spartacus´isimli üyeden Alıntı
Bir kez daha
Çömlekçi, toprağı aldı, işledi, çanak yaptı, çömlekçinin işlediği malzemenin(!) biçimine bakıp ona çanak dedin, o biçim senin için kullanışlı olduğu için zaten o biçimde işlendi ve ihtiyaç haline geldi. Şimdi biçimi çık, elinde kalan ne? => toprak! Peki burada toprak nedir?
Bir duvar ustası da toprağı aldı, işledi, tuğlalar yaptı ve bu tuğlalarla bir ev inşa etti. Nedir bu ev? neye göre ev dedin, tanımı neye göre yaptın? Form-yapıya nazaran biçimine dayalı! Çık veya yık biçimi, elde kalan ne? Toprak => malzeme. O halde toprak nedir, hadi tanımla?
Sen toprağı çanaktır, evdir, tuğladır, envai tür form-yapıların biçimine indirgeyip tanımlayamazsın değil mi? Toprak, o form-yapılar oluştuğu veya toprağın insan tarafından işlenerek şekil verildiği biçimlerden dolayı var değil, aksine toprak var olduğu için o çanak, tuğla şu veya bu yapılar oluşuyor öyle değil mi? yani?Zemin, ufuk ve açını genişlet.
|
Çömlekçinin topraktan çanak yapması, sadece topraktan ibaret değildir; biçim ve işlev de maddeyle iç içedir. Evin de bir formu var ve o form, kullanışlılık ve anlam kazandırıyor. Biçimi çıkarırsak geriye sadece malzeme kalmaz,
anlam ve işlev de kaybolur. Yani maddeyi sadece muhtevaya indirgemek eksik bir yaklaşım olur. Önemli olan, maddenin hem malzeme hem de biçim olarak birlikte nasıl bir anlam ve değer taşıdığıdır.
Maddenin hem malzeme hem de form olarak nasıl anlam kazandığını göz ardı ediyorsun. Toprak, kendi başına bir potansiyele sahip olsa da, çanak, tuğla veya ev haline geldiğinde, formuyla birlikte bir anlam ve işlev kazanır.
Yani sadece maddenin var olması değil, o maddeye biçim ve işlev kazandıran süreçler de önemlidir. Bir çanağı, sadece toprağa indirgemek, onun anlamını eksik bırakmak olur. Zemin genişletilmeli, ama biçimin de maddeyle birlikte ele alınması gerekiyor."
"toprak var olduğu için çanak ve tuğla gibi yapılar oluşuyor" iddiası bir bakıma doğru olsa da, bunu mutlak bir gerçeklik gibi sunmak gerçekten eksik bir yaklaşım. Çünkü sadece "
toprak" olduğu için bu yapılar oluşmuyor; aynı zamanda o toprağın işlenmesi, şekillendirilmesi ve bir amaca hizmet edecek biçime sokulması gerekiyor. Bu nedenle, yalnızca madde var diye bir şeyler oluyor demek, süreci basitleştirmek olur.
Asıl komik olan, maddeyi mutlak bir temel olarak görüp, onu işleyen insan aklını, emeğini ve yaratıcı süreci göz ardı etmek. Madde var, ama onu şekillendiren, ona anlam katan biziz. Yani, "toprak var diye çanak oluşur" demek, gerçek yaratıcılık sürecini yok saymak olur.
Madde tek başına yeterli değil, maddeyi bir şeye dönüştüren akıl, emek ve form da en az madde kadar önemli.