Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Felsefe > Etik, Estetik, Sanat, Politika, Bilim & Eğitim

 
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #11  
Alt 25-04-2018, 19:38
Saint-Just Saint-Just isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 15 Jun 2014
Mesajlar: 521
Standart

Bu arada bir eklemede bulunayim. tarih düz bir çizgiden çok spiral bir şekilde ilerler dedim ancak yanlış söyledim. doğrusu tarih düz bir çizgiden çok dairesel bir şekilde ilerler. Bu lenin'in bir tespitidir.

yanı komünist toplumun bir son olacağı muhakkaktir. cünkü zaten o kültür ve bilinç düzeyine erişmiş, sinifsiz ve her yönden çok ileri bir toplumun tekrar eski sinifli haline dönmesi imkansıza yakındır. ancak bu o toplumu nelerin beklediğini ve tam olarak neye benzeyecegi bilebilecegimiz anlamına gelmiyor. yinede komünist toplumun az çok nasıl bir şey olduğunu ilkel komunal toplumları incelemis bilim insanlarını okuyarak anlayabiliriz. morgan'in "ilkel toplum" gibi eserleri faydali olabilir. engels'de ondan hayli yararlanmistir.

bazilari nedenini anliyamadigim bir şekilde acelecilikten bahsediyor. halbuki kapitalizm ömrünü çoktan tüketmiştir. çok uzun zamandır insanlığın omzunda bir yük.

bahsedilen 300-500 gibi uzun yıllar ancak sosyalizm'den komunizm'e geçiş için söylenebilir belki. cünkü daha öncede söylediğim üzere ihtiyaca göre komünist dağıtım ilkesinin hemen hayata geçirilmesi mümkün değil. herkesin ihtiyaçlarının karsilanabilmesi için her şeyin çok bol olmasi ancak üretimin çok üst bir düzeye erismesi ile mümkün olabilir. bunun içinde planlı ekonomi yani sosyalizm zorunlu. bu birde işin sadece ekonomik boyutu. işin teknolojik, bilimsel, kültürel boyutları var. bunlarin (alt yapısını oluşturan ekonomi ile birlikte) gelmesi gereken bir düzey var yani. o yüzden bu tamamen bir süreç işi diyoruz. belki biz komünist toplumu göremiyicez ama gelecek nesillerin bizden daha rahat ve mutlu yaşaması için de mücadele edicez.

siyasi ideolojileri ve sistemleri "iki inek" ile açıklamaya çalışan geyikleri duymussunuzdur.(ki çoğu yanlış açıklamışlardir "sosyalizm'de iki inek varsa birini komsuya verirsin" gibi.)

ama bunun daha dogruya yakin bir açıklaması vardır. onu paylaşmak istiyorum. heralde biz de geçmişteki koleci veya feodal toplumlara nasıl bir hayret, korku yada acıma gibi duygularla bakabiliyorsak, komünist toplumu kurabilmis gelecek nesiller de bize öyle bakacaktir.

KÖLECİ TOPLUM: İki inek varsa, gücü yeten bunlara el koyar. İneklere (ve köle sahibinin tüm diğer işlerine) bir köle bakar, köleye açlıktan ölmeyeceği kadar süt verilir, gerisi zaten köle sahibine aittir.

FEODALİZM: İki inek varsa, bunlar, birisine babasından kalmıştır. İneklere bir köylü bakar, sütün yarısı ona bırakılır, geri kalanını (ve kaymağını) ağa alır. Bu arada köylü, ağanın ayak işlerini de yapmak zorundadır.

KAPİTALİZM (erken dönem): İki inek varsa, bunlar bir patrona aittir. Patron, ineklere bakması için bir işçi tutar, ona sütün değerinin onda biri kadar ücret öder. İşçi, çalışmadığı zamanlarda özgürdür!

KAPİTALİZM (tekelci dönem): İki inek varsa, bunlar iki bin ineği olan bir şirkete aittir. Şirket, tüm ineklere bakmaları için yüz işçi tutar, onlara toplam olarak sütün değerinin yüzde biri kadar ücret öder. İşçiler, çalışmadıkları zamanlarda özgürdür!

FAŞİZM: İki inek varsa, bunlar bir patrona ya da şirkete aittir. Devlet, her tür grev ve direnişi yasakladıktan sonra, ineklere bakan işçilerin yarısını askere alıp savaşa gönderir, geri kalanların ücretleri yarıya düşürülür.

ŞERİAT: İki inek varsa, bunlar bir patrona ya da şirkete aittir. Devlet, her tür grev ve direnişi yasakladıktan sonra, ineklere bakan işçilerin yarısını din ve ahlak zabıtalığına alır, geri kalanların ücretleri yarıya düşürülür, cuma günleri haftanın tek tatil günü ilan edilir, kadınların örtünmesi, beş vakit namaz ve oruç zorunlu hale getirilir.

SOSYALİZM: İki inek varsa, devlet bunlara el koyup en az iki bin ineğin bulunacağı bir işletmeye devreder. Söz konusu işletmede yine yüz işçi çalıştırılır, bu işçilerin beslenme, barınma, sağlık hizmetlerinden yararlanma, kendilerinin ve çocuklarının eğitimi gibi temel gereksinimleri karşılanır, bunların üstüne de harcadıkları emeğe göre ücret ödenir. Ama kimileri, "Niye kola yerine süt içiyoruz?" diye şikayet eder.

KOMÜNİZM: İneklere insanlar yerine robotlar bakar. Herkese ihtiyacı kadar süt verilir. Bu arada, insanlığın tarih öncesi dönemlerinde toplumsal eşitsizliklerin bulunduğunu öğrenip bunu heyecanla anlatmaya çalışanları kimse dinlemez
Alıntı ile Cevapla
 

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:03 .