Ki-Adi´isimli üyeden Alıntı
İslam ontolojisi diyorsun, İslam epistemolojisini diyorsun fakat bunları felsefe olmadan ele alıyorum diyorsun fakat yaptığın tek şey islam felsefesi yapıp sadece yaptığın şeyin felsefe olduğunu kabul etmeden yapmaktan başka birşey değil.
|
Bu kadar cehalet sana bile fazla be gözüm.
İslam'ın Varlık telakkisinden, Bilgi Teorisinden bahsederken ben elbet Felsefe yapmıyorum, zira bunları salt İnsan aklının rehberliğinde edindiğim bilgilere dayanarak söylemiyor, direkt Vahiy'den alıyorum.
Buna Felsefe diyen adama nasıl tebessüm etmemiz gerektiğini, git herhangi bir felsefe öğrencisine, yada ilgili fakültede bir öğretim üyesi, bir akademisyene sor, sonra gel bana da anlat, aynı metodla sana güleyim, olur mu
Ki-Adi´isimli üyeden Alıntı
Elbette çocuklarına da ceza vermiş oluyor?
Çocuğun babasının suçu yüzünden Topraklarından edilmesinin tek suçlusu Devletdir bu örnekte.
|
Gözüm saçmalama.
Üzerinden hareket ettiğimiz konu Hz. Adem. Ben örneği yazarken "gelecek nesiller" demeyi ihmal ettim diye (hakkaten galiba sana, senin tabirinle embesile yazar gibi yazmak lazım) burada söz konusu olanın o olduğunu ıskalayamazsın.
Şu tuhaflıktan sıyrıl.
Bir ferde verilen ceza, dolaylı olarak onun gelecek nesillerine nasıl verilmiş olmakta?
Böyle olsa dahi burada suçlu kim olmakta ?
Ki-Adi´isimli üyeden Alıntı
Sen hem misafirinin buzdolabına dokunacağını bil hem de yasakla. Hem de birisinin girip misafirini etkilemesine onu kandırmasına izin ver. Eğer sen o birisinin evine girip misafirini kandırmasına izin vermeseydin. Misafir buzdolabına dokunacak mıydı?
|
Kiminlerle yazışıyoruz Ya Rab!
İki gözüm.
Buzdolabıma "dokunmama" yasağı koyma hakkına sahip miyim ?
Sahibim.
Bu noktada gerekli uyarıyı yapmışsam ve hele bir de menfi tesirlere dikkat çekmişsem, bundan sonra dokunana dokunduğumda, dokunulan tantana edebilir mi ?
Edemez.
Bak şimdi, hayatında belki meal düzeyinde bile Kur'an-ı Kerim'e muhatap olmamış muhatabım, sana konuya dair bazı ayetleri yazayım ve bak bakalım Adem (A.S) için açık bir kapı kalmış mı ?
"Ve dedik ki: 'Ey Adem, sen ve eşin cennete yerleşin, ikiniz de orada dilediğiniz yerde bol bol yiyin, ancak şu ağaca yaklaşmayın ki, haddini aşan zalimlerden olmayasınız.'" Bakara 35
"Gerçek şu ki, bundan önce Adem'e bir emir verdik, ama o unuttu ve Biz onda bir azim de bulmadık." Taha 115
"Derken şeytan ona vesvese verdi: 'Ey Adem, sana sonsuzluk ağacını ve çürümesi olmayan bir saltanatı göstereyim mi?' dedi. Bunun üzerine ikisi de ondan yediler; hemen ayıp yerleri kendilerine açılıp göründü, üzerlerine cennet yaprağından yamamağa başladılar ve Adem Rabbine asi oldu da şaşkın düştü. Sonra Rabbi onu seçti de tevbesini kabul buyurdu ve yol gösterdi." Taha 120-122
"Bu ara Adem Rabbinden bir takım kelimeler belleyip O'na yalvardı. O da tevbesini kabul buyurup ona yine baktı. Gerçekten tevbeyi çok kabul eden ve çok merhamet eden ancak O'dur!" Bakara 37
Demekki neymiş ?
Oyunun kuralları herkese açıklanmış.
Kuralı ihlal eden hatasını kabullenip, tövbesini dilemiş ve bu tövbe Merhametlilerin enMerhametlisi tarafından kabul edilmiş.
Ki-Adi´isimli üyeden Alıntı
kıvırtarak cevaplar veriyorsun
|
Ben sen değilim gözüm.
Aynaya bakarak post atma.
Ki-Adi´isimli üyeden Alıntı
ilk mesajında demişsin oyun kuralarından haberin yok diye sonrada oyunun şartları kuran diyorsun.
|
Görüldüğü üzere kıvrak figür bizzat senden gelmekte.
İlk önce alıntıladığın mesajda, "Antlaşma, Antlaşma deyip deyip duruyorsun nerden bu antlaşma" soruna yanıt veriliyor, İnsanoğlu'nun yeryüzüne gelişi öncesi Rabbi ile yaptığı ahidin ne olduğuna dair sorduğun soruya.
Tabi, Kur'an ve İslam ile irtibatın deniz seviyesinde bile olmadığı ve daha önce bana "
bir embesile anlatır gibi anlat" da dediğin için, burada Araf 172'den bahsettiğimi açıkça söylemediğim için suçumu itiraf ediyorum
Devamla alıntıladığın mesajımda ise, 4 madde halinde, erken yaşta göçen Kul üzerinden devşirmeye çalıştığın adaletsizliğe, 2. madde de, kulun mukadder akıbetinin onun ömrü ile olan ilişkisine vakıf olup olmadığın, yani bu kul koca bir ömür yaşamış olsaydı nasıl bir İmtihan yaşayacaktı bunu bilmediğin, 4. madde de de bu kul ile Rabbi arasında geçen sözleşmeye şahit olmadığın vurgulanıyor.
Yani kıvrak bir figürle, kel alaka bir bağlama çabası yaptığın.
Çaktın mı iki gözüm ?
Ki-Adi´isimli üyeden Alıntı
Ama sen ne dedin bizim senin ilahlarına dil uzattığımızı söyledin.
|
Bayağı eğlenceli bir hal almaya başladı senle yazışmak.
Ben Pagan değili.
Elhamdülillah Müslümanım.
BENİM TEK BİR İLAHIM VAR, O'DA ALEMLERİN RABBİ ALLAH C.C.
Ki-Adi´isimli üyeden Alıntı
Kendine yapılmasını istemediği şeyi başkasına yapma!
|
Şirazen hepten kayboldu.
1- Ben "Benim mükaddesatıma dil uzatılmasından da hoşlanmıyorum ama, tahammül göstreyoruz" dedim.
2- Bunu diyerek "dil uzatma" demedim.
3- VE EN MUHİMİ KIVRAK FİGÜR SAHİBİ ARKADAŞIM, BEN SEN ŞU MEVZUYU AÇANA DEK, ŞU BAŞLIKTA HIRİSTİYANLIĞA DAİR TEK KELAM DA ETMEDİM.
@Ki-Adi,
Fena halde zayıfsın.
Sen git, daha ustaları gelsin...