğünüz şeyin gerçeklik değil bir rüya olduğunu algılarsınız.. bu durum aynı böyle birşey..